Bizi Takip Edin

Amerika

Vance seçim faturasını savaşa kesti: “Kaybetmemizin nedeni İran”

Yayınlanma

ABD Başkan Yardımcısı Vance, Cumhuriyetçi Partinin tarihi ara seçim yenilgisinin tek sorumlusunun süregelen İran savaşı olduğunu savunarak parti yönetimi içindeki sorumluluk tartışmalarını alevlendirdi. DDHQ verilerine göre Senatoda en az 7 sandalye kaybeden Cumhuriyetçiler, Temsilciler Meclisinde de 30 sandalyeyi Demokratlara kaptırdı.

ABD Başkan Yardımcısı Vance, Cumhuriyetçi Partinin ara seçimlerde aldığı ağır yenilginin sorumluluğunu süregelen İran savaşına bağlayarak Trump yönetiminin göç politikaları dahil olmak üzere parti adaylarının oy kaybetmesine yol açtığı değerlendirilen diğer başlıkları geri plana itti.

Sosyal medya hesabından açıklama yapan Vance, “Kaybetmemizin nedeni savaş. Dün gece Başkanın kendisi de bunu söyledi.” ifadelerini kullandı.

Açıklamasını sürdüren Vance, “Buna değdiğini, önümüzdeki 6 yıl boyunca Senatoyu kaybetmeye değdiğini savunmak istiyorsanız bunu yapın. Ödenmeye değer bir bedel olduğunu savunun. Katılın ya da katılmayın, bu en azından dürüstçe olur. Fakat herkes neden kaybettiğimizi biliyor. Buradan sonra nereye gideceğimize dair dürüst bir sohbet de tam olarak buradan başlamalıdır.” değerlendirmesini yaptı.

Başkanın oğlu Donald Trump Jr. da kısa süre sonra Vance’in değerlendirmesine destek vererek X platformundaki özgün paylaşımın üzerine “Bunun her kelimesi yüzde 100 doğru.” diye yazdı.

Başkan Donald Trump ise daha önce yaptığı açıklamada, geri adım atmayarak aynı kararı yeniden alacağını belirtmesine rağmen Cumhuriyetçilerin genel ara seçim kayıplarında İran savaşının kısmen payı olduğunu kabul etmişti.

The Wall Street Journal gazetesine seçim gecesi mülakat veren Trump, sekizinci ayına giren Orta Doğu çatışmasının bu sonucun “bir parçası olduğunu” söylemişti.

Salı günü ilerleyen saatlerde Vance’in paylaşımı ve bundan önceden haberdar olup olmadığı sorulan Trump, “İran savaşı hakkında ne hissettiğini biliyorum. Bence sorun yoktu. İyi olduğunu düşündüm.” dedi.

İnşaat çalışmalarının sürdüğü Beyaz Saray balo salonunda gazetecilere konuşan Trump, savaşın oylamaya etki edeceğini bildiğini belirterek “Etkilesin ya da etkilemesin, İran nükleer silaha sahip olamaz ve asla nükleer silaha sahip olamayacak.” şeklinde konuştu.

Trump, savaşın ne zaman biteceğine ilişkin olarak ise “Ben ne zaman istersem o zaman bitecektir, ancak bunun doğru şekilde yapılması gerekir.” ifadesini kullandı.

Hükümet yetkilileri, son 50 yılda iki partinin de ara seçimlerde karşılaşmadığı büyüklükteki bu yenilginin faturasından kaçınmaya çalıştı. Seçim sonuçları genel olarak Trump’ın başkanlığına yönelik bir referandum olarak görülüyor.

Şubat ayı sonunda başlamasından bu yana ABD’de ve küresel ölçekte benzin ile dizel fiyatlarının sert yükselmesine yol açan savaş, Trump’ın 2024 seçim kampanyasında dış savaşları bitirme ve fiyatları düşürme vaatlerinin ardından seçmen tepkisini artırdı.

