Bizi Takip Edin

Amerika

Sandık çıkış anketleri: Amerikalıların yüzde 75’i gidişattan hoşnutsuz

Yayınlanma

ABD’de ara seçim çıkış anketleri, seçmenlerin yüzde 75’inin ülkenin gidişatından memnun olmadığını ve yüzde 60’tan fazlasının Trump’ın politikalarını onaylamadığını ortaya koydu. Hayat pahalılığının temel sorun olarak görüldüğü ülkede, 50 milyonu aşkın rekor erken oyla başlayan Kongre yarışının ilk projeksiyonları Demokratların öne geçtiğini gösteriyor.

ABD’de ara seçimler kapsamında yapılan çıkış anketleri ve kamuoyu yoklamaları, seçmenlerin büyük çoğunluğunun ülke yönetiminden ve ABD Başkanı Donald Trump’ın politikalarından rahatsız olduğunu ortaya koyuyor.

The New York Post gazetesinin Associated Press (AP) araştırmasına ve sandık çıkış verilerine dayandırdığı habere göre, seçmenlerin yüzde 70’inden fazlası Kongre’nin Trump’ı daha etkin biçimde denetlemesi ve dizginlemesi gerektiği görüşünü taşıyor.

Katılımcıların yüzde 62’si ise yükselen fiyatlardan doğrudan Trump’ı sorumlu tutuyor.

Ön anket sonuçları, kayıtlı seçmenlerin yüzde 75’inin ABD’nin ilerlediği yöne karşı “öfkeli” veya “memnuniyetsiz” olduğunu gösteriyor.

Trump’ın başkanlık koltuğundaki icraatlarını onaylamayanların oranı yüzde 60’ı aşarken, onaylayanların oranı yüzde 38 seviyesinde kalıyor.

Seçmenlerin yüzde 61’i de Trump’ın karar alırken kamu yararını değil, kendi kişisel menfaatlerini gözettiğini savunuyor.

Trump, ara seçim öncesinde seçmenlere doğrudan seslenerek pusulada kendi adı varmış gibi oy kullanmaları çağrısı yapmıştı.

The New York Post, bu stratejinin sandıkta bumerang etkisi yaratarak aleyhe dönebileceğini vurguluyor.

Trump yenilgiyi kabul etti

AP verilerine göre halkın gözündeki en yakıcı mesele ekonomi olmayı sürdürüyor. Katılımcıların yüzde 39’u ekonomiyi ülkenin en büyük sorunu olarak tanımlarken, yüzde 32 ile “demokrasinin geleceği” ikinci sırada geliyor.

Siyasi parti tercihlerinde ise Demokrat Parti yüzde 46 ile daha yüksek sempati topluyor; Cumhuriyetçi Parti’ye destek yüzde 41 düzeyinde seyrediyor.

Gazetenin değerlendirmesinde, verilerin Cumhuriyetçiler açısından hem Temsilciler Meclisi hem de Senato çoğunluğunun kaybıyla sonuçlanabileceği belirtiliyor.

Olası yenilgi, Trump’ın yasama girişimlerini ve üst düzey bürokrat atamalarını sekteye uğratma potansiyeli taşırken, başkanlık döneminin kalan iki yılına Kongre bünyesinde açılacak kapsamlı soruşturmaların damga vurabileceği öngörülüyor.

Kongre seçimlerinde seçmenler, Temsilciler Meclisi’nin 435 sandalyesinin tamamı, Senato’daki 35 üyelik, 36 eyaletin valiliği ile yerel meclis ve idari kadrolar için sandık başına gidiyor. Oy sayım işlemlerinin netleşmesi birkaç gün alabilir.

Seçim sürecinde 50 milyonu aşkın kişinin erken oy kullanmasıyla birlikte, 2022 yılındaki 45,9 milyonluk rekor da geride kaldı.

Seçim verilerini izleyen analitik portal Decision Desk HQ (DDHQ) platformunun Türkiye saatiyle 09.15’te geçtiği ilk projeksiyonlara göre Demokratlar, Temsilciler Meclisi’nde 228, Senato’da ise 54 sandalye kazanma eğilimi gösteriyor.

