Avrupa
AB, Almanya’yı Çin’e karşı çıkmaya zorlayacak
Avrupa Komisyonu, Alman sanayisinin karşı karşıya olduğu krizi fırsat bilerek, Berlin’i, ucuz Çin ithalatından korunmak için Brüksel’e daha geniş yetkiler vermeye ikna etmeye çalışıyor.
Almanya, kısıtlamalar getirirse misillemeyle karşılaşacağından korkarak uzun süredir Pekin ile ticari bağlarını tehlikeye atmak istemiyor.
Fakat POLITICO’ya konuşan yetkililere göre Komisyon, Şansölye Friedrich Merz’in durgun büyüme karşısında bu tutumu haklı çıkarmakta zorlanacağına inanıyor.
Alman milletvekili ve Avrupa Parlamentosu Çin Delegasyonu Başkanı Engin Eroğlu, AB’nin Çin ile mevcut ilişkilerinin Avrupa’da önemli sayıda istihdam kaybına yol açtığını ve refahı tehlikeye attığını savunarak, “Bu sürdürülemez bir durum,” dedi.
Avrupa, son yıllarda Çin menşeli ev aletleri, bileşenler, nadir toprak metalleri ve diğer temel mallara olan bağımlılığını derinleştirirken, aynı zamanda giderek daha fazla sanayi işi yurtdışına kaydı.
Brüksel, ticareti çeşitlendirmek ve alternatif tedarikçiler bulmak için hedefler belirlemiş olsa da, Çin’e karşı daha hedefli önlemler alınması misillemeye yol açabilir ve bu da kısa vadede sanayinin sıkıntılarını daha da artırabilir.
POLITICO’nun cuma günü bildirdiği üzere, Komisyon Çin’e yönelik “daha iddialı ve etkili bir ticaret savunma politikası” için planlar hazırladı.
Bu, piyasayı dolduran devlet sübvansiyonlu malların hacmini azaltmak için “kapasite fazlası aracı” olarak adlandırılan çalışmayı hızlandıracak.
Merz yol ayrımında
POLITICO’ya yaptığı açıklamada, Komisyon baş sözcüsü Paula Pinho, 29 Mayıs’ta üst düzey yetkililer arasında bu konuyla ilgili yapılacak tartışmanın “herhangi bir üye devletle ilgili olmadığını” söyledi:
“Bu, hem jeopolitik hem de jeoekonomik açıdan giderek zorlaşan bir dönemde gerekli bir tartışma. Bu zorluklarla başa çıkmak için Avrupa çapında bir yaklaşıma ihtiyacımız var.”
Almanya’nın amiral gemisi otomotiv sektörü, fabrikalarını sübvanse etmek için Çin pazarına bağımlı.
Merz ve öncülleri, kritik malzemeler için Çin’e bağımlı olan otomotiv endüstrisi, temiz teknoloji ve kimya sektörlerine zarar verme korkusuyla Pekin’i kışkırtmaktan şimdiye kadar kaçındılar.
Yine de Merz, kırılgan koalisyonunun ekonomi konusunda halkın hoşnutsuzluğuyla karşı karşıya kalması nedeniyle, AB’yi kıtanın endüstrilerini kurtarmaya yardım etmeye çağırdı.
Ülkenin imalat ve kimya sektörleri, İran savaşının yanı sıra ABD ve Çin’den gelen şiddetli rekabetin sonucu olarak yüksek enerji fiyatlarından büyük darbe aldı.
2025’te sanayi istihdamındaki kayıp 125 bin
Komisyon’un Çin ithalatını kısıtlama girişimini destekleyen bir Avrupa ülkesinden bir diplomat, “Almanya’daki istihdam ve fabrika kayıplarına ilişkin rakamlara bakarsanız, [Alman hükümetinin] statükoyu nasıl savunabileceğini anlayamam,” dedi.
EY’nin bir analizine göre, geçen yıl Almanya’da yaklaşık 124.100 sanayi işçisi işini kaybetti. Araştırmaya göre, 2019’dan bu yana her 20 sanayi işinden biri ortadan kalktı.
