DÜNYA BASINI

Rusya’nın askeri doktrininde yeni bir konsept

Yayınlanma

Aşağıdaki, Rusçası da epey zor anlaşılan bir makalenin ilk yarısının neredeyse eksiksiz çevirisi. Stratejik Füze Kuvvetleri komutanı Tümgeneral İgor Fazletdinov ve emekli Albay V. Lumpov’un imzasını taşıyan makale, Savunma Bakanlığı’nın aylık teorik yayını Voennoya Mısl’ın mart sayısında çıktı.

Voennaya Mısl şu üst başlıkla yayınlanır: “Rusya Federasyonu Silahlı Kuvvetlerinin generalleri, amiralleri ve subayları için”.

Makalenin belirsiz göndermeleri, bu ve benzerlerinin aslında halen sürmekte olan yeni bir takım analitik çalışmaların parçası olduğu izlenimini doğuruyor. Makalenin ortaya koyduğu iddia şu: 21’inci yüzyılda nükleer caydırıcılığın niteliği geçtiğimiz yüzyıla göre kökten değişmiştir. Bunun iki temel nedeni var: 1) ABD’nin küresel füze savunma sisteminin varlığı, 2) yeni bir “stratejik üçlünün” eski konsepti değiştirmesi. Klasik stratejik üçlü, karada füze üsleri, denizde balistik füze denizaltıları ve havada stratejik bombardıman uçaklarıdır. Yeni stratejik üçlü ise dronlar, siber saldırılar ve özel operasyon kuvvetleri.

Dergi henüz çok taze, ama makale ciddi yayınların derhal ilgisini çekti. Nedensiz veya abartılı bir ilgi değil, zira Stratejik Füze Kuvvetleri Komutanı’nın nükleer silahlarla ilgili atacağı virgül bile önemsiz değildir. Argümantasyon ise elbette büyük önem taşıyor. Birincisi, ABD’nin Rusya’yı bir “çokkatmanlı küresel harekât” vasıtasıyla bozguna uğratmak istediğini ileri sürüyor. Makaleye göre ABD’nin bu saldırı planları, Rusya silahlı kuvvetlerinin “caydırıcı stratejik kuvvetleri harekâtı” konsepti üzerinde çalışmasını tetikledi. Konsept, olası saldırısı halinde Amerikalı saldırganın bozgunu için gerekli vasıtaları ve ilkeleri belirliyor. Bunlar en yeni teknolojiden başka nükleer olsun olmasın stratejik taarruz ve stratejik savunma silahlarını da kapsıyor.

Yeni konseptin hedefleri şunlar: 1) ABD ve NATO’nun ani küresel saldırısının Rusya’nın stratejik kuvvetleri asgari zararla püskürtülmesi; 2) ABD’nin küresel füze savunma sisteminin ezilmesi; 3) korunan nükleer potansiyelle saldırgana tahammül edemeyeceği zararlar verilmesi.

Demek ki makale, gerçekten yerkürenin kaderini ilgilendirecek kadar önemli bir olay, bir ölüm-kalım olayı açısından büyük bir önem taşıyor.

İlgili okur yazıyı okuduktan sonra mutlaka Rusya’nın nükleer doktrinini de incelemeli; zira yazı o doktrindeki ilkelere dayanıyor.

* * *

Stratejik Amaçlı Füze Kuvvetlerinin NATO’nun çokkatmanlı stratejik operasyonlarına karşı koymaktaki rolü

Nükleer silahlarla dolu bir dünyada, çatışan taraflarda güvenilir füze savunmasının bulunmaması yüzünden, tarafların ilişkilerinin kesin bir surette destabilizasyonuna karşı başlıca ve en ucuz caydırıcılık vasıtası nükleer silahlardı ve bugün de öyle.

