Ortadoğu

Reuters: İran’daki düğüne düzenlenen ölümcül saldırı ABD mühimmatının doğrudan isabetiydi

Yayınlanma

Salı günü İran’ın güneyindeki bir düğün kutlamasını vuran, dört kişinin ölümüne ve en az 68 kişinin yaralanmasına yol açan patlamanın, başka bir hedefe çarpıp sekerek gelen bir mühimmattan değil, büyük olasılıkla bir ABD mühimmatının doğrudan isabetinden kaynaklandığı belirlendi. Reuters tarafından doğrulanan görüntü ve videoları inceleyen silah uzmanlarının analizi bu yönde.

Küçük Kuhestak kasabasında meydana gelen olay, ABD’nin İran’la savaşında sivillerin ödediği bedele ilişkin endişeleri yeniden gündeme getirdi. Olay, şubat ayında bir Amerikan füzesinin İran’daki bir ilkokula isabet ederek içerideki çoğu çocuk olmak üzere 175’i aşkın insanı katletmesinden bu yana yaşanan en çarpıcı vaka oldu.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), güçlerinin 1 Eylül’de İran’ın güneyinde, İslam Devrim Muhafızları Ordusu’na (DMO) ait hava savunma tesislerini, radar sistemlerini ve iletişim altyapısını hedef alan çok sayıda saldırı gerçekleştirdiğini açıklamıştı.

Reuters, olaya ilişkin video ve görüntüleri dört askeri silah uzmanıyla paylaştı. Uzmanlar, hasarın başka bir hedefe çarpan mühimmatın sekmesi sonucu oluşan ikincil bir hasardan ziyade doğrudan isabetle uyumlu olduğunu söyledi. Uzmanlardan üçü, mühimmatın rotasından çıkan bir İran hava savunma füzesi değil, büyük olasılıkla bir ABD silahı olduğunu belirtti.

Uzmanlardan biri, silahın hedefini basitçe ıskalamış olabileceğini söyledi.

Terörle mücadele kapsamında bomba imha konusunda uzmanlaşmış, patlayıcı mühendisliği alanında doktora sahibi emekli İngiliz Tuğgeneral Gareth Collett, “Atılan bomba sayısı göz önüne alındığında, en gelişmiş güdüm sistemlerinde bile zaman zaman bu tür olaylar yaşanabiliyor,” dedi.

Görüntülerde, saldırının ardından enkazın arasında kanlı ayakkabıların bulunduğu ve İran’ın bu bölgesinde yaygın olarak kullanılan düğün süslemelerinin etrafa saçıldığı görülüyor.

Bir görgü tanığı saldırıdan hemen sonra Reuters’a gönderdiği sesli mesajda şöyle dedi:

“Kuhestak yerle bir oldu. Dört, beş, on ev yıkıldı. Çok sayıda insan enkaz altında. Allah yardımcımız olsun.”

Bölge sakinleri isimlerinin açıklanmaması koşuluyla konuştu.

ABD’li iki yetkili de isimlerinin açıklanmaması koşuluyla Reuters’a yaptığı açıklamada, ABD ordusunun 1 Eylül’de Kuhestak bölgesinde saldırılar düzenlediğini ve özellikle kasabanın telekomünikasyon kulesini hedef aldığını savundu.

Uydu görüntülerine göre söz konusu kule, düğün kutlamasının yapıldığı yerden yaklaşık 135 metre uzakta bulunuyor. İran medyasına göre kule yerel saatle yaklaşık 21.30’da vuruldu.

ABD’li yetkililerden biri, hükümetin düğündeki can kayıplarına ilişkin çeşitli senaryoları incelediğini söyledi. Bunlar arasında kayıpların bir ABD saldırısından, İran hava savunma füzesinin sekmesinden veya hedefinden sapan bir önleme füzesinden kaynaklanmış olabileceği ihtimalleri bulunuyor. Ancak Reuters görüntüleri ve uzmanlar saldırının ABD mühimmatına ait olduğunu tespit etti.

Dört kişinin öldüğü ve 68 kişinin yaralandığı bilgisi, insan hakları ihlallerini izleyen ve belgeleyen Balochestan Human Rights Documentation Network ile Haalvsh adlı kuruluşlardan geldi.

Gruplara göre hayatını kaybedenlerden üçü düğün davetlileriydi: 43 yaşındaki Kolsoom Mollahi Najhandania, 50 yaşındaki Zarkhatoon Taheri ve dört yaşındaki Amir Mohammad Karimi. Dördüncü kişi olan 16 yaşındaki Mohammad Mallahi ise telekomünikasyon kulesinin yakınında motosikletiyle giderken öldürüldü.

İsimler İran medyası tarafından da doğrulandı.

Olay, 28 Şubat’ta Minab’daki bir ilkokulun füze saldırısıyla yıkılmasından altı aydan uzun bir süre sonra meydana geldi. Saldırı, mevcut çatışmayı başlatan ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının başlamasından saatler sonra gerçekleşmişti. İranlı yetkililere göre saldırıda 175’ten fazla çocuk ve öğretmen hayatını kaybetmişti.

