Avrupa
Von der Leyen, danışmanını “hayat boyu” yetkili yaptı

Ursula von der Leyen, yirmi yılı aşkın bir süredir “kamusal imajını” oluşturmaktan sorumlu olan kişiyi AB’de kalıcı bir görevle ödüllendirecek.
Yetkililerin Rapporteur’e bildirdiğine göre Avrupa Komisyonu Başkanı’nın en yakın danışmanlarından biri olan Jens Flosdorff, “yurttaşlarla iletişim direktörü” olarak üst düzey bir kalıcı göreve atanacak.
Siyasi danışmanların, kariyer memurlarının gözdesi olan kazançlı ve son derece güvenli işlere sıraya girmeden hızlı bir şekilde kalıcı idari pozisyonlara atanması, Brüksel’de olumsuz karşılanıyor.
Çarşamba günü von der Leyen, Komisyon Üyeleri Kurulu’nun başkanlığını üstlenecek ve toplantıda Flosdorff’un İletişim Genel Müdürlüğü’ndeki yeni görevi onaylanacak.
Bir yetkiliye göre, ilk olarak Aralık 2025’te ilan edilen bu pozisyon için 66 başvuru yapıldı.
Komisyon’daki bazı pozisyonların aksine, bu görev kamuya açık olarak ilan edildi ve bu sayede, AB’nin daimi personeli olmayan Flosdorff’un başvurmasına olanak sağlandı.
İş ilanında, bu görevin kamuoyu analizlerini yönetmeyi, Komisyon’a gelen ziyaretçileri karşılamayı ve “Gençlik” ile iletişim kurmayı içerdiği belirtiliyor.
Bir yetkili, Flosdorff’un yetenekli bir iletişim uzmanı olduğunu ve AB idaresine yeni bir soluk getireceğini söyledi.
Başvurular 29 Ocak 2026’ya kadar kabul edildi; bu da işe alım sürecinin dokuz ay sürdüğü anlamına geliyor.
Flosdorff, bu ay von der Leyen tarafından yapılan AB’nin Durumu konuşmasında da yer aldı.
“AD14” maaş derecesiyle aylık en az 18.000 avro, yani yıllık 216.000 avro kazanacak. Bu tutarın büyük kısmı vergiden muaf olacak ve çeşitli ödenekler de alacak.
Fransız günlük gazetesi Libération, 2019 yılında onun “AD15” gibi daha yüksek bir maaş derecesine sahip olduğunu bildirmişti.
Kabine başkanı ya da genel sekreteri olan Björn Seibert dışında, von der Leyen’i ondan daha iyi tanıyan kimse yok.
Flosdorff, von der Leyen’in 2000’lerin başında Aşağı Saksonya eyalet hükümetinde göreve başladığı günden beri en yakın medya danışmanı oldu.
Angela Merkel yönetiminde çeşitli görevlerde federal bakan olarak görev yaptığı uzun süre boyunca da onun yanında yer aldı.
2019’da von der Leyen’i Brüksel’e takip ettiğinden beri, sert tavırları ve Alman yazılı basınıyla olan yakınlığıyla ün kazandı.
Flosdorff, von der Leyen’in teke tek röportajlardan kaçınma eğiliminde olduğu, özenle yönetilen medya ilişkilerinin tartışmasız en önemli mimarı oldu.
İkinci döneminde Flosdorff, SPP olarak bilinen Komisyon sözcüler servisini denetleyen bir göreve atandı.
O zamandan beri, başkanın medya stratejisi, kısa videolar ve sosyal medyayı da içeren daha modern bir iletişim tarzını benimsedi. Bu tarz, birçok komisyon üyesi tarafından da benimsendi.
Sophia Eriksson Waterschoot şu anda bu görevi vekaleten yürütüyor ama Rapporteur tarafından sorulduğunda işin neyi içerdiğini açıklamayı reddetti.
