Amerika
Trump, Katar’ın uçağını bıraktı, eski Air Force One’la uçtu

ABD Başkanı Donald Trump, NATO Zirvesi’nin ardından Ankara’dan ayrılırken Katar’ın hediye ettiği Boeing 747-8 yerine eski Air Force One’ı kullandı. The New York Times’a göre değişiklik, İran kaynaklı güvenlik risklerine karşı Gizli Servis’in tavsiyesiyle yapıldı.
ABD Başkanı Donald Trump, NATO Zirvesi’nin ardından Ankara’dan ayrılırken geçen yıl Katar’ın hediye ettiği Boeing 747-8 yerine eski Air Force One’ı kullandı.
The New York Times’ın isimsiz kaynaklara dayandırdığı habere göre değişiklik, İran’la yaşanan gerilim sırasında ihtiyati tedbir amacıyla ABD Gizli Servisi’nin tavsiyesi üzerine yapıldı.
Kaynaklar, başkana yönelik somut bir güvenlik tehdidi tespit edilmediğini aktardı.
Gazeteye konuşan ve uçağın durumu hakkında bilgi sahibi olan kaynaklar, Katar’dan gelen uçağın eski Air Force One’daki tüm sistemlerle henüz donatılmadığını belirtti.
Trump ise kararın güvenlik gerekçesiyle değil, “nostalji” nedeniyle alındığını savundu. Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, yeni başkanlık uçağının İngiltere’deki Mildenhall Hava Üssü’ne gönderileceğini ve burada görev yapan Amerikan askerlerinin uçağı inceleme fırsatı bulacağını söyledi.
Trump, “Eski Air Force One ile Türkiye’den Mildenhall’a kısa bir uçuş yapacağız. Bu yolculuk, askerlerimizin Hava Kuvvetleri filomuza katılan bu yeni uçağı görmesine değecek” ifadelerini kullandı.
Associated Press’in aktardığına göre Trump, Mildenhall’daki kısa molanın ardından yeniden Katar’ın hediye ettiği uçağa geçti ve Washington’a hareket etti.
7-8 Temmuz’da Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi, ABD ile Avrupalı müttefikler arasında savunma harcamaları, Ukrayna’ya destek ve Washington’ın Avrupa güvenliğindeki rolüne ilişkin görüş ayrılıklarının gölgesinde yapıldı.
Trump, zirvenin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada İran nedeniyle hayatının tehlikede olabileceğini söyledi.
“İran’ın suikast listesindeki bir numaralı hedef benim” diyen Trump’ın eski başkanlık uçağına bindikten sonra gazeteciler ve diğer yolculardan pencere kapaklarını kapatmalarının istendiği de NYT’nin haberinde yer aldı.
Eski ABD Hava Kuvvetleri Bakan Yardımcısı ve Joe Biden döneminde Air Force One programından sorumlu olan Andrew P. Hunter, Katar uçağının başkanlık standartlarına ulaştırılmasının bir yıldan uzun süreceğini söyledi. Hunter, bu sürede haberleşme sistemlerinin geliştirilebileceğini ancak mevcut Air Force One ile tamamen eşdeğer hale gelmesi için kapsamlı yapısal değişikliklerin gerektiğini ifade etti.
Haberde ayrıca yeni uçağın gelişmiş füze savunma sistemleriyle donatılması ve olası nükleer saldırılarda elektromanyetik darbeye karşı kablolama altyapısının güçlendirilmesi gerektiği, bu değişikliklerin tamamlanıp tamamlanmadığının ise bilinmediği aktarıldı.
Trump, 8 Temmuz’da ABD ile İran arasındaki ateşkesin fiilen sona erdiğini düşündüğünü belirterek “Artık onlarla uğraşmak istemiyorum” dedi ve aynı gece İran’a yeni saldırılar düzenlenebileceğini söyledi. Bunun ardından Press TV, ABD’nin yeni saldırı düzenlemesi halinde İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatacağını ve Amerikan hedeflerine en az “ikiye bir” oranında karşılık vereceğini öne sürdü.
Aynı günün akşamında ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran’a yönelik saldırılar düzenlediğini açıkladı. Trump bu operasyonları Hürmüz Boğazı’ndaki gemilere yönelik saldırıya “misilleme” olarak nitelendirirken, İran da Orta Doğu’daki Amerikan üslerini vuracağı uyarısında bulundu.