ABD’nin denizaşırı askeri müdahalelerine uzun süredir şüpheyle yaklaşan Vance, 2028 başkanlık adaylığı ihtimali öncesinde kamuoyunda tepki çeken bu savaştan kendisini ayrıştırmaya çalıştı.

Savaşın ilk dönemlerinde, Trump’ın Tahran’a yönelik olası saldırı adımlarını değerlendirdiği sırada Vance’in bu adıma şüpheyle yaklaştığı ve karşı çıktığı bildirilmişti.

Vance, savaş başladıktan sonra “Destansı Öfke Operasyonu”nu (Operation Epic Fury) kamuoyu önünde savunmuş, son aylarda ise bu konudan uzak durmaya özen göstermişti.

Vance, salı günü X üzerinden yaptığı paylaşımda, partisinin yaşadığı büyük kayıplara rağmen kendi taraflarındaki veri analistlerinin seçim öncesinde bazı eyaletlerde katılımın yalnızca kabul edilebilir düzeyde olduğunu, bazı eyaletlerde ise olağanüstü gerçekleştiğini ve hiçbir eyalette felaket seviyesinde kalmadığını gösterdiğini öne sürdü.

Ekiplerinde gerçek bir iyimserlik havası bulunduğunu aktaran Vance, asıl meselenin sandığa gitme oranı olmadığını savundu.

Vance, 2024 seçimlerinde Trump ve kendisine oy veren birçok seçmenin, İran savaşına duyulan öfke, hayat pahalılığı, enflasyon, “Önce Amerika” anlayışına odaklanılmaması ve ABD’nin mevcut İsrail ilişkileri nedeniyle 2026’da Demokratlara yöneldiğini kaydetti.

Cumhuriyetçi parlamenterler ise doğrudan Trump’ı işaret ederek savaşın, hükümetin gümrük vergisi politikalarının, Beyaz Saray balo salonu gibi kişisel projelere aşırı odaklanılmasının ve ara seçimlerde zayıf adayların desteklenmesinin Kongre kontrolünü elde tutma şansını yok ettiğini dile getirdi.

Decision Desk HQ (DDHQ) projeksiyonlarına göre Cumhuriyetçiler bu tabloda Senatoda en az 7 sandalye kaybetti.

Çarşamba sabahı itibarıyla Mississippi ve Alaska olmak üzere iki Senato yarışında henüz kesin sonuç ilan edilmedi.

DDHQ verileri, Temsilciler Meclisinde de Cumhuriyetçilerin 30 sandalye kaybettiğini, 20’den fazla bölgede ise sonucun netleşmediğini gösterdi.

Parti içinde yaşanacak sürece değinen Vance, “Ne olduğu ve bunun neden kaynaklandığı konusunda çok sayıda iç çekişme ve tartışma yaşanacaktır. Gerçekten saygı duyduğum kamuoyu araştırmacılarından biri, son düzlükte ekonomi mesajlarımızın yeterince net olmadığını söyledi. Bunun doğru olduğuna eminim.” itirafında bulundu.

Gelecek birkaç ay içinde yerleşik siyasetçilerin “dertlerimizin çaresi genel aftır” diyerek gerçeği saptırmaya çalışacağını öne süren Vance, “Yasa dışı iş gücü çalıştıran işletmelere daha fazla odaklanmak gibi yöntemlerle denetimlerin değiştirilmesi fikrine açığım. Ancak af çağrısı yapan herkes size yalan söylüyor.” iddiasını dile getirdi.

Büyük kayıplara rağmen ABD adına umudunu koruduğunu aktaran Vance, sözlerini şöyle tamamladı:

“Öfkeli olan ve ‘Ben size söylemiştim’ demek isteyenlere sesleniyorum: Haklısınız, gerçekten söylediniz. Bu enerjinizi dünya görüşünüzü paylaşan Cumhuriyetçileri seçmeye yöneltin. Sonuçlara sadece kızgın olanlar ise kızgın olmakta haklısınız. Gelin bu öfkeyi alıp ülkemizi kurtarma işine geri dönelim.”