Başka bir yetkili ise bu görevin, iletişim kampanyaları için yıllık 50 milyon avroluk bir bütçeyi yönetmeyi içerdiğini belirtti.
Kaynak, “Geçmişte, kabine mensupları, birlikte çalıştıkları komisyon üyesine siyasi olarak bağlı birimlere atanmazdı. Fakat artık her şey mümkün,” dedi.
Bu pozisyon, daimi memur olan Stefan de Keersmaecker’in 2025 yılının sonlarında siyasi iletişim direktörlüğüne atanmasıyla boşalmıştı.
Bir Komisyon sözcüsü, “Üst düzey yönetim atamalarına ilişkin kararlar, Kolej tarafından resmen kabul edildikten sonra duyurulur,” dedi.
Avrupa
Kuzey Avrupa ülkeleri, askeri üslerin çevresindeki Rus mülklerine el koymaya hazırlanıyor

Telegraph gazetesinin haberine göre Baltık ve İskandinav ülkeleri, askeri tesislerin çevresinde Rusya ile bağlantılı kişilere ait mülklerin casusluk ve sabotaj amacıyla kullanılabileceği gerekçesiyle el koyma ve alım kısıtlaması adımları atıyor. İsveç donanma üssü yanındaki bir araziyi devralmaya hazırlanırken, Litvanya havalimanları ve askeri poligonlar çevresindeki alımları sınırladı.
Baltık ve İskandinav ülkeleri, askeri üslerin yakınında Rusya bağlantılı kişilere ait olduğu değerlendirilen gayrimenkullere yönelik tedbirleri sıkılaştırıyor.
The Telegraph gazetesinin Avrupalı yetkililere dayandırdığı habere göre planlar arasında bu mülklere el konulması da yer alıyor.
Görüşlerine yer verilen yetkililer, stratejik tesislerin çevresindeki bu yapıları Rusya’nın olası “Truva atları” şeklinde nitelendiriyor.
İncelenen taşınmazların Litvanya, İsveç ve Norveç’te yer aldığı belirtiliyor. Batılı yetkililer, bu mülklerin askeri altyapıyı gözetleme, olası sabotaj hazırlıkları yürütme veya insansız hava araçları fırlatma amacıyla kullanılabileceğinden endişe ediyor.
İsveç yönetimi, Muskö Deniz Üssü yakınındaki bir konuta el koymaya hazırlanıyor. İsveç Savunma Bakanı Pål Jonson gazeteye yaptığı değerlendirmede arazinin stratejik önem taşıdığını ve mülk sahibinin İsveç tarafınca güvenlik tehdidi görüldüğünü dile getirdi.
Jonson, arazinin bölgede İsveç Silahlı Kuvvetleri’nin tasarrufunda olmayan tek parsel kaldığını belirterek bu durumun deniz üssünün savunmasında kritik bir açık yarattığını söyledi.
Bakan ayrıca bölgeye erişimin üssü insansız hava araçlarından korumak için de gerekli olduğunu ifade etti.
İsveç’te güvenlik açısından hassas faaliyetlerle bağlantılı gayrimenkul işlemlerinde 1 Temmuz itibarıyla sıkı denetimler uygulanıyor.
Yetkililer, ülkenin savunma çıkarlarını etkileyebilecek yabancı mülk edinimlerine karşı ek denetim mekanizmaları üzerinde çalışıyor.
Litvanya ise Rusya vatandaşlarının stratejik tesislerin yakınında mülk edinmesine yönelik kısıtlamalar getirdi.
Litvanyalı yetkililer, Rusya ile bağlantılı kişilerin Šiauliai-Zokniai ve Panevėžys-Pajuostis hava üsleri, Rukla’daki askeri poligon ile Vilnius ve Palanga havalimanları çevresinde mülk satın aldığını aktarıyor.
Litvanya’nın eski Londra Büyükelçisi Eitvydas Bajarūnas, Baltık ülkelerinde Rusya’nın mülk sahipliğini veya aracıları bir tür Truva atı gibi kullanabileceğine dair ciddi kaygılar bulunduğunu ifade etti.
