GÖRÜŞ

Rusya ekonomisinin geleceği

Yayınlanma

Temel göstergeler. Çatışmanın ilk aylarında hükümeti de etkisine alan büyük bir panik yaşandı. Ancak daha 2022 sonuna gelinmeden bütün olumsuz beklentilerin tamamen öngörüsüz olduğu ortaya çıkmıştı.

Rusya’da liberal ekonomiye kurmay yetiştiren kurumlardan Rusya Kamu Ekonomisi ve Amme Hizmetleri Akademisi (RANHiGS) 2022 temmuzunda GSYH’nın yüzde 6,4 ile 11,5 arasında düşmesinin beklendiğini açıklamıştı. Akademiye göre 2023’te bu küçülmenin daha da büyük olması bekleniyordu. 2022 martında Maliye Bakanlığı, o yıl GSYH’da yüzde 11 düşüş öngörüyordu. O sırada Sayıştay başkanı olan, 90’ların “şok terapisinin” başlıca sorumluları arasındaki Kudrin’e göre küçülme yüzde 15’i bulabilirdi. İktisadi Kalkınma Bakanlığı’nın 2022 ağustosunda yayınladığı 2022-2025 tahmin raporuna göre 2022’de yüzde 4,2, ertesi yıl da 2,7 küçülme bekleniyordu. Bakanlık reel ücretlerde de 2022’de yüzde 2,8, 2023’te yüzde 1,2 düşme beliyordu. Enflasyon tahminleri ise 2022’den itibaren yüzde 13,4, 5,5 ve 4,2’ydi. İşsizlik beklentisi 2022 için yüzde 4,8, 2023 için de yüzde 5,2’ydi. Oysa 2022 itibariyle ekonomi sadece yüzde 2,1 küçüldü, 2023’te ise yüzde 3,6 büyüdü. Bu, son on yılın en yüksek büyüme oranıydı. İşsizliğin artması şöyle dursun, 2022 sonlarında işsizlik oranı yüzde 3,9’du; 2023 sonu itibariyle kapitalist restorasyon sonrası Rusya’da işsizlik rekor seviyede düşmüş ve yüzde 3 olmuştu. Buna paralel olarak 2022’de ücretler yüzde 9,9 arttı. 2023 sonu itibariyle reel artış oranı yüzde 7,2’ydi.

Bankacılık. Sektör 2022’yi sadece 200 milyar ruble kârla kapattı. Oysa bir önceki yılın kârı 2,4 trilyon rubleydi. Dahası, aslında kâr değil düpedüz büyük miktarda zarar bulunduğu da ileri sürülebilir, çünkü bilanço işlemleri, sermaye stokundaki kayıpları gizleyecek şekilde yapılmıştı. 2023’te ise sektör 2,7 trilyon kâr etti. Rusya Merkez Bankası verilerine göre bunun 0,6 trilyonu 2023 yazında benzeri görülmemiş miktarlara varan döviz spekülasyonundan kaynaklanmıştı. Benim tahminlerime göre ise döviz spekülasyonunun getirisi 1 trilyon ruble civarında olmalı; sektörün yüzde 60’tan fazlası (bu oran 2021 verilerine dayanıyor; bu hafta QiwiBank’ın lisansının iptalinden başka daha önemlisi Otkrıtiye’nin geçen yıl başında tamamen VTB’ye devredilmesi gibi işlemler devletin sektördeki payını daha çok artırmış olmalı) devlet kontrolü altındaki bankalardan oluştuğuna göre bütün bu spekülasyonlar en çok onlara yaradı.

Temerrüt. 2022 paniğine damgasını vuran şeylerden biri de temerrüt hikâyesiydi. Rusya’nın borçlarını ödemek için neredeyse sadece amuda kalkmadığı kaldı, bütün yaptırımlara rağmen bunları üstelik ilk yaptırımların yol açtığı kriz ortamında döviz olarak ödemeyi başardı, ta ki haziran sonunda ABD Maliye Bakanlığı’nın OFAS linansının iptaliyle birlikte eurobond kupon ödemeleri artık yapılamaz oluncaya kadar. Ve hiçbir şey olmadı! “Temerrüde düştü demesinler” korkusunun tamamen yersiz olduğu, temerrüdün ekonomi işlediği sürece iflas anlamına gelmediği gibi tersine borç ödemelerini yatırıma çevirmek zorunda bırakarak kalkınmaya yardım ettiği, yani bütün bu temerrüt hikâyesinin sadece bir saplantı olduğu ortaya çıktı ve bu, neoliberal dogmatizme saplanmış ekonomi yönetiminin değil ama dogmatik değil pragmatist davranmayı ilke edinen Kremlin’in ekonomiyle ilgili kararlarda da kendine güvenini pekiştirdi.

