Bizi Takip Edin

Rusya

Rusya’da Kalaşnikov’un eski yöneticisine Çin parçaları nedeniyle kaçakçılık davası

Yayınlanma

Rusya’da Kalaşnikov Konsorsiyumu’nun eski satın alma müdürü, AK-12 piyade tüfekleri için Çin’den düşük kaliteli parçaları kaçak yollarla temin etmekle suçlanarak İjevsk’te hâkim karşısına çıktı. Şirketi 37,8 milyon ruble zarara uğrattığı öne sürülen şebekenin diğer üyeleri ise Moskova bölgesinde kaçakçılık ve dolandırıcılık suçlamalarıyla yargılanıyor.

Rusya’nın İjevsk kentindeki Leninskiy Bölge Mahkemesi, silah üreticisi Kalaşnikov Konsorsiyumu’nun eski Satın Alma ve Lojistik Direktörü Kseniya Graşçenkova hakkındaki ceza davasını görmeye başladı.

Kommersant gazetesinin aktardığına göre, 9 Ekim’de görülen duruşmada Graşçenkova, devlet savunma siparişinin yerine getirilmesi sırasında yetkisini kötüye kullanarak ağır sonuçlara yol açmakla suçlanıyor.

Soruşturma makamları, Graşçenkova ve diğer sanıkların Kalaşnikov’a Çin’den düşük kaliteli parçaları kaçak yollarla tedarik ettiğini ve devlete 37 milyon rubleden fazla zarar verdiğini iddia ediyor.

Soruşturma verilerine göre olaylar, 2023 yılında 5,45 mm kalibreli AK-12 piyade tüfeğinin modernizasyonu sürecinde başladı.

Konsorsiyum, tüfeğin tasarımında yapılacak değişiklikler için dışarıdan temin edilmesine izin verilen iki yarı mamul parçaya erişim sağlamaya çalıştı.

İvanovskiye Kovşi şirketinin sahibi Aleksey Morohov, firmasının savunma sanayisi siparişlerini karşılayacak kapasiteye sahip olduğunu ileri sürdü.

Ağustos ayında teslim edilen deneme partisi kalite kontrolünden geçti. Ancak parçaların Rus teknik çizimlerine dayanarak Çin’de üretildiği fabrika yetkililerinden gizlendi.

Paravan şirket üzerinden sözleşme yapıldı

Soruşturma, şüphelilerin daha sonra Montajnik adlı firmayı satın alıp adını İntertehnika olarak değiştirdiğini ortaya koydu.

Sanıklar, Kalaşnikov’a Rusya içinde 84 bin yarı mamul parça üretmeyi önerdi. Müfettişler, İntertehnika’nın hiçbir üretim kapasitesi, tesisi, ekipmanı ve uzman personeli olmadığını, şirketin ne Rusya’da ne de yurt dışında fiilen üretim yapmadığını şüphelilerin bildiğini kaydetti.

Ekim 2023’te Kalaşnikov’u temsilen Kseniya Graşçenkova ile İntertehnika Genel Müdürü Yuriy Çernışev arasında 80 bin yarı mamul parçanın tedarikine ilişkin yüklenici sözleşmesi imzalandı.

Yaklaşık 110 milyon rublelik sözleşmede, sahte ya da taklit ürün kullanılmayacağı taahhüdü yer aldı.

Çin menşeli parçalar standartları karşılamadı

Dava dosyasına göre sanıklar, Çin merkezli Jiangsu Origin Machinery Co., Ltd ve Taizhou Hongze Trading Co., Ltd şirketleri ile İvanovskiye Kovşi firması arasında sözleşmeler hazırladı.

Rusya’daki teknik gereksinimlerle örtüşen bu parçalar, evraklara “vida somunu” olarak kaydedildi. Konsorsiyum denetçileri ilk partide 2 bin 775 ürünü kabul edip 819’unu reddetti; ikinci sevkiyatta ise 14 bin 414 parça kabul aldı.

Müfettişler, Çin’de üretilen parçaların zorunlu standartları taşımadığı ve şartnameye uymadığı gerekçesiyle ödemeye tabi olamayacağı sonucuna vardı.