Amerika

Trump’ın azline oy veren tüm Cumhuriyetçiler Kongreye veda ediyor

Yayınlanma

ABD’de 6 Ocak Kongre baskınının ardından Donald Trump’ın azli yönünde oy kullanan 10 Temsilciler Meclisi üyesi Cumhuriyetçinin tamamı görevinden ayrılıyor. Son olarak Kaliforniya Milletvekili David Valadao’nun ara seçimleri kaybetmesi ve Washington Milletvekili Dan Newhouse’un emeklilik kararıyla birlikte alt mecliste bu gruptan hiçbir temsilci kalmadı.

ABD’de 6 Ocak 2021’deki Kongre baskınının ardından Başkan Donald Trump’ın azli yönünde oy kullanan Temsilciler Meclisi üyesi Cumhuriyetçilerin tamamı, salı günü yapılan ara seçimlerin ardından bu yıl sonu itibarıyla Kongre dışında kalıyor.

Temsilciler Meclisinde görevini sürdüren son iki Cumhuriyetçi isimden Kaliforniya Milletvekili David Valadao salı günkü seçimlerde Demokrat aday Randy Villegas’a yenilirken, Washington Milletvekili Dan Newhouse emekliye ayrılıyor.

Valadao ve Newhouse, Kongre baskını sonrasında parti çizgilerinin dışına çıkarak Trump’ın azli yönünde oy veren 10 Temsilciler Meclisi üyesi Cumhuriyetçi arasında yer alıyordu. Eski Cumhuriyetçi milletvekilleri Liz Cheney ve Adam Kinzinger ise Temsilciler Meclisinin 6 Ocak Özel Komitesinde görev alan yalnızca iki Cumhuriyetçi isim olmuş, bu durum partililerin tepkisini çekerken Trump’ın da öfkesine yol açmıştı.

2022 yılında, Trump’ın azline destek veren 10 üyeden 8’i ya yeniden aday olmamayı tercih etti ya da Cumhuriyetçi Parti ön seçimlerini kaybetti. Bu isimler arasında, Trump destekli Harriet Hageman’a kaybeden Cheney de bulunuyordu.

Trump o dönemde, 2020 başkanlık seçimi ve Kongre baskını sonrasında kendisine karşı çıktığını düşündüğü Cumhuriyetçileri koltuklarından etmek amacıyla ön seçim yarışlarında birçok adaya resmi destek vermişti.

Trump’ın azli yönünde oy kullanan 10 eski Temsilciler Meclisi üyesi Cumhuriyetçinin süreç içindeki durumu şöyle sıralanıyor:

Liz Cheney

Cheney, ailesinin siyasi köklerine rağmen ön seçimlerde Hageman’a kaybetti. Trump’a yönelik açık eleştirileriyle öne çıkan Cheney, Temsilciler Meclisi 6 Ocak Özel Komitesinin başkan yardımcılığı görevini yürüttü.

Hageman, salı günkü ara seçimlerde Wyoming’in boşalan Senato koltuğuna yükseldi.

Cheney, ilk döneminin ardından Trump’ın bir daha Beyaz Saray’ın yakınına bile yaklaşamaması için elinden gelen her şeyi yapacağına söz vermişti.

Eski Wyoming Milletvekili, o tarihten bu yana geleneksel muhafazakar ilkeleri savunmayı sürdürürken Trump’ı hedef aldı; 2024 başkanlık yarışında eski Başkan Yardımcısı Kamala Harris için seçim kampanyası yürüttü.

Anthony Gonzalez

Eski Ohio Milletvekili Anthony Gonzalez, Trump’ın azli yönünde oy kullandıktan aylar sonra Temsilciler Meclisi için bir dönem daha aday olmayacağını duyurdu.

