Diplomasi
Ukrayna’nın NATO tavizi barış müzakerelerinin seyrini değiştirmeyebilir
Zelenskiy’nin NATO üyeliği hedefinden vazgeçme karşılığında güvenlik garantileri talep etmesi, Batılı uzmanlar tarafından müzakerelerin seyrini değiştirecek büyük bir adım olarak görülmüyor. Reuters’a konuşan analistler, Kiev’in ittifaka katılımının halihazırda gerçekçi bir senaryo olmadığını savunurken, ABD yönetiminin Ukrayna topraklarının yüzde 80’ini korumayı öngören yeni bir plan üzerinde çalıştığı belirtiliyor.
Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’nin, ülkesinin NATO üyeliği hedefinden vazgeçmesi karşılığında Batılı müttefiklerden güvenlik garantileri talep etmesi, uluslararası güvenlik uzmanları tarafından temkinli karşılandı.
Reuters ajansına konuşan analistler, Kiev yönetiminin bu politika değişikliğinin, Rusya ile yürütülecek muhtemel barış müzakerelerinin gidişatını köklü biçimde etkilemeyeceği görüşünü paylaşıyor.
Zelenskiy, ABD heyetiyle yapacağı görüşme öncesinde, NATO’nun kolektif savunmayı düzenleyen 5. maddesine benzer nitelikte güvenlik garantileri sağlanması şartıyla ittifak üyeliği ısrarından vazgeçebileceklerini açıkladı.
Ukrayna liderinin önerisi, bir üye ülkeye yapılan saldırının tüm ittifaka yapılmış sayılmasını öngören koruma kalkanının, üyelik olmaksızın devreye sokulmasını hedefliyor.
NATO hedefi gerçekçi değil
ABD merkezli düşünce kuruluşu Cato Enstitüsü Savunma ve Dış Politika Araştırmaları Direktörü Justin Logan, Zelenskiy’nin hamlesini stratejik bir manevra olarak nitelendirdi.
Logan, “Bu durum sahayı değiştirmiyor. Sadece makul görünme çabası” değerlendirmesinde bulundu.
Florida Üniversitesi Stratejik Araştırmalar Profesörü Andrew Michta da benzer bir görüşü dile getirerek, Ukrayna’nın NATO üyeliğinin uzun süredir gerçekçi bir seçenek olmadığını vurguladı.
Michta, Kiev’in ittifaka kabul edilmesi konusunu mevcut konjonktürde “önemsiz bir mesele” olarak tanımladı.
“Karşılığında ne alındı?” sorusu
Eski ABD Başkanı Barack Obama döneminde dış politika danışmanlığı yapan ve halihazırda Global Situation Room adlı danışmanlık şirketini yöneten Brett Bruen ise Ukrayna’nın bu adımını “önemli ve kayda değer bir taviz” olarak yorumladı.
Bruen, Zelenskiy’nin halkına verdiği sözden geri adım atmasının siyasi maliyetine dikkat çekti:
“Buradaki asıl mesele, Ukrayna halkına verilen oldukça kesin ve bağlayıcı bir sözden vazgeçilmesi karşılığında Zelenskiy’nin somut olarak ne elde ettiğidir. Kiev yönetiminin sadece sözlere değil, eyleme ihtiyacı var. Trump’ın benzer durumlarda sorumluluktan kolayca kaçmasını engelleyecek bağlayıcı bir mekanizma şart.”
Bruen, ABD’nin seçilmiş başkanı Donald Trump’ın, Ukrayna hava sahasında devriye gezilmesi veya hava sahası ihlallerine karşı askeri yanıt verilmesi gibi taahhütlerde bulunmuş olabileceğini öne sürdü.
Analist ayrıca, çatışmaların yeniden başlaması durumunda Washington’ın askeri yardımları artırma sözü vermiş olabileceğini belirtti.
Lavrov’dan 1990 vurgusu: ‘Biz başka bir Ukrayna’yı tanımıştık’
Berlin’de kritik buluşma
Ukrayna, NATO’ya hızlandırılmış katılım başvurusunu 2022 yılında yapmıştı. Ancak NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Aralık 2025 başında yaptığı açıklamada, ittifak üyeleri arasında bu konuda henüz bir görüş birliği sağlanamadığını duyurdu.
Diplomatik kaynaklara dayanan Axios haber sitesi ve ZN.ua, kasım ayından bu yana tartışılan 20 maddelik barış planının detaylarını paylaştı.
Plana göre, Ukrayna’ya NATO’nun 5. maddesi prensiplerine dayanan ek bir çerçeve anlaşmasıyla güvenlik garantileri sunulması öngörülüyor.
ABD yönetiminden üst düzey bir yetkili, Washington’ın bu garantileri sağlamaya hazır olduğunu bildirdi.
Mevcut teklif, Ukrayna’nın topraklarının yüzde 80’ini muhafaza etmesini ve ülkenin yeniden imarı için kapsamlı yardım almasını içeriyor.
Söz konusu şartlar, Donald Trump’ın temsilcileri ile Ukrayna heyeti arasında bugün Berlin’de yapılan toplantıda masaya yatırıldı.