Avrupa
Starmer: Mülteciler ailelerini ülkemize getirmeyi hak etmeli
Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer tarafından açıklanan büyük bir değişiklikle, mülteciler ailelerini Ada’ya getirme hakkını kazanmak zorunda kalacaklar.
Başbakan, “Birleşik Krallık’a yerleşmek için altın bilet olmayacağını” açıklayarak, mültecilerin sığınma hakkı elde ettikten sonra ailelerini getirme haklarını kaldırmaya yönelik planlarını açıklayacak.
Ülkenin “aşırı cömert” imajını sona erdirmek amacıyla, beş yıl sonra Birleşik Krallık’a kalıcı olarak yerleşme hakkı da kaldırılacak.
Çoğu küçük teknelerle Ada’ya “yasadışı” olarak giren mülteciler, bunun yerine topluma katkıda bulunduklarını kanıtlamak zorunda kalacaklar.
Bu rejim, İçişleri Bakanı Shabana Mahmood’un bu hafta açıkladığı, süresiz oturma izni (ILR) talep eden yasal göçmenler için yeni sistem ile benzerlik gösterecek.
Mahmood, ILR kurallarını sıkılaştırarak göçmenlerin çalışmasını, sosyal yardım talep etmemesini, yüksek düzeyde İngilizce konuşmasını, sabıka kaydının temiz olmasını ve gönüllü çalışmalarla topluma katkıda bulunmasını şart koşmuştu.
Sığınma hakkı verilen fakat kalıcı yerleşim için yeni testleri geçemeyen göçmenler, güvenli olduğu değerlendirilirse ülkelerine geri gönderilebilir.
Ayrıca, eşlerini ve çocuklarını Birleşik Krallık’a getirebilmeleri için, sosyal yardımlara bağımlı olmadan maddi olarak onlara bakabileceklerini kanıtlamaları gerekecek.
Starmer, perşembe günü (2 Ekim) Kopenhag’da düzenlenecek zirvede AB’deki meslektaşlarına planlarını açıklayacak ve Birleşik Krallık’ın çok uzun süredir “iltica alışverişi” yapanlara karşı yumuşak davrandığını itiraf edecek.
İşçi Partisi, Ada’ya yerleşmek isteyen göçmenlere ‘iyi vatandaş’ testi yapacak
Bir hükümet kaynağı, “Kıtada ‘iltica alışverişi’ yapan, kendilerine en fazla imkan sunan ülkeyi arayan insanlar olduğunu kabul ediyoruz. Bu ülkede çok cömert davrandığımız ve çekim faktörü yarattığımız için eleştirildik. Bugün hükümet, bunu anladığımızı, aşırı cömert davrandığımızı ve binlerce kişinin küçük teknelerle geçiş yapmaya çalıştığı çekim faktörlerini azaltacağımızı gösteriyor,” dedi.
Başbakan, The Telegraph gazetesine verdiği demeçte, mevcut iltica sisteminin “amacına uygun olmadığını” söyledi.
Starmer şöyle konuştu:
“Küçük bir tekneyle buraya gelenlere veya vize sürelerini aşanlara tanınan haklar ve iltica hakkı, kurallara uyan ve buraya yasal olarak gelenlere tanınan haklardan çok daha cömert. Ailenizi otomatik olarak buraya getirme, sadece beş yıl sonra yerleşim hakkı alma. Bu, tehlikeli bir yolculuğa çıkmak için bir teşviktir ve bu süreçte sınır güvenliğimizi zayıflatır. Birleşik Krallık’a gelmek istiyorsanız, toplumumuza katkıda bulunmanız gerektiği tartışmalı bir konu olmamalıdır. Bu, topluluklarımızın dayandığı hoşgörülü ve adil bir göç yaklaşımıdır, fakat mevcut sistem amacına uygun değildir. Bu nedenle, Birleşik Krallık’ta sığınma hakkı verilen kişilere sunulan imkanlarda köklü değişiklikler yapıyoruz. Yerleşim hakkı, bir tekneyle Manş Denizini geçmek için insan kaçakçılarına para ödemekle değil, ülkemize katkıda bulunarak kazanılmalıdır.”
Birleşik Krallık’ın, “zulümden kaçan gerçek mültecileri kabul etme rolünü” sürdüreceğini de belirten Starmer, bununla birlikte “tehlikeli ve yasadışı küçük tekneyle geçişleri teşvik eden sözde çekici faktörleri” de ele almak gerektiğini, Birleşik Krallık’a yerleşmek isteyenlerin “bunu hak etmek” durumunda olduklarını belirtti.
Bu gelişme, İçişleri Bakanlığının “bir girer, bir çıkar” geri dönüş anlaşması kapsamında perşembe günü 14 göçmeni Fransa’ya sınır dışı etmeyi planlamasıyla birlikte geldi. Bu, tek bir günde gerçekleştirilen en büyük sayıdaki sınır dışı etme operasyonu olacak.
Sığınma hakkı tanınan göçmenler şu anda beş yıllık kalma izni almaktadırlar ve bu sürenin sonunda kalıcı oturma izni için ücretsiz başvuru yapabilirler. “Gerçek” mülteciler yine de bir “temel koruma” paketi alacaklar, fakat topluma katkıda bulunmalarını gerektiren yeni ve daha uzun bir süreçle karşı karşıya kalacaklar.
Geçen aya kadar, sığınma hakkı elde eder etmez, onları maddi olarak destekleyebileceklerini kanıtlamak zorunda kalmadan, birinci derece akrabalarının Birleşik Krallık’a gelmelerini destekleyebiliyorlardı.
Hükümet kaynakları, bu programın kriterlerinin İngiliz vatandaşları veya yasal göçmenler için uygulanan kriterlerden “daha cömert” olduğunu belirtti.
Eski İçişleri Bakanı Yvette Cooper, rakamların mültecilerin aile üyelerine verilen Birleşik Krallık vizelerinin sayısının 2023’te 4.300’den mart ayına kadar olan bir yılda 20.600’e çıktığını göstermesinin ardından eylül ayında aile birleşimi programını askıya almıştı.
Bir hükümet kaynağı, “Değişiklikler, sığınma talebinin artık uzun vadeli yerleşim için bir arka kapı olmamasını ve bunun yerine hakların kazanıldığı yasal göç için özetlenen modele benzer bir modele geçmesini sağlıyor,” diye ekledi.