Cumhuriyetçilerin ise Temsilciler Meclisi’nde 139, Senato’da 43 sandalyeye ulaştığı kaydediliyor.

ABD ara seçimlerinde Demokratlar Kongrenin iki kanadında da önde

Amerika

Cumhuriyetçiler arasında MAGA hareketinden kopma çağrıları yükseliyor

Yayınlanma

ABD’de Cumhuriyetçi Parti içindeki “Our Republican Legacy” grubu, ara seçimlerdeki oy kaybının ardından partiye Donald Trump ve MAGA hareketiyle bağları koparma çağrısında bulundu. Erken verilere göre Demokratlar Temsilciler Meclisi’nde 228, Senato’da ise 54 sandalyeye ulaşırken ılımlı Cumhuriyetçiler 2028 hazırlıklarına başladı.

ABD’de düzenlenen ara seçimlerin ilk sonuçları Demokratların Kongre’de üstünlük sağladığına işaret ederken, Cumhuriyetçi Parti içindeki ılımlı kanattan Donald Trump ve MAGA (Make America Great Again – Amerika’yı Yeniden Harika Yap) hareketine karşı kopuş çağrısı geldi.

Fox News’un aktardığına göre, parti içindeki geleneksel muhafazakarları temsil eden “Our Republican Legacy” (ORL) grubu, ara seçim sonuçlarının ardından partinin MAGA çizgisinden tamamen uzaklaşmasını istedi.

Eski Missouri Senatörü ve ABD’nin eski BM Daimi Temsilcisi Jack Danforth tarafından kurulan, başkanlığını ise eski Savunma Bakanı William Cohen’in yürüttüğü grup, Cumhuriyetçilerin uğradığı yenilgiye işaret ederek şu açıklamayı yaptı:

“Cumhuriyetçi Parti ezici bir yenilgiye uğradı. Amerikan halkı MAGA hareketine, ‘Önce Amerika’ sloganına, ayrıca mevcut yönetimin ve Cumhuriyetçi Kongre’nin politikalarına ilişkin kararını verdi.”

Trump yenilgiyi kabul etti

Parti içinde Trump sonrası dönem tartışması açıldı

Grup temsilcileri, Kongre’de yeniden çoğunluğu sağlamak ve 2028 yılında Beyaz Saray’ı koruyabilmek için partinin Trump ile arasına mesafe koyması gerektiğini savundu.

Açıklamada, “Donald Trump artık genel seçimlerde Cumhuriyetçi Parti’ye asla liderlik etmeyecek. Trump sonrası dönemde ilkeli bir Cumhuriyetçi Parti’nin geleceğine dair tartışmayı başlatmanın zamanı geldi.” ifadelerine yer verildi.

Our Republican Legacy, temel hedeflerinin 2028 başkanlık seçimlerinde geleneksel çizgiden bir adayı öne çıkarmak ve seçilmesini sağlamak olduğunu vurguladı.

Açıklamada ayrıca, “Adaylar yarışa katıldıklarını duyurup başkanlık kampanyalarını başlattıklarında, partimizin geleneksel kurucu ilkelerini paylaşan bir ya da birkaç lideri destekleme imkanını arayacağız.” denildi.

Grup İcra Direktörü Chris Vance ise 2028 kampanyasının şimdiden başladığına dikkat çekti.

Yakın zamanda parti kontrolü için açık bir mücadelenin başlayacağını kaydeden Vance, “Amacımız, Ronald Reagan’ın mirasına bağlı bir Cumhuriyetçi başkan adayının belirlenmesine yardımcı olmak ve 2028’de seçilmesini sağlamaktır.” diye konuştu.

Sandık çıkış anketleri: Amerikalıların yüzde 75’i gidişattan hoşnutsuz

Ilımlı muhafazakarlar 2028 hedefine odaklanıyor

ORL, Donald Trump’ın popülist kanadının güçlenmesini engellemek ve partiyi geleneksel muhafazakar çizgiye döndürmek amacıyla 2024 yılında kuruldu.