Trump daha sonra İranlı yetkililerin kendisini arayarak anlaşma teklif ettiğini söyledi. Bloomberg ise ABD saldırılarının ardından Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğinin neredeyse durduğunu bildirdi.
Taraflar bundan yaklaşık bir ay önce, 18 Haziran’da iki aylık ateşkes ve daha kapsamlı müzakerelerin başlamasını öngören bir mutabakat zaptı imzalamıştı.
The Guardian’ın Mayıs 2025’te yayımladığı habere göre Trump, Katar hükümetinin hediye ettiği Boeing 747-8’i “fazla büyük” diye nitelendirmiş, uçağın ABD’de askeri standartlara uygun biçimde yeniden donatıldığını söylemişti.
Modernizasyonun maliyetini bilmediğini belirten Trump, bunun yeni bir başkanlık uçağı inşa etmekten “çok daha ucuz” olacağını savunmuş, Boeing’i de 1990’ların başından beri kullanılan mevcut Air Force One’ın yerine geçecek yeni uçakların teslimatındaki gecikmeler nedeniyle eleştirmişti.
Amerika
Amerikan hisse senetlerine yabancı sermaye aktı

Yabancı yatırımcılar, Temmuz ayına kadar geçen 12 aylık dönemde ABD hisse senetleri ve yatırım fonu hisselerinde 942 milyar dolarlık rekor düzeyde net alım gerçekleştirdi.
Bu durum, yurt dışı yatırımların borç araçlarından uzaklaşıp Amerikan hisse senetlerine yönelme eğilimini hızlandırdı.
Bu sermaye akışları, 1985 yılına kadar geriye giden Hazine verilerinde son 12 aylık en yüksek toplam tutarı oluşturdu.
Ekonomik Analiz Bürosu’na göre, yabancı yatırımcıların ABD hisse senetleri ve yatırım fonu paylarına yönelik net alımları ikinci çeyrekte 426 milyar dolara sıçradı.
Bu rakam, 2025 yılının aynı dönemine göre yüzde 62 artış gösterdi ve 2022’deki 299 milyar dolarlık önceki çeyreklik rekoru aştı.
Hazine Bakanlığı’nın aylık verileri, net alımların ikinci çeyrek boyunca ivme kazandığını, Nisan ayındaki 110 milyar dolardan Haziran ayında 182 milyar dolara çıktığını, ardından Temmuz ayında 3,7 milyar dolara gerilediğini gösteriyor.
Yabancı yatırımcılar, üst üste altıncı ay boyunca net alıcı konumunda kaldı.
Yabancı sermaye girişleri, Temmuz ayına kadar geçen bir yıllık dönemde Wall Street’in referans endeksi S&P 500’ün yaklaşık yüzde 20’lik bir artış kaydetmesiyle aynı zamana denk geldi.
Bu dönemde Sandisk, Western Digital ve Intel gibi teknoloji hisseleri en iyi performans gösterenler arasında yer aldı.
İran’da savaşın patlak vermesiyle tetiklenen keskin fakat kısa süreli bir satış dalgasının ardından S&P 500’ün ikinci çeyrekte kaydettiği yüzde 14,9’luk artış, 2020’nin aynı döneminden bu yana en iyi performansı oldu.
İkinci çeyrekteki bu artış, geçen yılki yüksek yabancı talebe kıyasla bile olağanüstü büyüklükteydi. Yabancı yatırımcılar, 2025 yılının ikinci çeyreğinde 263 milyar dolarlık ABD hisse senedi ve fonu satın alırken, geçen yılın son üç ayında bu rakam 274 milyar dolara ulaşmıştı.
ABD tahvillerine yönelik yabancı talep ise ters yönde seyretti. Yurtdışı yatırımcılar, ikinci çeyrekte net 188 milyar dolarlık ABD tahvili satın aldı; bu rakam, ilk çeyrekteki 314 milyar dolardan düşüş gösterdi.
Bu durum, Çin’in bildirdiği ABD Hazine tahvili portföyünün 618 milyar dolara düşmesi ve Ağustos 2008’den bu yana en düşük seviyeye inmesiyle ortaya çıktı.
Pekin, altın, kurum tahvilleri ve diğer varlıklara yöneliyor.
