Bizi Takip Edin

Rusya

Rusya Merkez Bankası bankacılık sektörü kâr tahminini yükseltti

Yayınlanma

Rusya Merkez Bankası, bankacılık sektörünün 2026 yılı net kâr tahminini 3,9 ila 4,4 trilyon rubleye yükseltti. Yüksek net faiz marjı sektörel kârlılığı desteklerken kurumsal kredilerdeki batık riskleri ve karşılık giderleri artış gösteriyor.

Rusya Merkez Bankası yayımladığı sektör değerlendirme raporunda, Rus bankacılık sektörünün 2026 yılı net kâr tahminini 500 milyar ruble artırarak 3,9 ila 4,4 trilyon ruble aralığına yükselttiğini duyurdu. Bu adım, Merkez Bankasının yıl içindeki ikinci yukarı yönlü revizyonu oldu. Düzenleyici kurum, yılın başında bankaların 3,3 ila 3,8 trilyon ruble kâr elde edeceğini öngörmüş, mayıs ayında ise bu tahmini 3,4 ila 3,9 trilyon rubleye çıkarmıştı.

Rus bankacılık sektörü 2025 yılında 3,5 trilyon ruble net kâr açıklamıştı. Sektörün önceki kâr rekoru ise 3,8 trilyon ruble ile 2023-2024 döneminde kaydedilmişti.

Merkez Bankası, kâr tahmininin yeniden yükseltilmesini kredi faizlerinin fonlama maliyetinden daha yavaş gerilemesi sonucu net faiz marjının yüksek kalmasına bağladı.

Raporda konuya ilişkin olarak, “Yüksek marjın korunması sayesinde 2026 yılı kâr tahminimizi 0,5 trilyon ruble artırdık” değerlendirmesi yer aldı.

Kredi kuruluşları yılın ilk yarısında, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 36,3 artışla 2,3 trilyon ruble net kâr elde etti. Ancak sektörün finansal sonuçları ikinci çeyrekte ilk çeyreğe kıyasla geriledi.

İlk çeyrekte 1,24 trilyon ruble olan net kâr, ikinci çeyrekte 1,08 trilyon rubleye düştü. Kârdaki bu çeyreklik düşüşün temel nedeni, başta Rusya federal devlet tahvillerindeki (OFZ) negatif yeniden değerleme olmak üzere ana faaliyet dışı gelirlerin azalması olarak gösterildi. Buna karşılık bankaların ana faaliyet kârı yüzde 4 artışla 43 milyar ruble yükseldi.

Ana faaliyet kârındaki artışın temel kaynağı faiz gelirleri olmaya devam etti. Bankaların net faiz geliri ikinci çeyrekte yüzde 11 artarak 237 milyar rublelik yükselişle 2,41 trilyon rubleye ulaştı. Bu artış, faiz giderlerindeki düşüşün faiz gelirlerindeki düşüşten daha hızlı gerçekleşmesi sayesinde sağlandı.

Net komisyon gelirleri ise havale, transfer ve vezne-hesap hizmetlerindeki komisyon artışlarının etkisiyle ikinci çeyrekte yüzde 10 artarak 58 milyar rublelik yükselişle 644 milyar rubleye çıktı.

Merkez Bankası verilerine göre sektörün net faiz marjı ilk çeyrekteki yüzde 5,1 seviyesinden yüzde 5,5’e yükseldi. Bu dönemde fonlama maliyeti 0,9 yüzdelik puan gerilerken aktif kârlılığı yalnızca 0,4 yüzdelik puan düştü.

Merkez Bankası, piyasanın para ve kredi koşullarında daha kademeli bir gevşeme beklemesi nedeniyle kredi faizlerinin mevduat faizlerine kıyasla daha yavaş düştüğünü belirtti.

Düzenleyici kurum, 2026 yılı net faiz marjı beklenti aralığını da önceki yüzde 4,4-4,6 seviyesinden yüzde 4,9-5,1’e revize etti.

Fonlama maliyetlerindeki hızlı gerilemenin yalnızca politika faizinin seyrinden değil, bankaların topladığı kaynakların vade yapısından da kaynaklandığı bildirildi. Merkez Bankası verilerine göre bireysel mevduat bakiyelerinin yaklaşık yüzde 70’i 6 aya kadar, şirket mevduatlarının yaklaşık yüzde 60’ı ise 3 aya kadar vadelerden oluşuyor.