Trump, 2022 ara seçimlerinde Gonzalez’in yerine Ohio’nun 7. Kongre Bölgesi yarışında Cumhuriyetçi Milletvekili Max Miller’a destek verdi.

Miller, salı günkü ara seçimlerde Demokrat rakibi Brian Poindexter’a kaybetti.

Gonzalez’in azil oyu özellikle Ohio Cumhuriyetçi Partisini öfkelendirdi. Eyalet parti liderleri Mayıs 2021’de Gonzalez’i kınayarak istifasını talep etti.

Eski bir profesyonel Amerikan futbolu oyuncusu olan Gonzalez, 6 Ocak olaylarına ilişkin bağımsız bir komisyon kurulması yönünde oy vererek ve 6 Ocak soruşturma heyetiyle işbirliğini reddeden Steve Bannon’ın Kongreye itaatsizlikle suçlanmasını destekleyerek Meclisteki görev süresini tamamladı.

Jaime Herrera Beutler

Eski Washington Milletvekili Jaime Herrera Beutler, Trump’ın azline verdiği desteğin ardından 2022’de çok adaylı ön seçimde Trump destekli Cumhuriyetçi Joe Kent’e yenildi. Herrera Beutler, azil oyu nedeniyle o dönem Washington eyaleti Cumhuriyetçi Partisi tarafından kınandı.

Kent, nihayetinde Washington’ın 3. Kongre Bölgesi yarışında Demokrat Milletvekili Marie Gluesenkamp Perez’e kaybetti. Gluesenkamp Perez, salı günkü ara seçimlerde Cumhuriyetçi rakibini mağlup ederek 3. Bölge’deki sandalyesini korudu.

John Katko

Eski New York Milletvekili John Katko, Trump’ın azli yönünde oy kullandıktan yaklaşık bir yıl sonra emekli olacağını açıkladı. Katko ayrıca, Temsilciler Meclisindeki ılımlı Cumhuriyetçilerin oluşturduğu ve 2017’den beri liderliğini yürüttüğü Cumhuriyetçi Yönetişim Grubu başkanlığını bırakmayı planladı.

Katko, Ocak 2023’te Washington merkezli lobi ve iletişim şirketi HillEast Group bünyesine kıdemli danışman olarak katıldı. Şirket, Kuzey Amerika Ulusal Buz Hokeyi Ligi (NHL) etkinliklerinin güvenliğine ilişkin konularda lobi faaliyetleri yürütmek üzere lig yönetimiyle anlaştı.

New York’un 24. Kongre Bölgesi’nde Katko’nun yerini Cumhuriyetçi Milletvekili Claudia Tenney devraldı. 2026 ara seçimlerinde Trump’ın desteğini alan Tenney, Cumhuriyetçi Partinin özellikle muhafazakar kalelerde ve çekişmeli yarışlarda kayıplar yaşadığı bir seçim döneminde sandalyesini korumayı başardı.

Adam Kinzinger

Kinzinger, bu grupta hem azil oyu hem de sonrasında 6 Ocak olaylarını soruşturan Meclis heyetindeki görevi nedeniyle en fazla tepki çeken isimler arasında yer aldı.

Kinzinger, seçim bölgelerinin yeniden düzenlenmesi sonucunda Trump destekli Cumhuriyetçi Milletvekili Darin LaHood ile karşı karşıya gelecek olması üzerine Ekim 2021’de emekliliğini duyurdu.

LaHood, Illinois’in 16. Kongre Bölgesi’ndeki yarışı salı günü kazanarak yeniden seçildi.

Temsilciler Meclisinden ayrılmasından bu yana Trump’ı açıkça eleştirmeyi sürdüren Kinzinger, başkanın 2025’te göreve döndüğü ilk 100 gününe baktığında “başarısızlık üstüne başarısızlık” gördüğünü kaydetti.

