Amerika

Trump yönetimi, yeni Venezuela yönetiminden üç talepte bulundu

Yayınlanma

Trump yönetimi, Venezuela’nın geçici lideri Delcy Rodriguez’den, “Maduro ile benzer bir kaderi yaşamak istemiyorsa”, selefinin reddettiği ABD yanlısı önlemlerin bazılarını almasını talep ediyor.

Durumu yakından takip eden bir ABD’li yetkili ve yönetimin iç tartışmalarına aşina bir kişinin POLITICO’ya aktardığına göre, ABD’li yetkililer Rodriguez’e en az üç adım atmasını istediklerini söylediler: uyuşturucu akışını durdurmak; İran, Küba ve “Washington’a düşman” diğer ülkelerin veya ağların ajanlarını sınır dışı etmek; ve ABD’nin düşmanlarına petrol satışını durdurmak.

ABD’li yetkililer ayrıca, şu anda Venezuela’yı yöneten eski başkan yardımcısı Rodriguez’in sonunda serbest seçimleri kolaylaştırmasını ve görevinden ayrılmasını bekliyorlar. Fakat taleplerin son tarihi belirsiz ve Amerikan yetkililer yakın zamanda seçim yapılmayacağını vurguluyorlar.

Beyaz Saray, Maduro’nun kaçırılmasını bir rejim değişikliği operasyonu veya savaş değil, bir uyuşturucu baronuna karşı kanunları uygulama hareketi olduğunu savunuyor.

Rodriguez, ortaya çıkabilecek herhangi bir ABD stratejisinin kilit ismi gibi görünüyor. Maduro’nun uzun süredir müttefiki ve sosyalist inançları olsa da, Trump ekibi yine de onun emirlerini yerine getireceğinden emin.

Trump aksi takdirde, Venezuela ve yeni yönetiminin bir askeri harekatla karşı karşıya kalacağı tehdidini savurdu.

Trump Pazar günü Air Force One’da gazetecilere. “Eğer uslu durmazlarsa, ikinci bir saldırı yapacağız,” demişti.

Üst düzey bir ABD yetkilisi, yönetimin şu anda odak noktasının “ülkenin ABD’nin çıkarları doğrultusunda istikrarlı bir şekilde ilerlemesini sağlamak” olduğunu söyledi, fakat Rodriguez’e yöneltilen talepler hakkında konuşmayı reddetti.

Dışişleri Bakanı Marco Rubio, ABD’nin “İran ve Hizbullah da dahil olmak üzere dünyadaki birçok düşmanının kavşak noktası olan Venezuela”nın, Amerikan işgali sayesinde “artık uyuşturucu çeteleri ve uyuşturucu gemileri göndermemesi, uyuşturucu kaçakçılığı cenneti olmamasını sağlayacak koşulları belirleyeceğini” söyledi.

POLITICO’ya konuşan Beyaz Saray’a yakın bir kaynağa göre Trump ekibi, Rodriguez’in “tasmasının kısa” olduğunu ve “onu ortadan kaldırıp yoluna devam etmeden önce istedikleri yöne yönlendirebileceklerinden emin” olduğunu düşünüyor.

Rubio, hafta sonu televizyon röportajlarında, Trump’ın ABD’nin Venezuela’yı “yöneteceği” iddiasının daha çok Rodriguez’i etkilemekle ilgili olduğunu belirtmişti. Ayrıca röportajlarda seçimlerin yapılmasının öneminden bahsederken, bunun yakın zamanda gerçekleşeceğine dair beklentileri düşürmeye çalışmıştı.

ABD’li yetkiliye göre, Caracas ile önceki gizli diplomasiyi yürüten Richard Grenell gibi diğer Trump danışmanları, Rodriguez’in süresiz olarak kalmasını tercih ediyor.

Trump’ın Kennedy Center’ı yönetmesi için görevlendirdiği Grenell, yönetimin son Venezuela politika belirleme sürecinin bir parçası olmadı ve Caracas’ta kalan hükümetle çalışan ekipte yer almıyor.

Fakat üst düzey ABD’li yetkili, başkanın “Venezuela’daki seçimleri tartışmanın bile çok erken olduğunu” düşündüğünü de söyledi. Yetkili, seçimleri görmek istediklerini ama bunun şu anda Delcy ile tartışılan bir konu olmadığını ekledi.

Trump’ın Venezuela politikasını yakından takip eden bir kişi ve konuyu yakından bilen bir başka kişiye göre, askeri seçeneklerin yanı sıra, ABD’nin Rodriguez’in işbirliğini kazanmak için başka teşvik ve caydırıcı unsurları da var. Bunlar arasında yaptırımların hafifletilmesi ve büyük ölçüde Katar’da bulunan finansal varlıklarına erişim de bulunuyor.

Trump’ın ilk yönetiminde Venezuela özel temsilcisi olarak görev yapan Elliott Abrams, “ABD’nin Rodriguez ve diğerleri üzerinde çok büyük bir etkisi var. Caracas şehir merkezinde insanları yakalayabileceğimizi kanıtladık,” diye konuştu.

Rodriguez’in Türkiye’de de varlıkları olduğunu söyleyen Abrams, onun mali durumu hakkında yapılan tartışmaların bile onunla kişisel olarak başa çıkmada etkili olacağını öngördü.

Abrams, “Katarlılar ve Türklerle onun parası hakkında görüşüyoruz demek, açıkça oldukça büyük bir tehdit olacaktır,” dedi.

ABD’li yetkili ve diğer üç kişi, yönetimin Venezuela’ya yönelik yaptırımları kaldırma veya ülkeye önemli miktarda insani yardım gönderme planından henüz haberdar olmadıklarını söyledi.

Bu hafta sonu Maduro’nun kaçırıldığı işgal operasyonundan önce, çeşitli ABD kurumlarındaki bazı kişiler yaptırımların hafifletilmesi ve sonraki adımlar üzerinde kafa yoruyorlardı. Fakat Trump ekibinin görüşmelerine aşina olan kişiye göre, “sonrası için bir plan geliştirmek üzere kurumlar arası bir süreç yoktu.”

Trump ekibinin tartışmalarına aşina olan kişi, ABD’nin Venezuela’dan ülkede tutsak olarak bulunan Amerikalıları serbest bırakmasını da talep ettiğini söyledi. 

Fakat bu kişi ve diğerleri, ABD’nin Caracas hükümetinden tutukladığı tüm Venezuela siyasi tutuklularını serbest bırakmasını talep ettiğini bilmediklerini söyledi. Böyle bir talebin olmaması, ABD’nin yeni bir liderlik getirme çabalarını sürdürmeyeceğinden korkan Abrams ve Cumhuriyetçi dış politika çevrelerindeki diğerlerini endişelendiriyor.

Şu an için Trump ekibi, Maduro sonrası çalışmaları büyük ölçüde uzaktan yürütmeyi planlıyor, fakat Trump pazar günü gazetecilere Caracas’taki ABD Büyükelçiliğini yeniden açmayı düşündüğünü söyledi.

Çok Okunanlar

Exit mobile version