Dünya Basını

Yeni rapor: Aşırı sıcakların yükünü en çok yoksullar çekiyor

Yayınlanma

Uluslararası Çevre ve Kalkınma Enstitüsünün (IIED) raporuna göre, dünya başkentlerinde 35 derecenin üzerindeki sıcak günler 1990’lardan bu yana önemli ölçüde arttı. Uzmanlar, hükümetlerin uyum adımlarının sıcaklık artış hızının gerisinde kaldığı ve yoksul kesimlerin bu durumdan orantısız şekilde etkilendiği uyarısında bulundu.

Uluslararası Çevre ve Kalkınma Enstitüsünün (IIED) yayımladığı yeni değerlendirme, dünyanın en kalabalık başkentlerinde 35 derecenin üzerindeki aşırı sıcak günlerin 1990’lardan bu yana kayda değer ölçüde arttığını ortaya koydu.

Rapora göre, 2015-2024 yılları arasında incelenen 43 büyük başkentte yılda ortalama bin 335 aşırı sıcak gün yaşandı. Bu sayının 1994-2003 döneminde bin 62 olduğu belirtildi. Roma ve Pekin’de sıcak günler ikiye katlanırken, Manila’da üç katına çıktı.

Madrid’de yıllık 35 derece üstü gün sayısı 25’ten 47’ye, geleneksel olarak ılıman iklimiyle bilinen Londra’da ise 30 derecenin üzerindeki günler iki katına yükseldi.

The Guardian gazetesine konuşan IIED araştırmacısı Anna Walnycki, “Küresel sıcaklıklar, hükümetlerin öngördüğünden muhtemelen daha hızlı, tepkilerinden ise kesinlikle daha hızlı artıyor,” dedi.

Walnycki, hızlı uyum adımları atılmadığı takdirde milyonlarca kent sakininin, şehirlerin ısıyı hapseden yapısı nedeniyle daha büyük risklerle karşı karşıya kalacağını vurguladı.

Yoksul kesimlerin durumdan orantısız biçimde etkilendiğini belirten Walnycki, “En yoksul insanlar Londra’da, Luanda’da ya da Lima’da olsun, muhtemelen en fazla acıyı çekecek. Ancak özellikle küresel güneydeki düşük gelirli ya da plansız bölgelerde barınma koşullarının zayıflığı yüzünden etkiler çok daha ağır olacak,” diye konuştu.

Walnycki, “İklim değişikliği artık yeni gerçeklik. Hükümetler daha fazla kafalarını kuma gömemez,” ifadelerini kullandı.

Fosil yakıt kullanımının sürmesiyle derinleşen iklim krizi, dünya çapında rekor sıcaklıklar getirdi.

Japonya, Temmuz 2024’te 41,2 dereceyle ulusal sıcaklık rekorunu kırarken, 10 binden fazla kişi hastanelere kaldırıldı.

Avrupa’da ise yaz aylarında aşırı sıcak nedeniyle 16 bin 500 kişinin hayatını kaybettiği tahmin ediliyor.

Şanghay ve Dallas gibi kentler, şiddetli sıcak dalgalarını takip eden sağanak yağışlarla tanımlanan ve “iklim kamçısı” olarak adlandırılan kaotik hava olaylarıyla karşılaşıyor.

Veriler, dünyanın en kalabalık 40 başkentinin yanı sıra siyasi açıdan önemli üç şehri de kapsıyor. Geçmişte serin kabul edilen bölgelerde dahi ciddi değişimler gözleniyor.

Örneğin, 1990’larda yılda yalnızca üç gün 35 derecenin üzerine çıkan Brezilya’nın başkenti Brasilia’da bu sayı bugün 40’a yükseldi. Güney Afrika’nın idari başkenti Pretoria’da ise aynı değer üç günden 11 güne çıktı.

Krize karşı Küresel Uyum Merkezi, The Heat is On (Sıcaklık Başlıyor) adlı bir girişim başlattı. Girişim, gölgelikli kamusal alanlar, iklime dayanıklı çalışma düzenlemeleri ve serinleme merkezleri gibi hayat kurtarıcı önlemlerin daha hızlı hayata geçirilmesini amaçlıyor.

Merkezin başkanı ve Senegal’in eski cumhurbaşkanı Macky Sall, “Aşırı sıcak artık uzak bir risk değil. İnsanlarımızı, ekonomilerimizi ve geleceğimizi tehdit ediyor,” dedi.

Sall, “Uygulanabilir ve kanıtlanmış çözümlere yatırım yaparak yurttaşlarımızı koruyabiliriz,” diye ekledi.

Nisan ayında Birleşik Krallık’ta resmi iklim danışmanları, mevcut sıcaklık hazırlıklarını “yetersiz, dağınık ve kopuk” olarak nitelemişti.

Walnycki ise şu uyarıda bulundu:

“Çoğumuz sıcak dalgalarında ter içinde uykusuz geceler geçirdik. Bu sorun sadece klima takarak çözülemez. Kentlerin binalarda yalıtım ve havalandırmayı iyileştirmesi, sıcaklık planları hazırlaması ve gölgelik alanlar oluşturması için acilen daha fazla kaynağa ihtiyacı var.”

Çok Okunanlar

Exit mobile version