Ortadoğu

Suudi Arabistan’ın İran’a karşı saldırılara katılma ihtimali artıyor

Yayınlanma

The Wall Street Journal’a göre Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, ABD’nin İran’a yönelik saldırılarına katılma seçeneğini değerlendiriyor. Riyad, başlangıçta ABD’ye üs ve hava sahası izni vermezken, İran’ın enerji tesisleri ve Riyad’a yönelik saldırılarının ardından tutumunu değiştirdi.

The Wall Street Journal’ın konuya vakıf kaynaklara dayandırdığı haberine göre, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, ABD’nin İran’a yönelik saldırılarına katılma kararına yakın.

Kaynaklardan biri, krallığın savaşa dahil olmasının yalnızca zaman meselesi olduğunu ifade etti. Buna karşın Suudi yönetimi, ABD ve İsrail’in Tahran’a yönelik askeri operasyonu öncesinde Amerikan ordusuna üslerini ve hava sahasını kullanma izni vermemişti.

Gazete, Riyad’ın çatışmanın dışında kalma girişiminin sonuç vermediğini aktardı. Haberde, Tahran’ın Suudi Arabistan’daki önemli enerji tesislerini ve başkent Riyad’ı balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla hedef aldığı bilgisine yer verildi.

Riyad, ABD güçlerine askeri tesis kullanım izni verdi

Habere göre, söz konusu saldırıların ardından Suudi Arabistan, ABD güçlerinin Arap Yarımadası’nın batısında bulunan Kral Fahd Hava Üssü’nü kullanmasına izin verdi. Bu gelişmeyle eş zamanlı olarak Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Farhan Al Suud, Riyad’ın sabrının sınırsız olmadığını dile getirdi. Bakan, “Basra Körfezi ülkelerinin karşılık veremeyeceği yönündeki herhangi bir değerlendirme hatalıdır” ifadelerini kullandı.

BAE, İran’a yönelik ekonomik baskıyı genişletiyor

Aynı dönemde saldırılara maruz kalan Birleşik Arap Emirlikleri, İran’a yönelik ekonomik baskıyı artırma yönünde adımlar attı. Dubai’de Tahran’la bağlantılı kurumlar kapatıldı. Ayrıca, İran’a ait milyarlarca dolarlık varlığın dondurulması seçeneği değerlendiriliyor. Bu adımın, Tahran’ın döviz erişimini ve uluslararası ticaret imkanlarını sınırlayabileceği belirtiliyor.

Haberde, BAE’nin İran’a karşı askeri seçenekleri de gündemine aldığı, ayrıca ABD’yi İran’ın askeri kapasitesi zayıflatılmadan ateşkese yönelmemesi konusunda ikna etmeye çalıştığı bilgisi paylaşıldı.

WSJ’ye göre Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin attığı adımlar, Arap monarşilerinin ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına daha derin şekilde dahil olduğunu gösteriyor.

Bununla birlikte Körfez ülkeleri, doğrudan askeri müdahalenin kendilerini İran’ın açık hedefi haline getireceğinden ve ABD’nin bölgeden çekilmesi sonrasında Tahran’la daha karmaşık ilişkilerle baş başa kalacaklarından endişe ediyor.

Daha önce 12 Arap ve İslam ülkesinin dışişleri bakanları, İran’a komşu ülkelere yönelik saldırılarını durdurma çağrısı yaptı. Bakanlar, aksi durumda Tahran’ı Orta Doğu’nun genel güvenliğini etkileyecek ciddi sonuçlar doğuracak adımlar konusunda uyardı.

Çok Okunanlar

Exit mobile version