Bizi Takip Edin

Avrupa

Rheinmetall, Kassel’i “savunma merkezine” dönüştürecek

Yayınlanma

Alman silah şirketi Rheinmetall, Kassel ve çevresini Kuzey Hessen Savunma Merkezi’ne dönüştürmek için kolları sıvadı.

Bu plan, Kuzey Hessen’de bulunan kent ve çevresinde savunma şirketlerinin halihazırda güçlü varlığına dayanıyor.

German Foreign Policy’ye göre özellikle, KNDS Deutschland (eski adıyla Krauss-Maffei Wegmann, KMW) ve Rheinmetall (bu iki şirket, diğer ürünlerin yanı sıra Leopard 2 ana muharebe tankını ortaklaşa üretiyor) bölgede önemli tesislerine sahip ve şu anda sırasıyla yaklaşık 2.500 (KNDS Deutschland) ve 2.200 (Rheinmetall) kişiyi istihdam ediyor.

Buna ek olarak, Airbus Helicopters’ın Kassel’de 500’den fazla kişiyi istihdam eden bir şubesi bulunuyor.

KNDS Deutschland kısa süre önce genel hatlarıyla büyümeye devam etme niyetinde olduğunu belirtirken, Rheinmetall CEO’su Armin Papperger ise şirketinin işgücünü 3.000’in biraz üzerine çıkarmayı hedeflediğini duyurdu.

Grubun Kassel’deki tesisleri, Rheinmetall ve KNDS’nin ortaklaşa ürettiği Boxer tekerlekli zırhlı aracın gelecekteki üretim merkezi haline gelecek. 2029’dan itibaren burada yıllık 500 adet Boxer üretilecek.

Son dönemde, kendinden tahrikli obüsler, kurtarma araçları ve mühendislik tanklarını da içeren yıllık üretim hacmi 120 adet civarında.

Rheinmetall’in yakında Kassel’de dünyanın en modern tank fabrikasını işletmeye başlayacağı bildiriliyor.

Rheinmetall, Boxer ve İHA tesislerine 270 milyon avro yatırım yaptı

Sivil havalimanı silah şirketinin hizmetine sunulacak

Rheinmetall, Kassel’in kuzeyindeki mevcut fabrikasını genişletmenin yanı sıra, kuzeybatıda bulunan Kassel-Calden Havalimanı’ndan daha fazla yararlanmayı planlıyor.

Yakın zamana kadar havalimanı, ağırlıklı olarak sivil tatil uçuşlarına hizmet veriyordu.

İlk olarak, Calden’de 30.000 metrekare büyüklüğünde bir lojistik merkezinin inşası planlanıyor. Rheinmetall’e göre bu merkez, “hem yurtiçi hem de yurt dışı siparişlerin verimli bir şekilde işlenmesini sağlamak” amacıyla kurulacaktır.

Ayrıca, havalimanında bir insansız hava aracı (İHA) test merkezi kurulması planlanıyor. Burada Rheinmetall tarafından geliştirilen İHA’lar test edilecek ve gerekirse daha da geliştirilecek.

Düsseldorf merkezli savunma sanayi şirketi, Kassel ve çevresine toplam 260 milyon avro yatırım yapmayı planlıyor. Buna ek olarak Hessen eyaleti tarafından 25 milyon avro daha sağlanacak.

Hessen Eyalet Başbakanı Boris Rhein’in geçen Perşembe günü Rheinmetall ile bir mutabakat zaptı imzaladıktan sonra açıkladığı gibi, “askeri merkez” haline gelecek olan sadece Kassel-Calden Havaalanı değil.

Kuzey Hessen’in tamamı, “modern savunma teknolojisi için yüksek performanslı bir merkez” haline gelecek.

Rhein, “Kuzey Hessen Savunma Merkezi, Kassel’in endüstriyel gücünü Kassel Havalimanı’nın stratejik altyapısıyla birleştiriyor,” dedi.

ABD’nin dahil olmadığı kamikaze İHA’lar üretiliyor

Rheinmetall’in Kassel-Calden’deki gelecekteki insansız hava aracı test merkezinde test edebileceği insansız hava araçları arasında, kamikaze insansız hava araçları da bulunuyor.

Bu hava araçları, belirli bir bölgenin üzerinde daireler çizdikten sonra, patlayıcılarla yüklü halde hedefe doğru dalarak onu imha ediyor.

