Bizi Takip Edin

Amerika

Trump yönetimi ticaret savaşında yeni yasal dayanaklara yöneldi

Yayınlanma

Trump yönetimi, mahkemelerdeki yenilgilere rağmen gümrük vergilerini küresel bir iktisadi baskı aracı olarak kullanmayı sürdürüyor. Kanada ve Brezilya’ya yönelik yeni tarifeler yürürlüğe girerken Cumhuriyetçiler, ABD’de hayat pahalılığının artmasından çekiniyor.

Donald Trump yönetimi, ticaret alanındaki araçlarını daraltan çeşitli hukuk mücadelelerini kaybetmesine rağmen gümrük vergilerini dünya çapında iktisadi baskı aracı olarak kullanma politikasını hız kesmeden sürdürüyor.

ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer, çarşamba günü Senato Finans Komisyonu’nda verdiği ifadede, hukuki yenilgilerin yönetimi caydırmayacağını söyledi.

Greer açılış konuşmasında, “Bu yönetimin kullandığı belirli yetkiler değişti, ancak ticaret stratejisi değişmedi. Ekonomimizi yeniden sanayileştirmek, Amerikalı işçileri korumak ve ücretlerini artırmak, ticaret açığımızı küçültmek amacıyla gümrük vergilerini kullanmayı ve anlaşmalar müzakere etmeyi sürdürmeye kararlıyız” dedi.

Greer’in sözleri, Başkan Trump’ın son günlerde Kanada ve Brezilya’ya karşı gümrük vergilerinin kullanımını artırdığı ve ileride yeni tarifeler getirmekle tehdit ettiği bir dönemde geldi.

Yönetimin gümrük vergisi politikası, yüzde 10’luk küresel tarifelerin cuma günü sona ermesiyle yeni bir evreye geçecek.

ABD Yüksek Mahkemesi’nin Trump’ın olağanüstü hal kapsamında uyguladığı tarifeleri anayasaya aykırı bularak iptal etmesinin ardından Trump, şubat ayı sonunda temel tarife oranını yürürlüğe koyan kararnameyi imzaladı.

Yüzde 10’luk tarifeler, 1974 tarihli Ticaret Yasası’nın 122’nci maddesine dayandırıldı. Ancak bu madde, tarifelerin yalnızca 150 gün uygulanmasına izin veriyor.

Bu süre sınırı, Trump ile Greer’i ticaret anlayışlarını hayata geçirmek için yeni yollar aramaya yöneltti.

The Wall Street Journal, başkanın ticaret ekibinin 1974 tarihli Ticaret Yasası’nın 301’inci maddesine başvurmasının beklendiğini yazdı. Bu madde, federal hükümete adil olmayan uygulamalara başvuran yabancı ülkelere gümrük vergileriyle karşılık verme yetkisi tanıyor. Hukuken daha dayanıklı kabul edilen bu tarifeler, Greer’e göre ABD ticaretinin yüzde 99’unu kapsayacak.

Trump’ın bazı Brezilya mallarına getirdiği yüzde 25’lik gümrük vergisi, ülkenin adil olmayan ticaret uygulamalarına başvurduğu sonucuna varan soruşturmanın ardından çarşamba günü yürürlüğe girdi. Tarifeler, 301’inci madde uyarınca uygulanıyor. Trump, Brezilya’ya yönelik tarifeleri yakın müttefiki eski Devlet Başkanı Jair Bolsonaro’nun yargılanmasıyla da açıkça ilişkilendirdi.

ABD ile Kanada arasında daha geniş çaplı bir ticaret çatışması da başladı. Trump, “ayrımcı” ticaret tedbirlerini gerekçe göstererek pazartesi günü bazı Kanada mallarına yüzde 50 ilave gümrük vergisi getirdi.

Tarife, 1930 tarihli Tarife Yasası’nın 338’inci maddesine dayandırıldı. Bu madde, ABD ticaretine karşı ayrımcılık yapan, ticarete yük getiren veya onu dezavantajlı duruma düşüren yabancı ülkelere vergi uygulama yetkisini başkana veriyor. Bir yönetim yetkilisi, tarifelerin Trump’ın kararnameyi imzalamasından 30 gün sonra yürürlüğe gireceğini söyledi.

