Diplomasi

Trump’ın ikinci döneminde Tayvan’a silah satışları, Biden dönemini yüzde 40 aştı

Yayınlanma

Pekin ABD’nin ilişkilerdeki kararlılığını test ederken, Washington Tayvan’a 14 milyar dolarlık yeni silah paketini değerlendiriyor.

Nikkei’nin edindiği bilgilere göre, ABD Başkanı Donald Trump’ın ikinci yönetimi, ilk bir buçuk yılında Tayvan’a Joe Biden yönetiminin dört yıllık görev süresi boyunca onayladığından yüzde 36 daha fazla silah satışına onay verdi.

Bu artış haberi, Taipei’ye verilen desteğin Pekin’le yürütülen daha geniş kapsamlı pazarlıkların parçası olarak azaltılabileceğine dair Tayvan’da kaygıların büyüdüğü bir dönemde geldi.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Kongre oturumlarında yasa koyuculara, yönetimin Tayvan’a değeri 14 milyar dolara kadar çıkabilecek ek silah satışlarını gözden geçirdiğini söyledi.

Rubio, çarşamba gününe kadar iki gün boyunca Kongre komiteleri önünde Tayvan meselesi de dahil olmak üzere ABD politikasını anlattı.

Rubio’nun açıklamaları, Trump’ın Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile mayıs ortasında yaptığı zirvenin ardından, Tayvan’a silah satışlarının Pekin’le ilişkilerde “çok iyi bir pazarlık kozu” işlevi görebileceği yönündeki sözlerinden sonra geldi.

Bu açıklama, ABD’nin Tayvan’a desteğinin Pekin’le yapılacak daha kapsamlı bir anlaşmanın parçası olarak ciddi biçimde yeniden ayarlanabileceği endişelerini artırdı. Rubio ise bu görüşü reddetti.

Rubio, Çin’in taleplerinin Beyaz Saray’ın Tayvan’a silah satışları konusundaki karar alma sürecine müdahale etmesine izin verilmeyeceğini vurguladı.

ABD-Tayvan İş Konseyi’ne göre Biden yönetimi, Ocak 2021’de başlayan dört yıllık dönemde Tayvan’a 8,4 milyar dolarlık silah satışını onayladı. Buna karşılık ilk Trump yönetimi, dört yılda yaklaşık 18,3 milyar dolarlık silah satışını onaylayarak son dönem ABD yönetimleri içinde en yüksek toplam rakama ulaştı.

Mevcut Trump yönetimi ise Aralık 2025’te 11,4 milyar dolarlık bir paketi onayladı. Rubio’nun sözünü ettiği ek 14 milyar dolarlık paketin de onaylanması halinde, Trump’ın ikinci döneminde toplam silah satışları yaklaşık 25 milyar dolara ulaşacak.

Rubio, muhalefetteki Demokrat yasa koyucuların Trump yönetiminin Tayvan’a destek vermekte isteksiz davrandığı yönündeki eleştirilerine karşı çıktı. Uygulamada yönetimin, Demokrat selefinden daha agresif davrandığını savundu.

Rubio, yurt içi ve yurt dışındaki kaygıları gidermeye çalışırken, “Bazı açılardan kaybedilen zamanı telafi etmeye çalışıyoruz,” dedi.

Her iki partiden yasa koyucular, yönetimi Tayvan’a ek satışlar konusunda hızlı hareket etmeye çağırıyor. Rubio’nun verdiği güvencelerin somut adımlarla desteklenip desteklenmeyeceği, yönetimin bir sonraki kararına bağlı olacak. Bu karar, giderek daha fazla Trump yönetiminin Tayvan politikasının bir turnusol testi olarak görülüyor.

Trump yönetimiyle yakın bağları bulunan muhafazakâr düşünce kuruluşu Heritage Foundation’ın Asya Çalışmaları Merkezi’nde kıdemli politika analisti olan Edward Owen, yıl sonundan önce yeni bir silah paketinin onaylanacağından emin olduğunu söyledi.

