Bizi Takip Edin

Amerika

Trump’ın muhtemel tehdit listesi

Yayınlanma

ABD Başkanı Donald Trump’ın, Venezuela’yı işgal edip Başkan Nicolás Maduro’yu kaçırmasının ardından ABD ordusunun hedefinde yer alan diğer ülkeler de gündeme geliyor.

Kaçırma operasyonunun sona ermesinden birkaç saat sonra basın toplantısında ve Fox & Friends programında verdiği röportajda Trump, işgal gerekçeleri olarak uyuşturucu kaçakçılığını durdurmak, petrolü ele geçirmek, demokrasiyi kurtarmak, Amerika’nın hakimiyetini yeniden tesis etmek ve Venezuela’yı ABD’ye göçmen göndermesi gibi bahaler sıraladı.

Trump, aynı argümanların geçerli olacağı başka ülkeleri de özellikle dile getirmiş ve bunlardan en az ikisine sıradaki hedef olabileceklerini ima etmişti. Özellikle, Monroe Doktrini’nin güncellenmiş versiyonu olarak “Donroe Doktrini” ile, ABD’nin “Batı Yarımküre”deki hegemonyasının yeniden tesisi, yeni Ulusal Güvenlik Stratejisi’nde (NSS) öncelik olarak yer alıyordu.

1. Kolombiya

Venezuela baskınından sonraki basın toplantısında bir muhabir, 22 Aralık’ta Venezuela’yı tehdit ettikten sonra Trump’ın Kolombiya Devlet Başkanı Gustavo Petro’ya “arkasını kollama” uyarısında bulunduğunu hatırlattı.

Muhabir, Trump’a ABD’nin Venezuela’daki operasyonunun ardından Kolombiya’ya bir mesajı olup olmadığını sordu. Trump, Petro’ya yaptığı uyarıyı tekrarladı: “O kokain üretiyor. Kokaini ABD’ye gönderiyorlar. Bu yüzden dikkatli olması gerekiyor.”

2. Küba

Başka bir muhabir Trump’a Küba’ya bir mesajı olup olmadığını sordu. Trump, Küba’nın Venezuela’ya “çok benzediğini” ve Venezuela sürgünlerine yardım ettiği gibi Küba sürgünlerine de yardım etmek istediğini söyledi.

Küba’dan gelen karşı-devrimci göçmenlerin çocuğu ve Küba’nın komünist yönetiminin uzun süredir düşmanı olan Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Maduro’nun kaderini göz önünde bulundurarak, “Havana’da yaşıyor ve hükümette olsaydım, en azından biraz endişelenirdim,” diye ekledi.

3. Meksika

Fox & Friends programında Trump’a, Venezuela’ya karşı yaptığı hamlenin Meksika’ya bir mesaj olup olmadığı soruldu. Trump hayır cevabı verdi ve kendisiyle nispeten iyi ilişkileri olan Meksika Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum’u övdü.

Öte yandan Trump, “Fakat karteller Meksika’yı yönetiyor. Meksika’yı o yönetmiyor. Bu yüzden bir şeyler yapmalıyız. . . . Meksika ile ilgili bir şeyler yapılmalı,” diye ekledi.

9 Aralık’ta verdiği bir röportajda Trump, Meksika topraklarına saldırı emri vermeye hazır olduğunu da söylemişti.

Yetkililer Zeteo’ya, Trump’ın Meksika’ya ABD Özel Kuvvetleri gönderme fikrine “çok ilgi duyduğunu” ve başkanın Kolombiya ve Küba’yı da tehdit ettiğini söylediler.

4. Kanada

Fox & Friends röportajında Trump, ABD’ye yasadışı uyuşturucu akışının sadece Venezuela ve Meksika’dan değil, Kanada’dan da geldiğini söyledi. 

Trump’ın geçen yıl yayınladığı bir bildiride, Kanada’nın uyuşturucu kaçakçılığını kontrol edememesinin “ABD’nin ulusal güvenliği ve dış politikası için olağanüstü ve sıra dışı bir tehdit oluşturduğunu” iddia ederek “bu tehditle başa çıkmak için ulusal acil durum” ilan etmişti.

5. Grönland

Basın toplantısında Trump, Venezuela’daki rejim değişikliğinin “Batı Yarımküre’de artan güvenlik tehditlerine” karşı koymak için “yeni ulusal güvenlik stratejimizin” bir parçası olduğunu söyledi.

Trump daha sonra Air Force One’de verdiği demeçte de “Grönland’a ihtiyaçları olduğunu”, bu bölgenin Rusya ve Çin tarafından çevrildiğini iddia etti.

