Amerika
ABD Federal Ticaret Komisyonu, YouTube hakkında soruşturma yürütüyor

ABD Federal Ticaret Komisyonu (FTC), Alphabet bünyesindeki video paylaşım platformu YouTube hakkında kullanıcı hesaplarını askıya alma ve içerik kaldırma uygulamaları nedeniyle soruşturma yürütüyor. Kurum, kullanıcıların platform politikalarıyla yanıltılıp tüketiciyi koruma yasalarının ihlal edilip edilmediğini inceliyor.
ABD Federal Ticaret Komisyonu (FTC), Alphabet Inc. bünyesinde faaliyet gösteren video paylaşım platformu YouTube hakkında tüketiciyi koruma mevzuatının ihlal edilip edilmediğini belirlemek amacıyla soruşturma yürütüyor.
Bloomberg’in konuya yakın kaynaklara dayandırdığı haberine göre kurum, platformdaki kullanıcı hesaplarının askıya alınması ve içeriklerin kaldırılması süreçlerini inceliyor.
Geçen yıldan bu yana sürdürülen soruşturmanın olası bir dava açma aşamasına yaklaştığı belirtildi. Yetkililer, YouTube’un içerikleri engellerken kendi belirlediği kuralları çiğneyip çiğnemediğini ve kullanıcıları yanıltıp yanıltmadığını araştırıyor.
Kurum yetkililerine göre kullanıcılar, belirli içerikleri yayımlamalarına izin verildiği düşüncesiyle platforma kaydolmuş, ancak daha sonra paylaşımlarının silinmesi veya hesaplarının askıya alınması durumuyla karşılaşmış olabilir.
YouTube, 6 Ocak 2021 tarihindeki Kongre baskınının ardından ABD Başkanı Donald Trump’ın hesabını askıya almış, söz konusu hesabı 2023 yılında yeniden kullanıma açmıştı.
Platform ayrıca, hatalı bilgi yayılmasına ilişkin kurallarını ihlal ettiği gerekçesiyle Kovid-19 ve aşılara dair çeşitli içerikleri de sistemden kaldırmıştı.
Dava açılması durumunda şirketin önünde FTC ile uzlaşma sağlama ya da mahkemede savunma yapma seçenekleri var.
Olası bir uzlaşmanın yürürlüğe girmesi için Cumhuriyetçi Parti kontenjanından görev yapan iki ismin, yani FTC Başkanı Andrew Ferguson ile Komisyon Üyesi Mark Meador’un onayı gerekiyor.
Ferguson, şirketlerin paylaşımları ve ifadeleri denetleme biçimlerine ilişkin sorumluluklarına dikkat çekerek, FTC’nin yetki alanındaki tüketiciyi koruma mevzuatının “ürün satan bir şirket için neyse, çevrim içi ifadeye erişim sağlayan bir şirket için de aynı şekilde geçerli olduğunu” dile getirdi.
Kuralların uygulanması gerektiğini vurgulayan Ferguson, “Kurallarınız ne olursa olsun onlara uymak zorundasınız. Tüketicilere platformunuzu kullanıp kullanmamaya karar verirken bir ilke gösterip uygulamada tamamen farklı davranamazsınız” dedi.
Ferguson, belirli bir şirket ismi vermeksizin, içerik denetimi kurallarını ilan eden şirketlerin bu taahhütlerine uyup uymadığını denetleme niyetinde olduklarını kaydetti.
Büyük platformların Kovid-19’un kökeni, maske zorunluluğu, aşıların etkililiği ile güvenliği ve 2020 seçimlerinin dürüstlüğü gibi başlıklarda farklı görüşleri yasakladığını belirten Ferguson, Trump’ın sosyal medya hesaplarının askıya alınmasını da bu kapsamda değerlendirdi.
Öte yandan Meta, çocuklarda sosyal medya bağımlılığına yol açtığı gerekçesiyle ABD eyaletleri tarafından açılan davalarda 17,1 milyar dolara kadar ödeme yapmayı ve bünyesindeki platformlarda gençleri korumaya yönelik önlemleri artırmayı kabul etti.
Hesap açma yaş sınırının 13 olduğu Facebook ve Instagram’da, varılan uzlaşma kapsamında gençlerin günlük kullanım süresi iki saatle sınırlandırılacak, uygulamalar gece yarısından sabah altıya kadar otomatik olarak kilitlenecek. Ebeveynler istedikleri takdirde çocukları için bu kısıtlamaları devre dışı bırakabilecek.
Meta ayrıca beğeni sayılarının gösterimini kapatacağını ve genç kullanıcılara tavsiye akışını devre dışı bırakma seçeneği sunacağını bildirdi.
Amerika
Trump’ın sözleri California’yı ayağa kaldırdı: “Kentler feda edilemez”

Donald Trump’ın miting konuşmasında İran’ın Los Angeles ve San Diego kentlerini hedef alabileceğini ima etmesi, California Valisi Gavin Newsom’ın ABD Anayasası’nın 25. Maddesi’ni gündeme getirmesine yol açtı.