Tarifelerin etkilediği ürünler arasında şarap ve çimento da var.

Karar, Trump ile Kanada Başbakanı Mark Carney arasındaki gerilimi artırdı. Carney, tarifelerin Trump’ın ilk başkanlık döneminde kabul ettiği ABD-Meksika-Kanada Anlaşması’nın (USMCA) “doğrudan ihlali” olduğunu savundu.

Carney, X sosyal medya platformunda paylaştığı açıklamada, “Bu ticaret anlaşmazlığı, özellikle ABD’deki ailelerin maliyetlerini artırdı. Kanada, çözülmemiş meseleleri vatandaşlarımızın karşılıklı yararına ele almak amacıyla ABD ile yoğun temas kurmaya hazır” dedi.

Kanada, tarifelere karşılık Detroit ile Ontario’daki Windsor kentini birbirine bağlayan Gordie Howe Uluslararası Köprüsü’nün açılışı için planlanan ortak töreni iptal etti. Kanada, bunun yerine pazartesi günkü planlı açılıştan önce cuma günü kendi törenini düzenleyecek.

Kanada Altyapı Bakanı Gregor Robertson’ın sözcüsü Jenna Ghassabeh, Associated Press’e, “ABD’nin bu haftanın başında tehdit ettiği ticari tedbir göz önüne alındığında, iki ülkenin ortak bir kutlama etkinliği düzenlemesi uygun olmaz” dedi.

Trump yönetimi, geçmiş müzakere turlarında yeni bir anlaşmaya varılamamasının ardından bu ayın başında USMCA’yı mevcut haliyle yenilemeyi reddetti. Ülkeler anlaşmayı 16 yıl daha uzatma konusunda uzlaşamazsa USMCA 2036’ya kadar yürürlükte kalacak. Ancak yönetimin kararı, anlaşmanın geleceğini kuşkulu hale getirdi.

Greer, ABD’nin üçüncü tur müzakereler için bu hafta Meksika ile görüşeceğini daha önce söylemişti.

Carney, salı günü gazetecilere yaptığı açıklamada, aynı sabah Trump ile konuştuğunu ve ikilinin gelecek haftalarda müzakereleri “yoğunlaştırma” konusunda anlaştığını belirtti.

Trump salı günü, üreticilerin imalatı ABD’ye taşımaması halinde ithal jenerik ilaçlara Ağustos 2028’den itibaren yüzde 100 gümrük vergisi uygulanacağı uyarısında bulundu.

Trump’ın tarifelerinin kamuoyunda rağbet görmemesi de başkanı politikasını sürdürmekten caydırmadı. Çarşamba günü yayımlanan YouGov anketinde, ABD’li yetişkinlerin yüzde 70’inden fazlası tarifelerin fiyatları artırdığı görüşünü dile getirdi.

Kongre’deki Cumhuriyetçiler de siyasi açıdan tehlikeli bir dönemde hayat pahalılığını artırabileceği kaygısıyla Trump’ın Kanada’ya yönelik yeni tarifelerini destekleme konusunda ihtiyatlı davranıyor.

Teksaslı Cumhuriyetçi Senatör John Cornyn, The Hill’e, “İthalata uygulanan gümrük vergilerinin Amerikan ürünlerinin fiyatlarını artırdığına şüphe yok. Dolayısıyla evet, bu konuda kaygılıyım” dedi.

Amerika

Yapay zeka sadece en zengin yüzde 1’lik kesime yaradı

Yayınlanma

ABD’de yapay zeka yatırımlarının tetiklediği piyasa rallisi hanehalkı servetini 26 trilyon dolar artırırken bu gelirden yalnızca en zengin yüzde 1’lik kesim faydalandı. Nüfusun en yoksul yarısı toplam servet büyümesinden 500 milyar dolardan daha az pay alabildi.

ABD, yapay zekanın gelişimiyle bağlantılı geniş çaplı bir teknoloji devrimi yaşıyor.