6. Belize, Kosta Rika, Haiti, Jamaika, Nikaragua, Panama, Peru, Bahamalar ve Dominik Cumhuriyeti

Eylül ayında Trump, Venezuela ve bu ülkelerin tümünü, diğerlerinin yanı sıra, ABD yasalarına göre “önemli uyuşturucu geçiş veya önemli yasadışı uyuşturucu üreticisi ülkeler” olarak belirlemişti.

Bu, röportajda ve brifingde özetlediği uyuşturucu savaşı mantığına göre bu ülkeleri hedef haline getirebilir.

Amerika

Bank of America’ya kara para ve yaptırım ihlali nedeniyle 1,2 milyar dolar ceza

Yayınlanma

ABD Hazine Bakanlığı, kara para aklama ve yaptırım kurallarını ihlal ettiği gerekçesiyle Bank of America’ya 1,21 milyar dolar para cezası verdi. Bankanın 5 milyar dolardan fazla şüpheli işlemi zamanında bildirmediği ve yaptırım altındaki müşterilere para transferi sağladığı açıklanırken İngiltere’de de Citibank’a Rusya yaptırımları nedeniyle 4,7 milyon sterlin ceza kesildi.

ABD Hazine Bakanlığı, kara para aklama ile mücadele mevzuatını ve yaptırım rejimini ihlal ettiği gerekçesiyle ülkenin en büyük finans kuruluşlarından Bank of America’ya toplam 1,21 milyar dolar para cezası kesti.

Bakanlığın yayımladığı açıklamaya göre, banka şüpheli işlemleri zamanında bildirmemek, ulusal güvenlik riski taşıyan finansal hareketleri denetlememek ve yaptırım listesindeki müşterilere hizmet sunmakla suçlandı.

Ceza paketinin en büyük kalemlerini Hazine Bakanlığına bağlı birimlerin kararları oluşturdu.

Mali Suçları Araştırma Ağı (FinCEN), 5 milyar doları aşkın tutardaki şüpheli işlemi zamanında bildirmediği gerekçesiyle bankaya yaptırım uyguladı.

Söz konusu meblağın 1 milyar dolardan fazlasının Çin merkezli kara para aklama ağlarının faaliyetleri dahil olmak üzere doğrudan ulusal güvenlik riskleriyle bağlantılı olduğu kaydedildi.

FinCEN ile varılan uzlaşma kapsamında Bank of America, Banka Gizlilik Yasası’nı kasıtlı biçimde ihlal ettiğini kabul etti. Bankaya, şüpheli işlemleri kapsayan ek bir inceleme yürütme ve mali denetim sisteminin etkinliğini değerlendirme zorunluluğu getirildi.

Para Birimi Denetleme Ofisi (OCC) ise mali izleme sistemindeki yapısal eksiklikler nedeniyle bankaya 750 milyon dolar para cezası verdi.

OCC, bankanın trilyonlarca dolarlık para transferi üzerinde gereken denetimi sağlamadığını, ayrıca Aralık 2024’te tebliğ edilen resmi ihtara rağmen ihlalleri gidermediğini bildirdi.

Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC) de yaptırım kurallarına aykırı biçimde gerçekleştirilen milyonlarca dolarlık işlemlerle ilgili devreye girdi. OFAC, 475 ayrı olası yaptırım ihlali nedeniyle Bank of America ile 11,6 milyon dolarlık uzlaşma anlaşmasına vardı.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Bugün alınan kararlar, en büyük finansal kuruluşların bile yasaların üzerinde olmadığına dair net bir mesaj veriyor” ifadesini kullandı.

İngiltere’den Rusya yaptırımlarını delen bankalara para cezası

ABD’deki ceza kararının yanı sıra Avrupa merkezli finans çevrelerinde de benzer yaptırım denetimleri yürütülüyor.

İngiltere Maliye Bakanlığına bağlı Finansal Yaptırımları Uygulama Ofisi (OFSI), eylül ayında Citibank’ın Londra birimine (CBNA London) Rusya’ya yönelik yaptırımları ihlal ettiği gerekçesiyle 4,7 milyon sterlin ceza kesti.

İngiliz denetim otoritesinin tespitlerine göre banka, Rusya ile Ukrayna arasındaki silahlı çatışmanın başlamasının ardından Şubat-Kasım 2022 döneminde mal varlıklarının dondurulması kararını ve diğer kısıtlamaları aşarak toplam değeri yaklaşık 19,7 milyon sterlini bulan 970 ödeme gerçekleştirdi. H

ükümet, ihlallerin büyük kısmının yaptırım uygulanan şahısların mülkiyetinde ya da kontrolünde yer alan şirket hesaplarıyla bağlantılı olduğunu aktardı. Rusya ise Batılı ülkelerin uyguladığı yaptırımları yasa dışı olarak nitelendiriyor.

