Ortadoğu

Trump’ın Hürmüz Boğazı vaadi gerçeğe çarpıyor: Sigorta var, güvenlik yok

Yayınlanma

ABD Başkanı Trump’ın Hürmüz Boğazı’ndan geçen tankerlere “uygun fiyatlı” sigorta sağlama sözü, sektörün temel sorununun sigorta değil mürettebat güvenliği olduğu gerçeğiyle karşılaştı. ABD askeri konvoy planını açıklayamadı, Enerji Bakanı’nın “başarılı eşlik” paylaşımı saatler içinde silindi ve ham petrol fiyatları yeniden 100 doların üzerine çıktı.

ABD Başkanı Donald Trump geçen hafta “dünyaya kesintisiz enerji arzını güvence altına almak” amacıyla Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemilere makul fiyatlı savaş riski sigortası sunma sözü vermişti.

Gerektiğinde ABD donanmasının gemilere İran saldırılarına karşı eşlik edeceğini de açıklamıştı. Ancak aradan geçen sürede Washington ne askeri eşlik teklif etti ne de sigorta planı sağlam bir zemine oturdu.

ABD’nin savaş riski poliçesi teklif etmeye başlaması fikri, gemilerin Hürmüz Boğazı’ndan geçişini engelleyen asıl sorunu çözmüyor. Armatörler ve sigorta brokerleri bunu The Wall Street Journal’a açıkça ifade etti.

Deniz sigortasında uzmanlaşan İngiliz piyasası Lloyd’s of London “işe açık” durumda. Marsh’ın küresel denizcilik ve kargo sigortası bölümünün başkanı Marcus Baker, “Poliçeler mevcut, sadece kimse satın almıyor” dedi.

Capital Clean Energy Carriers’ın CEO’su Jerry Kalogiratos ise “Asıl mesele hasar teminatından çok mürettebat güvenliği” ifadesini kullandı. Kalogiratos’un yönettiği şirket 20’den fazla LNG tankerini işletiyor.

Asıl sorun: ABD’de uzmanlık yok

Bir diğer kritik engel, Amerikan şirketlerinin bu tür özelleşmiş sigortacılıkla neredeyse hiç ilgilenmemesi. Sektörün hakimi Lloyd’s of London.

Trump’ın planını hayata geçirmek üzere ABD Federal Kalkınma Finansmanı Kurumu’na (DFC) 20 milyar dolar tahsis edildi. Sektör temsilcilerinin aktardığına göre, Amerikalı yetkililer Londra’daki sigortacı ve brokerleri arayarak piyasanın işleyişini anlamaya çalıştı. Bazılarından gizli bilgi talep edildi; ancak muhataplar bu bilgiyi paylaşmayı reddetti.

Brokerlik şirketi McGill and Partners’ın deniz sigortası direktörü David Smith durumu şöyle özetledi: “Savaş riski sigortası etrafında bütün bir ekosistem var. Amerikan sigortacıları bu ekosisteme yakın pozisyonlarda neredeyse hiç bulunmuyor” dedi.

Plan B: Reasüransa geçiş

Sigortayı bizzat organize edemeyeceğini anlayan Washington planını değiştirdi. DFC bu kez 20 milyar doları reasüransa -yani sigortacıların bazı risklerinin sigortalanmasına- yönlendirmeyi teklif etti.

DFC sözcüsü, reasürans kapsamının henüz açıklanmamış belirli kriterleri karşılayan gemilerle sınırlı tutulacağını belirtti.

Smith, “Bunun tam olarak kime uygulanacağına dair somut bilgi çok az; mevcut açıklamalar da birbiriyle çelişiyor” diye yakındı.

Sigorta brokerleri, Amerikan programının Basra Körfezi’ndeki sigorta maliyetini düşürmeye katkı sağlayabileceğini söylüyor. Şu anda gemi değerinin yüzde 1-2’sine ulaşan prim, barış döneminde yüzde 0,25 düzeyindeydi.

Fakat brokerler, bunun deniz trafiğinin yeniden başlaması sorununu çözmediği görüşünde birleşiyor. Onlara göre savaş gemisi korumasında konvoy düzenlenmeden trafiğin normalleşmesi şimdilik mümkün görünmüyor. Washington ise böyle bir konvoya dair hiçbir bilgi paylaşmadı.

Macron’dan “savunma misyonu” adımı

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, “Avrupa ve Avrupa dışı devletlerle ortaklaşa hareket edecek, salt savunma amaçlı gemi eşlik misyonu” düzenlemek üzere Basra Körfezi’ne 12 savaş gemisi gönderdi.

Ancak Macron, konteyner gemileri ve tankerlere Hürmüz Boğazı boyunca eşlik edilmesinin “çatışmanın en yoğun evresinin sona ermesinden sonra” başlayacağını belirtti.

Çatışmanın yavaşlama emaresi ise görünmüyor. Aksine: İran perşembe günü Irak açıklarında iki tankere ve BAE kıyılarında bir konteyner gemisine saldırdı. Irak tüm petrol terminallerini kapattı. Çatışmanın başından bu yana vurulan gemi sayısı 20’yi aştı.

ABD Enerji Bakanı Chris Wright salı günü X platformundaki bir paylaşımda ABD donanmasının bir petrol tankerine Hürmüz Boğazı’nda “başarıyla eşlik ettiğini” duyurdu. Paylaşım, Trump’ın savaşın “çok hızlı” sona ereceği açıklamasının ardından zaten 100 doların altına gerileyen Brent petrol fiyatlarının 85 dolara yakın seviyelere düşmesini tetikledi. Ancak iki saat sonra paylaşım silindi.

Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, eşlik iddiasını yalanladı. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise Amerikalı yetkilileri “piyasaları manipüle etmek amacıyla sahte haberler yaymakla” suçladı.

Petrol fiyatları yeniden yükselişe geçti ve perşembe sabahı itibarıyla 100 doların üzerinde işlem görüyordu.

Çarşamba günü Uluslararası Enerji Ajansı’na üye 32 ülke, stratejik rezervlerden piyasaya rekor hacimde petrol sürme kararı aldı: 400 milyon varil. Bu miktarın 172 milyon varili ABD’ye ait.

Rezervlerin daha aktif kullanılmasını savunan Washington merkezli düşünce kuruluşu Employ America’nın genel müdürü Arnab Datta, “Beni asıl şoke eden, (Trump yönetiminin) bunun (İran savaşının) enerji piyasası üzerindeki sonuçlarına yönelik hiçbir hazırlık yapmamış olması. Hiçbir şeye hazırlanmadılar. Kesinlikle hiçbir şeye” dedi.

Çok Okunanlar

Exit mobile version