Ortadoğu

Sürgündeki Prens Pehlevi’den İsrail’i tanıma ve ‘normalleşme’ vaadi

Yayınlanma

Sürgündeki İran Veliaht Prensi Rıza Pehlevi, İslam Cumhuriyeti’nin yıkılması durumunda İsrail’i derhal tanıyacağını ve İbrahim Anlaşmaları’nı “Kiros Anlaşmaları” adıyla genişleteceğini duyurdu. Pehlevi, askeri nükleer programı sonlandırma ve bölgesel işbirliği sözü verirken, ABD Başkanı Trump prensin liderlik şansına temkinli yaklaştı.

Sürgündeki İran Veliaht Prensi Rıza Pehlevi, bugün yaptığı açıklamada, “kendi liderliğindeki geleceğin İran’ının” İsrail’i derhal tanıyacağını, İbrahim Anlaşmaları’nı “Kiros Anlaşmaları” adını verdiği bir yapıya dönüştürerek genişleteceğini ve İran’ın askeri nükleer programını sonlandıracağını belirtti.

İsrail merkezli Yedioth Ahronoth gazetesinin aktardığına göre bu hafta yayımladığı video mesajında Pehlevi, devrim sonrası İran’ın komşularıyla barış arayışına gireceğini ve on yıllardır süren ambargonun ardından uluslararası topluma yeniden katılacağını ifade etti.

Mevcut din adamları yönetimindeki İran’ın yurt dışında “terör, aşırılık ve yoksulluk” ile özdeşleştiğini savunan Pehlevi, İslam Cumhuriyeti’nin çökmesi halinde farklı bir İran’ın hızla ortaya çıkabileceğini öne sürdü.

“Gerçek İran küllerinden doğacak”

Pehlevi, “Gerçek İran farklı bir İran; güzel, barışsever ve gelişen bir İran. Bu, İslam Cumhuriyeti’nden önce var olan ve İslam Cumhuriyeti düştüğü gün küllerinden yeniden doğacak olan İran’dır” diye konuştu.

İran’ın son şahının oğlu olan 65 yaşındaki Pehlevi, yaklaşık elli yıldır sürgünde yaşıyor.

Güvenlik ve dış politika konularına değinen Pehlevi, “hür bir İran’ın” askeri nükleer programını derhal sonlandıracağını ve bölge genelindeki terör gruplarına desteği keseceğini öne sürdü.

İbrahim Anlaşmaları’ndan ‘Kiros Anlaşmaları’na

İsrail ile ilişkilere değinen Pehlevi, “İsrail Devleti derhal tanınacak” dedi ve İran’ın, ABD arabuluculuğunda imzalanan İbrahim Anlaşmaları’nı, İran’ı İsrail ve Arap ülkeleriyle bağlayan “Kiros Anlaşmaları”na dönüştürerek genişletmeye çalışacağını belirtti.

Pehlevi, yeni çerçevenin karşılıklı tanıma, egemenlik ve ulusal çıkarlara dayanacağını söyledi.

Diplomasi alanında ABD ile ilişkilerin normalleştirileceğini belirten Pehlevi, Washington ile gelecekteki ortaklığı dostane ve stratejik olarak tanımladı.

Ayrıca, İran ekonomisinin “ticarete, yatırıma ve inovasyona açılması”, uluslararası şeffaflık standartlarının benimsenmesi, kara para aklamanın yasaklanması ve organize yolsuzluğun ortadan kaldırılması gibi ekonomik reformları da sıraladı.

Pehlevi, İran’ın geniş petrol ve doğalgaz rezervlerinin, ülkeyi “hür dünya” için güvenilir bir enerji tedarikçisi konumuna getirebileceğini ve izolasyonun yerini fırsatların alacağını savundu.

Pehlevi, “Bu soyut bir vizyon değil. İslam Cumhuriyeti’nin düşmesi ve İran’da laik, demokratik bir hükümetin kurulması sadece halkımın onurunu iade etmekle kalmayacak, aynı zamanda bölgeye ve dünyaya da fayda sağlayacaktır. Hür bir İran; barış, refah ve ortaklık için bir güç olacaktır” ifadelerini kullandı.

Trump’tan liderlik şerhi: Henüz o noktada değiliz

Buna karşın ABD Başkanı Donald Trump, Pehlevi’nin İran’da fiilen iktidara gelip gelemeyeceğini kamuoyu önünde sorguladı.

Reuters’a konuşan Trump, Pehlevi’yi “çok iyi bir insan” olarak nitelendirmekle birlikte, ülke içindeki İranlıların onu bir lider olarak kabul edip etmeyeceğinden emin olmadığını belirtti.

Trump, “Kendi ülkesinde nasıl bir karşılık bulacağını bilmiyorum. Ülkesinin onun liderliğini kabul edip etmeyeceğini bilmiyorum; eğer ederlerse, bu benim için sorun olmaz. Ancak henüz o noktada değiliz” diye konuştu.

ABD’li petrol üreticilerinden, “İran’ı istikrara kavuşturmaya yardım” taahhüdü

Çok Okunanlar

Exit mobile version