Bizi Takip Edin

Amerika

Sam Altman, “AI ebeveynlik” tartışması başlattı

Yayınlanma

OpenAI CEO’su Sam Altman, şirketin ChatGPT Work uygulaması için ebeveynlik işlevlerinin yerini alacak bir ajan olarak bahsedince büyük bir tartışma başladı.

Cuma günü X’te yaptığı paylaşıma yapılan alaycı yorumlar, orijinal gönderiden daha fazla beğeni aldı. 

Altman’a yönelik eleştirilerden birinde, “Gerçek insan ilişkilerinin yerine yapay zeka kullanmak, bunun için olabilecek en kötü kullanım örneği,” yazıyordu.

Öte yandan yapay zeka yöneticileri, “meşgul ebeveynlerin” parasını istiyor ve aile yönetimi için yapay zeka kullanım örneklerinden bazıları diğerlerinden daha fazla ilgi görüyor.

New Yorker dergisi yakın zamanda yayınladığı bir makalede, yapay zekanın “ev işlerinin yarattığı zihinsel yükten” kurtulmayı paraya dönüştürmeye çalıştığı sayısız yolu ele aldı.

Kadınların ve annelerin hedef alınması şu gerekçeye dayandırılıyor: “Kadınlar, erkeklere kıyasla yapay zekayı daha az kullanıyor ve ev işlerinde daha fazla zihinsel çaba sarf ediyor. Yapay zeka tabanlı “aile asistanı”, bu iki uçurumu da kapatmayı vaat ediyor.”

AI destekli aile destek uygulamaları arasında Ollie, Cozi (mottosu: “Aile hayatı. Basitleştirilmiş”) ve Ava (mottosu: “Unutulan daha az doğum günü, daha çok sihir”), Maple (mottosu: “Modern ailelerin işletim sistemi”) yer alıyor.

Bu uygulamalar, e-postalardan ve takvimlerden veri alarak önemli günlük etkinlikler hakkında aile üyelerine kısa mesajlar gönderebilir, doğum günlerini hatırlayabilir, paylaşılabilir listeleri yönetebilir ve kayıt tarihleri ile fatura son ödeme tarihlerini işaretleyebilir.

Ollie’nin kurucusu Bill Lennon, uygulamanın ev işleriyle ilgili idari yükün bir kısmını üstlenerek “ailelere önemli olan şeylere daha fazla zaman kazandırdığını” söylüyor.

Skylight ve Cozyla gibi AI ile geliştirilmiş akıllı takvimler ise, tüm aile üyelerinin işlerini takip edebilmesi için paylaşımlı görseller oluşturur ve aynı zamanda ödül takipçisi ve fotoğraf albümü olarak da kullanılabilir.

Anneleri tüketici olarak ele alan bir risk sermayesi şirketinin kurucusu Allison Stern, kısa süre önce Fortune dergisine yazdığı yazıda annelerin “arayüzlere değil, sonuçlara ihtiyacı olduğunu” belirtti.

“Her şey annede başlıyor” iddiasında bulunan Stern, “ABD’de hane halkı harcamalarının %85’ini anneler gerçekleştiriyor ve yıllık tüketici harcamalarının yaklaşık 2,4 trilyon dolarlık kısmını onlar kontrol ediyor,” dedi.

Çocuk bakımı ve ebeveynlik alanlarında yapay zeka kullanımına ilişkin yakın zamanda yapılan bir pazar analizi, bu sektörün 2035 yılına kadar yaklaşık 42 milyar dolarlık bir değere ulaşacağını öngördü.

Amerika

Demokratlar Kongre’yi alırsa Ukrayna’ya yardımda Trump vetosunu aşabilir

Yayınlanma

Demokrat Parti 3 Kasım’daki ara seçimlerde Kongre kontrolünü kazanırsa gündemi belirleyerek Başkan Donald Trump’ın vetosunu aşmayı ve Kiev’e yeni yardım paketleri sunmayı hedefliyor. Reuters’a konuşan analistler, olası bir zaferin Rusya ile dizel anlaşmasını engelleme, İran savaşı harcamalarını denetleme ve İsrail’e yardımları sınırlama adımlarını da beraberinde getireceğini kaydediyor.