Dış İlişkiler Konseyi’nde (CFR) kıdemli araştırmacı olan Brad Setser, ikinci çeyrekteki artışın bir kısmının olağanüstü zayıf geçen ilk çeyrekte ertelenen alımları yansıtıyor olabileceğini belirtti.
Fakat genel eğilim ABD hisse senetlerinde rekor düzeyde alımların sürdüğü yönündeydi.
Kore ve Tayvan gibi coğrafyalardaki güçlü hisse senedi piyasaları, yatırımcıların konsantrasyon riskini azaltmak için ABD hisse senetlerine yönelmesine neden oldu.
Setser şunları ekledi:
“Samsung ve Hynix gibi Kore hisse senetleri yükseliyordu ve geçmişte bu hisseleri satın almış olan yatırımcılar, konsantrasyon sınırlarına ulaştıkları için Kore’den ABD hisse senetlerine veya diğer küresel hisse senetlerine yönelerek portföylerini çeşitlendiriyorlardı. Kore’den küresel hisse senetlerine, çoğunlukla da ABD hisse senetlerine 200 milyar doların üzerinde sermaye çıkışı nadiren görülür. Sermaye akış kalıplarında, ABD dolarına yönelik olağandan daha büyük bu sermaye girişiyle son derece tutarlı bir değişim yaşandı.”
Bunun diğer yüzü ise, ABD’nin büyük bir mali açık verdiği bir dönemde, Hazine tahvillerine yönelik yurt dışı talebin azalmasıydı.
Amerika
ABD donanmasından IAI ve Elbit’e 127 milyon dolarlık sözleşme

25 Eylül’de duyurulan iki ABD donanma ihalesi İsrailli savunma şirketleri IAI ve Elbit Systems’e gitti.
114 milyon dolar değerindeki daha büyük ihalenin kazananı, İsrail’in en büyük savunma şirketi olan Israel Aerospace Industries’in (IAI) yüzde yüz iştiraki olan, Mississippi eyaletinin Columbus kentinde bulunan Stark Aerospace oldu.
Söz konusu ihale, ilk olarak Ekim 2024’te imzalanan ve Mark 25 Mod 1 dikey fırlatma kapsüllerinin üretimine ilişkin mevcut bir anlaşma kapsamında opsiyonların kullanılmasıyla gerçekleştirilen, sabit fiyatlı bir sözleşme değişikliği.
Bu kapsüller, ABD Donanmasına ait muhrip ve kruvazörlerin yanı sıra müttefik savaş gemilerinde de kullanılan standart füze fırlatma mimarisi olan Mark 41 Dikey Fırlatma Sistemi’nin bileşenleri.
Sistem, hava savunma füzeleri ve Tomahawk seyir füzeleri dahil olmak üzere çeşitli silahların fırlatılmasında kullanılıyor.
Çalışmalar öncelikle Mississippi eyaletinin Columbus kentinde yürütülecek; Oregon, Pennsylvania ve New Jersey’deki tesislerde de ek üretim yapılacak.
Projenin Şubat 2030’da tamamlanması planlanıyor.
Sözleşme, birkaç mali yılı kapsayan donanma silah tedarik bütçeleri aracılığıyla finanse ediliyor.
13,5 milyon dolar değerindeki ikinci sözleşme Elbit Systems’a verildi.
Beş yıllık, sabit fiyatlı bu sözleşme, ABD Donanması pilotları tarafından kullanılan dört farklı konfigürasyondaki acil durum telsizlerinin onarım ve bakımını kapsıyor.
Bu kompakt cihazlar, düşen uçak mürettebatının kurtarma sinyali göndermesine yardımcı olmak üzere tasarlanmış.
Sözleşme, tek kaynak esasına göre verildi. Bu, donanmanın ihale süreci kapsamında işin yalnızca tek bir güvenilir kaynaktan temin edilebileceğine karar verdiği anlamına geliyor.
Çalışmaların Eylül 2031’e kadar sürmesi bekleniyor; işin %60’ı Alabama eyaletindeki Talladega’daki bir tesiste, geri kalan %40’ı ise Holon’daki Elbit tesisinde gerçekleştirilecek.
Amerika
Bill Gates: Denetimsiz yapay zeka bir milyar kişinin ölümüne yol açabilir

Bill Gates, ABD’deki federal yasa koyuculara ve kolluk kuvvetlerine yapay zeka (AI) geliştirilmesini düzenlemeleri çağrısında bulundu.
