Amerika
Vance seçim faturasını savaşa kesti: “Kaybetmemizin nedeni İran”
ABD Başkan Yardımcısı Vance, Cumhuriyetçi Partinin tarihi ara seçim yenilgisinin tek sorumlusunun süregelen İran savaşı olduğunu savunarak parti yönetimi içindeki sorumluluk tartışmalarını alevlendirdi. DDHQ verilerine göre Senatoda en az 7 sandalye kaybeden Cumhuriyetçiler, Temsilciler Meclisinde de 30 sandalyeyi Demokratlara kaptırdı.
ABD Başkan Yardımcısı Vance, Cumhuriyetçi Partinin ara seçimlerde aldığı ağır yenilginin sorumluluğunu süregelen İran savaşına bağlayarak Trump yönetiminin göç politikaları dahil olmak üzere parti adaylarının oy kaybetmesine yol açtığı değerlendirilen diğer başlıkları geri plana itti.
Sosyal medya hesabından açıklama yapan Vance, “Kaybetmemizin nedeni savaş. Dün gece Başkanın kendisi de bunu söyledi.” ifadelerini kullandı.
Açıklamasını sürdüren Vance, “Buna değdiğini, önümüzdeki 6 yıl boyunca Senatoyu kaybetmeye değdiğini savunmak istiyorsanız bunu yapın. Ödenmeye değer bir bedel olduğunu savunun. Katılın ya da katılmayın, bu en azından dürüstçe olur. Fakat herkes neden kaybettiğimizi biliyor. Buradan sonra nereye gideceğimize dair dürüst bir sohbet de tam olarak buradan başlamalıdır.” değerlendirmesini yaptı.
Başkanın oğlu Donald Trump Jr. da kısa süre sonra Vance’in değerlendirmesine destek vererek X platformundaki özgün paylaşımın üzerine “Bunun her kelimesi yüzde 100 doğru.” diye yazdı.
Başkan Donald Trump ise daha önce yaptığı açıklamada, geri adım atmayarak aynı kararı yeniden alacağını belirtmesine rağmen Cumhuriyetçilerin genel ara seçim kayıplarında İran savaşının kısmen payı olduğunu kabul etmişti.
The Wall Street Journal gazetesine seçim gecesi mülakat veren Trump, sekizinci ayına giren Orta Doğu çatışmasının bu sonucun “bir parçası olduğunu” söylemişti.
Salı günü ilerleyen saatlerde Vance’in paylaşımı ve bundan önceden haberdar olup olmadığı sorulan Trump, “İran savaşı hakkında ne hissettiğini biliyorum. Bence sorun yoktu. İyi olduğunu düşündüm.” dedi.
İnşaat çalışmalarının sürdüğü Beyaz Saray balo salonunda gazetecilere konuşan Trump, savaşın oylamaya etki edeceğini bildiğini belirterek “Etkilesin ya da etkilemesin, İran nükleer silaha sahip olamaz ve asla nükleer silaha sahip olamayacak.” şeklinde konuştu.
Trump, savaşın ne zaman biteceğine ilişkin olarak ise “Ben ne zaman istersem o zaman bitecektir, ancak bunun doğru şekilde yapılması gerekir.” ifadesini kullandı.
Hükümet yetkilileri, son 50 yılda iki partinin de ara seçimlerde karşılaşmadığı büyüklükteki bu yenilginin faturasından kaçınmaya çalıştı. Seçim sonuçları genel olarak Trump’ın başkanlığına yönelik bir referandum olarak görülüyor.
Şubat ayı sonunda başlamasından bu yana ABD’de ve küresel ölçekte benzin ile dizel fiyatlarının sert yükselmesine yol açan savaş, Trump’ın 2024 seçim kampanyasında dış savaşları bitirme ve fiyatları düşürme vaatlerinin ardından seçmen tepkisini artırdı.