Kurumsal kredi portföyünün yaklaşık yüzde 65’inin değişken faizli kredilerden oluştuğuna işaret eden Merkez Bankası, kurumsal segmentte aktif kârlılığının para ve kredi koşullarındaki gevşemeye daha hızlı tepki verdiğini, bireysel kredilerde ise faiz indirimlerinin daha sınırlı kaldığını kaydetti.

Net faiz gelirlerindeki artış, sektörün yükselen karşılık giderlerini telafi etmesini sağladı. İkinci çeyrekte kredi zarar karşılığı giderleri yüzde 25 artışla 130 milyar ruble yükseldi.

Bu artışın büyük ölçüde kurumsal segmentten kaynaklandığı, bankaların mali güçlük yaşayan şirketlerin kredilerine ilişkin zararları bilançolarına daha fazla yansıttığı ifade edildi.

Merkez Bankası, yüksek borç yükü taşıyan ve geçmişten gelen sorunları bulunan şirketler için karşılık ayırma eğiliminin yılın ikinci yarısında da süreceğini öngörüyor.

Kredi portföyüne oranla ayrılan karşılık miktarını gösteren risk maliyeti (CoR), kurumsal tarafta çeyreklik bazda 0,7 yüzdelik puan artarak yüzde 1,3’e ulaştı.

Bireysel kredilerde ise risk maliyeti 0,8 yüzdelik puan azalarak yüzde 2,2’ye geriledi. Merkez Bankası 2026 yılı kurumsal risk maliyeti tahminini yüzde 1,3-1,7, bireysel risk maliyeti tahminini ise yüzde 2,2-2,6 aralığında korurken, yılın ikinci yarısında karşılık giderlerinin ilk yarıya kıyasla daha yüksek olmasını bekliyor.

Kurumsal portföy kalitesinde de kısmi bir bozulma görüldü. Tüzel kişilere verilen sorunlu kredilerin payı ilk çeyrek sonundaki yüzde 11,6 seviyesinden haziran ayı sonunda yüzde 11,8’e yükseldi.

Merkez Bankası kredi kalitesindeki değişime ilişkin olarak, bazı sanayi şirketlerindeki yüksek riskli borç yapılandırmalarının 0,2 trilyon rublelik ilave getirdiğini, gayrimenkul sektöründeki bazı borçluların mali durumunun 0,1 trilyon ruble ve petrol ile doğalgaz sektöründeki borçluların mali durumunun da 0,1 trilyon ruble bozulma yarattığını açıkladı.

Rusya

Bulgaristan Başbakanı Radev Karadeniz’deki gemi saldırılarını Rusya’ya bağladı

Yayınlanma

Bulgaristan Başbakanı Rumen Radev, ülke karasuları yakınlarında iki kargo gemisine düzenlenen dron saldırılarının arkasında muhtemelen Rusya’nın yer aldığını duyurdu. Hedef alınan Ukrayna bağlantılı iki ticari gemiden biri batarken mürettebattan çok sayıda kişi kayboldu.

Bulgaristan Başbakanı Rumen Radev, ülke karasuları yakınlarında salı günü iki kargo gemisine düzenlenen insansız hava aracı saldırılarının arkasında büyük olasılıkla Rusya’nın durduğunu açıkladı.

Televizyondan halka hitap eden ve Rusya’nın Sofya Büyükelçisi Eleonora Mitrofanova ile de görüşen Radev, Karadeniz’deki askeri tırmanışı “kabul edilemez” olarak niteledi.

Radev konuşmasında, “Taraflardan herhangi birine karşı suçlamada bulunmak için elimizde güçlü ve kesin kanıtlar yok ancak mantık bu sonucun Rusya Federasyonu’nun işine yaradığını gösteriyor” dedi.

Gelişmeler üzerine NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile telefonda görüştüğünü aktaran Bulgaristan Başbakanı, Rutte’nin ihtiyaç halinde bölgedeki savunmayı güçlendirme sözü verdiğini bildirdi.