Ancak bazıları, böyle bir onayın bu zaman dilimi içinde alınabileceği konusunda kuşkularını koruyor.

Trump, Xi’yi 24 Eylül’de Beyaz Saray’a davet etti.

İki taraf, yıl sonuna kadar üçe kadar zirve toplantısı düzenlemeyi hedefliyor. Xi, Trump’a Tayvan’a silah satışlarını durdurması yönünde defalarca çağrıda bulundu.

Trump yönetimi yeni bir paketle ilerlerse Çin’in sert tepki vermesi muhtemel. Bu da gelecekteki zirve toplantılarına ilişkin planları etkileyebilir.

Xi’nin ABD ziyareti, 3 Kasım’daki ara seçimlerden yaklaşık bir ay önce planlanıyor. Trump, içeride seçmenlere sunabileceği ekonomik anlaşmaları Çin’le yapma konusunda istekli.

Xi’yi kızdıracak herhangi bir adım bu çabaları karmaşıklaştırabilir. Bu nedenle Tayvan’a ek silah satışlarına ilişkin alınacak karar özellikle önemli hale geliyor.

Pratik kısıtlar da yeni silah satışlarını geciktirebilir.

Trump’ın Deniz Kuvvetleri Bakan vekili Hung Cao, Tayvan’a ek transferlerin ABD’nin İran’a yönelik saldırılarının sonuçları nedeniyle yavaşlayabileceğini söylediç

Operasyonda Tomahawk seyir füzeleri de dahil olmak üzere büyük miktarda silah kullanıldı.

Bazı analistler, stokların yeniden tamamlanmasının yıllar alabileceğini tahmin ediyor.

Satışların halihazırda onaylandığı durumlarda bile, ABD’li savunma üreticilerinin üretim kapasitesini artırmakta zorlanması nedeniyle Tayvan’a teslimatlar sık sık gecikti.

George Mason Üniversitesi’ne göre Tayvan, nisan ayı itibarıyla onaylanmış ancak teslim edilmemiş 29,7 milyar dolar değerinde silahı hâlâ bekliyordu.

Benzer teslimat birikmeleri, Japonya dahil dünyanın dört bir yanındaki ABD müttefiklerine yapılan silah sevkiyatlarını da etkiledi.

Birbiri ardına gelen ABD yönetimleri, olası bir Tayvan senaryosuna ilişkin uzun süredir stratejik muğlaklık politikasına bağlı kaldı.

Bu yaklaşım kapsamında Washington, Tayvan’a savunma kabiliyetleri sağlamayı taahhüt ederken, bir çatışma durumunda ABD güçlerinin nasıl karşılık vereceğini bilinçli olarak belirsiz bırakıyor.

Amaç, Pekin’in her zaman en kötü senaryo ihtimalini hesaba katmak zorunda kalmasını sağlayarak caydırıcılığı güçlendirmek.

ABD ayrıca uzun süredir izlediği “Tek Çin” politikasını da söylemde desteklemeye devam ediyor. Washington, Pekin’in Çin ana karası ile Tayvan’ın tek bir Çin’in ayrılmaz parçaları olduğu yönündeki tutumuna karşı çıkmamakla birlikte, Tayvan’ın savunmasını güçlendirmeye ve ayrılıkçı hükümeti desteklemeye devam ediyor. Daha geniş ABD-Çin ilişkilerine değinen Rubio, yönetimin “stratejik istikrar” dönemini korumaya çalıştığını söyledi.

Aynı zamanda dünyanın en büyük iki ekonomisi arasındaki rekabetin kalıcı niteliğini de kabul etti.

Rubio, “Yalnızca yıllar boyunca değil, muhtemelen on yıllar boyunca da çatışmanın süreceği alanlar bulunduğunu kabul ediyoruz,” dedi.

Büyük Güç Rekabetinden Stratejik İstikrara: Çin-ABD İlişkilerinde Yeni Yönelim

Çok Okunanlar

Exit mobile version