ABD Başkanı Donald Trump’ın bir ara seçim mitinginde İran’ın Los Angeles ve San Diego kentlerini hedef almasına izin verebileceğini ima etmesi, California’daki Demokrat siyasetçilerin ve en az bir Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi adayının sert tepkisine yol açtı.
California Valisi Demokrat Gavin Newsom, The Hill gazetesine yaptığı açıklamada Trump’ın “akıl hastası” olduğunu savunarak ABD Anayasası’nın 25. Maddesi’nin işletilmesi çağrısında bulundu.
Newsom, yaptığı yazılı açıklamada “25. Madde’nin vakti geldi!” ifadesini kullandı.
Vali Newsom, salı günkü çağrısından önce pazartesi günü sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda da Trump’ı “dengesiz ve tehlikeli” olarak nitelemişti.
2028 başkanlık seçimlerinde Demokrat Parti’nin güçlü aday adayları arasında gösterilen Newsom’a Beyaz Saray Sözcüsü Davis Ingle tepki gösterdi. Ingle, “Gavin Newscum Amerika’nın en kötü ve muhtemelen en aptal valisidir” dedi.
California’daki yerel yöneticiler ve adaylar tepkili
Trump’ın sözlerine eyalet genelinde farklı kademelerden tepkiler geldi. Los Angeles Belediye Başkanı Demokrat Karen Bass, açıklamaların tehlikeli olduğunu ve kent sakinlerinin güvenliğini zedeleyebileceğini dile getirdi.
San Diego Belediye Başkanı Demokrat Todd Gloria ise yayımladığı mesajda Trump’a seslenerek “Kentimizi pervasız savaş söylemlerinizin dışında tutun” dedi.
San Diego bölgesinden Temsilciler Meclisi üyeliği için yarışan Cumhuriyetçi aday Jim Desmond da partisinin liderine açıkça karşı çıktı.
Desmond, sosyal medyada yaptığı paylaşımda, hiçbir Amerikan kentinin gözden çıkarılamayacağını ve hiçbir ailenin ikincil hasar muamelesi göremeyeceğini belirterek başkana kesin bir dille katılmadığını vurguladı.
Cumhuriyetçi stratejistler ara seçim riskine işaret ediyor
Başkanın sözleri, Cumhuriyetçilerin kendi tabanını sandığa taşımakta zorlandığı bir süreçte Demokrat seçmeni hareketlendirme riski yaratıyor.
Californialı Cumhuriyetçi stratejist Matthew Klink, “Başkanın sözleri Nebraska’da alkış alabilir ancak California’da seçmenlerin Trump’tan neden nefret ettiğini bir kez daha gösteriyor” değerlendirmesini yaptı.
Eyaletteki 48. Seçim Bölgesi’nde yarışan Jim Desmond’ın durumu da tartışılan başlıklar arasında yer alıyor. Kıdemli Cumhuriyetçi stratejist Rob Stutzman, zorlu yarışlara giren parti adaylarının başkanla aralarına yeniden mesafe koymak zorunda kalacağını söyledi.
Başka bir Cumhuriyetçi stratejist ise Desmond’ın bu açıklamayla, Demokratların “Trump’ın noter tasdik memuru olacağı” yönündeki suçlamalarını boşa düşürebileceğini savundu.
Trump’ın eski kampanya danışmanlarından biri de sözlerin şaka yollu söylendiğini ancak seçime bir ay kala dikkat dağıtıcı bir etki yarattığını kaydetti.
Beyaz Saray İletişim Direktörü Steven Cheung, sosyal medyada yaptığı açıklamada basında çıkan haberlerin gerçekleri yansıtmadığını savundu.
Cheung, Trump’ın nükleer bir İran durdurulmasaydı ABD şehirlerinin tehdit altında kalacağını kastettiğini belirterek, başkanın politikaları sayesinde ülkenin daha güvenli hale geldiğini ifade etti.
Demokrat stratejistler ise California liderlerinin tutumunu destekliyor. Stratejist Joel Payne, Trump’ın kendi vatandaşlarına zarar gelmesini dile getirmesini kabul edilemez olarak nitelerken, Newsom’ın eski danışmanı Garry South da Los Angeles’ın İran dışındaki en büyük İranlı göçmen nüfusuna ev sahipliği yaptığını hatırlattı.
Trump’ın Nebraska mitingine giderken South Carolina Demokrat Senato adayı Annie Andrews hakkında transfobik bir ifade kullanması da seçim sürecindeki gerilimleri tırmandıran bir diğer başlık oldu.
Amerika
SpaceX, Nvidia çipleri için 40 milyar dolar arıyor

SpaceX, Nvidia üretimi yapay zeka çiplerini temin etmek amacıyla 40 milyar dolarlık finansman sağlamak için görüşmeler yürütüyor. Planlanan kaynağın 10 milyar dolarının banka kredilerinden, 30 milyar dolarının ise borçlanma senetlerinden karşılanması ve sürecin 2027’de tamamlanması hedefleniyor.