Büyükelçi Mitrofanova: “Saldırılar üçüncü bir tarafın provokasyonu olabilir”

Bulgar haber ajansı BTA’nın aktardığına göre Başbakan Radev, Rusya Büyükelçisi Mitrofanova’yı Başbakanlığa çağırarak Ukrayna’nın kendi gemilerini imha etmesinin anlamsız olduğunu, dolayısıyla olayın muhtemel failinin Rusya olduğunu iletti.

Büyükelçi Mitrofanova ise saldırılar hakkında Moskova’dan bilgi almadığını belirterek olayın üçüncü bir tarafça tezgâhlanan “provokasyon” olabileceğini savundu.

Hedef alınan kargo gemilerinden Malta bayraklı ve Ukrayna mülkiyetindeki “Chelsea 3”, üç insansız hava aracının saldırısına uğradı. Gemideki yedi Ukraynalı ve sekiz Azerbaycanlı personelin tamamı kurtarıldı.

Gece saatlerinde vurulan ikinci yük gemisi “HS Dignity” ise saldırının ardından battı. Gemideki mürettebattan bir kişi kurtarılırken diğer personeli arama çalışmaları sürüyor.

Avrupa Komisyonu: “Karadeniz yeni bir tırmanma cephesine dönüştü”

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de saldırılara tepki gösterdi.

Von der Leyen, “Karadeniz, Rusya’nın Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaşın yeni bir tırmanma cephesi haline geldi” ifadelerini kullanarak gelişmeyi Başbakan Radev gibi “kabul edilemez” olarak değerlendirdi.

Bulgaristan kıyılarında bir hafta önce de kimliği belirsiz dronlar iki ticari gemiyi hedef almış, saldırıya uğrayan gemilerden biri batmıştı.

Okumaya Devam Et

Rusya

Novak: AB, 2022’den bu yana Rusya’ya 320 milyar dolardan fazla ödedi

Yayınlanma

Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, 2022’den bu yana Avrupa Birliği’ne 320,7 milyar dolar, bu yılın ilk dokuz ayında ise 21,3 milyar dolarlık enerji kaynağı sağladıklarını duyurdu. Novak, Rus şirketleri ile bakanlıkların dizel yakıt sevkiyatı kapsamında ABD’li yetkililer ve alıcılarla temaslarını sürdürdüğünü kaydetti.

Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, 2022 yılından bu yana Avrupa Birliği (AB) ülkelerine toplam 320,7 milyar dolar tutarında enerji kaynağı ihraç ettiklerini açıkladı.

İnformasiyonnaya Slujba Vesti’ye demeç veren Novak, ABD Başkanı Donald Trump’ın AB’nin Rusya’dan 250 milyar dolarlık enerji kaynağı aldığı yönündeki değerlendirmesini yanıtladı.

Söz konusu tutarın Trump’ın ifade ettiğinden daha yüksek olduğunu belirten Novak, “Bu rakam, Amerikalı meslektaşlarımızın dile getirdiği 250 milyar dolardan belirgin biçimde fazla. 2022’den bugüne kadarki dönemde bu miktar 320,7 milyar dolar düzeyine ulaşıyor; AB ülkelerine yapılan enerji sevkiyatının hacmi budur” dedi.

Rusya Enerji Bakanlığı verilerine işaret eden Novak, bu yılın ilk dokuz ayında da Avrupa’ya 21,3 milyar dolarlık enerji kaynağı gönderildiğini kaydetti.

İstisnalar kapsamında sevkiyat sürüyor

Yaptırımlara rağmen bazı güzergahlarda muafiyetler sayesinde sevkiyatın devam ettiğini belirten Novak, Moskova’nın güvenilir bir tedarikçi olarak imzalanan sözleşmeleri yerine getirdiğini söyledi.

Novak, AB’ye yönelik ihracat dengesindeki değişimin Rusya’dan kaynaklanmadığını savunarak “Avrupalı meslektaşlarımızın talep ettiği ürünleri tedarik ediyoruz” ifadesini kullandı.

İhracatın büyük kısmını büyüyen Asya-Pasifik pazarlarına yönlendirdiklerini aktaran Novak, temel ortaklarının bu bölgedeki ülkeler olduğunu ve dost ülkelerle uzun vadeli ilişkiler kurmayı sürdürdüklerini kaydetti.