Sermaye çıkışı. 2022’de Rusya’dan 243 milyar dolar sermaye çıktı. 2023’te ise bu miktar 60 milyar dolar dolayındaydı. C tipi hesaplarda toplanarak çıkışı engellenen 10 milyar doları aşkın sermayeden başka IKEA’da olduğu gibi vergi borçları gerekçe gösterilerek bloke edilen başka yabancı varlıklar da var. Bugün artık, Rusya’nın dondurulan varlıklarının müsaderesi değilse bile (ve bu da er ya da geç olacaktır; nitekim ABD’nin Rusya’nın 500 bin dolar varlığını Estonya’ya vermesini bu yolda kesin bir başlangıç saymak gerek) bu varlıkların işletmesinden doğan kârın Kiev rejimine devredileceği kesin görünüyor. Rusya’nın Avrupa’da dondurulan varlıklarının 191 milyar avrosunu kontrolünde tutan ve geçen yıl bunlar sayesinde toplam kârının yüzde 70’ini (4,4 milyar avro) elde eden Euroclear’in isteksizliği (makul bir isteksizlik; vergi yoluyla da Belçika bütçesi için finansman çünkü) buna engel olamayacak.

Yeni sınıf kompozisyonu. Sermaye, iki yönlü bir hareketle yeni sınıfsal kompozisyonları ortaya çıkaracak şekilde zorlanıyor. Birincisi, Rusya’da liberal muhalefetin kitle tabanını teşkil eden müreffeh küçük ve orta burjuvazinin savaşla birlikte deklase olması, daha pandemi öncesinden beri bu sınıfın reorganizasyonuna yönelik planların hayata geçirilmesini hızlandırdı, ancak bunlar hâlâ üretken sektörlerden ziyade hizmet sektörüne yatırım yapıyor. İkincisi, sermayenin “millileştirilmesi” eğilimi hız kazandı; ülkeden ayrılan yabancı şirketler en az yarı yarıya indirimle ve bir de devlete, adına gönüllü denilen oysa gerçekte mecburi aidatlarla yerli şirketlere satılıyor. Yeni ortaya çıkan şirketler ise büyük ölçüde devletin stratejik planlama alanında kalıyor. Bunun yetmediği yerde, Carlsberg’de olduğu gibi satış pazarlığı bitmiş yabancı şirketlere kayyım atandığına da rastlanıyor. Bütün sektörlerde devletin kontrol alanı genişliyor.

Offshore. Rusya ekonomisinin yapısal hastalığı offshore meselesi tamamen çözülmüş değil, ama sermaye çıkışının yaptırımlarla birlikte zorlaşmasına paralel olarak “mali bloğun” ısrarına rağmen de sınırlanması (hükümetle “mali bloğun” iki başından biri olan Merkez Bankası arasında giderek daha görünür hale gelen bir çatışma var) bu meselenin dolaylı çözümünün önünü açtı. Hong Kong ve Şanghay modelleri esas alınarak kurulan iç offhore bölgeleri, Kaliningrad ve Vladivostok’taki iki ada, yerli şirketler tarafından mecburen şirket kaydı için daha sık kullanılmaya başlandı. Bunun on örneği olan Yandex Rusya’nın durumu, aynı zamanda, yabancı hukuk alanında faaliyet gösteren teknoloji şirketlerinin (Yandex gerçekte Hollanda şirketiydi) ülkeye taşınması yolunda en önemli adımı teşkil etti. Üstelik bu da, artık rutin olduğu üzere muazzam indirimlerle yapıldı. Forbes’un tahminine göre Yandex’in Rusya’daki varlıklarının değeri 12,5 milyar dolar; oysa satış sadece 5,3 milyar dolara yapıldı (475 milyar ruble). Aralarında Lukoil’un da olduğu dört alıcı var, ancak bunlardan en yüksek yatırım yapan yüzde 10’la Lukoil. Kesin veriler açıklanmış değil; ancak öyle görünüyor ki Yandex Rusya’nın tepe yöneticileri, beşinci alıcı grubu olarak en büyük paya sahip. Bu da devlet bankalarının kredisi olmaksızın mümkün değil. Dolayısıyla genel eğilimin tamamlandığını, Yandex Rusya’nın devlet mülkiyetine değilse bile devlet kontrolüne girdiğini kabul etmek mümkün.

“Mali bloğun” Kremlin’in kararnamelerini aşındırması. Bu tamamen engellenebilmiş değil ve engellenemeyecek, zira başta Merkez Bankası olmak üzere neoliberal dogmatizme dayanan “mali blok” sermaye hareketlerini Kremlin’in baskısına rağmen elinden geldiğince serbestleştirmeye çalışıyor. Bu, tuhaf bir şekilde, ülkeden ayrılan yabancı şirketlerin yönetimine kayyım atanmasını, gümrük resimlerinin döviz kuruna bağlanmasını, ihracatçı şirketlerin döviz gelirlerini iç piyasada satma mecburiyetini vb. getiren kararnameleri sulandırmak için gösterilen çabada ortaya çıkıyor.