Grubun üyeleri arasında eski Başkan Yardımcısı Mike Pence, Temsilciler Meclisi eski Başkanı John Boehner ve eski Kongre üyesi Adam Kinzinger gibi isimler yer alıyor.

Nisan ayı itibarıyla 25 eyalette temsilciliği ve yaklaşık 10 bin destekçisi kayıtlara geçen hareket, parti içindeki ılımlıların gücünü pekiştirmeyi amaçlıyor.

Öte yandan, 2016’da Trump etrafında şekillenen MAGA hareketi; ekonomik milliyetçilik, sıkı göç politikaları, korumacı ticaret ve dış çatışmalara müdahale etmeme prensiplerini içeren “Önce Amerika” ideolojisine dayanıyor.

Parti içinde geleneksel muhafazakarlar ile radikal popülistler arasında önemli görüş ayrılıkları yaşanıyor.

3 Kasım’da başlayan ara seçimlerde ABD’liler Temsilciler Meclisi’nin 435 üyesinin tamamını, Senato’daki 35 sandalyeyi ve 36 eyaletin valisini belirlemek için sandık başına gitti.

Erken oy kullananların sayısı 50 milyonu aşarak 2022’deki 45,9 milyonluk rekoru geride bıraktı.

Decision Desk HQ (DDHQ) analiz portalının ilk verilerine göre, Demokratlar Temsilciler Meclisi’nde 228 sandalye ve Senato’da 54 sandalye elde ederken; Cumhuriyetçiler Temsilciler Meclisi’nde 139, Senato’da ise 43 sandalyede kaldı.

Demokratlar Cumhuriyetçilerin kalesi Teksas’ta 30 yıl sonra valiliği kazandı

Okumaya Devam Et

Amerika

Venezuela, ELN’yi bombaladı

Yayınlanma

Venezuela silahlı kuvvetlerinin cuma günü Apure Eyaleti’nin Pedro Camejo bölgesinde Kolombiya Ulusal Kurtuluş Ordusu’na (ELN) ait bir kampa saldırdığı bildirildi.

Stratfor’a ait jeopolitik ve istihbarat platformu RANE Worldview’e göre, askeri operasyon ABD istihbarat desteğine dayanıyordu.

Yerel STK Fundaredes, operasyonda insansız hava araçları ve savaş helikopterlerinin kullanıldığını ve 19 kişinin hayatını kaybettiğini, bunlardan 10’unun eyalet başkenti San Fernando’daki adli tıp polisi tarafından kimliklerinin tespit edildiğini belirtti.

Fundaredes’in Apure direktörü Javier García, ELN’nin bu bölgeyi uyuşturucu depolama ve lojistik merkezi olarak kullandığını iddia etti.

Sağcı haber portalı Infobae’ye göre saldırı, ELN’ye ait “kamufle edilmiş uyuşturucu taşıma uçaklarını” da hedef aldı.

Pazar günü Fundaredes, devlet ait boksit madenciliği ve işleme şirketi BAUXILUM’un faaliyet alanlarına yakın Bolívar Eyaleti’nin Cedeño belediyesinde insansız hava araçlarının da dahil olduğu “silahlı çatışmalar” olduğunu bildirdi.

Fundaredes’e göre, yerel madenciler bölgeden ayrılmaya zorlandı ve faaliyetler geçici olarak askıya alındı. Fakat STK, saldırıları kimin gerçekleştirdiğini belirtmedi.

Venezuela İçişleri Bakanı Diosdado Cabello, pazartesi günü düzenlediği basın toplantısında, Kolombiya’daki artan “çatışmaların” olası etkilerini “önlemek” amacıyla ülkenin ordusu ve güvenlik güçlerinin Kolombiya ile olan 2.200 kilometrelik sınır boyunca konuşlandırıldığını belirtti.

Cabello, “Bize ait olmayan hiçbir çatışmayı istemiyoruz,” dedi ama ELN’ye yönelik bir operasyon yapıldığına dair haberlere değinmedi.

İçişleri Bakanı ayrıca, Venezuela’nın iç işlerine yönelik her türlü yabancı müdahaleyi reddetti.

