Diplomasi
19 AB ülkesi, İsrail’in Gazze’ye yönelik ‘kısıtlayıcı’ yardım kurallarını kınadı
19 AB ülkesinin dışişleri bakanları, İsrail’in yardım kuruluşlarına yönelik kurallarının Gazze’deki insani acıları daha da ağırlaştıracağı uyarısında bulundu.
Mart ayında kararlaştırılan ve eylül ayı başında yürürlüğe girecek olan ek koşullar, işgal altındaki Filistin topraklarında yardım sağlayan kuruluşlar için daha fazla bürokrasi yaratacak ve Birleşmiş Milletler’in açıklamasına göre, 9 Eylül’e kadar çoğu uluslararası yardım kuruluşunun kayıtlarının silinmesine yol açabilir.
19 AB dışişleri bakanı ile Avrupa ülkeleri İzlanda, Norveç ve İsviçre’nin yanı sıra Avustralya, Kanada, Japonya ve Birleşik Krallık’ın dışişleri bakanları tarafından imzalanan bildiride, “Gazze’deki insani acı hayal edilemeyecek boyutlara ulaştı. Kıtlık gözlerimizin önünde yaşanıyor. Açlığı durdurmak ve tersine çevirmek için acil eylem gerekli,” denildi.
Batılı ülkeler, “İnsani yardım alanı korunmalı ve yardım asla siyasete alet edilmemelidir. Fakat kısıtlayıcı yeni kayıt şartları nedeniyle, temel uluslararası STK’lar yakın zamanda işgal altındaki Filistin topraklarından ayrılmak zorunda kalabilir ve bu da insani durumu daha da kötüleştirebilir,” ifadelerini kullandı.
Sekiz ülke imzalamadı: Almanya ve Macaristan da aralarında
Açıklamada ayrıca İsrail’den tüm uluslararası STK’lara izin vermesi ve insani yardım aktörlerinin engellerini kaldırması, ayrıca BM ve uluslararası STK’lar aracılığıyla Gazze’ye geniş çaplı yardımın derhal girişinin kolaylaştırılması istendi.
Ayrıca, yardım bölgelerinde ölümcül güç kullanılmaması gerektiği de belirtildi. Birçok Filistinlinin yardıma ulaşmaya çalışırken keskin nişancılar ve tanklar tarafından vurulduğu bildirildi.
AB Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ve Komisyon Üyeleri Dubravka Šuica ve Hadja Lahbib de açıklamaya imza attı. Salı günü erken saatlerde Lahbib, İsrail’in Gazze’deki eylemlerini kamuoyuna kınadı ve Gazze şehrinin askeri olarak ele geçirilme planlarını “felaket” olarak nitelendirdi.
Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Teresa Ribera, POLITICO’nun “Brüksel Playbook” programına verdiği demeçte, Gazze’deki açlık, yerinden edilme ve öldürme olaylarının “çok büyük ölçüde” soykırıma benzediğini söylemişti.
Avusturya, Bulgaristan, Hırvatistan, Çekya, Almanya, Macaristan, Polonya ve Romanya dışişleri bakanları salı günkü bildiriyi imzalamadı.
İsrail elçisi: Bizi cezalandırırsa Avrupa kaybeder
İsrail’in Brüksel Büyükelçisi Haim Regev, Gazze Şeridindeki Filistinlilerin durumuna ilişkin Avrupa’daki tepkileri yöneten İrlanda, Hollanda, İspanya ve Slovenya’daki eleştirmenleri sert bir dille kınadı ve Fransa, Almanya ve İngiltere liderlerine, son eleştirilerinin “Hamas teröristleri ve antisemitlerin işine yaradığını ileri sürdü.
Görev süresi sonuna yaklaşan Regev’e göre, İsrail Avrupa Birliği için “hayal gibi” bir komşu ve blok içindeki İsrail eleştirmenleri “Gazze’deki insan hakları konusundaki kendi kendilerine zarar veren takıntılarından” vazgeçmeli.
Brüksel’de dört yıl geçirdikten sonra Tel Aviv’e dönmeden önce POLITICO’ya verdiği son röportajda Regev, AB’ye İsrail’i Horizon Europe araştırma programının bazı bölümlerinden askıya almaması veya ticari bağlarını kesmemesi çağrısında bulundu.
Diplomat, böyle bir adımın sadece geri tepeceğini ve Avrupa’nın Orta Doğu’nun geleceğini şekillendirmedeki potansiyel rolünü kaybetmesine neden olacağını söyledi.
Regev, İsrail’i “baskı” ile etkilemeye çalışmanın “hiçbir zaman işe yaramadığını ve asla işe yaramayacağını” söyledi ve “Şu anda AB veya bazı unsurlar Horizon programının bir kısmını veya başka bir şeyi askıya almayı düşünüyor. İktisadi [etkisi] veya sonuçları konusunda endişeli değilim. Beni endişelendiren, bunun vereceği mesaj ve bunun ardından son birkaç yılda inşa ettiğimiz her şeyin yıkılacağı endişesi. Çünkü bu bir kez olursa, AB’nin herhangi bir rol oynayacağını düşünmüyorum,” dedi.
Regev, “ceza” istemesi halinde AB’nin bölgede “ertesi gün” olacaklarda bir rol oynayabileceğini düşünmenin kendisi için zor olduğuna işaret etti.