Diplomasi
SIPRI: Dünya genelinde barış gücü personeli yarıya indi
Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü’nün (SIPRI) raporuna göre dünya genelindeki barış gücü personeli son on yılda yüzde 49 azaldı. Kurum, 2025 sonunda farklı operasyonlarda görev yapan yabancı personel sayısının 78 bin 633’e gerileyerek 2000 yılından bu yana en düşük seviyeyi gördüğünü bildirdi.
Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü’nün (SIPRI) hazırladığı “2025 Çok Taraflı Barış Operasyonlarında Gelişmeler ve Eğilimler” başlıklı rapora göre, dünya genelindeki barış gücü misyonlarında görev yapan personel sayısı son on yılda yarıya indi.
Raporun aktardığına göre 31 Aralık 2025 itibarıyla dünyanın farklı bölgelerindeki barış operasyonlarında toplam 78 bin 633 yabancı personel görev yaptı. SIPRI, bunun 2016 yılına kıyasla yüzde 49 düşüş anlamına geldiğini ve 2000 yılından bu yana kaydedilen en düşük seviye olduğunu bildirdi. Analistler, personel sayısındaki azalmanın on yıl boyunca sürdüğünü, ancak en sert düşüşün 2025 yılında yaşandığını kaydetti.
Geçen yıl dünya genelinde 34 ülke ve bölgede toplam 58 barış operasyonu yürütüldü. Bu sayı 2024’e göre üç operasyon daha düşük kaldı. Operasyonların 18’i Sahra Altı Afrika ve Avrupa’da, 14’ü Ortadoğu ile Kuzey Afrika’da, beşi Amerika kıtasında, üçü ise Asya ve Okyanusya’da faaliyet gösterdi. Toplam personelin yüzde 73’ü beş büyük misyona dağıldı. Bu misyonların dördü Sahra Altı Afrika’da yer aldı.
SIPRI uzmanları, personel azalmasını jeopolitik gerilimler, siyasi anlaşmazlıklar ve barış operasyonlarına ayrılan mali kaynakların daralmasıyla ilişkilendirdi.
SIPRI analistleri barış operasyonlarını üç ana kategori altında sınıflandırdı. Bunlar BM operasyonları, bölgesel örgütlerin yürüttüğü operasyonlar ve geçici koalisyon misyonları olarak sıralandı.
BM çatısı altında 2025 yılında 18 operasyon yürütüldü. Bunların 11’i barış gücü operasyonu, yedisi ise özel siyasi misyon niteliği taşıdı. Operasyonlar Hindistan ve Pakistan, Suriye, Lübnan, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Güney Sudan, Orta Afrika Cumhuriyeti, Afganistan, Irak, Libya, Kolombiya, Haiti, Yemen, Somali, Batı Sahra, Abyei bölgesi ve kısmen tanınan Kosova’da konuşlandırıldı.
BM’nin en büyük iki misyonu Orta Afrika Cumhuriyeti’ndeki MINUSCA ile Güney Sudan’daki UNMISS oldu. MINUSCA bünyesinde 15 bin 649, UNMISS bünyesinde ise 12 bin 232 personel görev yaptı. Personelin büyük bölümünü askerler oluşturdu.
SIPRI verilerine göre BM operasyonlarındaki toplam personel sayısı 2024’e kıyasla yüzde 18 azalarak 53 bin 7’ye düştü. Enstitü, bunun son on yılın en sert gerilemesi olduğunu belirtti. Raporda düşüşün BM içindeki bütçe krizinden kaynaklandığı ifade edildi.
Raporun yazarları, “Üye devletlerin BM aidatlarını geç ödemesi veya hiç ödememesi nedeniyle oluşan bütçe baskısı, barış operasyonlarına ayrılan harcamalarda sert kesintilere yol açtı. Bu kesintiler bazı büyük operasyonlarda personel azaltımıyla sonuçlandı” değerlendirmesinde bulundu.
BM verilerine göre Temmuz 2025’te başlayan mevcut bütçe döngüsünde barış operasyonlarının bütçe açığı 2 milyar dolara ulaştı. Bu rakam, 2024-2025 dönemindeki 5,38 milyar dolarlık toplam bütçenin yüzde 35’inden fazlasına karşılık geldi.
BM, Ekim 2025’te yaptığı açıklamada, “ABD ve diğer üye devletlerin zorunlu katkı paylarını geciktirmesi veya ödememesi, Güvenlik Konseyi’nin barış ve güvenlik hedeflerine ulaşma kapasitesini doğrudan zayıflatıyor. Bu durum BM barış operasyonlarını ciddi harcama kesintileri konusunda zor kararlar almaya zorladı. Bunun, barış gücü personelinin hizmet verdiği ve koruduğu nüfus üzerinde kaçınılmaz sonuçları olacak” ifadelerini kullandı.
Irak hükümetinin talebi üzerine BM Irak Yardım Misyonu’nun (UNAMI) faaliyetleri Aralık 2025’te sona erdi.
BM Güvenlik Konseyi ise Ağustos 2025’te Lübnan’daki BM Geçici Gücü’nün (UNIFIL) görev süresini son kez uzatma kararı aldı. İsrail’in 1978’de Lübnan’ı işgal etmesinin ardından konuşlandırılan güçlerin görev süresi 31 Aralık 2026’ya kadar devam edecek. Bu tarihten sonra personelin aşamalı biçimde çekilmesi planlanıyor.
