Amerika
ABD elçilikleri X ile birlikte “Amerikan karşıtı” propaganda ile mücadele edecek
ABD, dünya çapındaki tüm Amerikan büyükelçilik ve konsolosluklarına yabancı propagandaya karşı X platformunda koordineli kampanyalar başlatma talimatı verdi.
Pazartesi günü Dışişleri Bakanı Marco Rubio tarafından imzalanan ve The Guardian’ın eline geçen bu telgrafta, büyükelçilik ve konsoloslukların yaygın dezenformasyon sorunuyla mücadele etmek için ABD ordusunun psikolojik harekat birimiyle işbirliği yapması da öneriliyor.
Belge, büyükelçilik personelinin, yurtdışındaki Amerikan çıkarlarını baltalamak için yürütülen koordineli yabancı çabalar olarak tanımlanan faaliyetlere nasıl karşı koymaları gerektiğine dair kapsamlı bir talimatlar dizisi ortaya koyuyor.
Telgraf, bu büyükelçilik ve konsolosluklara beş genel hedefi takip etmeleri talimatını veriyor: düşmanca mesajlara karşı koymak, bilgiye erişimi genişletmek, düşman davranışlarını ortaya çıkarmak, Amerikan çıkarlarını destekleyen yerel sesleri yükseltmek ve “Amerika’nın hikayesini anlatmak” olarak adlandırdığı şeyi teşvik etmek.
Büyükelçiliklere, karşı propaganda mesajlarını iletmek üzere yurtdışındaki yerel etkileyicileri, akademisyenleri ve toplum liderlerini işe almaları söyleniyor.
Bu yaklaşım, Amerika tarafından finanse edilen anlatıların merkezi olarak yönlendirilmiş değil, “yerel olarak organik” hissettirilmesi için tasarlanmış.
Telgraf şöyle devam ediyor:
“Bu kampanyalar suçu ABD’ye atmaya, müttefikler arasında bölünme yaratmaya, Amerika’nın çıkarlarına aykırı alternatif dünya görüşlerini teşvik etmeye ve hatta Amerikan iktisadi çıkarlarını ve siyasi özgürlüklerini baltalamaya çalışıyor. Dijital platformları, devlet kontrolündeki medyayı ve etki operasyonlarını kullanarak, ABD’nin ulusal güvenliğine doğrudan bir tehdit oluşturuyorlar ve Amerikan çıkarlarına yönelik düşmanlığı körüklüyorlar.”
Telgrafta özellikle dikkat çeken bir nokta, diplomatik ofislere çalışmalarını “Savaş Bakanlığı’nın Psikolojik Operasyonları” ile koordine etmeleri talimatının verilmesi.
Bu birim, daha çok Miso (Askeri Bilgi Destek Operasyonları) veya eski adıyla Psyop olarak bilinen ve Pentagon’a bağlı bir askeri birim.
Bir Dışişleri Bakanlığı sözcüsü The Guardian’a, mart ayında aday gösterilen kamu diplomasisi müsteşarı Sarah B. Rogers’ın, yabancı “Amerikan karşıtı” propagandaya karşı koymayı “en önemli öncelik” haline getirdiğini ve bakanlığın “diplomatik araç setimizdeki her aracı tam olarak kullanarak” bu “zararlı meseleye karşı kararlı bir tutum” sergileyeceğini söyledi.
Sözcü, telgrafta X’e verilen desteğe veya askeri psikolojik harekat birimleriyle koordinasyon sağlama talimatına doğrudan değinmedi.
Dışişleri Bakanlığı ayrıca, Rogers’ın, Code Pink ve diğer birkaç solcu örgütü ABD içindeki Çin etki operasyonlarının vektörleri olarak tanımlayan Kongreye sunduğu ayrı bir rapor ile zaten dikkatleri üzerine çektiğini de kaydetti.
Dışişleri Bakanlığının kamu diplomasisini askeri psikolojik operasyonlarla açıkça birleştirmesi yaygın bir durum değil.
Fakat yabancı dezenformasyona karşı koyma girişimleri yeni değil. Önceki yönetimler bunu Global Engagement Center aracılığıyla finanse etmişti, fakat bu merkez Donald Trump’ın göreve dönmesinden hemen önce fonunu kaybetmiş ve muhafazakâr söylemlerin sansürlendiği iddialarının simgesi haline gelmişti.
Geçen yıl, FBI yabancı etki görev gücünü feshetti ve Dışişleri Bakanlığı Yabancı Bilgi Manipülasyonu ve Müdahaleyle Mücadele merkezini kapattı.
Telgraf ayrıca, Elon Musk’ın X platformunu –özellikle de Community Notes (Topluluk Notları) özelliğini– “ifade özgürlüğünü veya mahremiyeti tehlikeye atmadan Amerikan karşıtı propaganda operasyonlarına karşı koymak” amacıyla dezenformasyonu ayıklamak için “yenilikçi” ve “kitle kaynaklı” bir araç olarak isim vererek destekliyor.
Telgrafta, büyükelçilik personeline ABD’nin dış yardımlarının görünür bir şekilde markalanmasını sağlamaları talimatı veriliyor ve konsolosluklara, yabancı kamuoyunun yardım veya programların Amerikan hükümetinden geldiğini anlayabilmesi için “göze çarpan, bayrağı ön plana çıkaran bir markalama” kullanmaları yönünde talimat veriliyor.
Dünya çapındaki konsolosluk ve büyükelçiliklere, yerel dillere çevrilmiş uluslararası haberlerin ve bağımsız analizlerin erişilebilirliğini artırmaları talimatı da veriliyor.
Bu talimatla büyükelçiliklere, telgrafta belirtildiği üzere “Amerikan karşıtı propagandanın yaygın olduğu veya bilgiye erişimin kısıtlandığı” ülkelerdeki yabancı dilli medyanın dağıtım merkezleri haline gelme görevi yükleniyor.
ABD hükümetinin dünya çapında çeşitli ülkelerde finanse ettiği 700’den fazla “Amerikan mekanı” –yani kültür merkezleri, kütüphaneler ve değişim merkezleri– bu kılavuz doğrultusunda sansürsüz bilgi platformları olarak yeniden konumlandırılacak ve açıkça ifade özgürlüğü “bölgeleri” olarak tanıtılacak.