Ne var ki, herkese açık uçuş radarı, son günlerde Venezuela topraklarında ABD askeri varlıklarının bulunduğunu doğruladı.

Buna, sınır bölgeleri üzerinde uçarken görülen keşif uçakları da dahil.

3 Ocak’ta ABD’nin düzenlediği saldırı ve Devlet Başkanı Nicolás Maduro’nun kaçırılmasından bu yana, Güney Komutanlığı Komutanı General Francis Donovan ve Genelkurmay Başkanı Dan Caine dahil olmak üzere üst düzey ABD’li askeri yetkililer bu Venezuela’yı ziyaret etti.

Haziran ayında ABD güçleri, Bolívar Eyaleti’nde bir hava saldırısı gerçekleştirdi ve bu saldırıda Tren de Aragua çetesinin lideri olduğu iddia edilen Héctor “Niño” Guerrero’yu yargısız şekilde infaz ettiklerini iddia etti.

Washington, Caracas’a “işbirliği” için teşekkür ederken, Venezuela hükümeti ise bir “ortak operasyon” yapıldığını bildiren bir açıklama yayınladı.

Trump yönetimi, Kolombiyalı silahlı gruba yönelik olduğu bildirilen saldırılar hakkında herhangi bir yorumda bulunmadı.

Eylül ayında Kolombiya’ya yaptığı ziyaret sırasında ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, ELN’nin ve silahsızlandırılmış Kolombiya Devrimci Silahlı Güçleri’nin (FARC) muhalif fraksiyonlarının varlığını, Venezuela yetkilileri tarafından “ele alınması gereken” bir sorun olarak gündeme getirmişti.

Ağustos ayında göreve gelen sağcı Kolombiya Başkanı Abelardo de la Espriella, ELN’ye karşı çok sayıda hava saldırısı, güvenlik operasyonları ve Venezuela sınırındaki önemli bir kasaba olan Cúcuta’nın askeri kontrol altına alınmasını içeren “toplu bir saldırı” başlattı.

Ayrıca, uluslararası suç ve göçle mücadeleyi açık hedef olarak belirleyen, Washington’un liderliğinde ve finansmanında oluşturulan “Amerika Kalkanı” adlı bölgesel ittifaka da katıldı.

İsyancı grup ise direneceğini söyledi ve ABD’nin bölgeye müdahalesini kınadı.

ELN, Kolombiya devletine karşı on yıllardır süren bir isyanı sürdüren, Kolombiya’daki en uzun süredir faal olan gerilla grubu.

Örgüt, Chávez ve Maduro yönetimindeki Bolivarcı hükümetle mesafeli bir ilişki sürdürmüş, her iki ülkenin de kontrolü dışında kalan geniş güneybatı sınırında faaliyet göstermiş ve zaman zaman Kolombiyalı paramiliter güçlere ve FARC unsurlarına karşı Venezuela makamlarıyla işbirliği yapmıştı.

Maduro hükümeti, eski Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro’nun ELN ile bir barış anlaşması müzakere etme çabalarını desteklemişti ve Caracas’ta çok sayıda müzakere turu düzenlenmişti. Fakat her iki tarafın da saldırıları devam etti ve görüşmeler sonuçsuz kaldı.

Venezuela yetkilileri, sınırın kendi tarafında Kolombiyalı silahlı grupların sürekli varlığa sahip olduğu iddialarını defalarca yalanladı.

2021 yılında Venezuela ordusu, Apure Eyaleti’nde muhalif FARC unsurlarına karşı bir operasyon başlatmış; haftalarca süren çatışmalar sonucunda onlarca kişi hayatını kaybetmiş ve binlerce sivil yerinden edilmişti.

Venezuela Analysis’e göre ELN’nin bu operasyona yardım ettiği yönünde yaygın söylentiler vardı.

Okumaya Devam Et

Amerika

Trump yenilgiyi kabul etti

Yayınlanma

ABD’de dün (3 Kasım) yapılan ara seçimlerde Trump karşıtı öfke açığa çıktı ve Kongre’nin her iki kanadında da Demokratlar çoğunluğu ele geçirdi.