Pazar günü yayınlanan bir röportajda, denetimsiz bırakılması halinde bu teknolojinin “bir milyar kişinin ölümüne” yol açabileceğini ve “hiç kimsenin özdenetimin yeterli olduğunu düşünmediğini” belirtti.
Microsoft’un kurucu ortağı Gates şöyle dedi:
“Hangi önlemlerin ve denetimlerin nasıl olacağı konusundaki tartışmaya kolluk kuvvetleri ve politikacıların da dahil olması gerekiyor ve bu zorunlu bir şey olmalı.”
Bir işletmeyi yürütmek için gerekli masrafları tanımlamak amacıyla kullanılan bir terimden (overhead) alıntı yapan Gates, “Bu, sektör için biraz ek masraf olacak fakat yaptıkları işlerde dramatik bir yavaşlamaya yol açmayacak,” diye devam etti.
Röportajın bir başka bölümünde Gates, yapay zekanın yanlış ellere geçmesi halinde “kesinlikle bir milyar kişinin ölümüne yol açacak olayları tetikleyecek kadar güçlü” olacağı konusunda çarpıcı bir uyarıda bulundu.
“Kötü niyetli kişilerin en yeni yapay zeka araçlarını kullanmasıyla ortaya çıkan kombinasyon kadar güçlü bir silah hiç olmamıştır,” diyen Gates, çok çeşitli teknoloji ve siyaset figürlerinin son zamanlarda yaptığı benzer uyarıları yineledi.
Gates ayrıca, yapay zekanın çok güçlü hale gelmesi durumunda onu devre dışı bırakabilecek bir “acil kapatma düğmesi” (kill switch) kavramına da değindi ve bunun yetersiz olduğunu söyledi:
“Bir acil kapatma düğmesine sahip olmak yeterli değil. Henüz … onların bilgisayarları kendi başlarına ele geçirip kapatılamaz hale geldiği bir noktada değiliz. Dolayısıyla bu tartışma … çeşitli insanların ne kadar teknik bilgiden yoksun olduğunu gösteriyor.”
Sam Altman ve Elon Musk gibi diğer teknoloji devleri de Gates’e katılarak yapay zeka geliştirilmesinin yavaşlatılması çağrısında bulundu.
Bazı uzmanlar, yapay zekanın biyolojik silahlar ve nükleer savaş gibi yöntemler yoluyla insanlığın kitlesel yok oluşuna yol açabileceğini ileri sürüyor.
Bu arada, Microsoft’un kendisi de yapay zeka etrafındaki distopik endişelerin körüklenmesinde rol oynadığı gerekçesiyle eleştirilere maruz kaldı.
Cuma günü yayınlanan bir The Guardian makalesine göre, şirket çalışanları ve aktivistler, Gazze’de ve İran’da öldürmek için yapay zeka araçlarını kullanan İsrail ordusuyla Microsoft’un ilişkilerini kesmesini amaçlayan bir kampanya düzenledi.
Makalenin yazarları, “No Azure for Apartheid” grubundan Mohamed Hussein ve Granate Kim, ayrıca “AI’nın yol açtığı dehşet”in ABD’de de görüldüğü konusunda uyarıda bulundu.
Örneğin, ABD İç Güvenlik Bakanlığı, Microsoft’un Azure’u gibi AI araçlarını göçmenleri toplu olarak izlemek, tutuklamak ve sınır dışı etmek için kullandı.
Asya2 hafta önceDeepSeek mühendisi: “Gelecek ya komünizm olacak ya Cyberpunk”
Dünya Basını2 hafta önceİktisatçı Milanovic: Küresel neoliberalizm bitti, yeni bir evreye geçtik
Amerika2 hafta önceBannon ile Sanders, yapay zekaya karşı bir araya geliyor
Rusya2 hafta önceFransa, Rus milyarder Usmanov için AB yaptırımlarının kalkmasını istedi
Avrupa2 hafta önceWolfgang Streeck: Oyun zamanı sona erdi, durum ciddi
Rusya2 hafta önceRusya, Ermenistan’a doğalgaz iletimini 10 gün süreyle askıya alıyor
Asya2 hafta önceSingapur, bürokraside “liyakat” için siyasetçilere milyonlar ödüyor
Rusya2 hafta önceWSJ: Rusya ucuz silah üretiminde ABD ve Ukrayna’yı geride bıraktı












