Diplomasi

Petrol fiyatları 110 doları aştı

Yayınlanma

ABD ile İran arasındaki müzakerelerde ilerleme sağlanamaması ve Hürmüz Boğazı’ndaki belirsizliğin sürmesi üzerine petrol fiyatları varil başına 110 dolar sınırını geçti. Washington yönetimi Tahran’dan gelen yeni öneriyi değerlendirirken, analistler küresel enerji arzı üzerindeki baskının ve fiyatlardaki yukarı yönlü risklerin artacağı uyarısında bulunuyor.

BD ile İran arasında hafta sonu yapılması planlanan müzakerelerde ilerleme kaydedilememesi, petrol fiyatlarının salı sabahı varil başına 110 doların üzerine çıkmasına neden oldu.

Washington, Tahran tarafından sunulan yeni öneriyi inceleme aşamasındayken, küresel enerji sevkiyatı için kritik öneme sahip olan Hürmüz Boğazı büyük oranda kapalı kalmaya devam ediyor.

Dünya genelindeki petrol arzının üçte ikisi için referans kabul edilen Brent petrol, Türkiye saati ile 10.00 sularında yüzde 2,28 değer kazanarak varil başına 110,70 dolara ulaştı.

ABD ham petrolünün göstergesi olan Batı Teksas petrolü (WTI) ise yüzde 2,01 oranında bir artışla varil başına 98,31 dolardan işlem gördü.

Singapur merkezli Vanda Insights’ın CEO’su Vandana Hari, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ın sunduğu teklife şüpheyle yaklaştığını ifade etti.

Söz konusu teklif, Hürmüz Boğazı’nın yeniden deniz trafiğine açılmasını, buna karşılık İran’ın nükleer programına dair görüşmelerin ileri bir tarihe ertelenmesini içeriyor. Hari ayrıca, sigorta şirketlerinin boğazdan geçiş yapacak gemiler için poliçe şartlarını ağırlaştırdığına dikkat çekti.

Ham petrol piyasalarında son günlerde yaşanan sert dalgalanmalar sürerken, Goldman Sachs pazartesi günü yayımladığı değerlendirme raporunda önemli uyarılarda bulundu.

Banka, ABD ile İran arasındaki barış görüşmelerindeki tıkanıklığın sürmesi ve Körfez bölgesindeki sevkiyat belirsizliğinin uzaması durumunda, petrol fiyatlarının bu yılın ilerleyen dönemlerinde 120 dolara yaklaşabileceğini bildirdi.

Küresel yatırım bankası, 2026 yılının dördüncü çeyreğine yönelik fiyat tahminlerini de yukarı yönlü revize ederek Brent petrol beklentisini 90 dolara, WTI tahminini ise 83 dolara yükseltti. Goldman Sachs raporunda, Ortadoğu bölgesindeki büyük ölçekli üretim kayıplarının küresel petrol stoklarında azalmaya yol açtığı vurgulandı.

Daan Struyven liderliğindeki Goldman Sachs analistleri tarafından hazırlanan araştırma notunda, ekonomik risklerin temel senaryolardaki öngörüleri aştığı belirtildi.

Analistler, petrol fiyatlarındaki yukarı yönlü risklerin yanı sıra olağanüstü yüksek rafine ürün fiyatları, ürün kıtlığı ihtimali ve yaşanan şokun benzeri görülmemiş ölçeğine işaret etti.

Swissquote Bank Kıdemli Analisti İpek Özkardeşkaya, petrolün mevcut durumda çatışma öncesi seviyelerin yaklaşık yüzde 50 üzerinde işlem gördüğünü ve bu tablonun yatırımcıların risk algısında değişikliğe yol açtığını dile getirdi.

Özkardeşkaya, merkez bankacıları dahil hiç kimsenin gerilimin enerji akışını sekteye uğratmaya devam etmesi halindeki sonuçları tam olarak öngöremediğini belirterek, “Hürmüz Boğazı üzerindeki baskı ne kadar uzun sürerse, piyasalara etkisi de o kadar güçlü olur” dedi.

Normal şartlarda küresel petrol ve gaz arzının yaklaşık beşte birinin rotasında bulunan Hürmüz Boğazı, ABD ablukası ve İran’ın tanker geçişlerini fiilen durdurmasıyla müzakerelerin en kritik başlığı haline geldi.

Boğazın statüsü, Tahran’ın nükleer faaliyetlerine yönelik kısıtlamalarla birlikte ana gündem maddesi olarak masada duruyor.

İran’ın 28 Şubat’ta başlayan savaşla birlikte boğazı kapatması ve ABD’nin İran limanlarına abluka uygulaması süreci çıkmaza sürükleyen temel hamleler oldu.

Tahran yönetimi, kalıcı bir barış anlaşmasının şartı olarak boğazdan geçen gemilerden transit geçiş ücreti talep ediyor. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise Fox News’e yaptığı açıklamada, Washington’ın İran’ın boğaz üzerindeki kontrolünü korumasını veya geçiş ücreti almasını kabul etmeyeceklerini vurguladı.

Başta Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Bahreyn, Irak ve Kuveyt olmak üzere bölgedeki büyük üreticilerin ihracatı büyük ölçüde Hürmüz Boğazı’na dayanıyor. İran, boğazın kuzey kıyısındaki konumuyla bu deniz trafiği üzerinde stratejik bir etkiye sahip bulunuyor.

Uluslararası Enerji Ajansı (UEA) tarafından hazırlanan üç aylık raporda, Batı Asya’da, özellikle Suudi Arabistan, Irak ve Kuveyt’teki petrol üretim kesintilerinin, petrolle ilişkili doğalgaz üretimini de olumsuz etkilediği kaydedildi.

Ajansın verilerine göre bölge, küresel petrol üretiminin yaklaşık yüzde 30’unu, gaz üretiminin ise yüzde 18’ini karşılıyor. UEA analistleri, yüksek petrol fiyatlarının gaz üretimi üzerindeki baskısının yılın ikinci yarısında daha belirgin hale gelmesinin beklendiğini ifade etti.

Çok Okunanlar

Exit mobile version