Novak, Rus şirketlerinin ABD’li ticari kuruluşlarla dizel yakıt tedariki konusunda görüşmeler yürüttüğünü duyurdu.

Rusya Enerji Bakanlığı ile ABD Enerji Bakanlığı arasında da temasların sürdüğünü belirten Novak, Rus ham maddesi alıcılarıyla müzakerelerin devam ettiğini ifade etti.

ABD Başkanı Donald Trump, 9 Ekim Cuma günü Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Rus dizel yakıtının küresel piyasalara sunulmasını öngören bir mutabakata vardıklarını açıklamıştı.

Kararın ardından ABD Hazine Bakanlığı, Rus dizeline yönelik yaptırımları Nisan 2027’ye kadar askıya aldı. Trump’ın açıklamasına göre Moskova, ilk etapta birkaç aşamada 1,8 milyon tondan fazla akaryakıt sağlayacak, ardından 3 milyon tonluk ek sevkiyat yapabilecek.

Kremlin tarafından yayımlanan açıklamada ise Putin’in, “Rus tarafı petrol ve petrol ürünlerini Amerikan ve dünya pazarlarına sunmaya hazır olduğunu teyit etti” ifadelerine yer verildi.

Novak da Rusya’nın dizel ihracat kısıtlamalarını planlanan tarihten önce derhal kaldırmaya başlayacağını ve ekim ayında ABD’ye sevkiyata hazır olduğunu belirtti.

Trump, enerji ateşkesi için Ukrayna’ya desteği kesmekle tehdit etmiş

Anlaşma AB ile ABD arasında tartışma yarattı

Moskova ile Washington arasındaki dizel mutabakatı Brüksel’in tepkisini çekti. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Rusya üzerindeki baskıyı hafifletme zamanı olmadığını ve Avrupa’nın böyle bir adım atmayacağını söyledi.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ise Kallas’ın açıklamalarını ikiyüzlülük olarak nitelendirdi. Bessent, Avrupa ülkelerinin Rus enerji kaynaklarından vazgeçememesi nedeniyle 2022’den bu yana Rusya’ya Ukrayna’ya verdikleri destekten daha fazla ödeme yaptıklarını kaydetti.

Petrol ürünlerindeki fiyat artışını frenlemek amacıyla G7 ülkeleri ve Uluslararası Enerji Ajansı, ekim ayı başında 100 milyon varile kadar dizel rezervini serbest bırakma kararı almıştı.

Avrupa Komisyonu Sözcüsü Anna-Kaisa Ikonen, bu tedbire rağmen enerji maliyetleri nedeniyle AB’yi “oldukça zorlu bir kış” döneminin beklediğini ifade etmişti.

Okumaya Devam Et

Rusya

Finlandiya, AB’ye Ruslara turistik vizenin tamamen yasaklanmasını önerdi

Yayınlanma

Finlandiya, Ukrayna’daki savaş bitene kadar Rus vatandaşlarına turistik vize verilmesinin AB genelinde tamamen yasaklanması çağrısında bulundu. Üye ülkeler, Rus turistlerin dolaşımını kısıtlamak amacıyla vizelerin belirli ülkelerle sınırlandırılmasını ve LTV uygulamasını değerlendiriyor.

Finlandiya, Ukrayna’daki savaş sona erene kadar Rus vatandaşlarına turistik vize verilmesinin Avrupa Birliği (AB) genelinde tamamen yasaklanmasını önerdi.

AB’nin Finlandiya’nın izlediği yolu takip ederek Rusya vatandaşlarına turistik vize verilmesini tüm birlik genelinde durdurması durumunda, Rusların Avrupa ülkelerine seyahat imkanı ortadan kalkabilir.

Finlandiya Dışişleri Bakanı Elina Valtonen, Rusya Ukrayna’ya yönelik savaşını bitirene kadar Rus vatandaşlarına turistik vize verilmesini durdurması için AB’ye resmi çağrıda bulundu.

Valtonen, Finlandiya’da acil ve zorunlu olmayan gerekçelerle yapılan seyahatler ile turistik amaçlı vizelerin Ruslara verilmesinin 2022 yılında zaten yasaklandığını hatırlattı.