Caydırıcılığın başlıca şartı, karşılıklı mücadele içindeki taraflar arasında nükleer paritenin, saldırganın savunmadaki tarafın misilleme saldırısında kabul edilemez zarar alması ihtimalini yüksek kılan karşılıklı kabul edilen asgari bir seviyede korunmasıdır. Nükleer paritenin caydırıcı etkisinin büyüklüğü, en objektif şekilde, misilleme saldırısında gerek duyulanla gerçek potansiyellerin ilişkisine bakarak değerlendirilebilir. Bu potansiyellerin büyüklüğü ise geniş bir parametreler dizisine bağlı olacaktır: silahların potansiyel karakteristikleri; tarafların kullandığı caydırıcı tedbir vasıtaların ne derece tamamlanmış olduğunu yansıtan dinamik karakteristikleri; stratejik kuvvetlerin önleyici ve misilleme eylemlerinde kullanım biçim ve tarzları. …

21’inci yüzyılda nükleer caydırıcılığın gerçekleşmesi için askeri-stratejik şartlar kökten değişti. Gayet belirgin nükleer kutuplara sahip çokkutuplu bir dünya düzeni objektif olarak şekillenmekte. ABD dünyadaki lider rolünü tedricen kaybediyor. Rusya’ya karşı askeri-siyasi çizgide saldırganlık artıyor. ABD, stratejik ve nükleer istikrarın temini sahasındaki temel bir dizi uluslararası mutabakattan çekilme faaliyetini de hızlandırdı. ABD, Anti-Balistik Füze Anlaşması (ABM) ve Orta ve Kısa Menzilli Füzelerin Tasfiyesi Anlaşması’nı (IRNFT) dondurdu; sırada stratejik taarruz silahlarının sınırlandırılması, nükleer silahların ve diğer kitle imha silahlarının yayılmasını önleme mutabakatlarının, nükleer deneme yasağının vb. dondurulması var. Stratejik nükleer kuvvetlerinin ve nükleer altyapılarının restorasyonuna ve modernizasyonuna, bunların kriz durumunda yeniden kurulmasına girişiyorlar. Deniz ve bölgelerde gelişmiş ve kademeli bir küresel füze savunma sistemi geliştiriliyor; bunun uzay ve yerdeki stratejik hedeflerin imhasına yönelik bir uzay kademesiyle güçlendirilmesi planlanıyor. Yeni stratejik caydırıcılık “üçlüsünün” Çin ve Rusya Federasyonu nezdinde nükleer olmayan taarruz bileşeninin kurulması, keza siber ve enformasyon savaşını efektif şekilde yürütecek kuvvetlerin şekillendirilmesi çalışmalarına hız veriliyor. Amerikan yönetimi tarafından “yeni stratejik üçlünün” kurulması planlarının gerçekleştirilmesi “nükleer eşiğin” üç kat düşürülmesine ve nükleer dünya savaşının başlaması tehdidinde şiddetli bir artışa yol açabilir.

ABD ve müttefikleri dış siyasetlerindeki saldırganlığı askeri strateji ve konseptleriyle de tespit etmiş oldular. ABD ve müttefikleri, stratejik kuvvetlerin geliştirilmesi planlarının yanısıra, kesinlikle saldırgan bir konsept olan silahlı kuvvetlerin prensip olarak yeni bileşenlerinin, geleceğe yönelik silah sistemlerinin, bunların münhasıran taarruz niteliği taşıyan kullanılma biçim ve tarzlarının kurulması ve oluşturulması üzerinde de çalışıyorlar. “Birleşik kuvvetler”, “olağan küresel saldırı”, “ağ merkezli” ve “hibrit” savaşlar, “harekâtın yürütüldüğü bölgelere erişim” gibi konseptler bunlar arasında.

Günümüzde ABD silahlı kuvvetlerinin genel savaş konseptleri arasında başlıca yeri ve sistem kurucu niteliği “çokkatmanlı harekât (muharebe) konsepti” kazandı. …

Bu konseptin … özü nihayetinde şunlardır:

— NATO’nun güçlü bir hasma karşı ABD liderliğinde bir koalisyon olarak askeri potansiyelinin kullanılmasının yeni yaklaşımlarla temellendirilmesi;

— bloğun, ortak ülkelerin, uluslararası teşkilatların ve STÖ’lerin askeri ve sivil imkânlarının çatışmanın ittifak tarafından dayatılan şartlarda çözülmesi için geniş bir şekilde harekete geçirilmesi;

— muhtelif coğrafi, jeofizik ve sanal ortamlarda (uzay, enformasyon ve siber alanlar dâhil) harekâta katılanlarının eylemlerinde mutabakat;

— çokkatmanlı harekâta katılanların enformasyon ve kontrol alanında yekpare eylemlerini temin edebilecek, şu ya da bu katmanda hâkim olan kıta (kuvvet) grubuna sahip olmak.

