Ortadoğu
Suudi Arabistan, Batılı danışmanlık şirketleriyle yeni sözleşmeler imzalamayı durdurdu
Suudi Arabistan, giderek artan bütçe açığı ve İran savaşının yarattığı etkilerle başa çıkmaya çalışırken, ülkede faaliyet gösteren Batılı danışmanlık şirketlerine yeni sözleşmeler vermeyi durdurdu ve bazı ödemeleri erteledi.
Danışmanlık şirketlerinin yöneticileri Financial Times’a (FT), Riyad’ın bu kararı savaşın patlak vermesinin ardından aldığını, savaşın krallığın petrol gelirlerini tehdit ettiğini belirtti.
Bu hamle, Suudi Arabistan’ın, Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın iddialı Vizyon 2030 programı kapsamında artan devlet harcamaları ve yatırımları üzerindeki denetimleri daha da sıkılaştırmak için bu anı kullandığını gösteriyor.
Yöneticiler işlerin devam edeceğinden emin olduklarını söyleseler de, bu gecikmeler yine de McKinsey, Boston Consulting Group ve Büyük Dörtlü (Deloitte, PwC, Ernst & Young ve KPMG) muhasebe ve danışmanlık firmaları dahil olmak üzere danışmanlık şirketlerinin aşırı büyük rolüne ilişkin krallık içindeki bazı gerilimleri ortaya koyuyor.
Bu şirketlerin tümü, Suudi Arabistan’ın on yıl önce başlattığı iddialı dönüşüm programının ardından, sektör için gerçek bir altın madeni haline gelen harcamaları sayesinde Orta Doğu’da büyük operasyonlar kurdu.
Bir yönetici şunları söyledi:
“Resmi olarak açıklamadılar ama herkes biliyor ve herkes bu temelde hareket ediyor. Temmuz ayına kadar size ödeme yapmayacağız diyorlar. Ayrıca yeni ihaleler açmayacaklarını da söylüyorlar; bakanlara ve alıcılara, özel ön onayınız olmadığı sürece Maliye Bakanlığı tarafından yeni ihalelerin onaylanmayacağı bildirildi.”
İkinci bir yönetici, yeni sözleşmeler ve fatura ödemeleriyle ilgili “kararların” ikinci çeyreğin sonuna kadar ertelendiğini söyledi.
Başka bir danışman, bunun ilk kez yaşanmadığını belirterek, 2024 yılında yeni projelerin durdurulduğu ve bazı bakanlıkların ödemeleri dondurduğu bir döneme işaret etti:
“Bu, mevcut koşullarda ihtiyatlı davrandıklarını göstermek için sembolik bir jest. Devam eden çalışmaları etkilemediği için bu konuda oldukça rahatız.”
Suudi Maliye Bakanlığı, “kendilerinin ve Suudi hükümetinin her zaman danışmanlık hizmetleri dahil tüm yatırımların Vizyon 2030’un stratejik hedeflerine uygun net getiriler sağlamasını garanti etmeye çalıştığını” belirtti.
Bakanlık, ödemelerin geciktiği iddialarını yalanlayarak, 2026 yılının şu ana kadar geçen döneminde faturaların “yüzde 99,5’inin sözleşmede belirtilen süre içinde ödendiğini” söyledi.
Suudi Arabistan, Prens Muhammed’in turizm gibi sektörleri canlandırarak ekonominin çeşitlendirilmesine yardımcı olmayı amaçlayan bir dizi milyarlarca dolarlık mega projeyi açıklamasından bu yana, uluslararası danışmanlar için bir gelir kaynağı oldu.
Fakat danışmanlara ödenen tutar konusunda uzun süredir yurt içinde şikayetler vardı ve son iki yıldır Riyad, harcamaların önceliklerini yeniden belirledi ve genişleyen açıkları kontrol altına almaya çalıştı.
Bu yeniden düzenleme, bir zamanlar 170 km uzunluğunda bir şehir inşa etme vaadinde bulunan Prens Muhammed’in fütüristik projesi Neom’un temel unsurları da dahil olmak üzere birçok projenin ertelenmesine veya küçültülmesine yol açtı.
Krallık, 2030 Expo’suna ve 2034 Dünya Kupasına ev sahipliği yapmaya hazırlanırken bir dizi son tarihi de karşılaması gerekiyor.
Yöneticiler, İran’ın Hürmüz Boğazını kapatma kabiliyeti göz önüne alındığında, krallığın savunma ve Kızıldeniz’deki altyapısını geliştirmeye daha fazla harcama yapması beklendiğinden, savaşın krallığa küçülme için ek nedenler sağladığını söyledi.
Bölgedeki üst düzey bir yönetici, “Bu, bir süredir devam eden yavaşlama ve önceliklerin yeniden belirlenmesi sürecinin bir devamı ama savaş bu durumu daha net bir şekilde ortaya koydu,” dedi.
Bir diğeri ise Suudi Arabistan’ın bu çatışmayı, “abartılı ve çok maliyetli” olan mega projeleri “küçültmek için uygun bir yol” olarak kullandığını söyledi.
Savaş sırasında, küresel petrol fiyatları yükselirken, krallık ham petrol ihracatının yaklaşık üçte ikisini Körfez’den Kızıldeniz kıyılarına yönlendirebilme yeteneği sayesinde darbeyi hafifletmeyi başardı.
Ne var ki bu ay yayınlanan maliye bakanlığının üç aylık bütçe raporu, ilk çeyrekte mali açığın 125,7 milyar SR (33,5 milyar dolar) seviyesine yükseldiğini ve bu rakamın 2018’den bu yana en yüksek seviye olduğunu, savunma harcamalarının ise yüzde 26 arttığını gösterdi.
Maliye bakanlığı, ilk çeyrekte petrol gelirlerinin tahminlerini aştığını ve açığın büyüklüğünün nakit akışı gecikmesi ile İran savaşının etkisini hafifletmek için yapılan hükümet harcamalarının bir yansıması olduğunu belirtti.