Reuters’ın haberine göre bu alana yapılan yatırımlar, geçmişteki telekomünikasyon atılımının yanı sıra demir yolu ve kara yolu inşasına ayrılan harcamaları geride bırakabilir.

Yapay zeka alanındaki ilerleme borsada hızlı yükseliş sağlarken hanehalkı servetini de artırdı.

Ancak bu süreçten asıl kazancı en varlıklı kesim sağladı; Amerikalıların çoğunluğu ise yüksek hayat pahalılığıyla karşılaşmaya devam ediyor.

ABD Merkez Bankası (Fed) verilerine göre, Joe Biden’ın başkanlık döneminin sonundan 2026 ortasına kadar Amerikan hanehalklarının toplam serveti yüzde 16,5, yani yaklaşık 26 trilyon dolar yükseldi.

Buna rağmen ülke genelindeki toplam servet payını sadece en zengin yüzde 1’lik kesim artırabildi; nüfusun geri kalan yüzde 99’luk diliminin payı ise daraldı.

Amerikan hanelerinin en az gelirli yarısı, bu 26 trilyon dolarlık artıştan 500 milyar dolardan daha az pay alabildi. En alt gruptaki artış oranı yaklaşık yüzde 10 düzeyinde kaldı.

Ray Dalio: ABD için 3 yıl içinde borç krizi görüyorum

Tüketiciler harcamalarını kısıyor

Diğer yandan Reuters ajansı, tüketici harcamalarının nominal olarak artmayı sürdürdüğünü ancak bu artışın önemli bölümünü enflasyonun erittiğini vurguluyor.

Fiyat artışları hesaba katıldığında Amerikalıların harcama temposu koronavirüs pandemisi öncesindeki düzeyde seyrediyor.

Ağustos ayında The Washington Post’un yayımladığı haberde, Amerikalıların daha sık indirim aradığı, ucuz gıdaya yöneldiği, restoranlara daha seyrek gittiği ve pahalı hizmetleri kullanmaktan vazgeçtiği aktarılmıştı.

Moody’s Analytics Başekonomisti Mark Zandi, borsa kazanımlarından faydalanan varlıklı Amerikalıların tüketim harcamaları verilerini büyük ölçüde yukarıda tuttuğunu kaydetti.

Fiyatlar üzerindeki ek baskıyı gümrük tarifeleri, İran ile yaşanan gerilim kaynaklı enerji maliyetleri ve yapay zeka sektöründeki yatırım yoğunluğu oluşturuyor.

Özellikle benzin ve sığır eti fiyatları belirgin biçimde arttı. Konut piyasasındaki erişilebilirlik sorunu da sürüyor.

Konut kredisi faizleri son bir yılda bir yüzde puanından fazla yükselerek ailelerin gayrimenkul edinmesini daha da zorlaştırdı.

Fed politika faizini artırdı

Süren enflasyon ortamında Fed, Temmuz 2023’ten bu yana ilk kez 16 Eylül’de politika faizini 25 baz puan artırarak yıllık yüzde 3,75 ila yüzde 4 aralığına çekti.

Fed Başkanı Kevin Warsh, bu adımı enflasyonu yüzde 2 hedefine geri döndürme zorunluluğuyla açıkladı.

Merkez Bankası ayrıca 2026 sonu enflasyon beklentisini yüzde 3,6’dan yüzde 3,7’ye revize etti.

ABD Başkanı Donald Trump, 2024 seçim kampanyasında enflasyonu dizginleme ve fiyatları düşürme taahhüdünde bulunmuştu. Ancak ikinci başkanlık döneminde hayat pahalılığı tırmanmaya devam etti.

Bu tablo da kasım ayındaki Kongre ara seçimleri öncesinde seçmenlerin ekonomi yönetiminden duyduğu hoşnutsuzluğu açıklamaya yetiyor.

