DÜNYA BASINI

Türkiye gaz merkezi olabilir mi?

Yayınlanma

Çevirmenin notu: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, geçen günlerde, Rusya’nın 2022’nin son aylarında teklif ettiği “Türkiye’de gaz merkezi oluşturma” planının bir yıl içinde tamamlanacağını söyledi. Dönmez, “Bizim temasta olduğumuz bölge ülkeleri de bizim bu gaz merkezi projesini destekliyorlar. Gaz merkezini 1 yıl içinde işletebilir hale geleceğiz” dedi. Ayrıca Dönmez, “5 LNG terminalimizin bir kısmı özellikle yaz aylarında müsait. Talep ettiği takdirde Avrupa ülkelerine bu terminalleri kullanmak suretiyle kendilerine gaz sevkiyatı yapabiliriz” ifadelerini kullandı. Enerji piyasası analisti Olga Samofolova, Rusya Finans Üniversitesi akademisyenlerinden İgor Yuşkov ile yaptığı mülakatta Dönmez’in açıklamalarını, sözgelimi gaz merkezinin nasıl işleyeceğini ve Türk şirketlerinin izleyeceği muhtemel rotaları değerlendiriyor.

Türkiye, Rus gazından kâr devşirmek için aceleci davranıyor

 Olga Samofolova — Vzglyad

28 Ocak 2023

Türkiye, yeni gaz merkezinin ne zaman oluşturulacağını açıkladı. Ankara, projeyi bir yıl içinde başlatmak istiyor. Türkler aracılık etme ve Avrupa’nın enerji krizini aşmasına yardımcı olma taahhüdü veriyor. Rus, Azerbaycan ve İran gazı bu planda nasıl bir rol oynayacak?

Enerji Bakanı Fatih Dönmez, Türkiye’nin Rusya’nın teklif ettiği doğalgaz dağıtım merkezi projesini bir yıl içinde başlatmayı planladığını duyurdu. Türk gazetesi Star’ın haberine göre Dönmez, “Doğu ve Güneydoğu Avrupa’da gaz ticaret merkezi yok. Temas halinde olduğumuz bölge ülkeleri de bu gaz merkezi projesini destekliyor. Zannediyorum ki bir yıl içinde gaz merkezini işletmeye başlayabiliriz” vurgusunu yaptı.

Bakana göre Ankara, gerekirse Avrupa’daki enerji krizinin aşılmasına aracılık edebilir ve terminalleri aracılığıyla kıtaya gaz ihraç edebilir.

İgor Yuşkov, “Gaz merkezinin oluşturulması, yıl boyunca yeni gaz boru hatlarının inşa edileceği ve ek hacimlerin geleceği anlamına gelmiyor. Yüksek olasılıkla bu gaz merkezinde ihtiyaç fazlası gazın satılması söz konusu” dedi.

Peki ihtiyaç fazlası gaz nereden gelecek? Yuşkov, “Halihazırda Türk Akımı’ndan geçen gazın bir kısmı uzun vadeli sözleşmeler kapsamında, bir kısmı değil. Ek olarak gaz boru hatlarından biri hala yetersiz yüklenmiş halde, burada istatistikleri beklemek gerekiyor. Muhtemelen tedariki biraz da olsa artırma fırsatı var. Ayrıca Bulgaristan, Rus gazını yılda yaklaşık 2 milyar metreküp olan ruble planı aracılığıyla almayı reddetti ve bu hacimler ya spot piyasada satılıyor ya da hiç pompalanmıyor. Tüm bu hacimler gaz dağıtım merkezine aktarılabilir” diye açıkladı.

Türk Akımı doğalgaz boru hattı, her biri yılda 15,75 milyar metreküp [günde 43,1 milyon metreküp] kapasiteli iki hattan oluşuyor. Bunlardan biriyle Türkiye’ye, ikincisiyle de Avrupa ülkelerine gaz tedarik ediliyor.