Bu ayın başlarında yapılan bir ankete göre, Almanların sadece yüzde 15’i Merz’in yönettiği koalisyondan memnun. Şansölye, geçen hafta bir sendika kongresinde iktisadi reformlarını açıklarken sahnede yuhalandı.
Almanya için Alternatif (AfD) partisi, son haftalarda ulusal anketlerde başı çekiyor ve yaşam standartlarının düştüğünden korkan seçmenleri kazanmaya çalışıyor.
Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen ve üst düzey komisyon üyeleri, 18-19 Haziran’da Brüksel’de yapılacak zirvede planlarını AB liderlerine sunmadan önce, 29 Mayıs’ta planlarını tartışacaklar.
Çin konusunda da Alman-Fransız bölünmesi var
Fransız hükümeti şubat ayında, “Çin’in buharlı silindiri”nin Avrupa ekonomisinin kilit unsurlarını ezebileceği uyarısında bulunan kasvetli bir iktisadi değerlendirme yayınlamıştı.
Fakat Paris ve bir avuç diğer AB ülkesi Pekin’e olan bağımlılığı azaltmak için aktif olarak çaba gösterirken, Almanya bu konuda kamuoyunda bölünmüş durumda.
Çin’in fazla mallarını AB’ye dampingle satması ve Pekin’in ürünlerini ucuz tutmak için para birimini devalüe etmesi, Şansölye Merz’in nisan ayında Çin’e yaptığı ilk ziyaret sırasında Xi Jinping’e ilettiği sorunlar listesinin başında yer aldı.
Alman ekonomi bakanı Katherina Reiche, damping konusundaki endişelerini dile getirmesine rağmen, Almanya’yı güvenilir bir ticaret ortağı olarak tanıtmak üzere gelecek hafta Çin’e gidecek.
Merz’in partisi Hıristiyan Demokratlar bu konuda bölünmüş durumda. CDU grubundan bir Bundestag üyesi olan Nicolas Zippelius’a göre, “Görünüm net: Pekin bağımlılığı artırmaya devam edecek” ve AB, şirketlerinin rekabet edebilmesini sağlamak için şimdi harekete geçmeli.
Alman sanayisi Çin’e karşı harekete geçme konusunda kararsız
Almanya sanayisi de bölünmüş durumda; Siemens, BASF, Mercedes, BMW ve Volkswagen gibi büyük şirketler misilleme korkusuyla daha sert ticaret önlemleri alınmasına karşı çıkarken, tedarikçiler ve özellikle imalat sektörü, Çin’in karşı önlem alma riskine rağmen AB’nin harekete geçmesi gerektiğini savunuyor.
Alman Mühendislik Federasyonu (VDMA) üyesi Oliver Richtberg, “Çin, haksız yöntemler kullanarak pazar payımızı giderek daha fazla elimizden alıyor,” iddiasında bulundu.
Richtberg, bu “gerçek tehdit”le başa çıkmak için “kolay veya acısız çözümler” olmadığını kabul etti ama “Avrupa hiçbir şekilde yanıt vermezse, mühendislik sektörünün uğrayacağı zarar en büyük olabilir,” diye ekledi.
Bir AB yetkilisi, Almanya için, daha önce Berlin’den destek bulmakta zorlanan “Avrupalı Ürünleri Satın Al” kriterleri gibi genel politikalar yerine, duruma göre uygulanabilecek bağımsız bir önlem paketinin geliştirilmesinin tercih edilebilir olduğu görüşünde.
Yetkili, Avrupa sanayisini kurtarma çabalarını desteklememenin Almanya için “sürdürülemez” olacağı bir dönemde, son önerilerin Merz’e hitap edecek şekilde tasarlandığını da sözlerine ekledi.
Merz’in koalisyon ortağı SPD’nin Çin koordinatörü Metin Hakverdi, “Çin’in kapasite fazlası veya haksız sübvansiyonlar gibi sorunları ele almak için inisiyatif alacağını sanmıyorum. Çıkarlarımızla uyumlu pragmatik bir yaklaşım benimseyerek, duruma göre nasıl tepki vereceğimize karar vermemiz gerekecek,” dedi.