Rusya
Rusya’nın en büyük bankaları, sorunlu krediler nedeniyle devletten yardım isteyecek
Rusya’nın en büyük bankaları, resmi istatistiklerin yansıttığından çok daha kötü durumda olan sorunlu kredilerdeki keskin artış nedeniyle devletten yardım istemeyi tartışıyor. Bloomberg’in haberine göre, sistemsel öneme sahip en az üç banka, durumun kötüleşmesi halinde önümüzdeki 12 ay içinde yeniden sermayelendirmeye ihtiyaç duyabileceklerini değerlendiriyor. Rusya Merkez Bankası ise rezervlerin yeterli olduğunu belirterek bu tür endişeleri ‘tamamen asılsız’ olarak nitelendiriyor.
Rusya bankacılık sektöründe sorunlu kredilerle ilgili durumun resmi istatistiklerin yansıttığından daha kötü olduğu ve bu durumun ülkenin en büyük kredi kuruluşlarını devletten yardım isteme ihtimalini tartışmaya ittiği bildirildi.
Bloomberg‘in haberine göre, Rusya’da sistemsel öneme sahip en az üç banka, önümüzdeki 12 ay içinde yeniden sermayelendirmeye ihtiyaç duyabilecekleri ihtimalini değerlendiriyor.
Ajansın mevcut ve eski yetkililere dayandırdığı haberine göre, bankalar arasında, gerekmesi halinde Merkez Bankası ile bir kurtarma planının nasıl müzakere edileceği konuşuluyor.
Bu tartışmaların temelinde, bankacıların kendi kredi portföylerinin kalitesini resmi verilerden çok daha kötü değerlendirmesi yatıyor.
Kaynaklar, bir kurtarma talebinin, sorunlu kredilerin hacmindeki artışın gelecek yıl boyunca devam edip etmeyeceğine ve ne ölçüde süreceğine bağlı olacağını belirtiyor.
Söz konusu tartışmaların bankacılık sektöründe giderek daha güncel hale geldiği ifade ediliyor.
Krizin işaretleri
Bloomberg‘e konuşan bir kaynak, pek çok verinin gizli olması nedeniyle tablonun tamamının görülemediğini söyledi.
Ancak kaynak, henüz çok az kriz işareti olduğunu ve olası bir krizin her halükârda fona enjeksiyonu yoluyla çözülebileceğini ekledi.
2022 baharında yetkililer ve finansçılar ekonomi ve bankacılık sektöründe bir felaket beklerken, potansiyel destek tedbirleri arasında bankaların federal kredi tahvilleri aracılığıyla yeniden sermayelendirilmesi de değerlendirilmişti.
Avrupa Analiz ve Strateji Merkezi kurucu ortağı ve baş uzmanı Vladislav İnozemtsev de kriz ihtimalinin oldukça düşük olduğu görüşünde.
İnozemtsev, “Ülkemizde daha önce hiçbir zaman mali şoklar ve hatta sistemsel bankaların sorunları, kredilerin ödenmemesinden kaynaklanmadı,” dedi.
İnozemtsev, sorunların gerçek olması durumunda, bankaların kredileri silmek yerine borçluların varlıklarına el koymaya çalışacağı kurumsal sektördeki iflas sürecinin başlamasıyla bunun görülebileceğini, ancak şimdilik bu tür iflasların sayısının oldukça hızlı bir şekilde azaldığını belirtti.
Merkez Bankası ‘endişeler asılsız’ dedi
Sistemik öneme sahip iki bankanın üst düzey yöneticileri Bloomberg‘e, borçluların yüksek faiz oranlarından endişe duyduğunu ve sorunlu kredilerin oranının arttığını, ancak bankaların şimdilik bu kredileri yeniden yapılandırdığını ve yeterli rezerve sahip olduğunu söyledi.
Rusya Merkez Bankası Başkanı Elvira Nabiullina ise temmuz ayı başlarında yaptığı bir açıklamada bu tür endişeleri “tamamen asılsız” olarak nitelendirmişti.
Nabiullina, bankaların 8 trilyon rublelik rezerve sahip olduğunu ve iyi sermayelendirildiğini vurgulamıştı.
Resmi verilere göre, 1 Nisan itibarıyla kurumsal borçlulara verilen sorunlu kredilerin oranı yüzde 4, 90 gün ve daha fazla gecikmiş teminatsız tüketici borçlarının oranı ise yüzde 10,5 seviyesindeydi.
VTB’nin sorunlu kredileri artışta
Hemen hemen her finansal krizde ciddi sorunlar yaşayan ve birkaç kez devlet desteğine ihtiyaç duyan VTB’nin bireysel kredi portföyündeki gecikmiş alacak oranı mayıs ayında yüzde 5’e (377 milyar ruble) ulaştı.
VTB Yönetim Kurulu Başkan Birinci Yardımcısı Dmitriy Pyanov’a göre bu oran, yıl başına göre 1,2 puanlık bir artış anlamına geliyor.
Pyanov, oranın 2026 yılına kadar yüzde 6-7’ye ulaşabileceğini, ancak 2014-2016 yıllarında bu oranın yüzde 8-10’a ulaştığını da kaydetti.
Bloomberg, geçen ay yayımladığı haberde, kurumsal ve bireysel müşterilerin yüksek faiz oranları nedeniyle ödeme yapamaması sonucu ödenmeyen borçların trilyonlarca ruble olarak tahmin edildiğini yazmıştı.
Bu durumun kredi kuruluşları için zorlukları artırdığı ve önümüzdeki 12 ay içinde ülkede tam teşekküllü bir bankacılık krizi tehdidi gördükleri belirtilmişti.