Çokkatmanlı harekâtın stratejik (küresel) veçhesi, “küresel entegre harekât” ve “harekâtın yürütüldüğü bölgelere erişim” konseptlerinden alınan tezlerle tayin olunur; bunlar, “yekpare kuvvetlerin” dünyanın muhtelif bölgelerinde konuşlandırılmış Amerikan komuta ve askeri üslerinden birinde kısa bir sürede oluşturulmasını, mobilite seviyesi yüksek, bir dizi tekil harekât ortamında yahut eşzamanlı olarak bütün harekât ortamlarında ortak bir yönetim altında ve yekpare bir plan ve programa bağlı olarak etkili şekilde faaliyet gösterebilecek ara-biçim formasyonlarını öngörür. Kıtaların (kuvvetlerin) stratejik çokkatmanlı harekâtın yürütülmesi için konuşlandırıldığı bölgeler, bu ülkenin bütün topraklarının askeri eylemlerle eşzamanlı olarak ele geçirilmesi imkânını sağlamak için hasım devletin sınırlarına azami ölçüde yakın olmalıdır.

ABD’nin mevcut askeri doktrininde dünya hakimiyetinin ve dünyadaki askeri-iktisadi ayrıcalıklı konumun kaybedilmesinin baş suçlusunun, dünyada hâkim güç olmanın önündeki baş engelin ve en büyük hasmın Rusya olduğu ilan ediliyor; Amerikan askeri siyasetinin başlıca amacı da, istenmeyen bir rejimin, toprak, doğal kaynak, üretim ve insan kaynakları korunarak askeri-siyasi veya fiziki olarak ortadan kaldırılması.

Kendileri tarafından yaratılmış hayali bir nükleer olmayan dünyada, kendi nükleer silahlarıyla orantılı, uzun menzilli, yüksek hassasiyetli ve hipersonik “geleneksel” teknolojilerin yegâne sahibi sıfatıyla dünya liderliğini koruma ve güçlendirme girişimlerindeki fiyaskonun ardından ABD, stratejik hedeflerine erişmek için nükleer enstrümanı bütün yönleriyle kullanmaya yönelik mevcut askeri stratejiye geri döndü, ama tamamen başka bir bağlamda.

ABD’nin askeri-siyasi yönetimi çağdaş büyük ölçekli savaşların sevk ve idaresine yönelik gaye ve planlarında (Rusya benzeri) güçlü bir hasmın bozgununda (kapitülasyona zorlanmasında) tayin edici rolü eskiden olduğu gibi stratejik nükleer kuvvetlere veriyorlar, ancak şu türden zaruri ve yeterli şartların yerine getirilmesinin temini durumunda:

— [karşılıklı] nükleer [çatışma] öncesi dönemde Rusya Federasyonu’nun caydırıcı nükleer potansiyelinden peşinen yoksun kılınmış olması;

— Rusya Federasyonu’ndan gelecek cevabi “nükleer misillemenin” geri püskürtülmesinin, Rusya’nın stratejik nükleer kuvvetlerinin elinde kalmış ve ABD tesislerine yönelmiş nükleer savaş başlıklarının hepsinin mutlak bir bozgunu yoluyla garanti edilmesi;

— dünyadaki askeri-iktisadi liderliğin ve askeri çatışmaya katılmamış nükleer merkezlerin caydırılması için yeterli derecede nükleer potansiyelin korunması.

