Diplomasi

Trump ve AB, Avrupa ordularının Ukrayna’ya konuşlandırılmasında uzlaştı

Yayınlanma

New York Times’ın haberine göre Trump’ın ekibi ve Avrupalı diplomatlar, Ukrayna’nın güvenliği için Avrupa birliklerinin konuşlandırılmasını içeren iki belge üzerinde uzlaştı. Plan kapsamında Ukrayna ordusunun barış zamanı mevcudunun 800 bin kişide tutulması ve ABD istihbaratının ateşkesi izlemesi hedefleniyor.

ABD Başkanı Donald Trump’ın ekibi tarafından hazırlanan Ukrayna barış planı, Avrupa birliklerinin ülkeye konuşlandırılmasını ve Ukrayna ordusunun belirli bir kapasitede tutulmasını içeriyor.

Amerikalı ve Avrupalı diplomatlar son günlerde Berlin’de Ukraynalı liderlerle bir araya geldi.

The New York Times‘ın (NYT) sürece aşina yetkililere dayandırdığı habere göre taraflar, güvenlik garantilerini özetleyen iki belgeyi genel hatlarıyla onayladı.

Söz konusu garantiler, Ukrayna’ya bir Avrupa askeri birliğinin konuşlandırılmasını, ABD ile istihbarat işbirliğinin artırılmasını ve barış zamanında küçültülmüş ancak nitelikli bir Ukrayna ordusunun muhafaza edilmesini kapsıyor.

Bölgesel toprak sorunu müzakerelerin önündeki en büyük engel olmayı sürdürürken, Amerikalı yetkililer bu hususun da çözülebileceği yönünde görüş bildirdi.

Avrupa orduları Batı Ukrayna’ya konuşlanacak

Planlanan Avrupa birlikleri, önerilen silahsızlandırılmış bölgeden uzakta, Batı Ukrayna topraklarında konuşlandırılacak. Bu gücün temel amacı, “caydırıcı unsur” görevi görmek olarak tanımlandı.

İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Ukrayna’ya yardım etmeye istekli “gönüllüler koalisyonunun” birlik konuşlandırma planı üzerinde çalıştığını duyurdu.

Sahadaki askeri dengeyi korumak amacıyla ABD istihbaratı sürece dahil olacak.

Amerikan istihbarat birimleri, küçük çaplı çatışmaların yeni bir savaşa dönüşmesini engellemek için ateşkes hattını izleyecek.

Ordu mevcudu 800 bin kişide tutulacak

Barışın sağlanmasının ardından öncelik, Ukrayna ordusunun kapasitesini “barış zamanı” standartlarına getirmek olacak.

Plan, Ukrayna ordusunun modern silahlarla donatılmış ve eğitimli 800 bin kişilik bir güce kavuşturulmasını hedefliyor.

Hâlihazırda yaklaşık bir milyon askeri bulunan Ukrayna ordusu için belirlenen bu rakam, Rusya’ya karşı güçlü bir caydırıcı unsur olarak değerlendiriliyor.

Donald Trump’ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner tarafından hazırlanan ilk taslakta, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in temsilcisi Kirill Dmitriyev’den alınan bilgilere dayanarak bu sayı 600 bin olarak öngörülmüştü.

Rusya tarafı ayrıca Ukrayna’nın sahip olacağı belirli silah türlerine kısıtlama getirilmesini talep ediyor.

Moskova, Batı askeri varlığını reddediyor

Moskova’nın müzakerelere katılmaması ve Rus temsilcilerin taleplerini sürdürmesi, varılan mutabakatların uygulanabilirliği konusunda soru işaretleri oluşturuyor.

Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov, ülkesinin Ukrayna’da Batılı birliklerin konuşlandırılmasına onay vermeyeceğini açıkladı.

Ryabkov, Moskova’nın tutumunu şu sözlerle ifade etti:

“Moskova’nın NATO formatı dışında Avrupa güçlerini konuşlandırmaya hazır olup olmadığı sorusuna verilecek yanıt; hayır, hayır ve yine hayırdır. Rusya hiçbir koşulda Ukrayna’ya Batılı birliklerin konuşlandırılmasına onay vermeyecektir.”

NYT’ye konuşan bazı Avrupalı liderler, Rusya ve Ukrayna arasındaki temel görüş ayrılıkları giderilmediği takdirde Amerikalılarla yürütülen diplomatik çabaların sonuçsuz kalabileceğini belirtti.

Senatoya sunulacak

Üzerinde uzlaşılan belgelerden biri, Rusya ile çatışmaların yeniden başlaması ihtimaline karşı hazırlanan özel yönerge ve tedbirleri içeriyor. Bu yönergeler, Kiev’e sağlanan güvenlik garantilerinin güvenilirliğini pekiştirmeyi amaçlıyor.

Bir ABD yetkilisi, belgenin Moskova’nın tekrar saldırmasını nasıl engelleyeceği ve böyle bir durumda nasıl karşılık verileceği konusunda “çok spesifik” maddeler içerdiğini aktardı.

Belge, Avrupa ve ABD ordularının Ukrayna ordusuyla koordineli çalışarak “toprak işgali girişimlerini nasıl önleyeceğini” detaylandırıyor.

Yeni güvenlik garantileri, her ülkenin kendi iç hukuk prosedürlerine uygun olarak yasal bağlayıcılık taşıyacak.

Amerikalı yetkililer, Donald Trump’ın garantileri içeren belgeleri, uluslararası anlaşmaları onaylama yetkisine sahip ABD Senatosu’na sunmayı kabul ettiğini bildirdi.

Garantilerin resmi bir anlaşma statüsünde sunulup sunulmayacağı konusu ise henüz netlik kazanmadı.

Çok Okunanlar

Exit mobile version