Rusya
Wintershall davasında Dubai mahkemesinden Rusya kararı

Dubai Uluslararası Finans Merkezi Mahkemesi, Rusya’nın Alman enerji şirketi Wintershall Dea, şirket temsilcileri ve hakemler aleyhine Moskova’da yürüttüğü davaları durdurmasına hükmetti. Kararda, Rusya’nın tahkim sürecini engellemeye çalıştığı belirtilerek, Moskova’daki davaların derhal ve koşulsuz olarak askıya alınması istendi.
Dubai Uluslararası Finans Merkezi (DIFC) Mahkemesi, Rusya’nın Alman enerji şirketi Wintershall Dea, şirketin temsilcileri ve uyuşmazlık hakemleri aleyhine Moskova’da yürüttüğü hukuki süreçleri durdurmasını talep eden ihtiyati tedbir kararını onayladı.
Sektörel yayın organı Global Arbitration Review’in (GAR) aktardığı karara göre, Rusya’nın Moskova’da yürüttüğü davaların durdurulması yönündeki talep kesinleşti. Rusya’da Wintershall’e yönelik davaları yürüten Rusya Başsavcılığı ise konuyla ilgili sorulara henüz yanıt vermedi.
DIFC İlk Derece Mahkemesi Hakimi Jeremy Cooke, 4 Haziran tarihli kararında, Wintershall firmasının daha önce tahkim heyeti tarafından alınan kararların uygulanması yönündeki talebini kabul etti.
Hakim Cooke, geçen yılın kasım ayında verdiği geçici kararda Rusya’ya yönelik bir ceza ihtarı yayımlamıştı.
Yeni kararda da Rusya’nın ve bu ihlallere yardımcı olan kişilerin mahkemeye saygısızlık, Dubai Başsavcılığına sevk, para cezaları ve varlıkların dondurulması gibi yaptırımlarla karşı karşıya kalabileceği uyarısı yinelendi.
Rus hukukçular, söz konusu ihtarı daha önce “eşi benzeri görülmemiş bir adım” olarak nitelendirmişti.
Wintershall, geçen yılki geçici tedbir kararını DIFC Mahkemesinden karşı tarafın katılımı olmadan tek taraflı olarak almıştı. GAR’ın aktardığına göre Rusya, geçen ay düzenlenen duruşmada bu kararın kalıcı hale getirilmesine karşı çıktı.
Rusya Başsavcılığı, Nisan 2025’te Moskova’daki mahkemeye sunduğu ilk dava dilekçesinde, Wintershall’in iddialarının asılsız olduğunu savunmuş ve Alman şirketinin uzun yıllara dayanan başarılı işbirliğine rağmen 2022 yılında “Batı’nın yasa dışı yaptırımlarına katılma” kararı aldığını öne sürmüştü.
Dilekçede ayrıca, şirketin Rusya’daki ticari faaliyetlerini ekonomik değil, tamamen siyasi gerekçelerle, hissedarlarının ve yatırımcılarının çıkarlarına zarar verecek şekilde sonlandırdığı iddia edilmişti.
Kararında Rusya’nın tahkim sürecini elindeki tüm araçlarla sabote etmeye çalıştığını belirten Hakim Cooke, Lahey’deki Daimi Tahkim Mahkemesi bünyesinde kurulan tahkim heyeti nihai kararını verene kadar Rusya’nın Moskova’daki davaları “derhal ve koşulsuz olarak” durdurması ve benzer süreçler başlatmaktan kaçınması gerektiğine hükmetti.
GAR’da yer alan ayrıntılara göre Hakim Cooke, Rusya’nın Moskova mahkemelerinin sonbaharda aldığı kararları geri çekmek için gerekli tüm adımları atması gerektiğini de yazdı.
Moskova Tahkim Mahkemesi, Eylül 2025’te Wintershall aleyhine yurt dışı tahkim yasağı kararı almış, kasım ayında ise Rusya Başsavcılığının talebi üzerine, bu yasağı ihlal ettikleri gerekçesiyle şirkete, temsilcilerine ve hakemler Charles Poncet ile Olufunke Adekoya’ya 7,5 milyar euro para cezası vermişti.
Dubai mahkemesinin kararı, ayrıca Rusya Başsavcılığının bu yıl Moskova’da hakem Charles Poncet’e karşı başlattığı ve Poncet’in hakemlik statüsünün ömür boyu iptal edilmesini talep ettiği ayrı davayı da kapsıyor.
Rus savcılar, Lahey’deki mahkeme tarafından atanan hakemleri “etki ajanları ve Batı yaptırımlarının rehineleri” olarak nitelendiriyor.
