Amerika
ABD doları son 3,5 yılın en güçlü aylık yükselişini gerçekleştirdi
ABD doları, küresel enerji fiyatlarındaki artış ve dünya ekonomisine yönelik büyüme endişelerinin etkisiyle mart ayında son 3,5 yılın en keskin yükselişini kaydetti. Yatırımcıların güvenli liman arayışıyla dolara yönelmesi, Bloomberg Dolar Spot Endeksi’ni Eylül 2022’den bu yana görülmemiş bir aylık ivmeye ulaştırdı.
ABD doları, mart ayı sonu itibarıyla 12 küresel para biriminden oluşan sepet karşısında son 3,5 yılın en güçlü yükselişini sergiledi. Bloomberg Dollar Spot Index (BBDXY), bu ay yaklaşık yüzde 3 oranında değer kazandı ve 31 Mart Salı günü 1222,25 puana ulaştı.
Analistler, benzer bir hareketliliği en son Eylül 2022’de, paritenin yüzde 3,23 oranında yükseldiği dönemde kayda geçirmişti.
Enerji üretimi ve güvenli liman arayışı doları destekliyor
Bloomberg’in aktardığı verilere göre, küresel enerji fiyatlarındaki artış sürerken ABD’nin dünyanın en büyük petrol üreticisi olma konumu doları destekliyor.
Küresel ekonomik büyüme hızına ilişkin beklentilerin kötüleşmesi de ek bir faktör olarak öne çıkıyor; yatırımcılar sermayelerini giderek daha fazla oranda güvenli varlıklara aktarıyor.
CIBC Capital Markets Stratejisti Noah Buffam, küresel büyüme beklentilerindeki bozulma nedeniyle doların güvenli liman varlığı olarak değer kazandığını ifade etti.
Yatırımcılar enerji piyasasındaki aksaklıklar nedeniyle dolara yöneliyor
Küresel enerji piyasalarındaki kesintiler, özellikle de Hürmüz Boğazı’nın kapatılması, Avrupa ve Japonya’nın petrol ile doğalgaz ithalatına olan bağımlılığını ortaya koydu.
Bu durum yatırımcıların dolara öncelik vermesine yol açtı. Çatışma öncesinde doların zayıflayacağına dair pozisyon alan yatırımcılar, bu beklentilerinden hızla vazgeçti.
Bloomberg’in hesaplamalarına göre, türev piyasasında dolarda “boğa” (yükseliş) yönlü pozisyonların hacmi 7 milyar doları aşarak aralık ayından bu yana en yüksek seviyeye ulaştı.
Bloomberg Dollar Spot Index (BBDXY), gelişmiş ve gelişmekte olan piyasa para birimlerinin ABD doları karşısındaki hareketini takip ediyor.
Endeks, döviz piyasalarında en yüksek likiditeye sahip para birimlerini içeriyor. Sepette ABD’nin en büyük 12 ticari ortağının para birimleri yer alıyor: Euro, yen, Kanada doları, sterlin, Meksika pesosu, yuan, İsviçre frangı, Avustralya doları, Güney Kore vonu, Hindistan rupisi, Singapur doları ve yeni Tayvan doları.
Son endeks güncellemelerine göre sepetin yüzde 34,5’ini Asya-Pasifik, yüzde 44,2’sini ise Avrupa para birimleri oluşturuyor.
Wall Street bankaları dolar tahminlerini güncelliyor
Yıl başında dolar hakkında olumsuz görüş bildiren JPMorgan Chase ve Goldman Sachs gibi bazı Wall Street bankaları şimdi pozisyonlarını gözden geçiriyor. Bununla birlikte, küresel piyasalardaki günlük yatırımcı duyarlılığı değişimleri ve haber akışı, tahminlerin güncellenmesini özellikle zorlaştırıyor.
ABD Merkez Bankası’nın (Fed) bu yıl faiz oranlarını düşüreceğine dair beklentiler de zayıfladı. Enflasyon konusundaki endişeler, yatırımcıların tahminlerini yeniden değerlendirmesine neden oluyor.
Opsiyon piyasasında önümüzdeki bir ay için doların güçleneceğine dair bahisler hakimiyetini korurken, uzun vadeli pozisyonlar piyasa katılımcılarının ileride doların zayıflamasını beklediğini gösteriyor.
Bloomberg Intelligence analistlerine göre, İran ile yaşanan gerilimin küresel döviz piyasalarını etkilediğinin netleşmesiyle dolar yeniden güvenli liman olarak algılanmaya başlandı.
Öte yandan, Amerikan para biriminin seyri şu an için analistlerin beklentilerinin altında kalıyor. Analistler, ABD’nin öngörülemeyen politikalarının yatırımcıları varlıklarını çeşitlendirmeye ittiği görüşünde birleşiyor.
Yatırım stratejilerinde uzun vadeli değişim sinyalleri
Invesco yatırım şirketi ve İngiliz bankası Barclays, çatışmanın tırmanmasının ABD varlıklarına ve dolara yapılan yatırımların uzun vadeli azaltılmasına ilişkin tartışmaları yeniden başlatabileceğine dikkat çekiyor.
Uzmanlara göre, ABD yönetiminin ekonomi politikasındaki özellikler bu süreci tetikleyebilir. Manulife Investment Management’tan Nathan Tuft, jeopolitik risklerin ve yeni enflasyon kaygılarının yatırımcıları güvenli varlıklara ittiğini ve ABD lehine faiz farkını güçlendirdiğini belirtti.
Ancak Tuft, kısa vadeli “güvenli liman” priminin büyük ölçüde fiyatlandığını, bu nedenle dolardaki yükselişin durabileceğini savundu.