Davadaki toplam maddi zarar 37,8 milyon ruble olarak kayıtlara geçti. Bu rakam, konsorsiyumun tedarikçiye ödediği tutar ile İvanovo’daki tesise gönderildiği iddia edilen 6 ton hammaddenin maliyetinden oluştu.

Ortakların davası Himki’de sürüyor

Graşçenkova ile bağlantılı diğer sanıkların davası ise Moskova bölgesindeki Himki Şehir Mahkemesi’nde ayrı görülüyor.

Sanıklar arasında İntertehnika’nın kurucu ortağı ve televizyondaki “Yıldızlarla Dans” yarışmasının 2010 yılı galibi Aleksey Ledenev ile Aleksey Morohov yer alıyor.

16 duruşmanın geride kaldığı davada sanıklara organize suç örgütü kapsamında ateşli silah parçası kaçakçılığı, nitelikli dolandırıcılık ve ücret ödememe suçlamaları yöneltiliyor.

Aleksey Morohov, şirket müdürü Yuriy Çernışev’e yaklaşık 1 milyon rublelik maaşını ödememekle de suçlanıyor.

İvanovo Bölge Savcılığı’nın iddianamelerini onayladığı şüpheliler başlangıçta suçlamaları kabul edip adli işbirliği anlaşması yapsa da savcılık daha sonra bu anlaşmaları iptal etti.

Rusya

Finlandiya, AB’ye Ruslara turistik vizenin tamamen yasaklanmasını önerdi

Yayınlanma

Finlandiya, Ukrayna’daki savaş bitene kadar Rus vatandaşlarına turistik vize verilmesinin AB genelinde tamamen yasaklanması çağrısında bulundu. Üye ülkeler, Rus turistlerin dolaşımını kısıtlamak amacıyla vizelerin belirli ülkelerle sınırlandırılmasını ve LTV uygulamasını değerlendiriyor.

Finlandiya, Ukrayna’daki savaş sona erene kadar Rus vatandaşlarına turistik vize verilmesinin Avrupa Birliği (AB) genelinde tamamen yasaklanmasını önerdi.

AB’nin Finlandiya’nın izlediği yolu takip ederek Rusya vatandaşlarına turistik vize verilmesini tüm birlik genelinde durdurması durumunda, Rusların Avrupa ülkelerine seyahat imkanı ortadan kalkabilir.

Finlandiya Dışişleri Bakanı Elina Valtonen, Rusya Ukrayna’ya yönelik savaşını bitirene kadar Rus vatandaşlarına turistik vize verilmesini durdurması için AB’ye resmi çağrıda bulundu.

Valtonen, Finlandiya’da acil ve zorunlu olmayan gerekçelerle yapılan seyahatler ile turistik amaçlı vizelerin Ruslara verilmesinin 2022 yılında zaten yasaklandığını hatırlattı.

Bu uygulamanın artık birlik ölçeğinde de geçerli olması gerektiğini savunan Valtonen, “Aynı yaklaşımın nihayet AB düzeyinde de hayata geçirilmesi gerekiyor. Rusya saldırganlığını sürdürdüğü müddetçe vatandaşlarına turistik vize verilmemelidir. Rusya Ukraynalıların evlerini bombalarken Rusların Avrupa’ya gelmesi, buradaki yaşam tarzının ve özgürlüklerin tadını çıkarması doğru değil” değerlendirmesinde bulundu.

Birlik sınırlı geçerliliğe sahip vize seçeneğini değerlendiriyor

Üye ülkelerin ele alacağı vize politikasını sertleştirmeye dönük bir diğer seçenek, tüm Rusya vatandaşlarına sınırlı bölgesel geçerliliğe sahip vize (LTV) verilmesi sistemine geçilmesini içeriyor. Bu vizelerde hamilin kalabileceği ülke ya da ülkeler doğrudan belirtiliyor ve Schengen bölgesi içinde kalsa dahi bu sınırların dışına çıkılması vize rejimi ihlali kabul ediliyor.

