Avrupa

Sosyal medyada yaş doğrulama dönemi: AB teknoloji devlerini uyardı

Yayınlanma

Avrupa Birliği, çocukların çevrimiçi güvenliğini sağlamak amacıyla kişisel verileri platformlarla paylaşmadan yaş tespiti yapabilen yeni bir uygulama duyurdu. Fransa ve Yunanistan 15 yaş altı için sosyal medya yasaklarını devreye alırken, İngiltere hükümeti 16 yaş altındaki çocuklar için kısıtlamaların kesin olarak uygulanacağını açıkladı.

Avrupa Birliği (AB), teknoloji şirketlerinin sosyal medya kullanıcıları için yaş kontrolleri uygulama konusunda artık bir mazeretinin kalmadığını bildirdi.

AB Komisyonu, 15 Nisan’da yaptığı açıklamada, belirli platformlara erişmeden önce kullanıcıların yaşını kanıtlamak için kullanılabilecek yeni bir yaş doğrulama uygulaması duyurdu.

Bu uygulama, kullanıcıların kişisel bilgilerini platformların kendisiyle paylaşmadan yaşlarını belgelemesine olanak tanıyor.

Dünya genelinde artan sayıda ülke, çocuklara yönelik çevrimiçi zararları engellemek için harekete geçerken, bazı teknoloji şirketleri yaş kısıtlamalarının uygulanmasının pratik ve gizlilikle ilgili sorunlar yaratabileceği gerekçesiyle bu adımlara karşı çıkıyordu.

Bazı ülkeler sosyal medya yasaklarını uygulamaya koymuş olsa da AB, “teknik olarak hazır” olduğunu belirttiği ve yakında AB vatandaşları için kullanıma sunulacak olan bu uygulamanın, kullanıcı yaşlarını doğrulamak için blok genelinde merkezi bir yaklaşım sunan türünün ilk örneği olduğunu kaydetti.

Bu çözüm, çevrimiçi platformların hassas kişisel verileri toplama ihtiyacını ortadan kaldırıyor. AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Çocuklarımızı yeterince korumayan çevrimiçi platformları sorumlu tutuyoruz. Yeni yaş doğrulama çözümü ile kurallarımızın uygulanması el ele gidiyor. Artık bahane kalmadı” ifadelerini kullandı.

Uygulamanın hayata geçirilmesi, çeşitli AB ülkelerinin çocukların ve gençlerin belirli sosyal medya platformlarına erişimini kısıtlamayı değerlendirdiği bir dönemde gerçekleşti.

Von der Leyen, geçtiğimiz ay çocukların çevrimiçi güvenliği konusunda bu yıl içinde tavsiyeler sunması için bir uzmanlar paneli görevlendirmişti.

Kullanıcılar, uygulama üzerinden yaşlarını birkaç farklı yöntemle doğrulayabilecek. Kullanıcılar pasaportlarını veya ulusal kimlik kartlarını uygulamaya yükleyebilecek ya da bankalar veya okullar gibi güvenilir sağlayıcılar aracılığıyla yaşlarını teyit ettirebilecek.

Teknoloji platformları daha sonra, bir kullanıcının asgari yaş gereksinimini karşılayıp karşılamadığını kontrol etmek için uygulamaya erişebilecek.

Yapılan açıklamada, kullanıcının gerçek doğum tarihi de dahil olmak üzere kişisel bilgilerinin platformlarla paylaşılmayacağı vurgulandı.

Ursula von der Leyen, X üzerinden yaptığı paylaşımda, uygulamanın dünyadaki en yüksek gizlilik standartlarına sahip olacağını, tamamen açık kaynaklı olacağını ve her cihazda çalışacağını belirtti.

AB Komisyonu teknoloji sözcüsü Thomas Regnier, üye devletlerin uygulamayı kendi iç hukuklarına ve özel yaş gereksinimlerine göre uyarlayabileceklerini ifade etti.

