Ortadoğu
The Lancet raporu: Gazzelilerin 3 milyon yılı kayboldu
Tıp dergisi The Lancet’ta yayımlanan yeni rapora göre, Gazze’deki savaş nedeniyle 3 milyon yılı kayboldu. Çalışma, bu kayıpların büyük çoğunluğunun sivil, kadın ve çocuklarda yaşandığını, sadece 15 yaş altı çocuklarda kaybedilen yaşam yılı sayısının 1 milyona yaklaştığını ortaya koydu.
Tıp dergisi The Lancet‘ta yayımlanan yeni rapor, Gazze’deki savaşta 3 milyondan fazla potansiyel yaşam yılının kaybedildiğini ortaya koydu.
Çalışmaya göre, bu kayıpların ezici çoğunluğu siviller arasında gerçekleşti ve 15 yaş altı çocuklarda kaybedilen yaşam yılı tahmini 1 milyona ulaştı.
Raporun analitik çerçevesi, hesaplamaların yalnızca İsrail’in askeri operasyonlarına bağlı olarak kayda geçen doğrudan ölüm vakalarına dayandığını belirtiyor.
Bu veriler, altyapının, gıda ve su kaynaklarının, tıbbi tesislerin ve personelin sistematik olarak tahrip edilmesi sonucu dolaylı yollardan hayatını kaybedenleri kapsamıyor.
Çalışmada, İsrail’in askeri operasyonlarının, yalnızca can kaybı sayılarıyla ölçülemeyecek, doğrudan ve ölçülebilir bir sosyal yıkım yarattığına dikkat çekiliyor.
Raporda, dolaylı ölümlerin hariç tutulması nedeniyle savaşın gerçek etkisinin hesaplanan rakamlardan çok daha büyük olabileceği vurgulanıyor.
Doğrudan ölümlere dayalı sarsıcı tablo
Araştırmacılar, istatistiksel yöntem olarak yaş ve cinsiyet bilgileri bulunan 60 bin 199 kişiye ait, mükerrer olmayan ve demografik açıdan eksiksiz bir liste derledi.
Ekip, Gazze’nin savaş öncesi nüfusuna ait hayat tablolarını kullanarak, her bir ölüm vakası için kişinin normal şartlarda yaşaması beklenen ortalama kalan yıl sayısını tahmin etti.
Örneğin, yedi yaşında hayatını kaybeden bir çocuğun 70 yaşam yılı kaybettiği, daha yaşlı bir kişinin ise daha az yaşam yılı kaybettiği hesaplanıyor.
Çalışma, ölüm başına kaybedilen ortalama yaşam yılının 51 olduğunu ve bu durumun Gazze nüfusunun genç yapısını yansıttığını ortaya koyuyor. Hayatını kaybedenlerin yarısından fazlasını kadınlar ve çocuklar oluşturuyor.
Araştırmacılar, bulgularının yalnızca doğrudan ölümleri hesaba kattığını; açlık, susuzluk, bulaşıcı hastalıklar veya sağlık sisteminin çöküşü nedeniyle ölen binlerce kişiyi dışarıda bıraktığını özellikle belirtiyor.
Bu sınırlamanın, bölgedeki kayıt tutma sisteminin yıkılması ve her kaybın muhasebesini tutmanın imkânsızlığı nedeniyle zorunlu olduğu ifade ediliyor.
En büyük etki en genç nüfus üzerinde
Raporun yaş ve cinsiyete göre detaylandırılmış bulguları, savaşın Gazze’nin en genç nüfusu üzerindeki orantısız etkisini gösteriyor.
15 yaş altı çocuklar arasında 1 milyondan fazla yaşam yılı kaybedilirken, hayatını kaybedenlerin çoğunluğunun uluslararası hukuka göre muharip olarak sınıflandırılmayacak kadınlar, yaşlılar, bebekler ve çocuklar olduğu kaydediliyor.