AB Konseyinin 14 Ekim’de yapılması planlanan toplantısının gündeminde bu konunun değerlendirilmesi yer alıyor.

AB ülkeleri, 2024-2026 döneminde hem yaptırımların sıkılaştırılması hem de Rusların Avrupa içindeki serbest dolaşımını sınırlandırma arzusu doğrultusunda Rus vatandaşlarına giderek daha sık LTV vizesi vermeye başladı.

Valtonen, Avrupa Komisyonuna da ilettiği mektupta LTV vizelerinin uygulamaya konulması teklifine destek vereceğini, ancak bu yöntemi yalnızca geçici bir tedbir olarak gördüğünü kaydetti.

AB’yi vize kurallarını sertleştirmeyi tartışmaya sevk eden bir diğer etkeni, Rusya’ya atfedilen eylemler.

Bölgedeki istihbarat teşkilatları ile siyasetçiler, Moskova’nın Avrupa sahasında yürüttüğünü iddia ettiği “hibrit savaş eylemleri ve sabotaj girişimlerinin” giderek daha sık ve pervasız hale geldiğini, bu durumun can kayıplarına yol açabileceğini öne sürüyor.

Polonya Dışişleri Bakanı Radoslaw Sikorski, Financial Times gazetesine yaptığı açıklamada vize kısıtlamalarının artırılması çağrısını dile getirdi.

Sikorski, “Kiev’deki köprülerin vurulduğu ve binalardan çocuk cesetlerinin çıkarıldığı görüntüleri izlerken, ardından Rus turistlerin Avrupa’da paralarını saçtığını duymak beni adeta sarsıyor” ifadelerini kullandı.

Öte yandan Alman soruşturma makamları, Leipzig Havalimanı’nda insansız hava araçlarıyla sabotaj düzenleme girişiminde bulunan şüphelilerden birinin Almanya’ya turistik vizeyle giriş yapan ve Rus pasaportu taşıyan bir Belarus vatandaşı olduğunu iddia ediyor.

Leipzig’deki İHA olayında tanık ifadeleri resmi iddialarla çelişiyor

Avrupa Komisyonu nihai kuralları ocak ayında sunacak

AB üyesi ülkelerin dışişleri bakanları, Lüksemburg’daki toplantıda Rus diplomatların hareket alanına getirilecek kısıtlamaları ve turistik vize uygulamasını ele almayı planlıyor.

Konu daha sonra üye ülkelerin liderleri tarafından da görüşülecek. Bazı AB temsilcilerinin Politico’ya aktardığına göre Avrupa Komisyonu, Rus vatandaşlarına yönelik vize kurallarının sertleştirilmesine ilişkin nihai teklif paketini ocak ayında sunmayı planlıyor.

Vize kurallarının köklü biçimde sıkılaştırılmasını Finlandiya ve Polonya’nın yanı sıra İsveç, Estonya ve bazı diğer ülkeler de talep ediyor.

Turistik vize verme konusunda ise Fransa, İtalya ve İspanya en faal ülkeler olarak öne çıkıyor. Rus vatandaşları 2025 yılında Schengen bölgesinde seyahat imkanı sağlayan yaklaşık 478 bin turistik vize aldı.

Okumaya Devam Et

Rusya

AB, Rusya yaptırımlarını yaklaşık 1600 kişi ve şirketle genişletti

Yayınlanma

Avrupa Birliği, Rusya’ya yönelik 22’nci yaptırım paketini onaylayarak 743 kişi ve 826 şirketi kısıtlama listesine dahil etti. Yeni tedbirler savunma, sanayi ve gemi inşa alanlarında faaliyet yürüten dev kuruluşları hedef alıyor.

Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelerin dışişleri bakanları, Rusya’ya yönelik 22’nci yaptırım paketini onayladı.

AB Resmi Gazetesi’nde yayımlanan belgelere göre yeni yaptırım listesine 743 gerçek ve 826 tüzel kişi olmak üzere yaklaşık 1600 kişi ve kuruluş dahil edildi.