Bir dönem Avrupa’nın en büyük özel petrol ve doğalgaz şirketi olan Wintershall Dea, Rus hükümetinin Gazprom’un ortak girişimlerden doğalgaz satın alma fiyatlarına üst sınır getirmesinin ardından, 2023 yılının başında Rusya’dan çekilme kararı almıştı.
2023 yılının sonunda yayımlanan başkanlık kararnamesiyle ortak girişimlerin tüm hak ve yükümlülükleri Rus hükümeti tarafından kurulan şirketlere devredilmiş, yabancı ortakların paylarının satışından elde edilen gelirler ise önceki sahipleri adına açılan “C tipi” hesaplara aktarılmıştı.
Bu uygulamayı varlıklarına el konulması olarak değerlendiren Wintershall Dea, Rusya’nın imzaladığı ancak onaylamadığı Enerji Şartı Antlaşması da dahil olmak üzere Rusya federal yönetimine karşı iki ayrı tahkim süreci başlatmıştı.
Rusya
Hindistan’da el konulan tankerdeki Rus denizciler ülkelerine dönüyor

Hindistan’da mali anlaşmazlıklar nedeniyle alıkonulan Unity tankerinde aylardır mahsur kalan yedi denizci, bir Rus diplomatın gözetiminde karaya çıkarıldı. Odişa Yüksek Mahkemesi, armatörün maaşlarını ödemediği ve erzak temin etmediği 23 kişilik mürettebatı resmi olarak terk edilmiş denizciler kabul etti.
Hindistan’da el konulan Unity isimli tankerde aylardır mahsur kalan mürettebatın ilk grubu ülkelerine dönüyor.
Rusya’nın Kalküta Başkonsolosluğu, gemi sahibine yönelik mali talepler sebebiyle aylardır evlerine gidemeyen denizcilerden yedisinin 31 Ekim’de Rusya’ya uçacağını duyurdu.
Başkonsolosluk, RBK haber kuruluşuna yaptığı açıklamada, “Gemi personelinin 31 Ekim’de ülkelerine uçuşu planlandı” bilgisini verdi.
Diplomatik misyonun verdiği bilgilere göre denizciler, bir Rus diplomatın gözetiminde 29 Ekim’de gemiden ayrıldı. Aralarında altı Rusya ve bir Mısır vatandaşının yer aldığı yedi kişilik grup, şu anda Orissa eyaletinin başkenti Bhubaneşvar’da kalıyor ve her iki ülke vatandaşı da kendi evlerine dönmek üzere yola çıkıyor.
Paradip Limanı İdaresine atıfta bulunan konsolosluk, gemide kalan diğer 16 mürettebat üyesinin tahliyesinin, gemiye yeni bir ekip temin edilmesinin ardından kasım ayının ilk yarısında gerçekleşeceğini bildirdi.
Mürettebattan bir denizcinin yakını ise RBK’ya yaptığı açıklamada, ilk grubun karaya ayak bastığını, dönüş güzergahı planlamasının sürdüğünü ve Rusya’ya varışın 1 Kasım’da beklendiğini aktardı.
Denizci yakını, “Kalan personelin de gelecek hafta gönderilmesi planlanıyor” dedi.
Kamerun bayraklı Unity tankeri, 11 Mayıs’tan bu yana Hindistan’ın Paradip Limanı açıklarında adli makamların denetiminde tutuluyor.
Gemi, yük boşaltma işlemlerini tamamlamasının hemen ardından armatör şirkete yönelik mali alacaklar nedeniyle alıkonulmuştu. Rus diplomatik temsilciliği, Hindistan makamlarının personelin ayrılışını yeni bir mürettebatın getirilmesi şartına bağladığını aktarmıştı.
Odişa Yüksek Mahkemesi, 8 Ekim’de aldığı kararla 23 kişilik mürettebatın ülkelerine gönderilmesini ve tankere yedek ekip sağlanmasını hükme bağladı.
Mahkeme kararında, gemi sahibinin maaşları ödememesi, zaruri erzak tedarik etmemesi ve vardiya değişimi ile geri dönüş imkanlarını sağlamaması gerekçesiyle kaptan ve personeli “terk edilmiş denizciler” statüsünde kabul etti.
Mürettebat yakınları, yaklaşan fırtına tehdidi sebebiyle tankerin daha sonra kıyıya yakın bir noktaya çekildiğini belirtti. Gemi daha önce, 25 Eylül’deki şiddetli fırtınada demir tarayarak motorları çalışmaksızın denizde sürüklenmişti.