OFSI, ilkbahar döneminde de Rus çevrim içi film platformu Okko’ya para transferi yaptığı gerekçesiyle Alman Deutsche Bank’ın Londra şubesine 165 bin sterlin (221 bin dolar) ceza kesti.

Denetleyici kurum aynı dönemde benzer bir ihlalden dolayı Apple’ın Avrupa birimi Apple Distribution International’ı (ADI) 390 bin sterlin para cezasına çarptırdı.

Okumaya Devam Et

Amerika

Tupac Shakur cinayetini planlayan Davis ömür boyu hapse mahkum edildi

Yayınlanma

Rap sanatçısı Tupac Shakur’un 1996’da öldürülmesini organize etmekten suçlu bulunan eski çete lideri Duane Davis, Las Vegas’taki mahkeme tarafından 40 yıl sonra şartlı tahliye imkanıyla ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Kararda, yaklaşık 30 yıl sonra sonuçlanan davada sanığın geçmişte verdiği mülakatlar ve anı kitabı başlıca delil kabul edildi.

ABD’nin Las Vegas kentinde görülen davada mahkeme, rap müzisyeni Tupac Shakur’un 1996 yılında öldürülmesini planlamaktan suçlu bulduğu 63 yaşındaki Duane “Keffe D” Davis’i ömür boyu hapis cezasına çarptırdı.

CNN’in aktardığı karara göre Davis, cezasının 40 yılını tamamlamasının ardından şartlı tahliye başvurusunda bulunma hakkına sahip olacak.

Kararı açıklayan Yargıç Carli Kierny, Davis’in cezaevinde geçirdiği 731 günlük sürenin mahkumiyetinden düşülmesine hükmetti.

Duruşmada sanığa hitap eden Kierny, “Üç yıldır sizden aynı sözlerin farklı biçimlerini dinledim: ‘Evet, bu işe karıştım. Fakat artık başka bir insanım. Geçmişi geride bıraktım. Compton’dan çıktım. Artık bir dedeyim.’ Hiç kimse bir başkasının canını alıp sonra hiçbir şey yaşanmamış gibi çekip gitme hakkına sahip değildir” ifadelerini kullandı.

Otuz yıllık dosyadaki tek sanık

Ağustos ayında birinci derece cinayetten suçlu bulunan Davis, Shakur’un öldürülmesine ilişkin soruşturmada bugüne kadar hakkında resmi suçlama yöneltilen tek kişi olma özelliğini taşıyor.

Olayda kullanılan silahın bulunamaması ve tanıkların ifade vermekten kaçınması nedeniyle dosya yaklaşık 30 yıl boyunca aydınlatılamadı.

Yargılama sürecinde savcılık makamının en önemli dayanağını bizzat Davis’in kamuoyuna yaptığı açıklamalar oluşturdu.

Sanığın verdiği mülakatlar, yer aldığı belgeseller ve 2019 yılında yayımlanan “Compton Street Legend” (Compton Sokağı Efsanesi) adlı anı kitabında anlattıkları davada temel kanıtlar arasına girdi. Yargıç Kierny, söz konusu ifadelerin ve sanığın geçmiş beyanlarının delil niteliği taşıdığına karar verdi.

İddianameye göre Southside Compton Crips çetesinin eski elebaşlarından olan Davis, Shakur ve beraberindekilerin Las Vegas’taki MGM Grand Oteli’nde yeğeni Orlando Anderson ile kavga etmesi üzerine intikam amaçlı silahlı saldırı organize etti.

Shakur, aynı gece Marion “Suge” Knight’ın kullandığı araçta bulunduğu sırada vuruldu; vücuduna isabet eden dört kurşundan birinin akciğerine zarar vermesi sonucu 13 Eylül 1996’da 25 yaşındayken yaşamını yitirdi.

Davis’in 2008 yılındaki polis sorgusunda yer alan anlatımlarına göre, aracın arka koltuğunda oturan kişiye tabancayı kendisi uzattı ve ardından yeğeni Anderson ateş açtı.

Davis ayrıca Shakur ve Suge Knight’ın öldürülmesi emrini, 1 milyon dolar ödül vadeden “Diddy” lakaplı rap müzisyeni Sean Combs’un verdiğini iddia etti.

Olayla bağlantılı olarak hakkında herhangi bir suçlama yöneltilmeyen Combs ise söz konusu iddialarla ilişkisini daha önce defalarca reddetti.

