Diplomasi
ABD Dışişleri yetkilisi, Marine Le Pen’i fonlamayı önerdi
Bir ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilisinin, Fransız lider Marine Le Pen’in yolsuzluk suçlamasına itiraz etmesi için Amerikan vergi mükelleflerinin parasının kullanılmasını önerdiği bildirildi.
POLITICO’nun iddiasına göre ABD Başkanı Donald Trump ve müttefikleri, mart ayında Ulusal Birlik (RN) lideri Le Pen’in mahkumiyetini siyasi saiklerle verilmiş bir karar olarak kınayan Avrupa’daki aşırı sağcı politikacılara katıldı.
Le Pen, son on yılda partisini ana akım bir siyasi güç haline getirdi ve mahkum edilmeden önce 2027 Fransa cumhurbaşkanlığı seçimlerinde en önde giden adaydı.
İki kaynak, Dışişleri Bakanlığının Demokrasi, İnsan Hakları ve Çalışma Bürosunda görevli Samuel Samson adlı üst düzey bir danışmanın, geçen ayın sonunda Le Pen’in partisi RN’nin liderleriyle görüşmesinin ardından bu hafta ilk fon önerisini yaptığını söyledi.
Reuters, Samson ile RN liderleri arasındaki görüşmeleri haberleştiren ilk ajanstı.
Öneri hakkında henüz bir karar alınmadı. Samson’un önerilerini özetlediği nihai belgeyi gören üst düzey bir Dışişleri Bakanlığı yetkilisi, iddiaların “tamamen yanlış” olduğunu ileri sürdü.
Le Pen ve partisi, Avrupa Parlamentosu’ndan AB ile ilgili işlerde çalışmayan parti çalışanlarının maaşlarını ödemek için yasadışı olarak para kullandıkları suçlamasıyla yargılandı ve savcılık, yüzlerce saat süren duruşma sırasında birçok delil sundu.
Le Pen’in hukuk ekibi, suçlamaların özüne itiraz etmedi, bunun yerine bir politikacının milletvekili olarak yaptığı iş ile parti üyesi olarak yaptığı iş arasındaki ayrımın “yapay” olduğunu savundu.
Tartışma, mahkemenin Le Pen’e kamu görevinden beş yıl süreyle men cezası vermesinden kaynaklanıyor. Bu ceza, temyiz başvurusu kabul edilmediği takdirde Le Pen’in 2027 cumhurbaşkanlığı seçimlerine katılamayacağı anlamına geliyor.
Fransa’da genellikle sanıklar, temyiz başvurusu yaparak cezalarının geçici olarak kaldırılmasını sağlayabilir ve masumiyet karinesi yeniden geçerli olur.
Fakat mahkeme, Le Pen’in suçlarının çok ağır ve tekrar suç işleme riskinin çok yüksek olduğu gerekçesiyle, cezanın derhal uygulanması gerektiğine dair nadir görülen, fakat emsalsiz olmayan bir karar verdi. Le Pen’in temyiz başvurusu 2026 yılında görülecek.
LinkedIn profiline göre, Austin’deki Teksas Üniversitesinden yeni mezun olan Samson, Trump’ın Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana Dışişleri Bakanlığına katılan birkaç genç muhafazakârdan biri.
Bu yılın başlarında, Dışişleri Bakanlığının Substack platformunda “Avrupa’da Medeniyet Müttefiklerine Duyulan İhtiyaç” başlıklı bir makale yazan Samson, “doğal hukuk” hakkında övgü dolu sözler sarf ederken, Avrupa’yı “Batı mirasını” geri kazanmaya çağırmıştı.
Samson, Dışişleri Bakanı Marco Rubio gibi, Almanya’nın sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisini “aşırıcı” örgüt olarak nitelendirme kararını eleştirmiş ve Trump yönetiminin Avrupa’yı ifade özgürlüğü haklarını kısıtlamakla suçlayan sert eleştirilerini yinelemişti.
Dışişleri yetkilisi ayrıca Macaristan gibi “Hıristiyan uluslara” yönelik baskıları da sert bir dille eleştiriyor.
Samson’un çabaları, Trump yönetiminin dünya çapında aynı çizgide olan siyasi hareketleri destekleme ve dost hükümetleri güçlendirme çabalarını yansıtıyor.
Trump yönetimi yetkilileri, “aşırı sağa” karşı çabalarında aşırıya kaçtığı için Avrupa’yı düzenli olarak eleştirirken, El Salvador ve Arjantin’deki müttefiklerini destekliyor.
Samson’un çalıştığı Demokrasi, İnsan Hakları ve Çalışma Bürosu, “insan haklarına saygıyı teşvik etmek, demokratik kurumları güçlendirmek, sivil toplumu güçlendirmek, ifade özgürlüğünü teşvik etmek ve korumak ve uluslararası alanda tanınan işçi haklarını savunmak” amacıyla kuruldu.
Rubio’nun bakanlığı yeniden yapılandırma planları, Yüce Mahkeme’den onay alırsa, bakanlıkta önemli sayıda işten çıkarma olması bekleniyor.