ABD’nin denizaşırı askeri müdahalelerine uzun süredir şüpheyle yaklaşan Vance, 2028 başkanlık adaylığı ihtimali öncesinde kamuoyunda tepki çeken bu savaştan kendisini ayrıştırmaya çalıştı.
Savaşın ilk dönemlerinde, Trump’ın Tahran’a yönelik olası saldırı adımlarını değerlendirdiği sırada Vance’in bu adıma şüpheyle yaklaştığı ve karşı çıktığı bildirilmişti.
Vance, savaş başladıktan sonra “Destansı Öfke Operasyonu”nu (Operation Epic Fury) kamuoyu önünde savunmuş, son aylarda ise bu konudan uzak durmaya özen göstermişti.
Vance, salı günü X üzerinden yaptığı paylaşımda, partisinin yaşadığı büyük kayıplara rağmen kendi taraflarındaki veri analistlerinin seçim öncesinde bazı eyaletlerde katılımın yalnızca kabul edilebilir düzeyde olduğunu, bazı eyaletlerde ise olağanüstü gerçekleştiğini ve hiçbir eyalette felaket seviyesinde kalmadığını gösterdiğini öne sürdü.
Ekiplerinde gerçek bir iyimserlik havası bulunduğunu aktaran Vance, asıl meselenin sandığa gitme oranı olmadığını savundu.
Vance, 2024 seçimlerinde Trump ve kendisine oy veren birçok seçmenin, İran savaşına duyulan öfke, hayat pahalılığı, enflasyon, “Önce Amerika” anlayışına odaklanılmaması ve ABD’nin mevcut İsrail ilişkileri nedeniyle 2026’da Demokratlara yöneldiğini kaydetti.
Cumhuriyetçi parlamenterler ise doğrudan Trump’ı işaret ederek savaşın, hükümetin gümrük vergisi politikalarının, Beyaz Saray balo salonu gibi kişisel projelere aşırı odaklanılmasının ve ara seçimlerde zayıf adayların desteklenmesinin Kongre kontrolünü elde tutma şansını yok ettiğini dile getirdi.
Decision Desk HQ (DDHQ) projeksiyonlarına göre Cumhuriyetçiler bu tabloda Senatoda en az 7 sandalye kaybetti.
Çarşamba sabahı itibarıyla Mississippi ve Alaska olmak üzere iki Senato yarışında henüz kesin sonuç ilan edilmedi.
DDHQ verileri, Temsilciler Meclisinde de Cumhuriyetçilerin 30 sandalye kaybettiğini, 20’den fazla bölgede ise sonucun netleşmediğini gösterdi.
Parti içinde yaşanacak sürece değinen Vance, “Ne olduğu ve bunun neden kaynaklandığı konusunda çok sayıda iç çekişme ve tartışma yaşanacaktır. Gerçekten saygı duyduğum kamuoyu araştırmacılarından biri, son düzlükte ekonomi mesajlarımızın yeterince net olmadığını söyledi. Bunun doğru olduğuna eminim.” itirafında bulundu.
Gelecek birkaç ay içinde yerleşik siyasetçilerin “dertlerimizin çaresi genel aftır” diyerek gerçeği saptırmaya çalışacağını öne süren Vance, “Yasa dışı iş gücü çalıştıran işletmelere daha fazla odaklanmak gibi yöntemlerle denetimlerin değiştirilmesi fikrine açığım. Ancak af çağrısı yapan herkes size yalan söylüyor.” iddiasını dile getirdi.
Büyük kayıplara rağmen ABD adına umudunu koruduğunu aktaran Vance, sözlerini şöyle tamamladı:
“Öfkeli olan ve ‘Ben size söylemiştim’ demek isteyenlere sesleniyorum: Haklısınız, gerçekten söylediniz. Bu enerjinizi dünya görüşünüzü paylaşan Cumhuriyetçileri seçmeye yöneltin. Sonuçlara sadece kızgın olanlar ise kızgın olmakta haklısınız. Gelin bu öfkeyi alıp ülkemizi kurtarma işine geri dönelim.”