Demokratlar, 3 Kasım’da yapılacak ara seçimlerde ABD Kongresi’nin kontrolünü geri alırlarsa Ukrayna’ya yeni askeri yardım paketlerinin önünü açabilir.

Reuters’ın analistlere dayandırdığı haberine göre, Temsilciler Meclisi ve olası bir Senato çoğunluğu, Demokratlara oylama takvimini ve gündemi belirleme gücü vererek Başkan Donald Trump’ın vetosunu aşma imkânı tanıyabilir.

Temsilciler Meclisi’ndeki 435 sandalyenin tamamı ile 100 üyeli Senato’nun 33 veya 34 sandalyesi için sandık kurulacak. Kamuoyu yoklamaları, Demokratların Kongre’de çoğunluğu yeniden ele geçirme ihtimalinin güçlü olduğunu gösteriyor.

Demokratların Temsilciler Meclisi’nde çoğunluğu kazanması durumunda Dışişleri Komisyonu başkanlığına Gregory Meeks’in geçmesi bekleniyor.

Meeks, Trump’ın Rusya ile yaptığı dizel anlaşmasını engellemeyi hedefleyen iki partinin desteklediği bir yasa tasarısını hazırlayan isim olarak öne çıkıyor.

Kongre’de ibrenin dönmesi Washington’ın diğer dış politika başlıklarını da doğrudan etkileyecek. Demokratlar, savunma harcamalarında kesintiye giderek Trump’ı İran ile savaşı sürdürmek için Kongre’den resmi yetki istemeye zorlayabilir.

Demokrat Parti, Gazze Şeridi’ndeki askeri adımları nedeniyle İsrail’e sağlanan askeri desteği sınırlamayı ya da tamamen kesmeyi tartışıyor. İsrail’e ayrılan bu yardım son mali yılda 3,8 milyar dolara ulaştı.

Parti üyeleri Beyaz Saray’ın savunma bütçesini artırma taleplerine de karşı çıkıyor. Trump bu yıl için 1,5 trilyon dolarlık bütçe isterken, Demokratlar yönetimin İran savaşı konusunda Kongre’ye danışmamasını ve sosyal yardım harcamalarını ciddi biçimde kısmasını gerekçe göstererek bu talebi Senato’da durdurdu.

Analistler, Demokratların çoğunluğu sağlaması durumunda dış yardımları yeniden canlandırmaya çalışacağını aktarıyor.

Trump’tan “İki yıl boyunca bloke ederim” mesajı

Donald Trump ise Demokratların Kasım seçimlerinden sonra Kongre kontrolünü kazanması halinde onların hazırlayacağı tasarılara geçit vermeyeceğini savundu. “Sonunda bir engelleyiciye dönüşeceğim; iki yıl boyunca onların bütün kötü girişimlerini bloke edeceğim” diyen Trump, Cumhuriyetçilerin kaybetmesi halinde Amerikalıları “bir cehennemin beklediğini” iddia etti.

Seçmene seslenen Trump, “Kaybedersek sınırlarınızı, vergi indirimlerinizi, güvenliğinizi ve korumanızı kaybedeceksiniz. Refahınız elinizden gidecek. Ülkemiz tam bir cehennemden geçiyor ve tıpkı iki yıl önce olduğu gibi bu cehennemden yeniden geçmek zorunda kalacaksınız” ifadelerini kullandı.

NBC News anketlerine göre Trump’ın icraatlarını onaylayanların oranı yüzde 38’de kalırken, onaylamayanların oranı yüzde 61’e çıkıyor.

Seçmenlerin yüzde 52’si Kongre’de çoğunluğun Demokratlara geçmesini isterken, Cumhuriyetçilerin kontrolünü tercih edenlerin oranı ise yüzde 43 seviyesinde seyrediyor. Moskova ise Kiev yönetimine yönelik askeri desteğin sürmesine karşı çıkmaya devam ediyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

Brezilya’da yeniden Lula zaferi

Yayınlanma

Lula, Trump’ın müttefiki Flavio Bolsonaro’yu yenerek Brezilya’da ikinci turda geriden gelip kazanan ilk aday oldu.

Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva, pazar günü yapılan seçimlerin ikinci turunda ilk turdaki yenilgisini tersine çevirerek yeniden seçildi.

Yüksek Seçim Mahkemesi, oyların yüzde 99,83’ü sayıldığında Lula’nın geçerli oyların yüzde 51,76’sını, sağcı Senatör Flavio Bolsonaro’nun ise yüzde 48,24’ünü aldığını açıkladı. Brezilya’nın 1989’da iki turlu seçim sistemine geçmesinden bu yana ilk turu geride tamamlayan hiçbir aday ikinci turda seçimi kazanamamıştı.

Aşırı sağcı Flavio Bolsonaro ise, sonuçları tanımadığını ve seçimlerin iptali için yargıya başvuracağını açıkladı.

Ulusal basında çıkan habere göre, Bolsonaro, talebine gerekçe olarak Federal Yüksek Mahkeme (STF) Yargıcı Cristiano Zanin’in oy verme süresini 2 saat uzatma kararını gösterdi.

Kararı, 2023’te Yüksek Mahkemeye atanmadan önce Lula’nın avukatlığını yapan Yargıç Cristiano Zanin verdi. Zanin, Lula’nın kampanya ekibinin, Bahia eyaletinde Flavio Bolsonaro’nun müttefikleri tarafından yönetilen kentlerde otobüslerin garajlarda tutulduğu ve bu nedenle yoksul seçmenlerin sandıklara ulaşamadığı yönündeki şikâyeti üzerine harekete geçti.

Flavio Bolsonaro’nun avukatları da üç eyalette selden etkilenen 17 belediyede oy verme süresinin uzatılması için seçim mahkemesine ayrı bir başvuruda bulunmuştu.

Zanin’in kararı sandıklara ulaştığında birçok sandık kurulunda oy verme cihazları çoktan kapatılmıştı. Sistem, kapatılan bir cihazın yeniden açılmasına izin vermiyordu. Bunun üzerine Yüksek Seçim Mahkemesi, bölgesel seçim mahkemelerine yalnızca hâlâ açık olan sandıklarda saat 19.00’a kadar oy kullanılmasına izin verilmesi talimatını verdi. Zanin de kararının kapsamını buna uygun şekilde daralttı.

Bazı seçmenler saat 17.00’de oy kullanamadan evlerine gönderilirken, diğerleri saat 19.00’a kadar oy verebildi. Her iki adayın kampanyası da bu durumu gerekçe göstererek seçimin iptalini talep edebilir. Böyle bir başvuru, Jair Bolsonaro’nun Yüksek Mahkemeye atadığı ilk yargıç olan Kassio Nunes Marques’in başkanlığındaki Yüksek Seçim Mahkemesi tarafından değerlendirilecek.

Seçim sonucu, Latin Amerika’nın en büyük ekonomisi ve Çin sermayesinin yurt dışında en fazla yöneldiği ülke olan Brezilya’nın, Arjantin, Şili ve Kolombiya’nın da aralarında bulunduğu Trump yanlısı hükümetler grubuna katılmasını engelledi. Böylece Washington’ın Çin’in Batı Yarımküre’deki varlığını sınırlandırma çabaları da sekteye uğradı.

ABD ile gümrük tarifeleri ve kritik mineraller konusunda yürütülen görüşmeler, Amerikan şirketlerine nadir toprak elementlerine erişim imkânı sunan ancak ayrıcalıklı muameleyi reddeden bir hükümetle devam edecek.

Seçim programları

Lula’nın seçim programı ayrıca kritik minerallerin haritalandırılması ve işlenmesine yönelik bölgesel bir strateji geliştirilmesini ve Trump’ın ek gümrük tarifeleriyle cezalandırmakla tehdit ettiği BRICS gündeminin sürdürülmesini öngörüyor.

80 yaşındaki Lula, Brezilya tarihinde görevdeki en yaşlı devlet başkanı olma unvanını taşıyor. İlk kez iktidara gelişinden 20 yılı aşkın süre sonra, ocak ayında dördüncü görev dönemine başlayacak.