Demokratların Temsilciler Meclisi’nde çoğunluğu kazanmasına kesin gözüyle bakılırken, Senato aynı durumda değildi. Buna rağmen Senato’da da çoğunluk Demokratlara geçti. Şu anda demokratların 51 sandalyesi var gibi görünüyor.

Parti, Teksas, Iowa, Kansas ve Güney Carolina’da elde ettiği tarihi zaferlerle şu anda üst meclisi kazanmış durumda.

Temsilciler Meclisi’nde ise şu anda Demokratların 189 sandalyesi, Cumhuriyetçilerin 117 sandalyesi var. Çoğunluk için 218 sandalye gerekiyor ve Demokratların o seviyeye ulaşacağına kesin gözüyle bakılıyor.

Meclisin mevcut yapısı 218 Cumhuriyetçi, Cumhuriyetçilerle aynı grup içinde yer alan bir bağımsız ve 214 Demokrat’tan oluşuyor; ayrıca iki sandalye boş durumda.

Amerikan ara seçimlerinde Temsilciler Meclisi’nin tamamı değişirken, Senato sandalyelerinin üçte biri 2 senede bir yenileniyor.

ABD Başkanı Donald Trump, CBS News ile yaptığı telefon görüşmesinde mağlubiyeti kabul ederek Demokratları ara seçimlerdeki zaferlerinden dolayı tebrik etti.

Trump, “Mesajım şudur: Demokratları tebrik ediyorum ve ülkemizin iyiliği için sizlerle birlikte çalışmayı sabırsızlıkla bekliyorum,” dedi.

Başkan, muhalefet partisiyle işbirliği yapmayı planladığını belirterek şunları söyledi:

“Birçok Demokrat tanıyorum, tam veto yetkisine sahibim ve eminim ki sorunları çözebileceğiz. Bence benimle çalışmak isteyecekler. Aksi takdirde her şeyi veto ederim ve onlar bunu istemezler.”

Başkan, çok sayıda Cumhuriyetçinin kaybetmesinin sebebinin kendisinin oy pusulasında yer almaması olduğunu ısrarla vurguladı.

Trump, “Oy pusulasında yer almadığımı hissediyorum ve bu konuda yapılabilecek hiçbir şey yoktu. Eğer olsaydım, kazanırdık,” dedi.

Cumhurbaşkanı, Cumhuriyetçilerin kayıplarını açıklarken şunları ekledi:

“Bazı durumlarda adayları beğenmediler, bazı durumlarda ise o adaylar benim dostum değildi ve taban bunu herkesten daha iyi biliyor. Ve destek vermediler. Onların elinde… Yani, ben seçim listesinde olsaydım kolayca kazanırdık, bu açıdan üzücü. Ama listede değildim.”

Üzgün olup olmadığı sorulduğunda, “elinden geleni yaptığını” ve “her şeyi sahada bıraktığını” söyledi:

“İnsanların seçilmesine yardım etmeye çalıştım, ama seçilemediler, seçilemediler. Halk olması gerektiği gibi sandığa gitmedi. Eğer ben aday olsaydım, sandığa giderlerdi. Ama gitmediler. Bu da o tür şeylerden biri işte, anlarsın ya? Bu geçici bir durum. Daha önce de birçok kez yaşandı.“

Başkan ayrıca İran savaşının ”temel olarak ben bitti dediğimde biteceğini“ söyledi.

Salı günü yapılan ara seçimlerde 35 Senato koltuğu için yarışıldı. CBS News’in tahminlerine göre Demokratlar, Senato’nun kontrolünü ele geçirmek için gerekli olan dört koltuğu kazanmayı başardılar; bu başarıya Teksas, Güney Karolina ve Kansas’ta yaşanan üç büyük sürpriz zaferin yanı sıra Ohio ve Kuzey Karolina’da kazandıkları koltuklar da katkıda bulundu. Parti ayrıca Georgia ve New Hampshire’daki koltuklarını da korudu.

