Amerika
Trump’ın seçim sistemini merkezileştirme talebi Senato’da usul tartışması başlattı
ABD’de Cumhuriyetçi senatörler, Donald Trump’ın seçim süreçlerini merkezileştirme ve federal kontrolü artırma çağrısının ardından kürsü işgali (filibuster) kurallarında değişikliğe gidilmesini tartışıyor. Tartışmaların merkezinde, seçmenlerin vatandaşlık belgesi sunmasını zorunlu kılan SAVE Yasası’nın engelleri aşarak yasalaşması için azınlık haklarının kısıtlanması önerisi yer alıyor.
ABD Başkanı Donald Trump’ın, 12’den fazla eyalette oylama prosedürlerinin “devralınması” ve ara seçimlerin “merkezileştirilmesi” yönündeki çağrısı, Cumhuriyetçi senatörler arasında yeni bir tartışma başlattı.
Senatörler, seçmenlerin vatandaşlıklarını kanıtlamasını zorunlu kılan yasa tasarısına yönelik Demokrat muhalefetini baypas etmek amacıyla kürsü işgali (filibuster) kurallarında reform yapmayı değerlendiriyor.
The Hill gazetesinin haberine göre Senato Cumhuriyetçi Yönlendirme Komisyonu Başkanı ve Trump’ın yakın müttefiki Mike Lee, Cumhuriyetçilerin mevcut kurallar çerçevesinde Demokratları kürsüyü aralıksız işgal etmeye zorlama gücüne sahip olduğunu belirtti.
SAVE Yasası olarak bilinen düzenleme, seçmenlerin kayıt sırasında doğum belgesi veya pasaport ibraz etmesini şart koşuyor.
Kıdemli Cumhuriyetçiler usul değişikliğine karşı çıkıyor
Azınlık partisinin yasama faaliyetlerini engellemesini zorlaştıracak kural değişikliği teklifi, parti içindeki kıdemli isimlerin direnişiyle karşılaşıyor.
Senato Gaziler Komisyonu Başkanı Jerry Moran, Demokratların saatlerce konuşmaya zorlanmasının Senato genel kurulunda büyük bir tıkanıklığa yol açabileceği uyarısında bulundu.
Moran, Demokratların bu duruma misilleme olarak Cumhuriyetçi gündemini rayından çıkaracak taktikler kullanabileceğini ifade etti.
Moran, “Bu imkansız bir çözüm, hatta bir çözüm bile değil. Azınlığın genel kurulda tek bir kişi bulundurmasının yettiği, çoğunluğun ise sürekli karar yeter sayısı için hazır bulunmak zorunda kaldığı bir durum yaratır” diye konuştu.
“Senato’nun yapısı bozulabilir”
Senato Bütçe Komisyonu Başkanı Lindsey Graham, konuşmaya dayalı kürsü işgali zorunluluğunun “Senato’yu değiştireceğini” ve muhtemelen bu uygulamanın tamamen kaldırılmasına yol açacağını belirtti.
Graham, “Kürsü işgali değişikliklerinin Senato’nun niteliğini değiştireceğini düşünüyorum. Bir gün gerçekleşebilir ancak bunun iyi bir fikir olduğu kanaatinde değilim” dedi.
Graham, bu tür bir değişikliğin Senato’yu, çoğunluk kuralının katı uygulandığı Temsilciler Meclisi’ne benzeteceğini vurguladı.
Senato Çoğunluk Lideri John Thune, kuralların yeniden yorumlanması konusunun parti içinde görüşüleceğini teyit etti ancak bu konuda herhangi bir taahhütte bulunmadığını ekledi.
Thune, Demokratları saatlerce konuşmaya zorlamanın, tarım yasası gibi diğer öncelikli yasama faaliyetlerini süresiz olarak askıya alabileceği ve büyük bir “fırsat maliyeti” doğuracağı konusunda uyarıda bulundu.
SAVE Yasası ve merkezi seçim sistemi hedefi
Thune, Trump’ın seçimleri “merkezileştirme” çağrısının, SAVE Yasası’na verilen bir destek niteliğinde olduğunu kaydetti. Söz konusu yasa, eyaletlerin seçmen listelerini sık sık temizlemesini ve aktif görülmeyen seçmenlerin kayıtlardan silinmesini de öngörüyor.
Mevcut uygulamada, azınlık partisi sadece itirazını dile getirerek bir yasayı engelleyebiliyor ve senatörlerin kürsüde saatlerce fiziki olarak bulunması gerekmiyor.
Senatör Mike Lee ise bu geleneğin değişmesi gerektiğini savunarak, “Hatırlamalıyız ki; oylamayı sonlandırma (cloture) standardı bir kabul şartı değil, tartışmayı bitirme yöntemidir. ABD Senatosu tarihinin büyük bölümünde bu mekanizma mevcut değildi” dedi.
Lee, Senato’nun, senatörlerin yorulana kadar tartışmaya devam ettiği ve ardından nihai oylamaya geçildiği eski geleneğe dönmesi gerektiğini savundu.
Fakat Utah Senatörü, Demokratların direncini kırmanın haftalar sürebileceğini de kabul etti.