2003-2010 yılları arasında ülkeyi yöneten Lula, 2022 seçimlerinde Senatör Flavio Bolsonaro’nun babası Jair Bolsonaro’yu az farkla yenerek 2023’te yeniden iktidara gelmişti. Jair Bolsonaro ise bu yenilginin ardından seçim sonuçlarını tersine çevirmeye yönelik bir komplo kurmaktan aldığı 27 yıllık hapis cezasını çekiyor.

 

Flavio Bolsonaro, seçim kampanyasını Trump yönetimiyle kurduğu ilişkiler üzerine inşa etti. Mayıs ayında Oval Ofis’te kabul edilen Bolsonaro, Amerika kıtasında ABD öncülüğünde kurulacak bir güvenlik ittifakına katılma sözü verdi ve Çin tedarikine alternatif olarak Brezilya’nın nadir toprak elementlerini Washington’a sunmayı vadetti.

Lula, yılın büyük bölümünde seçimin favorisi olarak görülüyordu. Kamuoyu araştırma şirketi Quaest, ocak ayında yaptığı bir ankette Lula’nın olası bir ikinci turda rakibine yedi puan fark attığını ortaya koymuştu.

İlk tur öncesinde araştırma yayımlayan yedi şirketten altısı Lula’yı önde gösteriyordu. Ancak Lula, ilk turu rakibinin 2,2 milyon oy gerisinde tamamladı.

İkinci tur öncesindeki anketlerin çoğu ise Flavio Bolsonaro’nun küçük bir farkla önde olduğunu ya da iki adayın hata payı içinde başa baş gittiğini gösteriyordu. Lula’nın ekibi, seçmenlerin rakibine yönelik olumsuz tutumunu güçlendirmeye ve ilk turda sandığa gitmeyen seçmenleri oy kullanmaya ikna etmeye çalıştı.

Lula, siyasi saldırılarını Jair Bolsonaro’nun Kovid-19 salgınını yönetme biçimine ve Flavio Bolsonaro’nun hâlen cezaevinde bulunan bankacı Daniel Vorcaro ile ilişkilerine yoğunlaştırdı.

Senatör Bolsonaro, merkez bankasının söz konusu finans kuruluşunu dolandırıcılık şüphesiyle kapatmasından aylar önce, babasının hayatını konu alan biyografik bir filmin finansmanı için bankacıdan 24 milyon dolar istemişti.

Flavio Bolsonaro ise Lula’nın oğlu Fabio Luis hakkında yürütülen polis soruşturmasını gündeme taşıyarak karşılık verdi.

Yüksek Mahkeme yargıçlarından biri, Fabio Luis’in emeklilerin maaşlarından usulsüz şekilde para kesildiği iddia edilen bir planla bağlantılı bir şirket adına kamu görevlileri nezdinde lobi yapıp yapmadığının araştırılması için temmuz ayında soruşturmaya izin vermişti. Lula ise bu ay televizyonda yayımlanan bir tartışmada, söz konusu dolandırıcılığın Jair Bolsonaro hükümeti döneminde başladığını söyledi.

Egemenlik ve Washington

Lula, Brezilya’nın yeni bir gümrük tarifesi dalgasını önlemeye çalıştığı mayıs ayında Beyaz Saray’da yaklaşık üç saat görüştüğü Trump ile ilişkiyi sürdürmeye çalışmıştı.

Washington, geçen yıl Jair Bolsonaro’nun yargılanmasını protesto etmek amacıyla Brezilya ürünlerine yüzde 50’ye varan gümrük vergileri uygulamıştı.

Lula, görüşmede ABD Başkanı’na, Brezilya’nın kritik minerallerinin bunları ülke içinde işlemeye istekli bütün ülkelere açık olduğunu söyledi.

Görüşmenin ardından yaptığı açıklamada Lula, “Amerikalılar, Çinliler, Almanlar, Japonlar, Fransızlar… Bizimle birlikte bu nadir toprak elementlerini çıkarmak, ayrıştırmak ve sundukları zenginliği üretmek isteyen herkes davetlidir” ifadelerini kullandı.