Peter Meijer

Eski Michigan Milletvekili Peter Meijer, 2022’deki ön seçimlerde Trump destekli Cumhuriyetçi John Gibbs’e kaybetti.

Meijer ve Kinzinger o dönemde, Demokrat Kongre Kampanya Komitesinin 2020 başkanlık seçimlerinde hile yapıldığına dair Trump’ın asılsız iddialarını savunan Gibbs’in elini güçlendirdiğini belirttikleri bir reklam yayımlamasını kınadı.

Gibbs, nihayetinde Michigan’ın 3. Kongre Bölgesi yarışında Demokrat rakibi Milletvekili Hillary Scholten’a mağlup oldu. Scholten, salı günkü ara seçimlerde rahat bir galibiyet elde ederek yeniden seçildi.

Meijer, 2023 yılında eski Demokrat Senatör Debbie Stabenow’un yerini almak amacıyla Senato yarışına girdi ancak daha sonra adaylıktan çekildi. Cumhuriyetçi Partinin adaylığını eski Milletvekili Mike Rogers kazandı; fakat Rogers, Demokrat Senatör Elissa Slotkin karşısında kaybetti.

Dan Newhouse

Newhouse, azil oylarının ardından Temsilciler Meclisindeki yerini koruyabilen iki milletvekilinden biri oldu.

Newhouse, 2022’de Washington’ın 4. Kongre Bölgesi’ni temsil etmek üzere yapılan Cumhuriyetçi Parti ön seçiminde, Trump’ın desteklediği eski emniyet müdürü Loren Culp’ı mağlup etti. Newhouse ayrıca 6 Ocak 2021’de Washington’da bulunan eski NASCAR pilotu Cumhuriyetçi Jerrod Sessler’ı da yendi.

Newhouse, yakın dönemde Trump’a Rusya petrol anlaşmasını iptal etmesi çağrısında bulunan mektuba imza koydu. İki partinin milletvekillerinden oluşan grup, yönetime “Rusya’nın enerji işlemlerini yeniden açacak ve Kremlin’in savaş bütçesine gelir sağlayacak ilave genel lisanslar çıkarmama” çağrısında bulundu.

Newhouse, Aralık 2025’te yeniden aday olmayacağını duyurdu.

Tom Rice

Eski Güney Carolina Milletvekili Tom Rice, 2021’de Trump’ın azli yönünde oy kullandıktan sonra yeniden seçilme yarışını kaybeden ilk Cumhuriyetçi oldu.

Rice, eyaletteki Senato yarışında Cumhuriyetçi Senatör Darline Graham’ın Demokrat Annie Andrews karşısındaki yenilgisi başta olmak üzere Güney Carolina’da Cumhuriyetçi Partinin ciddi kayıplar yaşadığı salı gününde sandalyesini koruyan Cumhuriyetçi Milletvekili Russell Fry’a kaybetti.

Rice, 2024 başkanlık seçimlerinde Harris’i desteklemeyi reddederek hem Trump’a hem de Harris’e oy vermeyeceğini söylemesiyle gündeme geldi.

Rice o dönemde The Hill’e, “Donald Trump’ın kanıtlanmış bir yalancı, sahtekar, hırsız ve cinsel saldırgan olduğu artık herkes tarafından biliniyor. Ancak onun bu görev için kesinlikle yetersiz olmasına yol açan husus, Anayasa’yı hiçe saymasıdır” değerlendirmesini yaptı.

Fred Upton

Eski Michigan Milletvekili Fred Upton, 2022’de görev süresinin sonunda emekli olacağını açıkladı. Upton, ABD tarihinde iki farklı başkanın (Trump ve eski Başkan Bill Clinton) azli yönünde oy kullanan tek parlamenter olarak Temsilciler Meclisinde bir rekora imza attı.

Mecliste görev yaptığı sırada ılımlı bir Cumhuriyetçi profili çizen Upton, azil oylamasında ve çoğu Cumhuriyetçi milletvekilinin karşı çıktığı federal düzeydeki riskli kişilerin silah erişimini engelleyen yasa tasarısında parti çizgisinden ayrıldı.