Platformların uygulamayı kullanma zorunluluğu bulunmasa da aynı derecede etkili alternatif yaş kontrollerine sahip olduklarını kanıtlamaları gerekecek. Bunun başarılmaması durumunda platformlar, AB’nin Dijital Hizmetler Yasası (DSA) kapsamında yaptırımlarla karşı karşıya kalabilecek.

Düzenleyiciler, sosyal medyanın gençlerin ruh sağlığı üzerindeki etkilerine dair ebeveynlerin artan endişeleri nedeniyle bu adımı attı.

Bu endişelerin odağında çevrimiçi zorbalık, özellikle hedefli içerikler aracılığıyla sosyal medyanın bağımlılık yapıcı doğası, zararlı ve yasa dışı içeriklere maruz kalma potansiyeli ve cinsel istismar riski yer alıyor.

Geçtiğimiz ay Kaliforniya’da bir jüri, Meta ve YouTube’u bağımlılık yapan özellikleri nedeniyle bir genç kadının ruh sağlığına zarar vermekten sorumlu bulmuştu.

Mart ayında ise New Mexico’daki bir jüri, Meta’nın çocukları platformlarındaki cinsel istismardan koruyamadığına karar vermişti. Birçok sosyal medya platformunun halihazırda kayıt için asgari yaş sınırı bulunsa da bu kurallar geçmişte ek bir denetimle uygulanmıyordu.

Üye ülkeler adım atmaya başladı

Öte yandan Avrupa genelinde birçok üye ülke, gençlerin sosyal medya kullanımını kısıtlama yolunda adımlar attı. İspanya şubat ayında 16 yaş altı çocuklar için bir yasak önerdi.

Yunanistan, önümüzdeki yıldan itibaren 15 yaş altı çocukların sosyal medyaya erişimini yasaklama planlarını açıkladı. Fransa ise eylül ayında okul yılının başlamasıyla birlikte 15 yaş altı çocukların sosyal medyaya erişimini kısıtlayacak mevzuatı hızlandırdı.

Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, 15 yaş altı çocuklar için sosyal medya platformlarına erişimi yasaklayan tasarının yasalaşma sürecinin hızlandırılmasını talep etti.

Macron, BFMTV tarafından yayınlanan açıklamasında, “Çocuklarımızın ve gençlerimizin beyinleri satılık değildir. Duyguları ne Amerikan platformları ne de Çin algoritmaları tarafından satılamaz” dedi.

İngiltere’de Eğitim Bakanı Olivia Bailey, 16 yaş altı çocuklar için sosyal medyada yaş veya işlevsellik kısıtlamaları getirileceğini doğruladı.

Bailey, bu önlemlerin halihazırda devam eden istişare sürecinin sonucuna bakılmaksızın dayatılacağını belirtti. Hükümetin bu tavizi, Lordlar Kamarası’nın konu üzerindeki baskısının ardından geldi. Bailey, mevcut durumun devam edemeyeceğini vurgulayarak, sokağa çıkma yasağı gibi kısıtlamaların da değerlendirildiğini ifade etti.

İngiltere Başbakanı Keir Starmer da çocukların çevrimiçi güvenliğini görüşmek üzere Meta, X, TikTok, Google ve Snap gibi teknoloji firmalarının temsilcileriyle bir araya geldi.

Küresel ölçekte ise Avustralya, 16 yaş altındaki çocukların belirli sosyal medya platformlarını kullanmasını yasaklayan dünyadaki ilk ülke oldu.

Avustralya Başbakanı Anthony Albanese, uygulamanın ilk ayında 4,7 milyon hesabın silindiğini duyurdu. Ayrıca Malezya, Endonezya ve Singapur çocukların sosyal medya kullanımını sınırlamaya yönelik çeşitli kısıtlamalar getirirken; ABD’nin Florida, Arkansas ve Louisiana gibi eyaletlerinde de ebeveyn izni gerektiren yasalar kabul edildi.

AB Komisyonu, yeni yaş doğrulama uygulamasının çevrimiçi dünyayı çocuklar için daha güvenli hale getirme taahhüdünün bir parçası olduğunu ve ticari çıkarların önünde çocukların güvenliğini tuttuğunu vurguladı.

Çok Okunanlar

Exit mobile version