Pentagon, başlıca potansiyel hasmın kuvvet yoluyla ortadan kaldırılmasının teknolojik kapsamında şunları öngörüyor:

— mevcudu, askeri kabiliyeti ve muharebe hazırlığı bağlamında yeterli sayıda stratejik nükleer ve nükleer olmayan taarruz gruplarının ve savunma kuvvet ve vasıtalarının oluşturulması ve konuşlandırılması, keza bunların başarılı ve etkili kullanılması için zaruri şartların zamanında temin edilmesi;

— Rusya Federasyonu stratejik nükleer kuvvetlerinin (muharebe mevcudunun en az yüzde 65-70’inin) batı tarafından yenilgisi hedefine ulaşılmasında olağan ani küresel saldırı (PGS) kuvvet ve vasıtalarıyla milli güvenlik stratejik taarruz kuvvetleri tesislerinin ani ve kütlesel kuvvete maruz bırakılması.

— askeri uzay sahasında küresel füze savunma sistemleri kademelerinin (muharebe mevcudunun en azından yüzde 35-40’ının) yok edilmesi yoluyla, kalan nükleer füze başlıklarının onlara verilen “nükleer misilleme” hedeflerine ulaşmasının engellenmesi;

— diğer nükleer devletler karşısında stratejik üstünlük sağlamak için yeterli bir nükleer potansiyelin muhafaza edilmesi şartıyla, Rusya Federasyonu’nu fiziki olarak tasfiye etmek için, onu başsız bırakacak ve zayıf düşürecek asgari düzeyde yeterli bir kütlesellikte nükleer saldırıda bulunulması.

Belirtilen büyük ölçekli hedeflere ulaşılması ve Rusya’ya karşı tasarlanan gayenin gerçekleştirilmesi, Pentagon tarafından, görüldüğü kadarıyla, küresel stratejik çokkatmanlı harekât biçiminde planlanıyor. Rusya Federasyonu’na karşı bu operasyonun yürütülmesinde NATO bloğunun askeri eylemlerinin askeri-stratejik senaryosu yapısal olarak üç devreyi ihtiva edebilir: hazırlık (hibrit eylemler), nihai (karada askeri eylemler) ve temel (hava-uzay taarruz ve savunma harekâtları (muharebeleri)).

Konsepte göre hazırlık devresi epey uzun süreli olabilir, birkaç aydan bir yıl ve daha fazlasına uzayabilir. Bu devre, saldırganın Rusya Federasyonu topraklarına çokkollu bir istihbarat teşkilatı ve sabotaj ağıyla gizlice sızmasına ve iklime uyum sağlamasına, bu ağın daha sonraki temel (kuvvete dayanan) aşamada kullanılması için yerel şartlara adaptasyonuna yönelik eylemlerini, keza askeri kuvvetin kullanılması için uygun şartların oluşturulması hedefiyle “yumuşak kuvvet” vasıtasının aktif bir şekilde kullanılmasını kapsayabilir.

ABD silahlı kuvvetlerinin nükleer olmayan stratejik silahlar ve uzun menzilli hassas silahlar kullanarak aktif ve geniş kapsamlı faaliyete geçmesinden önce, Rusya Federasyonu topraklarına sızmış özel harekât birlikleri … “uyur” halde kalacaklardır.

Nihai devreye temel niteliğini veren, öncelikle, ABD ve NATO’nun Rusya Federasyonu’na sınır muharebe alanlarında savunma kıtalarının (kuvvetlerin) kesinkes ezilmesi, demilitarizasyon, egemen devlet olmaktan çıkarma ve Rusya’yı askeri-siyasi olarak kendi iradelerine tabi kılma hedefleri güden çokkatmanlı ve devamlı harekâtlarıdır. …

… tarafların askeri çatışmasının nispeten birbirinden bağımsız üç aşaması (evresi, karakteristik sahası) şartlı olarak şöyle ayırt edilebilir:

Birincisi, ABD’nin olağan ani küresel saldırı vasıtalarıyla ani kütlesel saldırıları devam ederken Rusya Federasyonu ve ABD arasındaki askeri eylemler. “Püskürtme” aşaması.

İkincisi, ABD’nin küresel füze savunma sistemi vasıtalarıyla Rusya Federasyonu’nun nükleer olmayan stratejik kuvvet gruplarının bastırılması ve parçalanması. “Parçalama” aşaması.