Rheinmetall, geçtiğimiz Nisan ayında Bundeswehr’den (Alman Silahlı Kuvvetleri) bu tür insansız hava araçlarını toplam 300 milyon avro bedelle üretmek üzere bir sözleşme aldı.

Bunlar, 100 kilometreye kadar menzile sahip ve 70 dakikaya kadar uçabilen FV-014 tipi silah sistemleri.

Üstelik yalnızca Avrupa menşeli bileşenler içerdikleri için ABD’nin etkisinden bağımsızlar.

Rheinmetall, başlangıçta ABD’li savunma şirketi Anduril ile işbirliği içinde insansız hava araçları geliştirmeyi planlamıştı.

Ne var ki bu amaçla Haziran 2025’te kurulan şirketle olan stratejik ortaklık, o zamandan beri fiilen askıya alınmış durumda. Bunun nedenleri açıklanmadı.

Yine de bu karar, Alman hükümetinin Bundeswehr’in ABD silah sistemlerine olan bağımlılığını mümkün olduğunca azaltma çabalarıyla örtüşüyor.

Rusya’yı vuracak avcı-bombardıman insansız hava araçları tedarik edilebilir

Rheinmetall’in, Bundeswehr’in şu anda tedarik etmeyi planladığı bir insansız savaş uçağı olan avcı-bombardıman insansız hava aracını üretmek üzere umulan sözleşmeyi alıp almayacağı henüz belirsiz.

Bu aracın, Rusya topraklarının derinliklerindeki hedefleri vurabilmesi amaçlanıyor.

Şu ana kadar üç model değerlendirmeye alındı. İnsansız hava aracı girişimi Helsing, CA-1 Europe adlı bir avcı-bombardıman insansız hava aracını geliştirme aşamasında. Bu araç, ABD menşeli bileşenler kullanılmadan üretilecek fakat en erken 2029 yılında piyasaya sunulabilecek.

Airbus, halihazırda Valkyrie insansız hava aracına sahip olan Kratos Group ile işbirliği yapıyor ama Kratos, bir ABD şirketi.

Rheinmetall ise, halihazırda hizmette olan Boeing’in MQ-28 insansız hava aracını Alman gereksinimlerine uyarlamak üzere Boeing ile çalışmayı planlıyor ama Boeing de bir ABD şirketi.

Doğrudan ABD etkisinden kaçınmak için Rheinmetall, uçağı Boeing Defense Australia ile ortaklaşa üretmeyi planlıyor; bir yöneticiye göre şirket, “sistem mimarisi, yazılım ve platform alanlarında mutlak egemenlik” elde etti.

Ağustos ayında, iç anlaşmazlıklar nedeniyle Bundeswehr’in tedarik sürecinin muhtemelen daha da gecikeceği bildirildi. Bu durum, Helsing’in ihaleyi kazanma şansını artırıyor.

Silahlanmaya ve silah şirketlerine karşı protestolar büyüyor

Almanya’nın en büyük savunma sanayi şirketi olan Rheinmetall’e karşı protestolar da giderek artıyor.

Şirket, 2026 yılının ilk yarısında gelirini bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 39 artırarak 5,2 milyar avroya ulaştı.

Örneğin Berlin-Wedding’de, bölge sakinleri ve yerel örgütler, Rheinmetall’in bir yerleşim bölgesinin ortasında mühimmat üretme planlarına karşı uzun süredir mücadele ediyor.

Son olarak, 10–11 Temmuz tarihlerinde silah üreticisine karşı eylem günleri düzenlendi.

Dün ise (1 Eylül) Köln’de “Rheinmetall’ı Silahsızlandırın” sloganıyla bir haftalık protesto dalgası yeniden başladı.

Protestolar genel olarak militarizasyona fakat özellikle Düsseldorf merkezli bu şirkete yönelik ve Cumartesi günü yapılacak bir gösteriyle sona erecek.

Ayrıca 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde ülke çapında yaklaşık 200 anma etkinliği düzenlendi. Bu etkinliklerde sadece İkinci Dünya Savaşı’nın başlangıcı değil, son yıllardaki savaşlar da kınandı.

German Foreign Policy’ye göre bu, fiilen bir “protesto sonbaharı”nın başlangıcını işaret ediyor. Bu süre zarfında sayısız insan silahlanma yarışına, bununla bağlantılı sosyal refah sistemlerinin ortadan kaldırılmasına ve tüm kıtada giderek somutlaşan savaş hazırlıklarına karşı protesto etmek üzere sokaklara çıkmayı planlıyor.