İktisatçı Milanovic: Küresel neoliberalizm bitti, yeni bir evreye geçtik

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD Enerji Bakanlığı’ndan Orta Atlantik bölgesinde acil şebeke kararı

Yayınlanma

ABD Enerji Bakanlığı, Orta Atlantik bölgesinde artan talep ve planlı hat bakımları nedeniyle oluşabilecek elektrik kesintisi riskine karşı acil durum kararı yayımladı. Bölgesel şebeke işletmecisi PJM’e yedek üretim kapasitelerini devreye alma izni verilirken ülke genelinde 35 gigavatı aşkın kullanılmayan yedek kaynak bulunuyor.

ABD Enerji Bakanlığı, ülkenin Orta Atlantik bölgesindeki elektrik şebekesinde baş göstermesi beklenen aşırı yüklenme ve elektrik kesintisi riskine karşı acil durum kararı aldı.

Bakanlığın internet sitesinde yayımlanan talimata göre önlemler 13 Ekim 2026 ile 16 Ekim 2026 tarihleri arasında yürürlükte kalacak.

Karar, sonbahar bakım mevsimi nedeniyle üretim tesislerinde uygulanan planlı duruşlar, iletim hatlarındaki planlı kesintiler ve beklenen yüksek talep koşulları altında alındı.

Enerji Bakanlığı, bölgesel şebeke işletmecisi PJM Interconnection şirketinin 11 Ekim 2026 tarihinde ilettiği başvuru üzerine harekete geçti.

Bölgesel işletmeciye yedek kapasiteyi devreye alma yetkisi verildi

Bakanlık kararı kapsamında PJM Interconnection şirketine, şebeke güvenliğini korumak amacıyla belirlenen üretim ünitelerini devreye sokma ve çalıştırma yetkisi tanındı.

Şirket, nihai çare olarak Enerji Acil Durum Uyarısı (EEA) 3 ilan edilmeden önce veya uyarı yürürlükteyken yedek üretim kaynaklarını da kullanabilecek.

Şirkete ayrıca talimatı uygulamak üzere iletim hattı sahipleri ve elektrik dağıtım şirketlerine çağrı yapma hakkı verildi.

ABD Enerji Bakanı Chris Wright, kararın bölgede yaşayan milyonlarca aile ve işletmenin elektriğe kesintisiz ulaşmasını amaçladığını belirtti.

Wright, “Bu karar, ihtiyaç duyulduğunda yedek kaynaklar da dahil olmak üzere ek elektrik üretimini erişilebilir kılarak Orta Atlantik genelindeki milyonlarca Amerikalı aile ve işletmenin uygun fiyatlı, güvenilir ve emniyetli elektriğe erişmesini sağlayacak” dedi.

Bakan Wright önceki yönetimin enerji politikalarını eleştirdi

Bakan Wright, önceki yönetimin enerji kapasitesini azaltmaya yönelik politikalarının şebekeyi elektrik kesintilerine karşı daha savunmasız hale getirdiğini savundu.

Sistemin “güneşin parlamadığı ya da rüzgarın esmediği dönemlerde” daha kırılgan olduğunu kaydeden Wright, mevcut yönetimin elektrik kesintilerini engellemek adına eldeki bütün imkanları kullanacağını ifade etti.

Enerji Bakanlığı verilerine göre ABD genelinde 35 gigavatın üzerinde kullanılmayan yedek üretim kapasitesi yer alıyor.

Bakanlık benzer bir acil durum kararını daha önce 17-18 Eylül tarihlerinde, sıcak hava dalgası ve iletim hatlarındaki planlı kesintiler nedeniyle devreye sokmuştu.

Enerji Bakanlığı ayrıca ağustos ayında PJM şirketine Maryland eyaletinin Anne Arundel bölgesindeki Wagner elektrik santralinin 4 numaralı ünitesini elektrik talebini karşılamak üzere çalıştırma izni verdi.

Wagner santraline ilişkin acil önlem kararı 20 Ağustos ile 17 Kasım tarihleri arasını kapsıyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

Elon Musk, ABD seçimleri için kesenin ağzını açtı

Yayınlanma

Milyarder Elon Musk, ABD’de yapılacak ara seçimler öncesinde Cumhuriyetçi Parti bağlantılı komitelere son üç ayda 276 milyon dolar bağışladı. Son aktarımla siyasi harcamaları 366 milyon dolara ulaşan teknoloji milyarderi, daha önce siyasete ayırdığı bütçeyi kısacağını açıklamıştı.