Üçüncüsü, Rusya Federasyonu ve ABD’nin, tarafların ilk iki aşamadan sonra da kısmen korunan füze savunma sistemlerinin işlevselliği şartıyla karşılıklı nükleer misillemelerde bulunması. “Misilleme” aşaması. …

ABD başkanlık yönetiminin ve Pentagon’un açıklamalarına göre ABD silahlı kuvvetlerinin “yeni stratejik üçlüsünün” nükleer olmayan taarruz ve savunma bileşenlerinin stratejik kabiliyeti günümüzde tam kapsamlı bir konuşlandırmanın ardından Rusya Federasyonu’nun stratejik nükleer kuvvetlerinin nükleer savaş başlıklarının yüzde 55-60 kadarını olağan ani küresel saldırı kuvvet ve vasıtalarıyla, nükleer savaş başlıklarının yüzde 25-30’unu da küresel füze savunma sistemlerinin kademeleriyle yok etmeye imkân veriyor. Kendi toprak ve tesislerinin güvenliğini garanti etmek için bu oranların nükleer başlıkların PGS ile yüzde 60-65’ini, füze savunma sistemleriyle de yüzde 30-35’ini yok edecek seviyeye çıkartılması gerektiği öngörülüyor ki, bu ABD’ye, kendisine ve ülkenin jeopolitik statüsüne zarar vermeksizin üçüncü nükleer güçler üzerindeki önceliğini korurken başlıca siyasi ve askeri-teknik hasmını tasfiye etme imkânı kazandırıyor.

Önde gelen yerli askeri uzmanların görüşüne göre ABD ve NATO silahlı kuvvetleri tarafından stratejik çokkatmanlı bir harekâtın yürütülmesine başlanmasından ve tayin edici bir karşı karşıya gelişten caydıran başlıca vasıtanın bugün aktif bir şekilde geliştirilme aşamasında bulunan caydırıcı stratejik kuvvetler harekâtı (OSSS) olduğu mülahaza edilebilir. Rusya silahlı kuvvetlerinin ekipmanında stratejik (nükleer olsun veya olmasın) taarruz silahları (nükleer stratejik silahlar veya nükleer olmayan stratejik silahlar) bulunan bütün bileşenlerinin harekâtları (askeri eylemler) bunun içinde sayılabilir.

OSSS muhteva ve zamansal-mekânsal açısından, ABD tarafından bir anda girişilen büyük ölçekli askeri saldırganlıkta askeri-stratejik çatışmanın dizginlerini ele geçirmek için Rusya Federasyonu ile ABD arasında yapılması olası hava çatışmasının tamamını kapsayacaktır. Yapısal olarak OSSS’de … tarafların kuvvet kullanmasının nispeten birbirinden bağımsız üç aşaması (evresi, karakteristik sahası) şartlı olarak şu askeri görevlere göre ayrılabilir:

— düşmanın ani ve kütlesel hava-uzay saldırısının püskürtülmesi;

— ABD’nin kademeli küresel hava savunma sisteminin stratejik yapısının bütün derinliğine varıncaya kadar saldırı ve enformasyon-yönetim sistemlerinin kırılması (bastırılması);

— Rusya Federasyonu silahlı kuvvetleri stratejik nükleer kuvvetlerinin korunan vasıtalarıyla saldırgana cevabi nükleer “misillemede” bulunulması.

Bu durumda OSSS’in aşamalarını, tarafların hava-uzay çatışmasının muhtevası ve gidişatının özellikleri de dikkate alınarak, bir öncekinin tamamlanmasıyla bir sonrakine geçilen sıralı aşamalar şeklinde klasik şemaya uygun ayırmak değil de anlamsal değerlendirme ve önceki bir aşamanın neticelerinin sonraki üzerindeki etkilerini hesaplama ilkesiyle ayırmak daha uygun olacaktır. Bu yaklaşım, harekât planını yorumlamaya ve … pratiğe geçirilmesinin planlanmasına daha somut bir yaklaşıma imkân verir. …

Çok Okunanlar

Exit mobile version