Zorunlu askerlik karşıtı okul grevleri (25 Eylül) duyuruldu; ayrıca öğrenciler tarafından “Bundeswehr’in olmadığı okullar” çağrısıyla düzenlenecek protestolar da var.

Takvimde bir NATO askeri tatbikatına karşı protestolar (23–26 Eylül); 27 Eylül’de Hamburg’da DIDF (Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu) tarafından düzenlenecek bir barış konferansı; 3 Ekim’de Berlin ve Stuttgart’ta düzenlenecek büyük çaplı savaş karşıtı gösteriler; 30 Ekim’de Avrupa’nın birçok limanında liman işçileri tarafından savaşa ve militarizasyona karşı düzenlenecek uluslararası eylem günü; ve 21–22 Kasım’da militarizasyon ve zorunlu askerlik karşıtı küresel bir hafta sonu etkinliği de var.

Avrupa

Avrupa’da doğalgaz fiyatları 2022’den bu yana en yüksek seviyeye çıktı

Yayınlanma

Avrupa’da vadeli doğalgaz fiyatları Hürmüz Boğazı’nın kapanması ve daralan LNG arzının etkisiyle megavatsaat başına 86,79 euroya kadar yükselerek Aralık 2022’den bu yana en yüksek seviyeyi gördü. Yeraltı depolama tesislerindeki doluluk oranı 12 Ekim itibarıyla yüzde 73,75’te kaldı.

Avrupa’da vadeli doğalgaz fiyatları, sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) arzındaki düşüş ve yeraltı depolama tesislerindeki düşük doluluk oranlarının piyasada uzun süreli açık endişesini artırmasıyla 2022’den bu yana görülen en yüksek düzeye çıktı.

Hollanda merkezli sanal ticaret noktası TTF’de işlem gören kasım vadeli doğalgaz kontratlarının fiyatı yüzde 2,89 artışla megavatsaat başına 86,79 euroya ulaştı.

Uluslararası piyasalardaki döviz kuru hesaba katıldığında bu tutar bin metreküp başına 1019,83 dolara karşılık geliyor. Avrupa pazarında doğalgaz, söz konusu seviyelerde en son 22 Aralık 2022’de işlem görmüştü.

Günün ilerleyen saatlerinde artış hızı yüzde 2,1’e geriledi; Türkiye saatiyle 13.11 itibarıyla gaz fiyatı megavatsaat başına 86,125 eurodan (bin metreküp için 1011,47 dolar) alıcı buldu.

Avrupa’da doğalgaz fiyatı eylül ayında da Aralık 2022’den bu yana ilk kez 1000 dolar barajını aşmış, ardından 870 dolara çekilmişti.

Fiyat artışının ekim ayında da sürmesinde, ABD ve İsrail’in İran’a açtığı savaşın tetiklediği küresel arz açığı endişeleri belirleyici rol oynuyor. Doğalgaz krizi, Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğinin sekiz aydan uzun süredir kapalı kalmasından kaynaklanıyor.

Savaşın başlamasıyla boğazın neredeyse tamamen ulaşıma kapatılması, dünya pazarına sunulan LNG hacminin yaklaşık yüzde 20 daralmasına yol açtı.

Ortadoğu kaynaklı sevkiyatın sekteye uğraması, mevcut LNG hacimleri üzerindeki uluslararası rekabeti hızlandırdı. Bu tablo, tüketim dalgalanmalarını ve ani tedarik kesintilerini dengeleyen Avrupa’daki yeraltı depolama tesislerinin yaz aylarında yeterince doldurulamamasına neden oldu.

Avrupa’daki depolama tesislerinin doluluk oranı 12 Ekim itibarıyla yüzde 73,75 düzeyinde kaldı. Tesislerin doluluk oranı geçen yılın aynı döneminde yüzde 83,03, Ekim 2024’te ise yüzde 94,89 seviyesindeydi.

ING analistleri piyasadaki görünüme ilişkin değerlendirmelerinde, “Piyasa, kışın büyük bölümünü Basra Körfezi’nden neredeyse hiç LNG almadan geçireceği gerçeğini kavramaya çalışıyor” ifadesine yer verdi.

Depolardaki yetersizlik ve stokları tamamlama zorunluluğu fiyatları yukarı taşırken, Asyalı alıcılarla rekabetin kış aylarında yeni bir fiyat sıçramasına yol açabileceği uyarısı yapılıyor.