Birlik yetkilileri, kabul edilen bu son paketin 2022 yılından bu yana Rusya’ya karşı yürürlüğe konan en kapsamlı kısıtlama adımı niteliğini taşıdığını bildirdi.

Resmi Gazete’de yer alan karara göre, yaptırım listesine alınan kuruluşlar arasında Ural Cihaz Yapım Fabrikası, Kingisepp Makine Fabrikası ve Sergo Orconikidze Saratov Elektrikli Cihaz Yapım Fabrikası yer alıyor.

Kısıtlamalar ayrıca Gorki Otomobil Fabrikası’nın sahibi olan GAZ halka açık anonim şirketini de kapsıyor.

Yeni yaptırımlar, Rusya’nın en köklü gemi yapım tesisleri arasında bulunan Amiral Tersaneleri, Uzak Doğu Zvezda Fabrikası ile makine ve metalurji alanında faaliyet gösteren Motoviliha Fabrikaları holdingine genişletildi.

Yaroslavl Motor Fabrikası (Avtodizel), Kordiant anonim şirketi, Vostok Çistopol Saat Fabrikası ile Gemi Onarım ve Gemi İnşa Şirketi de yeni kısıtlama listesine girdi.

Gayrimenkul ve inşaat sektöründe faaliyet gösteren Samolet Şirketler Grubu ile şirketin genel müdürü Anna Akinşina da yaptırım listesine dahil edildi.

Kısıtlama getirilen diğer gerçek kişiler arasında Rusya Merkez Seçim Komisyonu üyeleri, siyasetçiler, milletvekilleri ve Rusya’nın kontrol ettiği yeni bölgelerden Devlet Duması seçimlerine katılan adaylar sıralanıyor.

Rus haber ajansı RBK, kısıtlama listesinde adları yer alan Samolet şirketi, Amiral Tersaneleri, Uzak Doğu Zvezda Fabrikası, Motoviliha Fabrikaları holdingi, Yaroslavl Motor Fabrikası, Kordiant anonim şirketi, Vostok Çistopol Saat Fabrikası ile Gemi Onarım ve Gemi İnşa Şirketi’ne konuyla ilgili resmi bilgi talebinde bulundu.

Kallas: “2022’den bu yana en kapsamlı yaptırım paketi”

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, 12 Ekim’de dışişleri bakanlarının onayladığı bu adımın, Rusya’ya yönelik şimdiye kadarki en büyük yaptırım paketi olduğunu belirtti.

Estonya Dışişleri Bakanı Margus Tsahkna, kısıtlama listesine eklenenlerin ayrıntılarına dair açıklama yaparak AB’nin 743 kişi ile 826 şirketi kapsama aldığını duyurdu.

Moskova yönetimi ise Batılı ülkelerin uygulamaya koyduğu yaptırımları kınamayı sürdürüyor.

AB temmuz ayında 21’inci paketi kabul etmişti

AB, temmuz ayı sonunda Rusya’ya yönelik 200’den fazla unsuru içeren 21’inci yaptırım paketini kabul etmişti.

Söz konusu tedbirler finans, enerji ve savunma sanayisi sektörlerini hedef almıştı.

Temmuz ayındaki kararla birlikte 90’dan fazla banka, 40 gemi, bazı petrol rafinerileri ile enerji şirketleri kısıtlama kapsamına girmişti.

Rusya’nın tek elektrik ihracat ve ithalat operatörü olan Inter RAO şirketi de bu tedbirlerden etkilenmişti.

Farklı ülkelerde faaliyet yürüten 14 kripto para platformu ve işletmecisi ile Rus savunma sanayisi bünyesindeki 50’yi aşkın işletme de temmuz ayındaki kısıtlama listesine eklenmişti.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rosatom davasında mahkeme Finlandiya’nın sözleşme feshini hukuka aykırı gördü

Yayınlanma

Milletlerarası Ticaret Odası Uluslararası Tahkim Mahkemesi, Finlandiya merkezli Fennovoima şirketinin Hanhikivi-1 Nükleer Güç Santrali inşaat sözleşmesini tek taraflı feshini hukuka aykırı buldu. Tarafların tahkim sürecinde karşılıklı milyarlarca avroluk tazminat talepleri yer alırken projenin toplam maliyeti 7 ila 7,5 milyar avro düzeyindeydi.