Upton ayrıca 2024 başkanlık seçiminde Trump’ın yerine Harris’i destekledi ve Trump’ın yeniden ülkeyi yönetmek için “yetersiz” olduğunu belirtti.

Kongre binasına düzenlenen 6 Ocak saldırısına işaret eden Upton o dönemki açıklamasında, “O gün demokrasimiz için bir trajediydi. Bir yönetimden diğerine barışçıl yetki devrini doğrudan tehlikeye atmışken yaptığı her şeyin ‘son derece uygun’ olduğunu iddia eden Donald Trump yanılıyor” ifadelerine yer verdi.

Upton’ın Michigan’daki seçim bölgesini günümüzde, bu ara seçim döneminde kolay bir galibiyetle yeniden seçilen Demokrat Milletvekili Debbie Dingell temsil ediyor.

David Valadao

Valadao, bu grupta yeniden seçilmek için yarışan son isimdi. Kaliforniya’daki seçim bölgelerinin yeniden düzenlenmesinden etkilenen yarışta Valadao, ilerici rakibi Villegas karşısında yenilgiye uğradı.

Valadao, 2022’de koltuğunu koruyan iki isimden biriydi; ancak azil yanlısı diğer Cumhuriyetçilerin aksine Trump, Valadao’nun girdiği Cumhuriyetçi Parti ön seçiminde karşı bir adaya resmi destek vermedi.

2013-2019 yıllarında Temsilciler Meclisinde görev yapan Valadao, eski Demokrat Milletvekili TJ Cox’a kaybetmişti. 2021’deki rövanş yarışında koltuğunu geri alan Valadao, yemin ettikten bir gün sonra Trump’ın azli yönünde oy kullandı.

Görevden ayrılan milletvekili, eylül ayında Cumhuriyetçi Partinin düzenlediği ilk ara seçim kurultayına katılmayarak evinde kalmayı tercih etmişti.

Valadao ve Newhouse’un da ayrılmasıyla birlikte, Temsilciler Meclisinde Trump’ın azli yönünde oy veren hiçbir Cumhuriyetçi milletvekili kalmadı.

Okumaya Devam Et

Amerika

Trump yönetimi, Demokratların ara seçim zaferine rağmen sınır dışıları sürdürecek

Yayınlanma

ABD İç Güvenlik Bakanı Markwayne Mullin, Demokrat Partinin Temsilciler Meclisi ve Senatoyu kazandığı 2026 ara seçimlerinin ardından sınır dışı işlemlerinin süreceğini açıkladı. Yapılan anketlerde seçmenlerin yüzde 52’si göç konusunda Demokratlara destek verirken Cumhuriyetçilerin desteği yüzde 45 seviyesinde kaldı.

ABD İç Güvenlik Bakanı Markwayne Mullin, Demokrat Partinin hem Temsilciler Meclisi hem de Senatoda çoğunluğu elde ederek kazandığı 2026 ara seçimlerinin ardından yaptığı sosyal medya paylaşımında, “Sınır dışı işlemleri sürecek.” ifadesini kullandı.

Demokratlar seçim kampanyası sürecinde Başkan Trump’ın göç alanındaki sıkı tedbirlerine karşı bir siyaset izlerken bazı adaylar ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesinin (ICE) lağvedilmesi çağrısını bir kampanya sloganı olarak kullandı.

Mullin ise ara seçimlere giden süreç de dahil olmak üzere hem bu çağrılara hem de ICE’ye yönelik diğer eleştirilere karşı çıktı.

Mullin, eski Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’ın ICE görevlilerinin sandık başında seçmenleri sindirmeye çalışabileceği yönündeki uyarısına tepki göstererek Clinton’ın “neden hala gündemde olduğunu” sorguladı.