Ancak görüşmeler, Washington’ın temmuz ayında Brezilya ürünlerinin büyük bölümüne yüzde 25 gümrük vergisi uygulamasını engelleyemedi. Lula, bu durumdan Bolsonaro ailesini sorumlu tuttu. Senatörün kardeşi Eduardo, geçen yıl babalarının yargılanması nedeniyle Brezilyalı yetkililere yaptırım uygulanması için Washington’da lobi faaliyetleri yürütmüştü.

Lula, seçim kampanyasının merkezine ulusal egemenlik meselesini yerleştirdi. Eylül ayında televizyonda yayımlanan bir konuşmasında, Brezilya’nın nadir toprak elementi rezervlerini başka ülkelere teslim etmeye hazır olanların “vatanın asıl hainleri” olduğunu söyledi.

Brezilya, Çin’in ardından dünyanın en büyük ikinci nadir toprak elementi rezervine sahip ülkesi konumunda.

Lula, “Yurt dışında bu kaynaklara göz dikenler, burada da her şeyi altın tepside sunmaya hazır olanlar var” dedi. “Bu kez yalnızca kaya ihraç edip karşılığında teknoloji satın almayacağız” diye ekledi.

İki hafta sonra Lula, nadir toprak elementlerini de kapsayan ulusal kritik mineraller politikasını oluşturan yasayı imzaladı.

Seçim kampanyasının son haftasında ABD hükümetini Flavio Bolsonaro lehine müdahalede bulunmakla suçladı. Lula’nın kampanya ekibi ayrıca Meta Platforms’un Bolsonaro’nun internetteki görünürlüğünü artırdığı iddialarını gerekçe göstererek senatörün adaylığının iptal edilmesini Yüksek Seçim Mahkemesinden talep etti.

Pekin ile ilişkiler

Lula, Nisan 2023’te Pekin’i ziyaret etti. Hükümeti, bu ziyareti Jair Bolsonaro döneminde soğuyan ilişkileri yeniden canlandırma çabası olarak tanımladı.

Şanghay’da Huawei Technologies’in araştırma merkezini gezen Lula, iki ülke arasındaki ticarette ABD dolarına alternatif bir para birimi kullanılması çağrısında bulundu.

Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, Kasım 2024’te Brezilya’nın başkenti Brasília’ya resmî bir ziyaret gerçekleştirerek Lula’nın ziyaretine karşılık verdi. İki hükümet bu ziyaret sırasında 37 anlaşma imzaladı ve ikili ilişkileri “ortak geleceğe sahip bir topluluk” düzeyine yükseltti.

Brezilya, Çin’in küresel altyapı stratejisi olan Kuşak ve Yol Girişimi’ne katılmaktan kaçındı. Bunun yerine girişimi kendi yatırım programlarıyla ilişkilendirmeyi tercih etti.

Lula, geçen yıl mayıs ayında Latin Amerikalı liderlerle düzenlenen bir zirve için yeniden Pekin’e gitti. Great Wall Motor ve Meituan gibi şirketlerden toplam 27 milyar real (4,7 milyar dolar) tutarında yatırım taahhüdü alarak ülkesine döndü.

Brezilya-Çin İş Konseyi verilerine göre Çinli şirketler geçen yıl Brezilya’ya diğer bütün ülkelerden daha fazla yatırım yaptı. Toplam 52 projeye yayılan yatırımlar, 6,1 milyar dolarla rekor seviyeye ulaştı.

İran’daki savaşın Körfez bölgesinden yapılan petrol sevkiyatını aksatmasının ardından Brezilya’nın petrol satışlarının hızla artmasıyla, iki ülke arasındaki ticaret hacmi bu yılın ilk dokuz ayında 143 milyar dolara ulaşarak rekor kırdı.

Brezilya Hazinesi ise Çin’de ilk kez yuan cinsinden tahvil ihraç etmeye hazırlanıyor. Brezilya, bu adımla Çin piyasasından düzenli olarak borçlanmayı hedefliyor.

BRICS

BRICS’in dönem başkanlığını gelecek yıl Çin devralacak. Lula hükümetinin programı, yükselen ekonomilerden oluşan bu blokla ilişkilerin daha da geliştirilmesini öngörüyor. Flavio Bolsonaro ise Washington’ın zayıflatmaya çalıştığı BRICS’ten Brezilya’yı çekebileceğini söylemişti.

