Avrupa
AB, silahlanma fonuna katılım için İngilizlerden para isteyecek
Birleşik Krallık, AB liderliğindeki bir savunma fonu aracılığıyla İngiliz şirketlerinden satın alınan silahların değerinin bir yüzdesini geri ödemek zorunda kalacak.
Başbakan Keir Starmer mayıs ayında, Birleşi Krallık ile AB arasındaki ikili ilişkilerin “sıfırlanması”nın bir parçası olarak, Brüksel’in 150 milyar avroluk yeni Avrupa Güvenlik Eylemi (SAFE) projesine katılacağını söylemişti.
Starmer, SAFE’e katılımın “savunma sanayimize yeni fırsatlar sunarak İngiliz istihdamını ve geçim kaynaklarını destekleyeceğini” belirtmişti.
Fakat iki AB diplomatı Financial Times’a (FT) verdiği demeçte, Londra’nın insansız hava araçları, füze savunma sistemleri ve diğer yeteneklerin tedarikini amaçlayan AB destekli programa katılma izni karşılığında Brüksel’e bir bedel ödemesi gerekeceğini söyledi.
Diplomatlardan biri, “SAFE yönetmeliğinde, İngiltere gibi dış ülkelerin katkıları ve faydalar arasında adil bir denge olması gerektiği” yazdığını söyledi.
SAFE, “Rusya’nın artan tehdidi” iddiası ve ABD Başkanı Donald Trump’ın Avrupa’dan kendi güvenliği için daha fazla ödeme yapması yönündeki çağrıları karşısında, 2030 yılına kadar 800 milyar avroluk yeni savunma harcaması mobilize etme çabasının bir parçası.
Mayıs ayında başlatılan bu program, üye ülkeler ve Birleşik Krallık gibi belirlenen “üçüncü ülkeler”in ortak alımlara katılmasını sağlayacak.
Program, AB’nin kredi gücünü kullanarak genel savunma harcamalarını artırırken, verimsiz ve mükerrer alım süreçleriyle boğuşan Avrupa silahlı kuvvetlerini daha verimli bir şekilde birleştirmeyi amaçlıyor.
Birleşik Krallık’ın fona erişmek için ödemesi gereken kesin rakam, üye ülkeler tarafından hâlâ tartışılıyor. Üye ülkeler, Londra ile anlaşmaya ilişkin tutumlarını bu hafta içinde kesinleştirecek.
Diplomatlar, İngiliz şirketleri SAFE fonundan finanse edilen sözleşmeler kazanırsa, İngiliz hükümetinin sözleşmelerin ekonomik faydasını dengelemek için fonun belirli bir yüzdesini ödemesi gerektiğini de ekledi.
Aynı mekanizmanın Kanada ve fonlara erişim isteyen diğer ülkeler için de geçerli olacağını belirttiler.
Britanya savunma ürünlerinin bu fonlardan yararlanabilmesi için, SAFE üyelerinden temin edilen bileşenlerin değerinin en az yüzde 65 olması gerekiyor. Üyeler arasında AB, Ukrayna, İzlanda, Lihtenştayn, Norveç, İsviçre ve katılacak diğer üçüncü ülkeler bulunuyor.
Üst düzey İngiliz yetkililer, Fransa’nın bu hafta AB müzakere yetkisi konusunda diğer üye ülkelerle zorlu pazarlıklar yürüttüğünü söyledi. Bir yetkili durumu “zor” olarak nitelendirdi.
SAFE’i AB silah endüstrisini genişletmenin bir yolu olarak gören Fransa, Birleşik Krallık’ın yüksek katkı sağlaması için baskı yapıyor. Fakat Almanya’nın önderliğindeki diğer ülkeler, İngiltere’nin katılımından vazgeçmemesini sağlamak istiyor.
AB’nin şartlarına göre, ülkeler 29 Temmuz’a kadar maksimum 150 milyar avroluk krediler için teklif vermeli. Daha sonra, talebi birleştirerek fiyatları düşürmek amacıyla, silah satın almak için başka bir SAFE üyesine katılacaklar. İngiltere, bu tür projelere katılmak için ulusal kaynaklarını kullanmak zorunda kalacak.
Ukrayna gibi “varsayılan” olarak dahil olan ülkeler dışındaki üçüncü ülkeler, önce AB ile bir güvenlik ve savunma ortaklığı, ardından SAFE’e katılmak için özel bir anlaşma imzalamak zorunda.
Birleşik Krallık, bunların ilkini mayıs ayında Londra’da düzenlenen yeniden başlangıç zirvesinde imzaladı ve AB’nin yetki belgesini onaylamasının ardından ikincisini müzakere edecek.
Projelerin kasım ayı sonuna kadar sunulması ve AB’nin yürütme organı olan Avrupa Komisyonu’nun hangilerini onaylayacağına karar vermesi gerektiğinden zaman daralıyor.
Komisyonun savunma sözcüsü Thomas Regnier, mayıs ayında imzalanan AB-Birleşik Krallık anlaşmasının, Birleşik Krallık merkezli kuruluşların SAFE aracılığıyla tedarik edilen savunma ürünlerinin değerinin yüzde 35’ine kadarını sağlayabileceği anlamına geldiğini söyledi.
Daha büyük bir pay elde etmek için “bütçe katkısı ve tedarik güvenliği gibi konularda AB ile kesin şartlar üzerinde anlaşmaya varılması” gerektiğini de sözlerine ekledi.
İngiltere kabine ofisi, bunun AB ile gelecekteki görüşmeleri önceden engellemeyeceğini belirtti.
Ofis, “Birleşik Krallık ve AB’nin, Avrupa’yı daha güvenli, daha emniyetli ve daha müreffeh bir yer haline getirmek için benzersiz yeteneklerimizi ve uzmanlığımızı bir araya getirmesi hepimizin çıkarına,” diye ekledi.