Rusya
Rusya parlamentosu, madencilik sektörüne aşırı kazanç vergisi öngören yasayı kabul etti

Rusya parlamentosunun alt kanadı Duma, madencilik ve metalürji şirketlerinden aşırı kazanç vergisi alınmasını öngören yasa tasarısını ilk okumada kabul etti. Maliye Bakanlığı 2027-2029 döneminde geçerli olacak yüzde 20 ila yüzde 30 oranındaki bu vergiden 683 milyar ruble gelir bekliyor.
Rusya parlamentosunun alt kanadı Devlet Duması, madencilik ve metalürji şirketlerine yönelik aşırı kazanç vergisini içeren yasa tasarısını ilk okumada kabul etti.
Devlet Dumasının internet sitesindeki yasa tasarısı kartında yer alan bilgiye göre düzenleme, meclisin 2027 yılı federal bütçesi ile 2028 ve 2029 planlama dönemine ilişkin bütçe tasarısını ilk okumada onaylamasının hemen peşinden geldi.
Rusya Maliye Bakanlığının 2027-2029 bütçe paketiyle hükümete sunduğu tasarı, katı maden işletmecilerinden üç yıl boyunca ek gelir vergisi tahsil edilmesini öngörüyor.
Düzenlemeye göre madencilik şirketlerine uygulanacak vergi oranı katı madenlerin büyük bölümü için yüzde 30, altın üreticileri için ise yüzde 20 seviyesinde belirlendi.
Çıkarılan hammaddenin ortalama küresel piyasa fiyatının, 2025 yılı temel ağırlıklı ortalama fiyatını aşması durumunda ortaya çıkan ek değer verginin konusunu oluşturacak.
Vergi matrahının doğması için hammadde ortalama fiyatının 2026 yılında en az yüzde 10 artış kaydetmesi gerekiyor.
Sonraki dönemlerde ise temel fiyat kademeli endekslenecek; baz fiyat 2027 yılı vergi hesabında 2025 göstergesine kıyasla yüzde 10, 2028 yılı hesabında ise yüzde 21 oranında artırılacak.
Yasa tasarısı, ödenecek aşırı kazanç vergisi tutarını maden çıkarma vergisi düşüldükten sonra hesaplanan tahmini hasılatın yüzde 15’i ile sınırlandırıyor.
Maliye Bakanlığının hesaplamalarına göre bu yeni verginin bütçeye üç yılda toplam 683 milyar ruble gelir getirmesi planlanıyor.
Rusya Sanayici ve Girişimciler Birliğinin projeksiyonları ise aynı makroekonomik varsayımlar altında toplam vergi tahsilatının yaklaşık 1,1 trilyon rubleye ulaşabileceğini ve bakanlık tahminini 1,6 kat aşacağını gösteriyor.
Maliye Bakanlığı uzlaşma açıkladı ancak iş dünyası kararı nihai görmüyor
Maliye Bakanı Anton Siluanov, 5 Ekim Pazartesi günü yaptığı açıklamada aşırı kazanç vergisi üzerinde iş dünyasıyla ortak bir paydada buluştuklarını duyurdu.
Federasyon Konseyindeki parlamento oturumunda konuşan Siluanov, yasa tasarısını hazırlarken girişimcilerin endişelerini dikkate aldıklarını ve ani fiyat dalgalanmalarının etkisini yumuşatacak bir mekanizma kurduklarını belirtti.
Siluanov meclis kürsüsünden yaptığı değerlendirmede, “Çok iyi bir çalışma yürüttük, iş dünyasıyla bir araya geldik ve aşırı kazanç vergisi konusunda uzlaşmaya vardık. Fiyatlarında ani sıçrama yaşayanların bu dalgalanmalarını törpüleyecek bir formül geliştirdik” dedi.
Rusya Sanayici ve Girişimciler Birliği Başkanı ve İş Dünyası Ombudsmanı Aleksandr Şohin ise RBK’ya yaptığı açıklamada Maliye Bakanlığının uzlaşma ilan etmesine rağmen konunun henüz nihai bir zemine oturmadığını vurguladı.
Rusya
Rusya ve Afrika sivil gemilere el konulmasına karşı birleşti

Moskova’daki zirveyi tamamlayan Rusya ve Afrika ülkeleri, sivil gemilerin haksız yere alıkonulmasını deniz ticaretinin siyasi baskı aracına dönüştürülmesi olarak niteledi. Liderler 1982 BM Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne aykırı müdahalelere karşı ortak tutum alırken, Rusya Devlet Başkanı Putin ticaret gemilerine el konulması halinde dünyanın herhangi bir yerinde aynıyla karşılık vereceklerini kaydetti.