Salı günü oy verme işlemi sona ermeden önce Fox News program sunucusu Will Cain’e açıklamalarda bulunan Mullin, “Bu konu göreve onay oturumumda dahi gündeme gelmişti ve bir tehdit unsuru oluşmadığı sürece ICE görevlilerinin oy verme noktalarının yakınında yer almayacağını son derece açık şekilde belirtmiştim.” dedi.

Demokratlar, Kongrede elde ettikleri yetkiyi ICE’nin faaliyetlerini kısıtlamak, kurumun gelecekteki bütçe ödeneklerini durdurmak ve kurum üzerindeki denetim yetkisini kullanmak amacıyla devreye sokma taahhüdünde bulundu.

Ancak Demokratların Cumhuriyetçi milletvekillerinin direnciyle karşılaşması bekleniyor.

Ayrıca Demokratların Kongre kontrolünü yeniden ele geçirmesi durumunda bu hafta “Bay Veto” olacağı sözünü veren Trump’ın olası yasama girişimlerini başkanlık vetosuyla engelleme ihtimali bulunuyor.

Diğer taraftan ICE’yi eleştiren isimlerden biri olan Temsilciler Meclisi İç Güvenlik Komisyonu Üyesi Demokrat Milletvekili Delia Ramirez (Illinois), geçen ay ABD göç kurumlarının yeniden yapılandırılmasını hedefleyen “Güvenliği Yeniden Hayal Etme Yasası” başlıklı bir yasa tasarısı sundu.

Söz konusu tasarı, İç Güvenlik Bakanlığının (DHS) yerine “toplum merkezli” bir bakanlık kurulmasını içeriyor.

Ramirez, geçen ay yaptığı açıklamada, ICE ile Gümrük ve Sınır Muhafaza birimlerince gözaltına alınanların ve ABD tarafından sınır dışı edilen kişilerin ölümlerinin, “DHS’nin lağvedilmesini ve yerine yeni bir yapının kurulmasını zorunlu kılan gerekçe” olduğunu ifade etti.

Ara seçimler öncesinde New York Times/Siena tarafından yapılan anket ise oy kullanması muhtemel seçmenlerin yüzde 52’sinin göç idaresi konusunda Cumhuriyetçilere karşı Demokratları desteklediğini, Cumhuriyetçileri destekleyenlerin oranının ise yüzde 45 seviyesinde kaldığını ortaya koydu.

Okumaya Devam Et

Amerika

Elon Musk, ABD ara seçimlerinin ardından 29 milyar dolar kaybetti

Yayınlanma

ABD’de Kongre ara seçimlerini Demokrat Partinin kazanmasının ardından Amerikalı milyarder Elon Musk 29 milyar dolar kaybetti. Şirket hisselerindeki gerilemeyle birlikte SpaceX yüzde 6,9, Tesla ise yüzde 5 değer kaybına uğrarken Musk’ın Cumhuriyetçi adaylara 446 milyon dolar destek sağladığı biliniyor.

ABD’de düzenlenen Kongre ara seçimlerinin ilk sonuçlarının açıklanmasının ardından, Amerikalı milyarder Elon Musk 29 milyar dolar kaybetti.

Financial Times bünyesindeki analiz blogu Alphaville, ABD’de Kongre ara seçimlerinin düzenlendiği 3 Kasım’ı 4 Kasım’a bağlayan geceye işaret ederek Musk’ı “pek çok yenilginin yaşandığı gecenin asıl kaybedeni” olarak niteledi.

İlk verilere göre Demokrat Parti seçimlerde üstünlük sağlayarak Kongre’nin her iki kanadı olan Temsilciler Meclisi ve Senato’da kontrolü ele geçirdi.

Bloomberg’in aktardığına göre Musk’ın servetinin temelini oluşturan şirketlerden SpaceX’in hisseleri ABD borsaları açılmadan önce yüzde 6,9, Tesla’nın hisseleri ise yüzde 5 değer kaybetti.