Vatan Birliği partisi milletvekili Mindaugas Lingė de yetkililerin askeri tesislerin yakınındaki gayrimenkullerin kullanım biçimlerini değerlendirmesi gerektiğini kaydetti.
Lingė, bu tür yapıların birer gözlem noktası ya da ekipman deposu işlevi görebileceği uyarısını yaptı.
The Telegraph, şubat ayında da üç ayrı Avrupa istihbarat servisinin mevcut ve eski çalışanlarına dayandırdığı haberinde benzer iddiaları gündeme getirmişti.
Haberde askeri ve sivil tesislerin yakınındaki evlerin, depoların ve diğer binaların gözetleme ile sabotaj hazırlıklarında kullanılabileceği öne sürülmüştü.
Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, şubat ayındaki haberde yer alan casusluk ve sabotaj iddialarını geri çevirmişti.
Haberi enformasyon alanına yönelik klasik bir manipülasyon olarak niteleyen Zaharova, yayınlanan iddiaların Rus düşmanlığının bir tezahürü ve Avrupalıların korkularını istismar etme çabası olduğunu ifade etmişti.
Avrupa
İspanya’da solun bölünmesi Sánchez’in seçim planlarını zora soktu

İspanya’da sol partilerin kasım ayındaki genel seçim öncesinde tek listede birleşememesi, Başbakan Pedro Sánchez’in iktidarda kalma umutlarını zayıflattı. İttifak dışında kalan Podemos’un oyları yaklaşık yüzde 3 seviyesinde görünürken, ana ortak Sumar’ın desteği 2023’ten bu yana yarıdan fazla azalarak yüzde 5’e geriledi.
İspanya Başbakanı Pedro Sánchez’in kasım ayındaki genel seçimde kamuoyu yoklamalarını boşa çıkarma umudu ciddi bir darbe aldı.
Ülkenin geleneksel olarak parçalı solunun tek bir çatı altında birleşmeyi başaramaması, Sosyalist liderin seçmeni sandığa taşıma ve yeni bir hükümet kurma planlarını zora soktu.
Sol cenahtaki bölünme, Alberto Núñez Feijóo liderliğindeki muhafazakar Halk Partisi’ni Madrid’deki sekiz yıllık sosyalist yönetimin ardından iktidara bir adım daha yaklaştırdı.
Bu gelişme, Avrupa siyasetini yeniden şekillendiren genel sağa kayış dalgasıyla da örtüşüyor.
Müzakerelerin tıkanması üzerine Geniş Cephe adayı ve Sağlık Bakanı Mónica García sosyal medyadan tepki gösterdi.
García, solun “sağ cenah dışında hiç kimsenin işine yaramayan egolara, kaygılara, iç çekişmelere ve seçim hesaplarına sıkışma” riskiyle karşı karşıya kaldığını dile getirdi.
Seçim kararının hemen ardından Sánchez’in solundaki partileri bir araya getirmek amacıyla kurulan Geniş Cephe, solun önemli aktörlerinden Podemos’u ikna edemedi.
Podemos, Kanarya Adaları ve Valensiya bölgesi haricinde ortak listeye katılmadı ve solun genel seçim şansını zayıflattı.
El País anket analisti Kiko Llaneras, Sánchez’in yeniden yönetebilmesinin tek yolunun Sosyalistlerin solunda güçlü bir varlık gösterilmesi olduğunu belirtti.
Llaneras, “Geniş Cephe aslında o kadar da geniş değil” diyerek yeni hareketin solun çoğunluk kurmasına yetecek güce ulaşmasının zorluğuna işaret etti.
Podemos ortak listeden çekildi
Eski Barselona Belediye Başkanı Ada Colau’nun liste başı olduğu Geniş Cephe çatısı altında mevcut koalisyon ortağı Sumar, Katalan Comuns, komünistlerin öncülüğündeki Birleşik Sol (IU), Más Madrid ve bölgesel sol partiler yer alıyor.