Bu uygulamanın artık birlik ölçeğinde de geçerli olması gerektiğini savunan Valtonen, “Aynı yaklaşımın nihayet AB düzeyinde de hayata geçirilmesi gerekiyor. Rusya saldırganlığını sürdürdüğü müddetçe vatandaşlarına turistik vize verilmemelidir. Rusya Ukraynalıların evlerini bombalarken Rusların Avrupa’ya gelmesi, buradaki yaşam tarzının ve özgürlüklerin tadını çıkarması doğru değil” değerlendirmesinde bulundu.

Birlik sınırlı geçerliliğe sahip vize seçeneğini değerlendiriyor

Üye ülkelerin ele alacağı vize politikasını sertleştirmeye dönük bir diğer seçenek, tüm Rusya vatandaşlarına sınırlı bölgesel geçerliliğe sahip vize (LTV) verilmesi sistemine geçilmesini içeriyor. Bu vizelerde hamilin kalabileceği ülke ya da ülkeler doğrudan belirtiliyor ve Schengen bölgesi içinde kalsa dahi bu sınırların dışına çıkılması vize rejimi ihlali kabul ediliyor.

AB Konseyinin 14 Ekim’de yapılması planlanan toplantısının gündeminde bu konunun değerlendirilmesi yer alıyor.

AB ülkeleri, 2024-2026 döneminde hem yaptırımların sıkılaştırılması hem de Rusların Avrupa içindeki serbest dolaşımını sınırlandırma arzusu doğrultusunda Rus vatandaşlarına giderek daha sık LTV vizesi vermeye başladı.

Valtonen, Avrupa Komisyonuna da ilettiği mektupta LTV vizelerinin uygulamaya konulması teklifine destek vereceğini, ancak bu yöntemi yalnızca geçici bir tedbir olarak gördüğünü kaydetti.

AB’yi vize kurallarını sertleştirmeyi tartışmaya sevk eden bir diğer etkeni, Rusya’ya atfedilen eylemler.

Bölgedeki istihbarat teşkilatları ile siyasetçiler, Moskova’nın Avrupa sahasında yürüttüğünü iddia ettiği “hibrit savaş eylemleri ve sabotaj girişimlerinin” giderek daha sık ve pervasız hale geldiğini, bu durumun can kayıplarına yol açabileceğini öne sürüyor.

Polonya Dışişleri Bakanı Radoslaw Sikorski, Financial Times gazetesine yaptığı açıklamada vize kısıtlamalarının artırılması çağrısını dile getirdi.

Sikorski, “Kiev’deki köprülerin vurulduğu ve binalardan çocuk cesetlerinin çıkarıldığı görüntüleri izlerken, ardından Rus turistlerin Avrupa’da paralarını saçtığını duymak beni adeta sarsıyor” ifadelerini kullandı.

Öte yandan Alman soruşturma makamları, Leipzig Havalimanı’nda insansız hava araçlarıyla sabotaj düzenleme girişiminde bulunan şüphelilerden birinin Almanya’ya turistik vizeyle giriş yapan ve Rus pasaportu taşıyan bir Belarus vatandaşı olduğunu iddia ediyor.

Leipzig’deki İHA olayında tanık ifadeleri resmi iddialarla çelişiyor

Avrupa Komisyonu nihai kuralları ocak ayında sunacak

AB üyesi ülkelerin dışişleri bakanları, Lüksemburg’daki toplantıda Rus diplomatların hareket alanına getirilecek kısıtlamaları ve turistik vize uygulamasını ele almayı planlıyor.

Konu daha sonra üye ülkelerin liderleri tarafından da görüşülecek. Bazı AB temsilcilerinin Politico’ya aktardığına göre Avrupa Komisyonu, Rus vatandaşlarına yönelik vize kurallarının sertleştirilmesine ilişkin nihai teklif paketini ocak ayında sunmayı planlıyor.

Vize kurallarının köklü biçimde sıkılaştırılmasını Finlandiya ve Polonya’nın yanı sıra İsveç, Estonya ve bazı diğer ülkeler de talep ediyor.

Turistik vize verme konusunda ise Fransa, İtalya ve İspanya en faal ülkeler olarak öne çıkıyor. Rus vatandaşları 2025 yılında Schengen bölgesinde seyahat imkanı sağlayan yaklaşık 478 bin turistik vize aldı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English