Avrupa doğalgazda 2022 krizine geri dönebilir

Kış öncesinde stoklar beş yıllık ortalamanın gerisinde

Öte yandan Reuters’ın görüş aldığı sektör uzmanları ve analistler, enjeksiyon sezonunun resmi sonu kabul edilen 1 Kasım itibarıyla Avrupa’daki doğalgaz depolarının doluluk oranının yüzde 75 ila yüzde 78 arasında kalacağını öngörüyor.

Bu oran, son beş yılın ortalamasının yaklaşık 10 yüzde puan altına denk geliyor.

Avrupa Birliği’nin kış dönemi tüketiminin yüzde 25 ila 30’unu yeraltı depoları karşılıyor; bu durum bölgeyi özellikle Norveç ve ABD’den sağlanan boru hattı ve LNG teslimatlarına bağımlı kılıyor.

ABN Amro enerji uzmanı Mutaz Altaghlibi, tedarikte yaşanacak olası bir aksamanın Avrupa’da fiyatları daha da yukarı çekebileceğini, Asyalı alıcıların LNG talebinin de fiyat baskısını yüksek tutacağını belirtti.

Banka, sert geçebilecek bir kış mevsiminde Avrupa depolarındaki gaz rezervinin yüzde 10 ila 15 seviyesine kadar eriyebileceğini duyurdu.

Altaghlibi, söz konusu düşüşün bir sonraki dolum sezonu açısından oldukça kritik ve zorlu koşullar yaratacağını vurguladı.

Mevcut piyasa koşulları, fiyatların megavatsaat başına 350 euronun üzerine çıktığı 2021-2022 enerji krizini andırıyor.

Enerji analistlerinin büyük bölümü fiyatların yeniden o zirvelere tırmanmasını beklemiyor; ancak megavatsaat başına 100 euronun aşılarak yüzde 25’lik ek bir artış yaşanmasının muhtemel olduğunu kaydediyor.

AB kış aylarında 14 milyar metreküplük doğalgaz açığı riskiyle karşı karşıya

Okumaya Devam Et

Avrupa

Fransa’da market soğutucuları hacklendi: Milyonlarca euroluk gıda çöpe gitti

Yayınlanma

Fransa’daki büyük süpermarket zincirlerinin soğutma sistemlerini hedef alan siber saldırıda yüzlerce mağazanın dolapları 50 dereceye kadar ısıtıldı. Saatlerce süren ısınma nedeniyle taze ve dondurulmuş ürünler bozulurken, sektördeki zararın milyonlarca euroya ulaştığı hesaplanıyor.

Fransa genelindeki büyük süpermarket zincirleri, soğutma ve dondurucu sistemlerini hedef alan kapsamlı bir siber saldırıya uğradı.

Bilgisayar korsanlarının uzaktan erişim sağlayarak soğutuculardaki sıcaklığı 50 dereceye kadar yükseltmesi sonucu yüzlerce mağazadaki taze ve dondurulmuş gıdalar bozuldu.

BBC ve Fransız haber kanalı BFMTV’nin aktardığı verilere göre perakendecilerin toplam zararı milyonlarca euroyu bulabilir.

Saldırının, Danimarka merkezli mühendislik şirketi Danfoss tarafından üretilen ve soğutma ekipmanlarının uzaktan idaresini sağlayan yazılımdaki bir güvenlik açığından kaynaklandığı bildirildi.

Normal şartlarda gece saatlerinde buz çözme işlemi için kısa süreliğine ısıtılan üniteler, korsanların müdahalesiyle saatlerce yüksek sıcaklıkta tutuldu.

Bazı noktalarda ekipmanın aşırı ısınması nedeniyle yangın çıktığı aktarıldı.

Fransa genelinde yüzlerce süpermarket etkilendi

Perakende zincirlerinden Coopérative U Genel Direktörü Dominique Schelcher, olayı “son derece ciddi ve benzeri görülmemiş” bir saldırı olarak nitelendirdi.

Zincir bünyesindeki 100’ü aşkın mağazanın etkilendiği açıklandı. Intermarché ve Netto markalarını bünyesinde barındıran Les Mousquetaires Grubu, 180 mağazanın hedef alındığını, yeni olayları önlemek amacıyla yaklaşık 100 satış noktasının internet bağlantısının acilen kesildiğini bildirdi.

Reuters ajansının haberine göre Intermarché bünyesindeki bazı soğutucularda sıcaklık altı saat boyunca 50 derecede kaldı.

