Diplomasi
Uluslararası Ceza Mahkemesi’nden ABD yaptırımlarına tepki
Uluslararası Ceza Mahkemesi, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında çıkarılan tutuklama emrine yönelik itirazları reddeden iki yargıcın ABD tarafından yaptırım listesine alınmasını, uluslararası hukuk ve yargı bağımsızlığına açık bir saldırı olarak nitelendirdi.
ABD yönetimi, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin (UCM) İsrail’in Gazze’deki savaş suçlarına ilişkin itirazını reddeden iki yargıcına yaptırım uygulama kararı aldı. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Gürcistanlı yargıç Gocha Lordkipanidze ile Moğolistanlı yargıç Erdenebalsuren Damdin’in yaptırım listesine alındığını duyurdu.
Rubio, söz konusu kararın, Başkan Donald Trump’ın şubat ayında UCM yetkililerine yaptırım uygulanmasını öngören başkanlık kararnamesine dayandığını belirterek, iki yargıcı “İsrail’in haksız şekilde hedef alınmasına doğrudan dahil olmakla” suçladı. Rubio, yargıçların, İsrail’in rızası olmaksızın İsrail vatandaşlarının soruşturulması, tutuklanması veya yargılanmasına yönelik girişimlerde rol aldıklarını ve 15 Aralık’ta İsrail’in temyiz başvurusunun reddedilmesine katıldıklarını savundu.
ABD’li Bakan, UCM’nin İsrail’i Gazze’deki savaş suçları nedeniyle sorumlu tutma çabalarını “mahkemenin siyasi eylemleri” olarak nitelendirdi. Washington yönetimi, daha önce de Netanyahu ve Gallant hakkında çıkarılan tutuklama kararının ardından UCM Başsavcısı Kerim Han’ı yaptırım listesine almıştı.
UCM: 11 yetkili yaptırım altında
Kararın ardından UCM’nin internet sitesinde yayımlanan açıklamada, Lordkipanidze ve Damdin’in yaptırım listesine eklenmesinin, taraf devletler tarafından yetkilendirilmiş bağımsız bir yargı organını hedef aldığı belirtildi. Açıklamada, “Yargıçlar ve savcılar hukuku uyguladıkları için tehdit edildiğinde, tehlikeye giren uluslararası hukuk düzeninin kendisidir” ifadelerine yer verildi.
Mahkeme, söz konusu iki yargıçla birlikte başsavcı, başsavcı yardımcıları ve yargıçlardan oluşan toplam 11 UCM yetkilisinin ABD yaptırımlarına tabi hale geldiğini bildirdi. Daha önce yapılan açıklamalarda, yaptırımlar nedeniyle bazı yargıçların ABD’deki mal varlıkları, bankacılık işlemleri, kredi kartları ve SWIFT sistemi üzerinden yürütülen mali işlemlerde ciddi kısıtlamalar yaşadığı ifade edilmişti.
UCM yönetimi, aralık ayı başında yapılan Taraf Devletler Meclisi toplantılarında, yaptırımların mahkemenin görevini yerine getirme kararlılığını etkilemeyeceğini vurgulamıştı. Hollanda geçici hükümetinin başbakanı David Van Weel de ABD’nin son yaptırımlarını onaylamadıklarını belirterek, “Uluslararası mahkemeler görevlerini özgürce yerine getirebilmelidir. Mahkemeyi ve personelini destekliyoruz” açıklamasını yaptı.
Netanyahu yaptırımları memnuniyetle karşıladı
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise ABD’nin iki UCM yargıcına yönelik yaptırım kararını memnuniyetle karşıladı. İsrail Başbakanlık Ofisi’nden yapılan açıklamada, Netanyahu’nun Washington yönetiminin “her iki ülke için de tehdit oluşturan hukuki bir felaketle mücadele kararlılığını” takdir ettiği belirtildi.
Netanyahu, yaptırım uygulanan yargıçların, kendisi ve eski Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında Gazze’de sivillere karşı savaş suçu ve insanlığa karşı suçlar işlendiği gerekçesiyle tutuklama emri çıkaran UCM Başsavcısı Kerim Han’la aynı çizgide olduğunu savundu. UCM’yi “uluslararası hukuku siyasi bir silah olarak kullanan düşman bir yapı” olarak niteleyen Netanyahu, mahkemenin İsrail ve ABD’ye karşı “yasa dışı ve uydurma” davalar yürüttüğünü iddia etti.
İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar da ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun yaptırım kararına ilişkin paylaşımına yanıt vererek, Rubio’ya “ahlaki ve net duruşu” için teşekkür etti.
BM’den ‘ciddi endişe’ açıklaması
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres de UCM yargıçlarına yönelik ABD yaptırımlarından “ciddi endişe” duyduğunu açıkladı. BM Sözcü Yardımcısı Farhan Haq, Genel Sekreter’in yalnızca iki yargıca değil, UCM ve BM yetkililerine yönelik devam eden yaptırımlara ilişkin de kaygı taşıdığını söyledi.
Haq, BM ile UCM’nin farklı yetkilere sahip kurumlar olduğunu, ancak her ikisinin de uluslararası ceza sisteminin temel sütunları arasında yer aldığını vurguladı. Guterres’in yargı bağımsızlığını temel bir ilke olarak gördüğünü belirten Haq, BM’nin 2004’te onaylanan işbirliği çerçevesinde UCM ile çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti.
Sürecin arka planı
Güney Afrika, Bolivya, Bangladeş, Komorlar Birliği ve Cibuti, Kasım 2023’te İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları hakkında UCM’de soruşturma açılması talebinde bulunmuştu. UCM Ön Dava Dairesi, 21 Kasım 2024’te Netanyahu ve Gallant hakkında sivillere karşı savaş suçu ve insanlığa karşı suç işledikleri gerekçesiyle tutuklama emri çıkarmıştı.
İsrail’in bu karara yönelik itirazı ise UCM Temyiz Dairesi tarafından 15 Aralık’ta reddedilmişti. Bu kararın ardından gelen ABD yaptırımları, uluslararası hukuk ve yargı bağımsızlığı tartışmalarını yeniden alevlendirdi.