Ortadoğu

Trump, Irak petrol gelirleri üzerindeki ABD denetimini bir yıl daha uzattı

Yayınlanma

ABD Başkanı Trump, Irak’ın tüm petrol gelirlerini New York Merkez Bankası’ndaki hesaplara yönlendiren ve Bağdat’ın kendi ulusal servetine erişimini Washington’ın denetimine bırakan başkanlık kararnamesini kamuoyuna duyurmadan yeniledi. 2003 işgalinden bu yana her yıl “ulusal güvenlik” gerekçesiyle uzatılan uygulama, Tahran’a olan yaklaşık 12 milyar dolarlık enerji borcunun ödenmesini de zorlaştırıyor.

ABD Başkanı Donald Trump, Bağdat’ın tüm petrol gelirlerini Washington’ın denetimi altında tutan başkanlık kararnamesini sessizce yeniledi.

Beyaz Saray’ın konuya ilişkin herhangi bir basın açıklaması yayımlamadığı adım, Washington’ın Irak direnişinin silahsızlandırılması yönündeki baskılarını artırdığı bir döneme denk geldi.

Kamuoyundan gizli yürütülen sürecin ardından Trump, 4 Mayıs 2026 tarihinde kararın uzatılmasına ilişkin Kongre’ye resmi bir bildirim gönderdi.

Mali pranga 23 yıldır sürüyor

Söz konusu 13303 sayılı Başkanlık Kararnamesi, Washington’ın 2003 yılında Irak’ı yasa dışı işgal etmesinin hemen ardından ilk kez imzalanmıştı.

Karar, o tarihten bu yana her yıl düzenli olarak “ulusal güvenlik” gerekçesiyle yenilenmeye devam ediyor.

Kararnamenin yasal yaptırımı gereği, Irak’ın yabancı şirketlere yaptığı petrol satışlarından elde ettiği tüm gelirler Irak’taki herhangi bir banka hesabına değil, doğrudan New York Merkez Bankası’nda bulunan özel bir hesaba yatırılıyor.

Trump’ın Kongre’ye gönderdiği resmi bildirimde, Irak’ın düzenli şekilde yeniden inşasının, ülkede barış ve güvenliğin yeniden tesis edilerek korunmasının, ayrıca siyasi, idari ve ekonomik kurumların geliştirilmesinin önündeki engellerin, ABD’nin ulusal güvenliği ve dış politikası için olağan dışı ve olağanüstü bir tehdit oluşturmaya devam ettiği savunuldu.

Beyaz Saray’dan yapılan bildirimde, kararnamenin bu gerekçelerle 22 Mayıs 2026 sonrasında da yürürlükte kalması gerektiği ileri sürüldü.

Son dönemdeki haberlerde Irak’ın petrol ihracatında büyük artış yaşandığı belirtiliyor.

Rudaw’a konuşan bir kaynak, haziran ortasında Irak’ın son iki ayda Suriye üzerinden yaklaşık 600 bin ton yakıt yağı ihraç ettiğini söyledi.

Analist Hussein Askary, Eylül 2024’te The Cradle için kaleme aldığı analizde ABD’nin Irak’ın petrol gelirlerinin her kuruşunu neden hala elinde tuttuğunu detaylandırmıştı.

Askary bu durumu, Irak’ın egemenliğini doğrudan zayıflatan ve kendi ulusal servetine erişimini engelleyen mali ve ekonomik bir bağımlılık mekanizması olarak nitelendirmişti.

Tahran-Bağdat arasında enerji ve borç çıkmazı

İşgalden bu yana geçen süreçte İran, Irak’ın en önemli temel enerji tedarikçilerinden biri olmayı sürdürdü. Ancak ABD’nin Tahran’a yönelik yaptırımları ve Irak maliyesi üzerindeki mutlak kontrolü, Bağdat yönetiminin Tahran’a olan yüksek enerji borçlarını ödemesini ciddi şekilde zorlaştırıyor.

İki ülke arasındaki bu kronik borcun yaklaşık 12 milyar dolar seviyesinde olduğu belirtilirken, Tahran ve Bağdat yönetimleri sorunun çözümü için sürekli olarak diplomatik görüşmeler yürütüyor.

Diğer taraftan Beyaz Saray, son aylarda Bağdat hükümeti üzerindeki “Irak direnişini tasfiye etme” baskısını da göz görülür biçimde artırdı.

Birkaç Iraklı fraksiyondan oluşan Irak İslami Direnişi, Gazze’deki soykırım sürecinin başlamasının ardından resmi olarak kurulmuştu.

Bu koalisyon, Ketaib Hizbullah ve Saraya Evliya el-Dem gibi İran’a yakın direniş gruplarını da bünyesinde barındırıyor.

Söz konusu askeri koalisyon, soykırım sürecinde Gazze ve Lübnan cephelerine aktif destek verdi. Gruplar ayrıca, Washington ve Tel Aviv’in İran’a dayattığı 40 günlük savaş süresince bölgedeki ABD üslerine karşı onlarca silahlı operasyon düzenledi.

Bu silahlı yapılar, Irak parlamentosunda Koordinasyon Çerçevesi adı verilen siyasi oluşum üzerinden resmi olarak temsil ediliyor ve Halk Seferberlik Güçleri’nin (Haşdi Şabi) en önemli bileşenini oluşturuyor.

İlk olarak 2014 yılında IŞİD’e karşı savaşmak amacıyla İran’ın lojistik desteğiyle kurulan Halk Seferberlik Güçleri, günümüzde resmi statü kazanarak Irak silahlı kuvvetlerinin yasal ve önemli bir parçası haline gelmiş durumda.

Çok Okunanlar

Exit mobile version