Washington’ın gümrük tarifelerini açıklamasından iki haftadan kısa süre sonra Xi Jinping, Lula ile yaptığı telefon görüşmesinde Çin’in Brezilya’yı “egemenliğini ve bağımsızlığını koruma ve dış müdahaleye karşı çıkma” konusunda desteklediğini söyledi.

İki lider arasında bu yıl gerçekleşen ikinci telefon görüşmesi yaklaşık bir saat sürdü. Görüşmede, Çin ile Güney Amerika ticaret bloğu Mercosur arasında bir ticaret anlaşmasına yönelik müzakerelerin hızlandırılması konusunda mutabık kalındı. Ancak anlaşmanın ayrıntılarına ilişkin bilgi verilmedi.

Okumaya Devam Et

Amerika

Musk ara seçimler için Cumhuriyetçilere 445 milyon dolar bağışladı

Yayınlanma

Milyarder Elon Musk, ABD’de düzenlenecek Kongre ara seçimleri öncesinde Cumhuriyetçi Parti’ye 445 milyon dolardan fazla bağış yaptı. Bütçesinin 158 milyon dolarını Teksas’taki Senato yarışına aktaran Musk, Demokrat finansör George Soros’un harcamalarını geride bıraktı.

Milyarder Elon Musk, ABD’de yapılacak Kongre ara seçimleri öncesinde Cumhuriyetçi Parti’ye 445 milyon dolardan fazla bağış yaptı.

Bloomberg’in haberine göre bu harcama, Musk’ı seçim tarihinin en büyük siyasi bağışçılarından biri konumuna getirdi.

Federal Seçim Komisyonu verilerine göre Musk, yalnızca ekim ayının ilk iki haftasında Cumhuriyetçi adayları destekleyen America PAC adlı siyasi eylem komitesine 77 milyon dolar aktardı.

Musk’ın mali desteği, Demokrat Parti’ye kaynak sağlayan finansör George Soros gibi geleneksel bağışçıların harcamalarını geride bıraktı.

America PAC, Cumhuriyetçi adayların yarıştığı kritik eyaletlerdeki Senato seçimleri için 71 milyon dolar harcadı.

Bu kaynak Ohio, Michigan, Iowa ve Maine eyaletlerindeki yarışların yanı sıra Temsilciler Meclisi’ndeki 30’u aşkın çekişmeli bölgeye dağıtıldı.

En büyük harcama Teksas’taki Senato yarışı için yapıldı

Musk bütçesindeki en büyük payı Teksas eyaletindeki Senato seçimine ayırdı.

Eylül ayında Senate Leadership Fund adlı fona 158 milyon dolar aktaran Musk, bu kaynağın Texas PAC üzerinden Cumhuriyetçi Başsavcı Ken Paxton’a ulaştırılmasını sağladı.

Paxton’ın Demokrat rakibi James Talarico, seçim kampanyasında Musk’ın finansal gücünü gündeme taşıyarak milyarderi “Senato koltuğunu satın almaya çalışmakla” suçladı.

Seçim sonuçları, faaliyetleri federal düzenleyici kurumların denetimine bağlı şirketleri yöneten Musk için önem taşıyor.

SpaceX, Tesla, Boring Company ve Neuralink’in sahibi olan Musk’ın hükümet verimliliği birimindeki (DOGE) görevi, Demokratların Temsilciler Meclisi’nde çoğunluğu kazanması durumunda Kongre denetimine takılabilir.

The New York Times daha önce Musk’ı “tarihin en büyük Cumhuriyetçi bağışçısı” olarak nitelendirmişti.

Musk da ara seçimlerde partisinin adaylarına en az 100 milyon dolar harcayacağını açıklamıştı.

Kongre ara seçimleri 3 Kasım 2026’da yapılacak.

Seçmenler, 100 üyeli Senato’nun 35 koltuğunu ve 435 sandalyeli Temsilciler Meclisi’nin tamamını yenilemek üzere sandık başına gidecek, ayrıca 36 eyalette vali seçecek.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English