Diplomasi
AB, Suriyelilerin geri dönüşünü tartışıyor
AB üye ülkeleri, mevcut koşulların belirli kategorilerdeki Suriyeli vatandaşların geri dönüşüne veya hatta zorla sınır dışı edilmesine izin verip vermediğine dair bir tartışmaya hazırlanıyor.
Euractiv’de yer alan habere göre bu hafta ulusal temsilcilere dağıtılan bu girişim, bloğun Suriye’ye sınır dışı işlemlerini yeniden başlatmayı ilk kez ciddi olarak değerlendirmeye başladığının işareti olabilir.
Konu, önümüzdeki hafta İçişleri Konseyi’nde göçün dış boyutunun tartışılmasından önce, çarşamba günü Daimi Temsilciler Komitesi’nde (Coreper) üye devlet temsilcileri tarafından görüşülecek.
Belge, AB hükümetleri arasında, özellikle AB’de kalma hakkı olmayan “güvenlik riski oluşturan” veya “suçlu bulunan” kişiler için gönüllü ve zorla geri dönüşlerin uygulanabilirliği konusunda bir tartışma yapılması çağrısında bulunuyor.
Son aylarda, bazı üye devletler, geri dönüş mekanizmaları konusunda işbirliği olanaklarını araştırmak için Suriye’nin geçiş dönemi yetkilileriyle diyalog kurmaya başladı.
Belgede, “bazı üye devletlerin artık belirli kategorilerdeki kişilerin zorla geri dönüşüne izin veren koşulların mevcut olduğunu değerlendirdiği” belirtiliyor.
Geçen temmuz ayında Zugspitze’de düzenlenen göç toplantısında, AB içişleri bakanları “Afganistan ve Suriye’ye geri dönüşlerin mümkün olması gerektiğini” ilan etmişti.
Almanya İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt’e, AB Göç Şefi Magnus Brunner’in huzurunda Fransa, Polonya, Avusturya, Danimarka ve Çekya’dan meslektaşları eşlik etmişti.
Aralık 2024’te Beşar Esad yönetiminin çöküşü ve Ebu Muhammed el-Colani’nin (Ahmed Şara) atanması siyasi manzarayı değiştirdi.
Bu gelişmelere rağmen, AB Suriye’nin hâlâ “kırılgan” olduğunu kabul ediyor. Belge, devam eden şiddet, sivil kayıplar ve yaygın yıkımın güvenli ve sürdürülebilir geri dönüşlerin önündeki engeller olduğunu belirtiyor.
AB, Türkiye ve Körfez ülkeleri tarafından yapılan yatırımlarla yeniden inşa çalışmaları devam ediyor, fakat insani durum hâlâ vahim.
Şu an için BM Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) zorla geri dönüşlere karşı uyarıda bulunuyor. Nisan ayında, BM Uluslararası Göç Örgütü başkanı Euractiv’e verdiği demeçte, AB’den Suriye’ye göçmenlerin tam ölçekli geri dönüşünün şu anda mümkün olmadığını söylemişti.
Belgeye göre, Frontex’in bu yılın başlarında Suriye’ye sınırlı operasyonları yeniden başlatma kararının ardından, Mart ve Eylül 2025 arasında Frontex’in desteğiyle 3.398 Suriyeli vatandaşın gönüllü geri dönüşü gerçekleştirildi.
Başlıca katılımcı ülkeler Kıbrıs, Almanya ve Danimarka idi.
Genel olarak, 2025 yılının ilk yarısında Suriyelilere 12.365 geri dönüş kararı verildi –bu, önceki yıla göre %12’lik bir artış anlamına geliyor bu da, BM Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin “güvenli, onurlu ve sürdürülebilir büyük çaplı geri dönüşler için koşulların henüz hazır olmadığı” uyarısına rağmen, geri dönüşlere yönelik siyasi isteğin arttığını gösteriyor.
Suriye’ye sınır dışı edilme konusundaki tartışma muhtemelen çekişmeli olacak. Bazı AB ülkeleri, özellikle göçü sınırlandırmak için iç baskı altında olanlar, geri dönüşlerin daha hızlı bir şekilde yeniden başlaması için baskı yapabilir.
Diğerleri ise, herhangi bir erken adımın uluslararası hukuku ve insani ilkeleri, özellikle de kişilerin zarar görebilecekleri bir yere geri gönderilmelerini yasaklayan geri göndermeme ilkesini zedeleyebileceği konusunda uyarıda bulunabilir.
Danimarka Konsey Başkanlığı, üye ülkeleri deneyimlerini ve tutumlarını paylaşmaya davet ederek, Esad sonrası Suriye’ye ilişkin Avrupa’nın tutumunun daha geniş bir politika yeniden değerlendirmesinin başlangıcını işaret etti.
Brüksel için bu konu, göç yönetiminin ötesinde bir anlam taşıyor; hızla değişen Ortadoğu’ya yönelik AB’nin kolektif yaklaşımının bir sınaması niteliğinde.
AB’nin Suriye’nin sosyal ve ekonomik toparlanmasını desteklemek için 175 milyon avro taahhüt etmesiyle, şimdi soru, Avrupa’nın insani yardım sağlamaktan, Suriyelilerin gönüllü veya başka şekilde geri dönüşünü kolaylaştırmaya geçip geçmeyeceği.