Rusya ile Afrika ülkeleri, Moskova’da sona eren Rusya-Afrika Zirvesi’nin sonuç bildirgesinde, Afrika kıtası bayraklı olanlar dahil sivil gemilerin haksız yere alıkonulmasına, ele geçirilmesine veya tutuklanmasına karşı ortak tavır aldı.
Zirve belgesinde taraflar, seyrüsefer güvenliği ile deniz çevresinin korunmasına ilişkin bütün şartları karşılayan sivil gemilere yönelik bu tür adımların uluslararası hukuka ve 1982 Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi kurallarına aykırı olduğu durumlarda ortak bir duruş sergileyeceklerini kaydetti.
Belgede, “1982 Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi dahil olmak üzere uluslararası hukuk normlarına uymayan durumlarda, Afrika Kıtası devletlerinin bayraklarını taşıyan ve seyrüsefer güvenliği ile deniz çevresinin korunmasına ilişkin tüm gereklilikleri karşılayanlar da dahil olmak üzere, sivil gemilerin haksız yere alıkonulmasına, ele geçirilmesine veya tutuklanmasına tutarlı bir şekilde karşı çıkılacaktır” hükmü yer aldı.
Taraflar ayrıca, ticari seferler yürüten gemileri hedef alan bu tür eylemlerin deniz ticaretini bir “ekonomik ve siyasi baskı aracı” haline getirdiğinin altını çizme konusunda mutabakata vardı.
Batılı ülkeler son dönemde Rusya ile bağlantılı tankerlerin alıkonulduğuna ilişkin çok sayıda adım attı.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, haziran ayında uluslararası yaptırımlar altında olan Tagor adlı tankerin alıkonulduğunu duyurdu.
Fransa mart ayında da Akdeniz’de Rusya’dan yola çıkan Mozambik bayraklı Deyna tankerini durdurdu.
Fransız makamları, söz konusu tankerin Rusya’nın gölge filosuna ait olduğunu değerlendiriyor.
ABD ise yılın başında Rus bayraklı Marinera tankerini yaptırımları ihlal ettiği gerekçesiyle alıkoydu.
Rusya Ulaştırma Bakanlığı, Marinera vakasına ilişkin değerlendirmesinde Amerikan güçlerinin karasuları dışındaki tankere yönelik adımlarının uluslararası hukuku çiğnediğini vurguladı.
Putin ticari gemilere müdahalelere aynıyla karşılık verileceğini açıkladı
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ağustos ayında Yujno-Sahalinsk’te Pasifik Filosu komutanlığıyla gerçekleştirdiği toplantıda, Batılı ülkelerin Rus ticaret gemilerini ele geçirmesi halinde aynıyla karşılık vereceklerini söyledi.
Bazı ülkelerin uluslararası hukuku çiğneyerek Rus gemilerinin hareketini kısıtlamaya çalıştığını belirten Putin, bu ülkelerin “son dönemde gemilerimizi ele geçirme ve bizden yağmalanan malları satma fikrini geliştirdiklerini” ifade etti.
Putin toplantıda, “Eğer bu durum uygulamaya geçerse, aynıyla karşılık vermek zorunda kalacağız. Üstelik bu yanıtı gemilerimize baskınların planlandığı sularda vermek zorunda da değiliz. Kendi uygun ve gerekli gördüğümüz yerde, herhangi bir noktada veririz” dedi.
Rusya Devlet Başkanı daha önce tankerlerin ele geçirilmesine karşı “korsanlarla mücadele eder gibi” hareket edilmesini teklif etmişti.
Putin konuya ilişkin yaklaşımını, “Deniz hukuku çerçevesinde, dikkatli ancak kararlı” hareket etmek gerektiği sözleriyle özetledi.
Amerika2 hafta önceSenatör Sanders: Silikon Vadisi zenginleri “korkunç bir plan” üzerinde çalışıyor
Diplomasi6 gün önce“Küresel Britanya” ve Kürt Reçetesinin İzleri
Dünya Basını1 hafta önceProf. Wolff: Batı sömürgeciliğin sonuna geldiğini inkar ediyor
Görüş1 hafta önceFransa sokaklarında kaos ve hesaplaşma
Söyleşi1 hafta önce“AfD, Alman büyük sermayesindeki iç çelişkinin bir ifadesi”
Dünya Basını1 hafta önceAmerika inkâr girdabında: Üç düşünürden sistemin çöküşüne dair uyarılar
Dünya Basını2 hafta önce“Tescilli aşırı sağcı”: Alman parti sisteminin bumerangı
Amerika2 hafta önceMilenyum kuşağı tarihin en büyük nostalji dalgasını başlattı