Çalışmada, 15 ila 44 yaş arası tüm erkekleri kapsayan en geniş “muharip” tanımı benimsendiğinde dahi, hem ölümlerin hem de kaybedilen yaşam yıllarının ezici çoğunluğunun sivillere ait olduğu belirtiliyor.
Yaşam beklentisi Çad ve Lesotho’nun gerisine düştü
Gazze’deki yaşam yılı kaybının çağdaş savaş çalışmalarında çok az emsali bulunduğu, ancak The Lancet yazarlarının diğer küresel ihtilaflarla ilgili benzer araştırmalardan karşılaştırmalar yaptığı aktarılıyor.
Yaşam beklentisi kaybı olarak hesaplandığında, Gazze’deki düşüşün daha önce dünyada en düşük sıralarda yer alan Çad ve Lesotho’yu geride bıraktığı ifade ediliyor.
Çad ve Lesotho’da ortalama yaşam beklentisi 53 yıl iken, Gazze nüfusunun yaşam beklentisinin bu seviyenin çok daha altına düştüğü belirtiliyor.
Bir ulusun yaşam beklentisindeki son karşılaştırılabilir çöküşün, I. Dünya Savaşı sonunda İspanyol gribi salgını sırasında ABD’de yaşandığı hatırlatılıyor.
The Lancet‘ın ölü sayıları yerine potansiyel olarak kaybedilen yıllara odaklanan yaklaşımı, şiddetin genç nüfuslar üzerindeki yoğun etkisini ortaya koyuyor.
Suriye veya Yemen gibi diğer savaşlarla karşılaştırıldığında, önceki çalışmalar yaşam beklentisinde on yıla kadar düşüşler tespit etmişti; ancak Gazze’deki gibi bir nüfusun yaşam beklentisinin yarı yarıya azalmasının daha önce görülmediği vurgulanıyor.
Bulgular geniş yankı buldu
The Lancet‘tan bir temsilci, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Kaybedilen yaşam yıllarının bu şekilde nicel olarak ifade edilmesi, sohbeti can kaybı sayılarının ötesine taşıyor; bu, bir nüfusun tüm geleceğinin kasıtlı olarak hedef alınmasına yönelik bir ithamdır” diye konuştu.
CAIR gibi insan hakları örgütleri ise çalışmanın, İsrail’in ve onu destekleyen ülkelerin niyetini gösterdiğini belirtti.
Bazı yorumlarda, bu istatistiklerin toplu ölümlerin tesadüfi olmadığını, sistematik ve koordineli bir şekilde bir halkın geleceğini silmeyi amaçladığını teyit ettiği ifade ediliyor.
Derginin önceki çalışmaları da benzer bulgulara işaret etmişti
1823’te kurulan The Lancet, dünyanın en saygın tıp dergileri arasında yer alıyor. Dergi, son yıllarda Irak, Suriye ve Yemen gibi ihtilaf bölgelerindeki sağlık krizlerine dair önemli çalışmalar yayımlamasıyla biliniyor.
Daha önce The Lancet‘ta yayımlanan bulgular, Gazze’deki resmi can kaybı sayısının muhtemelen en az yüzde 40 eksik bildirildiğini öne sürmüştü.
Bu durumun, Gazze’deki hastane ve kliniklerin sistematik olarak yok edilmesinden kaynaklandığı belirtilmişti.
2025 yılı başlarında yayımlanan bir başka The Lancet çalışması ise 10 binden fazla kişinin kayıp olduğunu veya çöken binaların altında gömülü olduğunu tahmin etmişti. Bu tahmin, hayatını kaybeden Filistinlilerin gerçek sayısının 100 bine yaklaşabileceğini veya bu sayıyı aşabileceğini göstermişti.
Önceki çalışmalar ayrıca, savaşın ilk 12 ayında yaşam beklentisindeki düşüşün yaklaşık 35 yıl olduğunu ve Gazzelilerin savaş öncesi 75 yıllık beklentisini yarıya indirdiğini vurgulamıştı.