İspanya’nın seçim sistemi birleşik platformları ödüllendirirken, mevcut ittifak Sánchez’in 2023’te hükümet kurmasını sağlayan ve Podemos’u da kapsayan önceki birlikteliğin gerisinde kalıyor.
Politico‘nun verilerine göre ittifakın ana gücü konumundaki Sumar’ın oy oranı, 2023’ten bu yana yarıdan fazla eriyerek yüzde 5 seviyesine geriledi.
Madrid Carlos III Üniversitesi’nden siyaset bilimci Pablo Simón, koalisyonların küçük ortaklarının görünürlük kaybetmesi ve kendi programlarını uygulamakta zorlanması nedeniyle güç kaybettiğini kaydetti.
Daha önce başbakanlık için adı geçen Çalışma Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Yolanda Díaz’ın seçimlerde aday olmaması da Sumar’ı güçlü bir lider figüründen yoksun bıraktı.
Pablo Simón, Geniş Cephe listesinin hiçbir anlaşma olmamasına kıyasla daha iyi bir seçenek olduğunu ancak tablonun sol adına zorlu göründüğünü aktardı.
İttifakların tescili için belirlenen cuma gece yarısı mühletine kadar yürütülen görüşmeler, aday listeleri ve yaklaşık yüzde 3 oy oranına sahip Podemos’un ittifak içinde erime kaygıları nedeniyle sonuçsuz kaldı.
Gelişmelerin ardından sol seçmenden özür dileyen Ada Colau, “Birisi masaya oturmak istemiyorsa onu zorlayamazsınız” dedi.
Rufián’ın çekilmesi birleşme umudunu tüketti
Anketlerin işaret ettiği en olası senaryo, Halk Partisi’nin göç karşıtı söylemleriyle desteğini artıran aşırı sağcı Vox ile koalisyon kurması yönünde şekilleniyor.
Sánchez ise bu senaryoyu engellemek için kendi partisinin güçlü bir sonuç almasına ve Sumar çevresindeki partilerin toparlanmasına güveniyor.
Sol tabandaki hayal kırıklığı, Katalonya Cumhuriyetçi Solu (ERC) Meclis Sözcüsü Gabriel Rufián’ın yalnızca kendi partisinden aday olacağını duyurmasıyla daha da derinleşti.
Katalonya dışındaki sol seçmende de karşılığı bulunan Rufián, aşırı sağın iktidara gelişini önlemek için geniş katılımlı bir sol birliğin öncülüğünü yapıyordu.
Bağımsızlık yanlısı partisinin sınırları nedeniyle ulusal bir listeye liderlik edemeyeceğini belirten Rufián, “Başarısız olduk, özellikle de ben başarısız oldum” ifadesini kullandı.
Politico‘ya konuşan Podemos kurucularından Juan Carlos Monedero ise sol birliği başarıya ulaştıracak bir otorite kalmadığını, Rufián’ın bu fikre yaklaştığını ancak ERC’ye olan bağlılığının ağır bastığını söyledi.
Anket analisti Llaneras, bölünmenin seçim sistemindeki baraj etkisi nedeniyle ağır sonuçlar doğurabileceğini hatırlattı.
İspanya’da yüzde 10’un altındaki oyları sandalyeye dönüştürmenin hayli zor olduğunu vurgulayan Llaneras, seçim bölgelerinin küçüklüğü nedeniyle oyların bölünmesinin temsil gücünü doğrudan yok ettiğini ve altı ya da yedi milletvekili çıkaran bölgelerde solun tüm sandalyeleri kaybedebileceğini aktardı.
Avrupa
Polonyalı hava yolu şirketi, yakıt maliyetleri nedeniyle kış seferlerinin bir kısmını durdurdu

Polonya hava yolu şirketi LOT, uçak yakıtı fiyatlarındaki artış sebebiyle kış sezonundaki bazı Avrupa seferlerini geçici olarak askıya aldı. Şirkette şubat ayında yüzde 25 seviyesinde olan yakıt payının yüzde 40’a dayanması, Varşova ve Krakow çıkışlı popüler hatları doğrudan etkiledi.
