Dünya Basını

‘1978’de Aldo Moro’nun öldürülmesinde Mossad’ın rolü vardı’

Yayınlanma

Araştırmacı gazeteci Eric Salerno, eski İtalya Başbakanı Aldo Moro’nun 1978’de öldürülmesinde İsrail istihbarat teşkilatı Mossad’ın parmağı olduğunu öne sürdü. Salerno, iddialarını, Mossad’ın Kızıl Tugaylar örgütüyle temas kurduğunu ve örgüte silah desteği teklif ettiğini belirten İtalyan yargı mensupları ile eski örgüt üyelerinin ifadelerine dayandırdı.

Araştırmacı gazeteci Eric Salerno, İtalya’nın eski başbakanlarından Aldo Moro’nun 1978 yılında solcu Kızıl Tugaylar örgütü tarafından kaçırılarak öldürülmesinde İsrail istihbarat teşkilatı Mossad’ın rolü olduğunu öne sürdü.

Moro, görevde olduğu dönemde Filistin yanlısı tutumuyla biliniyordu.

Bağımsız haber portalı The Grayzone‘a konuşan Salerno, iddialarını Kızıl Tugaylar üyesi Alberto Franceschini’nin ifadelerine dayandırdı. Franceschini, Mossad’ın “en başından itibaren” örgütle temas halinde olduğunu söyledi.

Franceschini, bu tür temasların, Mossad’ın Avrupa genelindeki “yıkıcı örgütlerle” ilişki kurma yöntemleri açısından “oldukça olağan” olduğunu belirtti.

Franceschini ayrıca, İsrail’in İtalya’yı “istikrarsızlaştırma çabaları” kapsamında Kızıl Tugaylar’a “silah ve destek teklif ettiğini” dile getirdi.

Aldo Moro, 16 Mart 1978’de Roma’da kaçırılmış ve saldırı sırasında korumalarından biri hariç tümü öldürülmüştü.

Yaklaşık iki ay süren esaretin ardından, dönemin hükümetinin örgütle müzakereyi reddetmesi üzerine Moro öldürülmüştü.

“Moro’nun öldürülmesi kararı İsrail’in dolaylı müdahalesiyle alındı”

Salerno, Mossad’ı Moro’nun öldürülmesinden sorumlu tutan başka kaynaklara da dikkat çekti. Moro’nun partisi Hristiyan Demokrat Parti’nin avukatı Giuseppe De Gori, 1998 yılında Mossad’ın Kızıl Tugaylar’ı “daima kontrol altında tuttuğunu” öne sürmüştü.

De Gori’ye göre Moro’nun öldürülmesi kararı, “İsrail’in dolaylı müdahalesiyle” alınmıştı.

Avukat, İsrail’in “Siyonizm karşıtı” olarak gördüğü Moro’dan “nefret ettiğini” ve bilgi “sızdırma” kabiliyetini kullanarak Kızıl Tugaylar’ın eylemlerini yönlendirdiğini savundu.

De Gori, bir Mossad albayının örgüte “farklı bir siyaset izlemeleri koşuluyla silah ve her türlü desteği” teklif ettiğini de ileri sürdü.

De Gori, 2002’de yazar Philip Willan’a verdiği bir demeçte, Mossad’ın, Kızıl Tugaylar’ın Moro’nun öldüğünü iddia eden sahte bir mektup hazırlamasına yardımcı olarak siyasetçinin ölümünü kesinleştirdiğini anlattı.

De Gori, “O noktadan sonra Moro artık kurtarılamazdı” diye konuştu.

Eski yargı mensuplarından benzer iddialar…

İtalya Yüksek Yargı Konseyi eski başkanvekili Giovanni Galloni de Moro’nun katillerinin Washington ya da Tel Aviv tarafından yönlendirildiğini ifade etmişti.

Galloni, Moro’nun kendisine kaçırılmadan aylar önce, ABD ve İsrail istihbarat kurumlarının Kızıl Tugaylar’a sızdığına inandığını söylediğini aktardı.

Moro’nun, saldırganların profesyonel atış kabiliyetlerinden yola çıkarak hepsinin örgüt üyesi olmadığı sonucuna vardığı belirtildi.

Eski yargıç Luigi Carli ise 2017’de Kızıl Tugaylar’ın “Mossad tarafından ortak finanse edildiğini” iddia etti.

Carli’ye göre örgütle işbirliği yapanlar, “İtalya’nın iç durumunu zayıflatan her eylemin, Akdeniz’de İsrail’in itibarını ve nüfuzunu artıracağı” görüşünü taşıyordu.

İtalya-İsrail istihbarat ittifakı

Salerno, 2010 tarihli Mossad Base Italy adlı kitabında, İtalya-İsrail ittifakının kökenlerinin “İsrail’in kuruluşundan önceye, 1948 yılı öncesine” uzandığını yazmıştı.

Kitapta, her İtalyan hükümetinin gizlice Mossad’a yardım ettiği, Tel Aviv’in de İtalyan istihbaratına “son derece gizli görevler” verdiği bilgisi yer alıyordu.

Haaretz gazetesi muhabiri Yossi Melman da kitapla ilgili değerlendirmesinde, “İsrailli istihbarat ajanları, İtalyan istihbarat kurumlarının dünyadaki en dost yapılar arasında olduğunu teyit ediyor” ifadelerini kullanmıştı.

“Bugünkü hükümet eski faşist rejimin uzantısı”

Salerno, İtalya’nın mevcut hükümetine yönelik eleştirilerde de bulundu. “Bugünkü hükümet, eski faşist rejimin bir devamı, hatta uzantısı” diyen Salerno, artık İtalyan siyasetinde Arap yanlısı bir eğilim kalmadığını, bu nedenle ABD ve İsrail’in ülkeyi istikrarsızlaştırma ihtiyacı duymadığını söyledi.

Başbakan Giorgia Meloni’nin Filistinlilere sempati duymadığını ve Filistin devletini tanıma niyeti olmadığını belirten Salerno, mevcut hükümetin İsrail’i eleştirme kapasitesinin sınırlı olduğunu dile getirdi.

Salerno, İtalya’da son dönemde düzenlenen Filistin yanlısı gösterilere de değindi.

Polisin tazyikli su ve göz yaşartıcı gaz kullandığı olaylarda yaklaşık 10 kişinin yaralandığını hatırlatan Salerno, “Bugün Gazze’de yaşananlar olağanüstü. Ancak yıllar boyunca İtalya’da Filistinlilerin yaşadığı dram hakkında ne bir şey öğretildi ne de konuşuldu” diye ekledi.

Çok Okunanlar

Exit mobile version