James Talarico, Austin’de düzenlediği seçim sonuç izleme partisinde destekçilerine, “Dünyadaki tüm para, Teksas halkının karşısına çıkamaz,” dedi

“Bu eyaletteki, bu ülkedeki her milyarder büyük bağışçıya, her trilyoner büyük bağışçıya, bu bozuk siyasi sistemin her yozlaşmış savunucusuna bir mesaj gönderdik: İktidar halka aittir. Dünyanın en zengin adamına, dünyanın en güçlü adamına ve tüm Washington kurumsal yapısına. Teksas halkı benim sapanımdı ve bu gece Calut’u yendik.”

Senato’daki zafer, Demokratlara ek denetim yetkileri sağlayacak; artık yönetim ve yargı atamaları konusunda çok daha fazla söz sahibi olacaklar.

Ayrıca Senato’nun gündemini belirleyecekler ve yönetim yetkililerini duruşmalara çağırma konusunda yeni yetkilere sahip olacaklar.

Demokratların arka arkaya kazandığı zaferler, Senatör Chuck Schumer’in 2027’de çoğunluk lideri olarak geri dönmesinin ve federal harcama seviyeleri de dahil olmak üzere bir dizi konuda Trump ile sert müzakereler yürütülmesinin önünü açıyor.

Bu durum, Trump’ın yasama yetkilerini ve federal mahkeme sistemini yeniden şekillendirme kabiliyetini önemli ölçüde kısıtlıyor.

Fakat Demokratların kendi yasama zaferlerini elde edebilmeleri için Beyaz Saray ile müzakere etmeleri gerekecek.

Demokratların Senato çoğunluğunu kazanmak için en az dört sandalye kazanması gerekiyordu. Fakat Cumhuriyetçilerin elindeki çekişmeli sandalyelerin çoğunun Trump’ın rahatlıkla kazandığı eyaletlerde olması nedeniyle bu, zor bir hedef gibi görünüyordu.

Ne var ki, İran’daki savaşın yol açtığı yüksek benzin fiyatları ve ekonomiye dair daha genel endişeler, Demokratlara Trump ve Cumhuriyetçilere karşı saldırı için malzeme sağladı.

Eski Demokrat Vali Roy Cooper, eski Cumhuriyetçi Ulusal Komite Başkanı Michael Whatley’i mağlup edince, Senato’daki Demokratlar gecenin ilk koltuğunu Kuzey Carolina’da kazandılar.

Demokratlar, seçim gecesinin bir sonraki en önemli zaferini, çocuk doktoru Annie Andrews’ın, uzun süredir görevde olan kardeşi Senatör Lindsey Graham’ın ani ölümünün ardından Temmuz ayında koltuğa atanan Senatör Darline Graham’ı mağlup ettiği ilan edildiğinde elde etti.

Demokratlar için bir başka önemli erken sonuç ise Teksas’tan geldi. Burada Eyalet Temsilcisi James Talarico (Demokrat), Cumhuriyetçi Parti’nin Senato ön seçimlerinde Trump’ın Senatör John Cornyn’e karşı tartışmalı bir şekilde desteklediği Eyalet Başsavcısı Ken Paxton’ı rahat bir farkla mağlup etti.

Trump ayrıca, Amerika’nın en eski müttefiklerinden biri olan Kanada da dahil olmak üzere, fiyatları artıran bir ticaret savaşı başlattı. Bu durum, Kanada ile uzanan uzun sınır boyunca yer alan eyaletler de dahil olmak üzere birçok eyalette bir sorun haline geldi.

Maine ve Iowa gibi sınır eyaletlerinde Demokratlar kazanırkan, Kansas’ta da Büyük Buhran’dan bu yana ilk kez bir Demokrat senatör seçildi.

Öte yandan Kansas, aynı zamanda oy kullanabilmek için vatandaş olmak gerektiğini belirleyen bir referandum önergesini de ezici bir çoğunlukla kabul etti.

Cumhuriyetçi Parti’nin çöküşüne rağmen, muhafazakâr referandum önergeleri ülke genelinde hem mavi (Demokrat) hem de kırmızı (Cumhuriyetçi) eyaletlerde kabul ediliyor. Dolayısıyla “Trump’çı” eğilimler sürse de sonuçlar tamamen Trump’a karşı gibi görünüyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English