Ajans, Demokratların elde ettiği zaferin Tesla ve SpaceX yatırımcıları için çifte darbe niteliği taşıyabileceğini kaydetti.

Tesla hisseleri, yapay zeka ürünlerine yönelik ilgi ve SpaceX ile birleşme olasılığının etkisiyle temmuz sonundan bu yana yüzde 34 yükselmişti.

Ancak mevcut tabloda yatırımcılar, yapay zeka alanındaki yasal düzenlemelerin sıkılaştırılmasından endişe duyuyor.

Ayrıca Demokrat Parti zaferinin iki şirketin olası birleşmesini zorlaştırabileceği belirtiliyor.

Financial Times gazetesi, Demokratların birleşme anlaşmasını doğrudan engelleme yetkisinin bulunmadığını ancak işlemi daha sıkı ve ayrıntılı bir incelemeye tabi tutabileceğini bildirdi.

Bloomberg ise, büyük şirket yöneticileri arasında ABD Başkanı Donald Trump ve Cumhuriyetçi MAGA hareketiyle Musk kadar yakın bağlar kuran pek az isim olduğuna işaret etti.

The Washington Post’un verilerine göre Musk, ara seçimler öncesinde Cumhuriyetçi Partinin Kongre’deki çoğunluğunu korumasına destek olmak amacıyla partinin adaylarına 446 milyon dolar harcadı.

Milyarder ayrıca X sosyal medya platformundaki 240 milyon takipçisine Demokratlara oy vermeme çağrısı yaptı.

Gazete, harcanan kaynağın önemli bir bölümünün Musk’ın da yaşadığı Teksas eyaletindeki Senato yarışına aktarıldığını yazdı.

Musk, son yıllarda temel varlıklarını ve ticari faaliyetlerini de bu eyalete taşımıştı; Tesla ve SpaceX’in genel merkezleri halen Teksas’ta yer alıyor.

Musk’a ait şirketlerin hisseleri geçmişte de siyasi gelişmeler karşısında dalgalanmalar yaşadı.

Trump’ın 2024 yılında yeniden başkan seçilmesinin ardından Tesla hisseleri bir ayı aşkın sürede yüzde 90’dan fazla değer kazanmış, fakat milyarderin başkanla ilişkilerinin bozulması ve DOGE bünyesindeki faaliyetlerinin yatırımcılarda yol açtığı yorgunluk nedeniyle söz konusu artış zamanla silinmişti.

Bununla birlikte piyasalardaki son düşüşün geçici olabileceği değerlendiriliyor; yatırımcılar taşıdıkları kaygılara rağmen Musk’ın nüfuzunu küçümsememe eğilimini koruyor.

Öte yandan 3 Kasım’da yapılan ara seçimlerin ilk sonuçlarına göre Demokrat Parti, ABD Kongresi’nin her iki meclisinde de kontrolü yeniden kazandı.

NBC News tarafından paylaşılan projeksiyonlara göre Demokratlar, çoğunluk için 218 sandalyenin gerektiği 435 üyeli Temsilciler Meclisinde 258 sandalye kazanabilir.

Demokratlar Senatoda ise Cumhuriyetçilerin 44 sandalyesine karşılık 54 sandalyeyi garantilemiş durumda.

Mississippi ve Alaska eyaletlerindeki iki Senato yarışının sonucu ise henüz kesinleşmedi.

Demokratların elde ettiği başarının boyutu Amerikan medyasında “mavi tsunami” olarak tanımlandı. Parti, daha önce Cumhuriyetçilerin elinde bulunan yedi eyalette de Senato seçimlerini kazandı.

Bu kapsamda Kansas’ta 94 yıl sonra ilk kez bir Demokrat Senatoda temsil hakkı elde ederken Teksas’ta da parti onlarca yıl sonra ilk kez hem Senato hem de valilik seçimlerinde ipi göğüsledi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English