Yuşkov, “Büyük ihtimalle ilk etapta büyük hacimler söz konusu olmayacak, kimse on milyarlarca metreküp akacak demiyor. Asıl mesele, gaz merkezindeki işlemleri sonuçlandırma mekanizmasını, müzayedenin nasıl gerçekleşeceğini sınamak. Avrupalılar, örneğin sözünü ettiğimiz Bulgarlar, gaz almak üzere merkeze gelmeye hazır olacak mı? Ne de olsa gaz merkezi üzerinden ticaret yapmak, ruble cinsinden ödemeler anlamına gelmez. Avrupa’daki sport borsalarda olduğu gibi bir fiyat göstergesi olması için ayrı bir borsa oluşturmak mantıklı olur” değerlendirmesini yaptı.

Bu merkeze Rus gazının yanı sıra Azerbaycan ve hatta İran gazı da gelebilir.

Uzman, “SWAP ve takas işlemleri imkanı var. Örneğin Gazprom Azerbaycan’a gaz tedarik edebilir, Azerbaycan da kendi gazını Türkiye’deki merkeze gönderebilir. Bir başka alternatif: Rusya, Türkiye’ye Azerbaycan üzerinden gaz sağlıyor ama ben büyük olasılıkla ilk alternatifin gerçekleşeceğini düşünüyorum. Bence Türkiye’ye Irak gazı da gelebilir” ifadelerini kullandı.

Türkiye’de çeşitli gaz tedarikçilerinin ortaya çıkmasında önemli faktörlerden biri, bunların Türkiye’deki gazın gayri şahsi hale getirilmesi ve alıcının, her şeyden önce Avrupalının gazı Rusya’dan değil, merkezden aldığı söyleyebilmesi.

Türkiye ayrıca Rus gazını satın alarak ve gayri şahsi bir biçimde Avrupalı ​​alıcılara satarak da kazanç elde edebilecek.

Uzman, “Örneğin Türk şirketleri zaman içinde bu anı yakalayıp borsada indirimli fiyatlarla gaz alabilir, yer altı depolama tesislerine pompalayabilir ve aynı merkezde tüccar olarak veya doğrudan Avrupa’ya yüksek fiyatlarla yeniden satabilir” diye konuştu.

Teorik olarak merkezdeki fiyatlar, Avrupa yada küresel sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) pazarından genel manada daha yüksek olursa bu merkeze LNG de gelebilir. Bu durumda merkez, ekonomik açıdan avantajlı olur ve satıcıları da çeker.

Veya, örneğin, uzun vadeli sözleşmeler kapsamında Cezayir LNG’si merkezdekinden daha ucuza mal olacak. Bu durumda da Türk şirketleri, bu gazı merkezde yeniden satabilir ve fiyat farkından kazanç sağlayabilir.

Türkiye’nin Gazprom ile ilişkilerinde fiyatları manipüle etmeye çalışması riski de mevcut.

Yuşkov, “Mesela merkezdeki fiyatlar Gazprom’la yapılan uzun vadeli sözleşmelerden daha düşük olduğunda ve kârlı bir ortam oluştuğunda, Türkler bunun haksız olduğuna işaret edebilir, daha düşük sözleşme fiyatları talep edebilir ve aradaki farkı iade edebilir. Avrupalılar bunca yıldır aynını yapıyor, Türkler de aynı yöntemi izleyebilir” yorumunu yaptı.

Esasında yeni bir merkez oluşturmak ve bunu test etmek için bir yıl yeterli bir süre. Fakat Rusya’dan yapılan ihracatta kayda değer bir artış — 10 ila 20 milyar metreküp gibi — söz konusu olursa, elbette bunun için yeni bir gaz boru hattı inşa etmemiz gerekecek. Ancak uzman, merkez oluşturmanın ilk aşamasında kimsenin buna yeltenmeyeceğini düşünüyor.

Çok Okunanlar

Exit mobile version