Ortadoğu
Sudan’daki Hızlı Destek Kuvvetleri’nin İsrail ile gizli temasları ortaya çıktı
Africa Intelligence portalının haberinde Sudan’da iç savaş yürüten paramiliter Hızlı Destek Kuvvetleri liderliğinin, İsrail ile gizli güvenlik ve istihbarat temaslarında bulunduğu belirtildi. Örgütün başlıca destekçisi konumundaki Birleşik Arap Emirlikleri yetkilileri hakkında ise Uluslararası Ceza Mahkemesine soykırıma ortaklık suçlamasıyla başvuruldu.
Sudan’da soykırımla suçlanan paramiliter Hızlı Destek Kuvvetlerinin (HDK) üst yönetiminin, 2023 yılında iç savaş başlamadan önceki dönemden bu yana İsrail ile gizli ve üst düzey güvenlik ve istihbarat temasları yürüttüğü ileri sürüldü.
Africa Intelligence portalının yer verdiği habere göre, “Hamideti” adıyla bilinen HDK lideri Muhammed Hamdan Dagalu, İsrail Dışişleri Bakanlığı Afrika Dairesi temsilcileri ve İsrailli istihbarat yetkilileriyle görüşmeler yapmak amacıyla Mayıs 2025 ve Şubat 2026’da gizlice Tel Aviv’e gitti.
Hamideti’ye her iki ziyarette de HDK’nin iki numaralı ismi olan kardeşi Abdürrahim ile diğer kardeşi Algoney eşlik etti.
Sudan Silahlı Kuvvetleri’ne karşı çatışan HDK ile İsrail arasındaki ilişkilere dair iddialar daha önce de kamuoyuna yansımıştı.
İsrail gazetesi Haaretz ile Hollanda merkezli araştırmacı gazetecilik kuruluşu Lighthouse, 2022 yılında eski İsrail istihbarat görevlisi Tal Dilian ile bağlantılı bir uçağın HDK’ye Avrupa Birliği üretimi gelişmiş telefon izleme ve bilgisayar korsanlığı donanımları ulaştırdığını bildirmişti. Dilian, Güney Kıbrıs merkezli özel istihbarat şirketi Intellexa ağının kurucusu olarak biliniyor.
BAE’nin rolü ve UCM’ye yapılan başvurular
İsrail’in HDK’ye güvenlik ve istihbarat desteği sağladığı öne sürülürken, örgütün ana destekçisinin Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) olduğu kaydediliyor.
Abu Dabi yönetiminin HDK’ye ağır silahlar, insansız hava araçları, zırhlı araçlar, mühimmat, lojistik imkanlar ve geçiş güzergahları temin ettiği, ayrıca başta Kolombiya olmak üzere yabancı paralı savaşçıları Sudan’a sevk ettiği ifade ediliyor.
ABD hükümeti, Birleşmiş Milletler ve çeşitli insan hakları örgütleri, HDK’nin Sudan’da soykırım suçu işlediğini belgeleyen raporlar yayımladı.
Raoul Wallenberg İnsan Hakları Merkezinin öncülüğündeki insan hakları örgütleri koalisyonu, geçen ay Uluslararası Ceza Mahkemesine (UCM) başvurarak üst düzey BAE yetkilileri ile diğer bölgesel aktörlerin Sudan’daki Arap olmayan topluluklara yönelik soykırıma ortak oldukları gerekçesiyle soruşturulmasını talep etti.
Başvuru dosyasında bahsi geçen isimler; HDK ve Sudan Silahlı Kuvvetleri’ne silah, mali kaynak ve paralı savaşçı sağlayarak soykırım, savaş suçları ile insanlığa karşı suçların icrasına zemin hazırlamak ve bu suçlara bilerek yardım etmekle suçlandı.
Sudanlı mağdurlar tarafından yapılan ayrı bir başvuruda ise HDK’nin finanse edilmesi ve silahlandırılmasındaki rolü nedeniyle BAE Devlet Başkan Yardımcısı Mansur bin Zayid Al Nahyan’ın ismi verildi.
Başvuruda cinayet, işkence ve tecavüz vakalarının yanında, HDK mensuplarının kaçmaya çalışan sivilleri araçlarla ezdiği olaylar da yer aldı.
Belgelerde ayrıca 26 Ekim 2025’te Faşir’in kontrolünün el değiştirmesine dikkat çekildi. BM verilerine göre kentte üç gün zarfında 6 bin kişi öldürüldü.
İngiltere’ye silah satışı eleştirisi
İngiltere de BAE’ye onay verdiği askeri ihracat lisansları sebebiyle HDK’ye dolaylı destek sağlamakla eleştiriliyor.
Londra yönetiminin son üç yılda BAE’ye yaklaşık 565 milyon dolarlık silah satışına onay verdiği ve İngiltere’de üretilen bazı askeri malzemelerin sonradan HDK’nin eline geçtiği tespit edildi.
Yale Üniversitesi İnsani Araştırmalar Laboratuvarından Nathaniel Raymond, İngiliz Parlamentosunun alt kanadı Avam Kamarasında gerçekleştirdiği hitapta, İngiliz yetkililerin yaklaşık 60 bin kişinin yaşamını yitirdiği katliamın yaklaştığını gösteren iki yıllık anlık istihbaratı göz ardı ettiğini dile getirdi.
Raymond, Londra’nın “BAE ile ekonomik, güvenlik ve diplomatik ilişkilerini; sivillerin kasıtlı olarak aç bırakılmasını, zorla yerinden edilmesini ve soykırım niteliğindeki katliamı önlemenin önüne koyduğunu” ifade etti.