Dünyanın en zengin ismi Elon Musk, ABD’de yaklaşan ara seçimler öncesinde Cumhuriyetçi partilileri destekleyen siyasi eylem komitelerine ve muhafazakar kuruluşlara son üç ayda 276 milyon dolar bağışladı.

Tesla ve SpaceX’in üst yöneticisi olan Musk’ın ara seçim sürecindeki toplam bağış tutarı, son aktarımla 366 milyon dolara ulaştı.

İlk olarak The New York Times gazetesinin duyurduğu meblağlar, Musk’ın kurduğu America PAC sözcüsü tarafından The Hill’e doğrulandı. Yapılan bu son harcamalar, Musk’ı 2026 ara seçimlerinin bilinen en büyük bağışçısı konumuna getirdi.

Musk’ın temmuz ile eylül ayları arasındaki mali desteklerinin büyük bölümü Kongre yarışlarına yöneldi.

ABD’li milyarder, Cumhuriyetçi Senato adaylarını destekleyen “Senate Leadership Fund” adlı süper PAC’e 158 milyon dolar, Temsilciler Meclisindeki Cumhuriyetçilere kaynak sağlayan “Congressional Leadership Fund” komitesine ise 20 milyon dolar aktardı.

Milyonlarca dolarlık kaynak farklı komitelere paylaştırıldı

Kendisinin 2024 seçim sürecinde kurduğu America PAC’e söz konusu dönemde 76 milyon doları aşkın kaynak sağlayan Musk, eyalet düzeyindeki yarışları da finanse etti.

Teksas’tan Senato adayı olan Cumhuriyetçi Ken Paxton’ı destekleyen Lone Star Liberty PAC komitesine 10 milyon dolar aktaran iş insanı, Cumhuriyetçi Valiler Birliğine 10 milyon dolar, Cumhuriyetçi Başsavcılar Birliğine ise 2 milyon dolar verdi.

America PAC Sözcüsü Andrew Romeo, The New York Times’a yaptığı ve The Hill’in teyit ettiği açıklamada, Demokratların başkent Washington’da kontrolü ele geçirmesi ve kritik eyalet yarışlarını kazanması durumunda ülkenin sınırları korunamayan bir yapıya dönüşme riskiyle karşılaşacağını öne sürdü.

Romeo, söz konusu yatırımların Cumhuriyetçi mekanizmanın mesajlarını seçmene iletmesini sağladığını belirtti.

Geri adım söylemine rağmen sahadaki harcamalar sürüyor

Siyasete uzun yıllar mesafeli kalan Musk, 2024 seçimlerinde Donald Trump için yüz milyonlarca dolar harcayarak bu alana girdi.

Seçim kampanyalarında Trump’a eşlik eden Musk, daha sonra federal hükümetteki istihdam ve bütçe kısıntılarıyla tartışma yaratan Hükümet Verimliliği Departmanının (DOGE) başına geçti.

Mayıs 2025’in sonlarında Beyaz Saray’daki görevinden ayrılan Musk, Trump ile kamuoyuna yansıyan bir gerginlik yaşamasının ardından siyasette aylarca sessiz kaldı.

Geçen mayıs ayında siyasi harcamalarını ciddi oranda kısacağını duyuran Musk, temmuzda The Economist’e verdiği mülakatta siyasete gereğinden fazla dahil olduğunu ve ölçüyü kaçırdığını ifade etti.

Bu açıklamalara rağmen Musk, temmuz ayında America PAC’e 2026 ara seçimlerinde muhafazakar seçmenlerin sandığa gitmesini hedefleyen yeni bir saha çalışması için 100 milyon ile 120 milyon dolar arasında harcama yetkisi vererek siyasi faaliyetlerini sürdürdü.

Kamuoyundaki tartışmanın ardından Trump ile ilişkilerini yeniden düzelten Musk, mayıs ayında ABD Başkanı’nın Çin’e gerçekleştirdiği resmi ziyarete katıldı ve Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in geçen ay Washington’a yaptığı ziyarette de yer aldı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English