Okumaya Devam Et

Amerika

Yapay zeka sadece en zengin yüzde 1’lik kesime yaradı

Yayınlanma

ABD’de yapay zeka yatırımlarının tetiklediği piyasa rallisi hanehalkı servetini 26 trilyon dolar artırırken bu gelirden yalnızca en zengin yüzde 1’lik kesim faydalandı. Nüfusun en yoksul yarısı toplam servet büyümesinden 500 milyar dolardan daha az pay alabildi.

ABD, yapay zekanın gelişimiyle bağlantılı geniş çaplı bir teknoloji devrimi yaşıyor.

Reuters’ın haberine göre bu alana yapılan yatırımlar, geçmişteki telekomünikasyon atılımının yanı sıra demir yolu ve kara yolu inşasına ayrılan harcamaları geride bırakabilir.

Yapay zeka alanındaki ilerleme borsada hızlı yükseliş sağlarken hanehalkı servetini de artırdı.

Ancak bu süreçten asıl kazancı en varlıklı kesim sağladı; Amerikalıların çoğunluğu ise yüksek hayat pahalılığıyla karşılaşmaya devam ediyor.

ABD Merkez Bankası (Fed) verilerine göre, Joe Biden’ın başkanlık döneminin sonundan 2026 ortasına kadar Amerikan hanehalklarının toplam serveti yüzde 16,5, yani yaklaşık 26 trilyon dolar yükseldi.

Buna rağmen ülke genelindeki toplam servet payını sadece en zengin yüzde 1’lik kesim artırabildi; nüfusun geri kalan yüzde 99’luk diliminin payı ise daraldı.

Amerikan hanelerinin en az gelirli yarısı, bu 26 trilyon dolarlık artıştan 500 milyar dolardan daha az pay alabildi. En alt gruptaki artış oranı yaklaşık yüzde 10 düzeyinde kaldı.

Ray Dalio: ABD için 3 yıl içinde borç krizi görüyorum

Tüketiciler harcamalarını kısıyor

Diğer yandan Reuters ajansı, tüketici harcamalarının nominal olarak artmayı sürdürdüğünü ancak bu artışın önemli bölümünü enflasyonun erittiğini vurguluyor.

Fiyat artışları hesaba katıldığında Amerikalıların harcama temposu koronavirüs pandemisi öncesindeki düzeyde seyrediyor.

Ağustos ayında The Washington Post’un yayımladığı haberde, Amerikalıların daha sık indirim aradığı, ucuz gıdaya yöneldiği, restoranlara daha seyrek gittiği ve pahalı hizmetleri kullanmaktan vazgeçtiği aktarılmıştı.

Moody’s Analytics Başekonomisti Mark Zandi, borsa kazanımlarından faydalanan varlıklı Amerikalıların tüketim harcamaları verilerini büyük ölçüde yukarıda tuttuğunu kaydetti.

Fiyatlar üzerindeki ek baskıyı gümrük tarifeleri, İran ile yaşanan gerilim kaynaklı enerji maliyetleri ve yapay zeka sektöründeki yatırım yoğunluğu oluşturuyor.

Özellikle benzin ve sığır eti fiyatları belirgin biçimde arttı. Konut piyasasındaki erişilebilirlik sorunu da sürüyor.

Konut kredisi faizleri son bir yılda bir yüzde puanından fazla yükselerek ailelerin gayrimenkul edinmesini daha da zorlaştırdı.

Fed politika faizini artırdı

Süren enflasyon ortamında Fed, Temmuz 2023’ten bu yana ilk kez 16 Eylül’de politika faizini 25 baz puan artırarak yıllık yüzde 3,75 ila yüzde 4 aralığına çekti.

Fed Başkanı Kevin Warsh, bu adımı enflasyonu yüzde 2 hedefine geri döndürme zorunluluğuyla açıkladı.

Merkez Bankası ayrıca 2026 sonu enflasyon beklentisini yüzde 3,6’dan yüzde 3,7’ye revize etti.

ABD Başkanı Donald Trump, 2024 seçim kampanyasında enflasyonu dizginleme ve fiyatları düşürme taahhüdünde bulunmuştu. Ancak ikinci başkanlık döneminde hayat pahalılığı tırmanmaya devam etti.

Bu tablo da kasım ayındaki Kongre ara seçimleri öncesinde seçmenlerin ekonomi yönetiminden duyduğu hoşnutsuzluğu açıklamaya yetiyor.

İktisatçı Milanovic: Küresel neoliberalizm bitti, yeni bir evreye geçtik

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English