Milletlerarası Ticaret Odası (ICC) Uluslararası Tahkim Mahkemesi, Finlandiya merkezli Fennovoima şirketinin Hanhikivi-1 Nükleer Güç Santrali’nin inşasına ilişkin sözleşmeyi tek taraflı feshini hukuka aykırı buldu.

Strana Rosatom yayın organının Rusya Devlet Atom Enerjisi Kurumu (Rosatom) Genel Müdürü Aleksey Lihaçov’un açıklamasına dayandırdığı habere göre mahkeme, feshin gerçekleştiği tarih itibarıyla projenin dinamik biçimde ilerlediği ve Rosatom bünyesindeki şirketlerin santralin inşaat lisansını alma yolunda somut ilerleme kaydettiği sonucuna vardı.

Kararı değerlendiren Lihaçov, “Bugünkü zafer önemli fakat nihai bir nitelik taşımıyor. Farklı yargı mercilerinde Finlandiya projesine ilişkin haklılığımızı savunmayı sürdüreceğiz. Aynı zamanda şunu da eklemek isterim ki şayet mahkemelerde davalaşmak yerine projeyi ortaklaşa hayata geçirmeye devam etseydik Finlandiya en modern nükleer güç santraline kavuşacak, bununla birlikte ucuz ve yeşil elektrik elde edecekti” ifadelerini kullandı.

Rosatom temsilcileri, Finlandiya tarafından tahsil edilecek nihai tazminat ve alacak tutarlarının tamamlanan tüm yargı süreçlerinin ardından netleşeceğini bildirdi.

Rosatom ile Fennovoima, Hanhikivi-1 Nükleer Güç Santrali’nin inşasına yönelik sözleşmeyi 2013 yılında imzaladı.

Finlandiya’nın kuzeyinde kurulması planlanan tek reaktörlü santral projesinin toplam maliyetinin 7 ila 7,5 milyar avro seviyesinde gerçekleşeceği öngörülüyordu.

Finlandiya resmi makamlarının inşaat iznini verme süreci birkaç yıl gecikti. Fennovoima ise 2022 yılının ilkbaharında sözleşmeyi feshettiğini duyurdu.

Nükleer güç santrali inşaatının siparişçisi ve ana işvereni konumundaki şirket, Ukrayna’daki askeri harekatın proje risklerini tırmandırdığını ve lojistik tedarik zincirlerinin çoğunun kesintiye uğradığını gerekçe gösterdi.

Sözleşmenin feshine yönelik hukuki bir zemin görmediğini kaydeden Rosatom yetkilileri ise tüm yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiklerini vurgulayarak Finlandiya tarafına fatura çıkaracaklarını ilan etti.

Yürütülen tahkim yargılaması kapsamında iki şirket karşılıklı olarak milyarlarca avroluk tazminat talebinde bulundu. Süreçte Fennovoima yaklaşık 2 milyar avro talep ederken Rosatom’un karşı talepleri 3 milyar avroyu buldu.

Rosatom, 2023 yılında uluslararası tahkim mekanizması üzerinden yeni bir adım atarak Finlandiya’daki Hanhikivi-1 Nükleer Güç Santrali’nin siparişçisine sağlanan 920,5 milyon avro tutarındaki kredinin vaktinden önce geri ödenmesini talep etti.

Genel Müdür Lihaçov, geçen yılın mayıs ayında yaptığı açıklamada nükleer santral projesindeki işbirliğinden çekilme sebebiyle oluşan zararları yargı yoluyla Finlandiya’dan tazmin ettirme niyetinde olduklarını kaydetmişti.

Lihaçov, söz konusu dönemde yaptığı değerlendirmede “Finlandiya hükümeti projeden sürekli kaçındı, Finlandiya iş dünyasının ise bu projeyi savunacak gücü ve imkanları yetmedi” diye konuşmuştu.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English