Pentagon, ABD ordusunun onlarca yıldır yol açtığı en büyük sivil kayıp vakası olan Minab saldırısına ilişkin soruşturmasının bulgularını kamuoyuna açıklamadı. Ancak Reuters, 5 Mart’ta yayımladığı haberinde, ABD ordusunun ilk iç soruşturmasının, İran’la savaşın ilk gününde gerçekleştirilen bu saldırıdan ABD güçlerinin sorumlu olduğunu gösterdiğini bildirmişti.

1 Eylül günü yerel saatle yaklaşık 21.30’da sosyal medyada yerel bir düğüne saldırı düzenlendiğine ilişkin paylaşımlar dolaşıma girmeye başladı.

Reuters, bölge sakinleriyle aracılar üzerinden görüştü.

Bir bölge sakini, düğünün vurulmasının hemen ardından gönderdiği sesli mesajda, “Düğünde çok sayıda insan vardı. Çok sayıda [yaralı] götürüldü, şu anda çok daha fazla [yaralı] götürülüyor,” dedi.

İran devlet medyası, Hürmüzgan’daki telekomünikasyon yetkililerine dayandırdığı haberinde, kulenin çevredeki Sirik ilçesinde yaşayanlara mobil iletişim, telefon ve internet hizmeti sağlayan sivil bir yapı olduğunu bildirdi.

İran’da altı aydır devam eden savaş sırasında ABD ordusu, İran ordusunun stratejik Hürmüz Boğazı’ndaki egemenliğini engellemek amacıyla boğaz yakınlarındaki İran radar ve iletişim tesislerini defalarca vurdu.

İran, boğazdaki enerji sevkiyatını kısıtlama kapasitesine sahip olduğunu gösterdi. Bu durum küresel enerji maliyetlerini yükseltirken, ABD’deki ara dönem Kongre seçimleri öncesinde Trump yönetimi açısından siyasi bir sorun yarattı.

ABD ordusunda eski bir patlayıcı mühimmat imha teknisyeni olan ve halen Armament Research Services’ta silah teknik analisti olarak çalışan Trevor Ball, Reuters’ın talebi üzerine fotoğraf ve videoları inceleyen uzmanlar arasındaydı.

Ball, “Görülen hasar, çatıya temas ettiği anda ya da çatının hemen üzerinde infilak eden bir mühimmattan kaynaklanmış gibi görünüyor,” diyerek bunun görünüşe göre doğrudan bir isabet olduğunu belirtti.

“Görülebilen patlama hasarının, yakındaki telekomünikasyon kulesine yapılan saldırıdan kopan parçaların bu bölgeye isabet etmesiyle oluşması mümkün değil.”

Ball, kullanılan silahın büyük olasılıkla ABD’ye ait olduğunu söyledi.

Collett de Ball’un analizine katıldı.

“Kanıtların ağırlığı, İran hava savunma füzesinden ziyade ABD’ye ait, havadan bırakılan 500 librelik bir mühimmata işaret ediyor,” dedi.

Oslo Barış Araştırmaları Enstitüsü’nde araştırma profesörü olan Sebastian Schutte de görsel materyalleri inceledi. Schutte, mevcut kanıtlara dayanarak çatıdaki deliğin telekomünikasyon kulesinden seken bir mühimmat sonucu oluşmadığı görüşüne katıldı.

Üç uzman da hedefinden sapan bir İran füzesinin evi yıkmış olmasının düşük ihtimal olduğunu söyledi.

Schutte, isabet açısının bir hava savunma füzesiyle uyumlu olmadığını belirtirken, Collett ise bir hava savunma füzesinin harp başlığında normalde görülmesi beklenen türden parçalanmaya ilişkin herhangi bir kanıt bulunmadığını söyledi.

İran medyasında çeşitli silah parçalarının görüntüleri de yayımlandı. Ball, “bu kalıntılardan bazılarının”, ABD ordusu tarafından yaygın olarak kullanılan bir tür süzülen bomba olan Joint Standoff Weapon’a (JSOW) ait olduğunu tespit etti.

3 Eylül’de Hürmüzgan eyaletinin Sirik kasabasında, dört yaşındaki Amir Mohammad Karimi için düzenlenen cenaze töreninde yas tutanlar son görevlerini yerine getirmek üzere bir araya geldi.

Perşembe günü Kuhestak sakinleri saldırıda hayatını kaybedenler için cenaze töreni düzenledi. Cenaze duası okunurken kalabalık korteji doldurdu; insanlar tabutu taşıdı ve ellerinde posterler tuttu.

Bir görgü tanığı, “Sirik’te durum hüzünlü ve matem havası hâkim. İnsanlar hâlâ şok içinde,” dedi.

Tahran’dan BM’ye çağrı: ABD’nin eylemleri savaş suçudur

Çok Okunanlar

Exit mobile version