Carrefour, ülke genelindeki 6 bin mağazasından 80’inde soğutuculara yetkisiz erişim sağlandığını duyurdu.

Monoprix zinciri ise 400’ü aşkın şubesinin yüzde 5’inin saldırıya maruz kaldığını kaydetti.

Leclerc mağazalarının da etkilendiği bildirilirken, Les Mousquetaires Grubu 12 Ekim öğle saatlerinde bazı reyonların devre dışı kalmayı sürdürdüğünü paylaştı.

Soruşturma başlatıldı, gözler eski yazılımlara çevrildi

Fransa Başbakanı Sébastien Lecornu, olayın aydınlatılması için Ulusal Siber Güvenlik Ajansını (ANSSI) görevlendirdi.

Paris savcılığı da soğutma sistemlerine yönelik siber saldırı hakkında adli soruşturma başlattı.

Danfoss şirketi, saldırıların güvenlik güncellemesi yapılamayan eski yazılımlara sahip üniteleri etkilediğini savundu.

Şirket, müşterilerine sistem yazılımlarını güncel tutmaları ya da yeni cihazlara geçmeleri yönünde uzun süredir tavsiyede bulunduğunu açıkladı.

Öte yandan Hollanda merkezli perakende grubu Ahold Delhaize de bünyesindeki Albert Heijn zincirinde bir siber güvenlik sorunu yaşandığını bildirdi.

Şirketin mobil uygulamasından yapılan duyuruda teslimatların durdurulduğu, fiziki mağazaların ise açık kaldığı belirtildi. Hollanda’daki aksaklığın Fransa’daki saldırıyla bağlantılı olup olmadığı henüz netlik kazanmadı.

Danimarka Savunma Bakanlığı İstihbarat Dairesi, geçtiğimiz ay yayımladığı değerlendirmede Rusya’nın Batı ülkelerine yönelik hibrit saldırılarını önümüzdeki aylarda artırmasının muhtemel olduğu uyarısını yapmıştı.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Almanya, Starlink istasyonunu kundaklama iddiasıyla 2 Türk vatandaşını gözaltına aldı

Yayınlanma

Polonya yetkilileri, Alman polisinin geçen ay Varşova yakınlarındaki bir Starlink istasyonunu ateşe verdiği şüphesiyle iki Türk vatandaşını gözaltına aldığını açıkladı.

Polonya’nın özel servislerini koordine eden Bakan Tomasz Siemoniak, pazartesi günü Varşova’da düzenlediği basın toplantısında, Polonya’nın şüphelilerin iadesini talep ettiğini ve kundaklama saldırısının arkasında Rus gizli servislerinin olduğundan “hiç şüphe duymadığını” belirtti.

Siemoniak, düzenlediği basın toplantısında, “Ayrıca, Rus istihbarat teşkilatlarının giderek daha fazla suç dünyasıyla bağlantılı kişilere yöneldiğini de belirtmek gerekir,” dedi.

Başbakan Donald Tusk, X’te paylaştığı bir gönderide, olayı bir başka “hibrit savaş eylemi” olarak nitelendirdi ve sabotajdan sorumlu olanların Polonya’da adalete teslim edileceğini söyledi.

İçişleri Bakanı Marcin Kierwinski, iki Türk vatandaşının Polonya’da yabancı bir istihbarat teşkilatının talimatıyla sabotaj eylemi gerçekleştirdikleri gerekçesiyle suçlanacaklarını söyledi.

Polonya ve Ukrayna dahil Doğu Avrupa’nın diğer bölgelerine hizmet veren bir Starlink yer istasyonundaki güç kaynağı ekipmanı, 23 Eylül gecesi alev aldı.

Olay, internet hizmetinde ciddi bir kesintiye yol açmadı. Öte yandan çıkan yangın, istasyonun elektrik sistemini ve yedek jeneratörünü tamamen tahrip etti.

Batı’nın Ukrayna’ya sağladığı yardımların önemli bir geçiş yolu olan Polonya, son dönemde bir dizi şüpheli olayla karşı karşıya kaldı.

Su ve enerji altyapısı ile hastaneler gibi kamu hizmetlerine yönelik çok sayıda siber saldırı gerçekleşti.

Ayrıca Varşova ile Ukrayna sınırı arasındaki bir demiryolu hattında meydana gelen hasar, yetkililer tarafından Rus sabotajına atfedildi.

Temmuz ayı sonlarında da bir Rus füzesi Polonya’ya düştü.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English