Büyük burjuvazinin baskısı. 2022 “madencilerin” Kremlin’le savaşıyla geçti. Sektördeki büyük burjuvazinin (daha sonra onlara çimento üreticileri de katıldı) devlet demiryollarının (RJD) navlun tarifesinin düşürülmesi için yıl boyunca hem Kremlin’e hem de hükümete baskısı sonuç vermedi. Aşırı kârın vergilendirilmesinin önlenmesi girişimleri de öyle. Bununla birlikte kademeli gelir vergisine geçişi kesin olarak engellemeyi başardılar. Windfall tax (aşırı kâr vergisi) her ne kadar kuşa çevrilerek 300 milyar rubleye kadar düşmüş olsa da büyük burjuvazinin Kremlin tarafından gönüllülüğe mecbur kılınması bakımından önem taşıyordu.

Savaş ekonomisi? Rusya’nın krizden savaş ekonomisiyle çıktığı efsanesi giderek yaygınlık kazanıyor. Bu doğru değil. Rusya yönetimi Sovyetler Birliği’nin altyapısı üzerinde devlet sektöründe sivil ve askeri sanayinin iç içe geçmişliğinin avantajını kullanıyor. Sovyetler Birliği’nde bu durum, kapitalist restorasyonu önceleyen yıllarda bütün musibetlerin kaynağı gibi gösterilmesine rağmen, gerçekte Sovyet sivil sanayileşmesini teşvik eden bir rol oynuyordu. Sivil ve askeri alanların bu birliği sayesinde Sovyetler Birliği’nde her 10 kişiden biri savunma sektörüyle ilişkiliydi. Savaş sanayisi sivil sanayinin de reorganizasyonunu ve askerileştirilmesini, ayrıca çoğu durumda buna yönelik kaynak arayışı için savaş tahvillerini gerekli kılar; Rusya’da ne ilki ne ikincisi yapıldı. Sanayi zaten vardı, kaynak için bütçeden savunma üretimine ayrılan pay artırılmakla birlikte (2021’de bütçenin yüzde 16 kadarı savunma harcamalarına ayrılmıştı, 2023’te bu oran yüzde 22’ye çıktı, bu yıl yüzde 30’unu aşması bekleniyor) tahvil çıkarmaya ihtiyaç duyulmadı. Savunma bütçesindeki artış, sosyal harcamaların kısılmasına yol açtı. 2024’te toplam bütçe harcamalarının sadece yüzde 21 kadarının bu alanda yapılması planlanıyor ve bu, 2015-2021 ortalamasının (yüzde 28) çok altında. Ancak yeni ve konsolide bir küçük ve orta burjuvazi yaratma hedefiyle ilişkili olarak savunma sektörü yoğunlaştığı federal bölgelerde kâr ve gelir vergisinde daha önce görülmemiş artışlara yol açtı. Bunlar sırasıyla, federal seviyede yüzde 22 ve yüzde 13 arttı. İlki küçük ve orta burjuvazinin güçlenmesine işaret ederken ikincisi işsizliğin azalması ve ücretlerde yükselmeyle paralel bir artış. Sanayi sektörünün güçlü olduğu federal bölgelerdeki artış ise daha belirgin.

Bütçe açığı ve petrol-doğalgaz ekonomisinde gerileme. Bir hammadde üreticisi olarak geleneksel olarak bütçe fazlası veren Rusya’da iki yıldır bütçe açığının büyük miktarları buluyor olması, en ciddi sorunlardan biri. 2022’de bütçe açığı GSYH’nın yüzde 2,1’ine ulaşmıştı; 2023’te ise yüzde 1,9’u (3,2 trilyon ruble) oldu. Bununla birlikte açığın niteliğinde köklü bir değişiklik var ve bu, bir kez daha, 2023’te bir önceki yılın paniğinin tamamen ortadan kalkmasının ve kendine güvenin sonucu. Petrol ve doğalgaz gelirleri Rusya’da bütçenin yüzde 8-10’unu karşılar; 2023’te bu gelirler yüzde 23,9 düşmesine rağmen bütçe açığı bir önceki yıla göre azaldı. Bu, Rusya’nın petrol-doğalgaz ekonomisinden çıkma kararlılığına yorulmalı. Bu kararlılık siyasi çerçevesini stratejik planlama tartışmalarında buluyor. Stratejik planlama, fiilen, sektörel alanlarda devlet kontrolünün sadece şirketlerin kontrol paketlerinin devletin elinde tutulması yoluyla değil siyasi vasıtalarla da güçlendirilmesi ve uzun vadeli bir devlet planlamasının hâkim kılınması çabasına işaret ediyor.

Çok Okunanlar

Exit mobile version