Diplomasi
Somali, Babülmendep Boğazı’nı İsrail gemilerine kapattı
Somali hükümeti, Tel Aviv’in Somaliland’ın bağımsızlığını tanıyan ilk ülke olması ve büyükelçi atamasına tepki olarak, İsrail bağlantılı gemilerin Babülmendep Boğazı’ndan geçişini yasakladığını duyurdu. Stratejik su yoluna erişimi kısıtlama tehdidinde bulunan Mogadişu yönetimi, bu adımın ülke egemenliğine yönelik ihlallere karşı bir misilleme olduğunu vurguladı.
Somali hükümeti, İsrail’in Afrika Boynuzu’nda tek taraflı bağımsızlığını ilan eden Somaliland’ı resmi olarak tanıyan ilk ülke olması ve karşılıklı büyükelçi ataması kararı almasının ardından, Babülmendep Boğazı’nda radikal bir adım attı.
Mogadişu yönetimi, İsrail bağlantılı ticari gemilerin stratejik öneme sahip bu su yolundan geçişini yasakladığını resmen açıkladı.
Somali’nin Etiyopya Büyükelçisi ve aynı zamanda Afrika Birliği Temsilcisi olan Abdullah Warfa, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, İsrail bağlantılı gemilerin Babülmendep’den geçişinin engelleneceğini belirtti.
Warfa, Somali’nin egemenliğine yönelik ihlallerin cevapsız kalmayacağı uyarısında bulunurken, Yemen Basın Ajansı tarafından aktarılan beyanatında, “Olası dış müdahale, Babülmendep’e erişimin kısıtlanması gibi karşı önlemlere yol açabilir” ifadesini kullandı.
Bu sert diplomatik ve askeri çıkışın hemen ardından bölgede sıcak bir gelişme kaydedildi. İngiltere Deniz Ticaret Operasyonları Ajansı (UKMTO), Somali’nin Eyl limanının 83 deniz mili güneydoğusunda bir kargo gemisine silahlı taciz düzenlendiğini bildirdi.
Açıklamaya göre, iki küçük bot gemiye yaklaşırken, botlardan birinin 600 metre mesafeye kadar sokulduğu ve açılan uyarı ateşinin ardından her iki botun da bölgeden uzaklaştığı kaydedildi.
Analistler, Somali’nin mevcut deniz gücü kapasitesinin bu ölçekte bir yasağı fiilen uygulama noktasında sınırlı kalabileceğine dikkat çekiyor.
Ancak uzmanlar, bu kararın sembolik olmaktan öte siyasi bir ağırlık taşıdığını, bölgesel ittifakları yeniden şekillendirebileceğini ve Somali’yi boğazın kontrolü konusunda Yemen ile daha yakın bir koordinasyona itebileceğini değerlendiriyor.
Geçen yılın sonlarında İsrail, 1991 yılından bu yana kendi yönetim kurumları ve güvenlik yapısıyla de facto bir devlet olarak varlığını sürdüren Somaliland’ı bağımsız bir devlet olarak tanıyan dünyadaki ilk ülke olmuştu. Somali hükümeti, bu gelişmeyi egemenliğine doğrudan bir saldırı olarak niteleyerek, İsrail’in yanı sıra Türkiye’nin de dahil olduğu bölge ülkelerinin tepkisini çeken büyükelçi ataması kararını sert bir dille eleştirdi.
Mogadişu’nun bu hamlesi, Tahran ile Washington arasındaki hassas ateşkes sürecinin ve Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimin devam ettiği bir konjonktürde geldi.
İran, ABD’nin uyguladığı ablukalara ve gemilerine el konulmasına karşı misilleme faaliyetlerini sürdürürken, Yemen’deki Ensarullah Hareketi (Husiler) de Babülmendep’i kapatma tehdidini yineledi. Husiler, İran’a yönelik olası saldırıların sürmesi durumunda Kızıldeniz ve İsrail’e yönelik operasyonların devam edeceğini ilan etmişti.
İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Üyesi Behnam Saeedi, bu ayın başlarında yaptığı açıklamada, “Bizim daha ciddi kartlarımız var; ABD, Babülmendep meselesinin de dikkate alındığını ve harekete geçildiğini anlamalı” diyerek stratejik su yolunun önemine atıf yapmıştı.
Dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 12’si ve sıvılaştırılmış doğal gazın (LNG) yüzde 8’i Babülmendep Boğazı üzerinden gerçekleştiriliyor.