Amerika
Rubio: Müslüman Kardeşler’i ‘terör örgütü’ ilan edebiliriz
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, bakanlığının Müslüman Kardeşler’i “terör örgütü” olarak ilan etme sürecinde olduğunu söyledi.
Radyo programcısı Sid Rosenberg, konuğu Rubio’ya, “Size sormak zorundayım: Neden Müslüman Kardeşler Örgütü ve CAIR’ı terör örgütü olarak ilan etmiyorsunuz?” diye sordu ve “bu örgütlere baktığını” ve New York’ta Demokrat belediye başkan adayı Zohran Mamdani’ye gönderme yaparak, “bu psikopat, bu deli Mamdani ile belediye başkanlığı yarışı“ olduğunu savundu.
Rubio bunun üzerine, “Hepsi üzerinde çalışılıyor. Müslüman Kardeşlerin farklı kolları olduğu açık, bu yüzden her birini ayrı ayrı belirlemek gerekir,” cevabını verdi.
Bakan, Müslüman Kardeşler grubuna “terörizm” yaptırımları uygulamayı engelleyen yasal zorlukları anlattı ve şöyle devam etti:
“Bu konular mahkemede tartışılacak. Herhangi bir grup, ‘Ben terörist değilim. Bu örgüt terörist örgüt değil’ diyebilir. Mahkemeye çıktığınızda, matematik problemi gibi çalışmanızı göstermelisiniz. Tek ihtiyacınız olan, bu ülke çapında ihtiyati tedbirler almaya ve temelde ülkeyi yargı koltuğundan yönetmeye istekli bir federal yargıç ve bunlardan bolca var. Bu yüzden çok dikkatli olmalıyız.”
Rubio, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Gazze’yi işgal kararını destekleyip desteklemediğini doğrudan yanıtlamayı reddetti fakat Hamas’ın “ortadan kaldırılması” gerektiğini söyledi.
Rubio, “Arap Birliği, Hamas’ın silahsızlandırılması gerektiği konusunda hemfikiriz, bu yapılabilir, Hamas dağıtılabilir, artık var olamazlar. Hamas var olduğu sürece Gazze’de barış olmayacak. Bu bir gerçek,” iddiasında bulundu.
Rubio, “30, 60, 90 gün ateşkes yapabileceklerini” ama “Hamas var olduğu sürece” Gazze’de barış olmayacağını savundu.
Avustralya, Kanada, Birleşik Krallık ve Fransa da dahil olmak üzere birçok ülke, Gazze Şehrindeki işgale veya kıyı şeridindeki insani koşullara tepki olarak Filistin devletini tanıma niyetinde olduklarını açıklamıştı.
Rubio bu açıklamaları “anlamsız” olarak nitelendirdi:
“Bu sembolik bir hareket ve bunu öncelikle tek bir nedenden dolayı yapıyorlar, o da iç politikalar, iç işleri. Gerçek şu ki, o bölgenin geleceği bir BM kararıyla belirlenmeyecek. Bir ülkenin başbakanı veya cumhurbaşkanının basın açıklamasıyla da belirlenmeyecek. Bu, sahada belirlenecek. Şu soruyla belirlenecek: Filistin bölgeleri terör örgütleri tarafından yönetilmediği gün ne zaman gelecek? Çünkü meselenin özü bu ve bu da İsrail’in güvenliği.”