Polonya’nın ulusal hava yolu şirketi LOT, kış tarifesindeki bazı seferleri havacılık yakıtı fiyatlarındaki artış sebebiyle geçici olarak durdurdu.
Gelişmeyi Polsat News televizyonuna açıklayan hava yolu şirketi sözcüsü Krzysztof Moczulski, yakıt maliyetlerinin toplam harcamalar içindeki payının ciddi şekilde yükseldiğini belirtti.
Yakıt maliyetleri toplam giderlerin yüzde 40’ına ulaştı
Kış tarifesinde planlanan kısıtlamaların arkasındaki mali tabloya değinen Moczulski, şu bilgileri paylaştı:
“LOT kış tarifesi kapsamında seferlerin bir kısmını durduruyor. Bunun birkaç nedeni var ancak en önemlisi maliyetler. Şubat ayında yakıt giderleri şirketin toplam harcamalarının yüzde 25’ini oluştururken bugün bu oran yüzde 40 seviyesine kadar çıkabiliyor”
1929 yılında kurulan Polonya’nın bayrak taşıyıcı hava yolu şirketi LOT, dünya genelinde 50 ülkede 120 farklı noktaya uçuş gerçekleştiriyor.
Uçuşların durdurulmasından etkilenen güzergahlar arasında Varşova’dan Bologna’ya ve Krakow’dan Roma, Madrid ile Barselona’ya yapılan seferler yer alıyor. Şirket sözcüsü, kış tarifesinde askıya alınan bu hatların önümüzdeki yılın yaz döneminde yeniden açılabileceğini aktardı.
Sektör temsilcilerine göre yüksek yakıt fiyatları yeni normal haline geldi
Yakıt maliyetlerindeki küresel baskı diğer taşıyıcıları da zorluyor. Financial Times gazetesi 17 Ekim tarihli haberinde, büyük hava yolu şirketlerinin İran ile başlayan savaşın ardından yükselen uçak yakıtı fiyatlarını “yeni normal” olarak değerlendirdiğini yazmıştı.
Şirket yöneticileri, artan giderleri dengelemek için bilet fiyatlarına yapılacak olası zamların yolcular tarafından kabul görmeyeceğinden endişe ediyor ve sektörün yıllar sürecek zorlu bir döneme hazırlandığını ifade ediyor.
Öte yandan, küresel yakıt piyasasındaki dalgalanmalar uçakların yakıt ikmali tercihlerini de değiştirdi. Rusya Federal Sivil Havacılık Kurumu (Rosaviatsiya) basın biriminin haziran ayında Rus medya kuruluşu RBK‘ya verdiği bilgiye göre, yabancı taşıyıcılar operasyonel maliyetleri düşürmek amacıyla Rusya havalimanlarında daha sık yakıt ikmali yapmaya başladı.
Dünya Basını2 hafta önceEski CIA analisti Johnson: Trump İran’a girerse Çanakkale’deki Churchill gibi yenilir
Görüş2 hafta önceOrtadoğu’da Koridor İttifakları Devri
Asya2 hafta önceJaponya Başbakanı Takaichi piyasaları harcama gündemi konusunda yatıştırmaya çalışıyor
Asya2 hafta önceAvustralya muhalefeti, ülke tarihindeki “en büyük göçmenlik kesintisini” vaat etti
Asya2 hafta önceHindistan’da 130 milyon seçmen kaydı silindi: Protestolar büyüyor
Asya2 hafta önceGüney Kore, Kiev Büyükelçisini geri çağırdı
Amerika2 hafta önceBrezilya’da ikinci tur süreci nasıl işleyecek?
Asya2 hafta önceEndonezya’nın yeni iş yasası işçileri memnun etti, iş dünyasını endişelendirdi