ABD, UNIFIL’in Ağustos 2026’da sona ermesini talep ederek misyonun kapatılmasını istedi. Güvenlik Konseyi’nin diğer üyeleri ise bu talebe karşı çıktı. Taraflar sonunda 16 aylık son görev süresini içeren uzlaşmaya vardı.
Bölgesel örgütlerin yürüttüğü operasyonlar kapsamında 2025 yılında aktif durumda bulunan 33 misyonda toplam 22 bin 79 personel görev yaptı. Bu sayı 2024’e göre yüzde 17 geriledi. Ayrıca AGİT Minsk Grubu’nun Dağlık Karabağ misyonu geçen yıl dağıtıldı.
Rapor, bölgesel örgütlerin operasyon dağılımını da ayrıntılı biçimde sıraladı.
Afrika Birliği, Libya, Mali, Orta Afrika Cumhuriyeti, Etiyopya ve Somali’de beş misyon yürüttü.
Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu (ECOWAS), Gambiya ve Gine-Bissau’da iki misyon konuşlandırdı.
Güney Afrika Kalkınma Topluluğu’nun (SADC) Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde bir operasyonu faaliyet gösterdi.
Hükümetlerarası Kalkınma Otoritesi’nin (IGAD) Güney Sudan’da bir misyonu bulundu.
Avrupa Birliği ise Bosna Hersek, Filistin, Kosova, Gürcistan, Somali, Ukrayna, Mali, Orta Afrika Cumhuriyeti, Irak, Mozambik, Ermenistan, Moldova ve Libya dahil farklı bölgelerde toplam 15 operasyon yürüttü.
NATO’nun Kosova ve Irak’ta iki misyonu faaliyet gösterdi.
Amerikan Devletleri Örgütü Kolombiya’da bir operasyon yürüttü.
Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı’nın (AGİT) Kuzey Makedonya, Moldova, Bosna Hersek, Arnavutluk, Kosova ve Sırbistan’da altı misyonu bulundu.
SIPRI Barış Operasyonları ve Çatışma Yönetimi Programı’nda kıdemli araştırmacı olarak görev yapan Claudia Pfeifer Cruz, “Başarılı ve kapsamlı barış inşası söz konusu olduğunda bölgesel örgütlerin kapasitesi yetersiz kalıyor. BM gibi onlar da bütçe açığı ve siyasi uzlaşmazlıklarla karşı karşıya” dedi.
Pfeifer Cruz, “BM çatısı altındaki çatışma yönetimi zayıfladıkça ortaya çıkan boşluğu alternatif modeller dolduramıyor” değerlendirmesinde bulundu.
Raporda, “çok taraflı hareketsizlik” ortamında Brezilya, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve Türkiye gibi orta ölçekli güçlerin daha geniş hareket alanı elde ettiği belirtildi. SIPRI, bu ülkelerin mevcut çok taraflı mekanizmaları tamamlayabildiğini veya onların yerine geçebildiğini, ancak bunu kendi ulusal çıkarlarını da ilerletmek için kullandığını kaydetti.
Raporda özellikle Sahra Altı Afrika’da orta ölçekli güçlerin ikili anlaşmalar kapsamında askeri varlıklarını genişlettiği ifade edildi. Buna göre Ruanda, Orta Afrika Cumhuriyeti ve Mozambik’e güç konuşlandırdı.
Uganda ise Demokratik Kongo Cumhuriyeti ile Güney Sudan’da askeri varlık bulundurdu. Raporda ayrıca Ruanda’nın Demokratik Kongo Cumhuriyeti’ndeki, Birleşik Arap Emirlikleri’nin ise Sudan’daki isyancı gruplara destek verdiği belirtildi.
Geçici koalisyon misyonları kapsamında ise Güney Kore, Mısır, Moldova, Bosna Hersek ve Haiti’de toplam altı operasyon faaliyet gösterdi. Bu operasyonlarda görev yapan personel sayısı 2024’e göre yüzde 18 artarak 3 bin 547’ye ulaştı.
Raporda, çok taraflı çatışma yönetiminin zayıflamasıyla birlikte benzer görüşlere sahip küçük devlet gruplarının daha etkin hale geldiği belirtildi. Örnek olarak Katar ile ABD’nin Demokratik Kongo Cumhuriyeti’ndeki arabuluculuk girişimleri ile ASEAN, Malezya ve ABD’nin Kamboçya ile Tayland arasındaki sınır anlaşmazlığının çözümüne katkısı gösterildi.
SIPRI analistleri, BM operasyonlarının etkinliği konusunda eleştiriler bulunsa da çok sayıda üye devletin bu operasyonları desteklemeyi sürdürdüğünü kaydetti.
Pfeifer Cruz, “Çok taraflı çatışma yönetiminin çöküşü kaçınılmaz değil. BM operasyonlarına yönelik geniş destek açık biçimde görülüyor” dedi.
Pfeifer Cruz ayrıca, “Ancak çok taraflı çözüm mekanizmalarının sürdürülebilmesi için devletlerin yalnızca siyasi destek açıklaması yeterli değil. Aynı zamanda sürdürülebilir finansman sağlamaları ve bu operasyonlar için gerekli siyasi alanı oluşturmaları gerekiyor” ifadelerini kullandı.