Elon Musk’a ait uzay taşımacılığı şirketi SpaceX, Nvidia üretimi çiplerin alımı için 40 milyar dolarlık finansman sağlamayı planlıyor.
Financial Times’ın (FT) konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, finansman paketinin organizasyonunu yatırım şirketi Apollo Global Management üstlenecek.
Planlanan model kapsamında SpaceX, yaklaşık 10 milyar doları banka kredisi yoluyla, kalan 30 milyar doları ise yatırım yapılabilir seviyedeki borçlanma senetleri ihracıyla temin etmeyi hedefliyor.
Apollo Global Management’ın tahvilleri geniş bir yatırımcı kitlesine dağıtması beklenirken, tahvil yönetimi şirketi Pimco’nun da görüşmelerde yer aldığı belirtiliyor. İşlemin 2027 yılında tamamlanması öngörülüyor.
Müzakereler henüz başlangıç aşamasında
Bloomberg’e konuşan kaynaklar da 40 milyar dolarlık kaynak arayışını doğrulayarak Pimco’nun finansmana dahil olma seçeneğini değerlendirdiğini kaydetti.
Yetkililer, müzakerelerin henüz ilk aşamalarda olduğunu ve sürecin nihai bir anlaşmayla sonuçlanmayabileceğini vurguluyor.
Temin edilecek kaynağın SpaceX’in bilişim altyapısını güçlendirmesi ve yapay zeka projelerini büyütmesi için kullanılacağı aktarılıyor.
Bloomberg ise, planlanan operasyonun yapay zeka altyapısı inşası amacıyla yürütülen en büyük borçlanma girişimlerinden biri olabileceğine dikkat çekiyor.
Teknoloji şirketleri ve model geliştiricileri, veri merkezlerinin kurulumu, kiralanması ve gerekli donanımların temini için yüz milyarlarca dolarlık harcama yapıyor.
Tahvil piyasasında borç yükü endişesi
SpaceX, 86 milyar dolar değerlemeye ulaştığı haziran ayındaki halka arzın (IPO) ardından yatırım yapılabilir kredi notu elde etti.
Şirket kısa süre sonra 25 milyar dolarlık tahvil ihracı gerçekleştirdi ancak artan borç yükü ve sermaye harcamalarına ilişkin kaygılar nedeniyle bu tahviller satış baskısıyla karşılaştı.
MarketAxess verilerine göre, SpaceX’in 2056 vadeli tahvilleri yaklaşık 85 sent seviyesinden işlem görüyor. Söz konusu tahvillerin getirisi, ABD Hazine tahvillerinin getirisinin 2,27 yüzde puan üzerinde seyrediyor.
Yapay zeka uyduları için çip ortaklığı
SpaceX ve Nvidia, son aylarda bilişim altyapısı ile yapay zeka alanlarındaki ortaklıklarını genişletiyor.
SpaceX, ağustos ayı başında Nvidia ile işbirliğini duyurarak bu işlemcilerin Starmind AI1 adlı yörünge bilgi işlem uydularında değerlendirileceğini açıkladı.
Elon Musk da eylül ayında yaptığı açıklamada, şirketin 2027 yılı itibarıyla yapay zeka sistemlerine sahip Nvidia GB200 NVL72 süper bilgisayarlarını yörüngeye fırlatmayı hedeflediğini bildirdi.
İki şirket arasındaki ticari bağlar, halka arz öncesinde SpaceX ile yapay zeka girişimi xAI’ın birleşmesiyle derinleşti.
Nvidia, ağustos ayında yaptığı bildirimde 30 Haziran itibarıyla SpaceX bünyesinde yaklaşık 21 milyar dolar değerinde 122,8 milyon hisseye sahip olduğunu açıkladı.
Çip üreticisi Nvidia, 2025 yılında kendi işlemcilerinin satın alınması amacıyla xAI girişimine hisse ve borç finansmanı kanalıyla 2 milyar dolara kadar yatırım yapmıştı.
Amerika
OpenAI, BAE ve BlackRock’ın dahil olacağı fon turunda

OpenAI, halka arzını (IPO) gelecek yıla ertelerken, Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki (BAE) varlık fonlarını ve BlackRock’u hedefleyen büyük çaplı bir fon toplama girişimi yürütüyor.
Bloomberg, konuya yakın kaynaklara atıfta bulunarak, OpenAI’ın yeni bir fon toplama turunda toplam 30 milyar dolar toplamak üzere, Abu Dabi merkezli teknoloji yatırım şirketi MGX de dahil olmak üzere BAE’deki birkaç büyük yatırım fonuyla görüşmelerde olduğunu bildirdi.
MGX, daha önce OpenAI ve Anthropic’in fon toplama turlarına da katılmıştı.
THE ELEC’e göre, MGX bu yılın başlarında yapay zeka altyapısı ve temel teknolojilere yönelik yatırımları hızlandırmak amacıyla yaklaşık 50 milyar dolar topladı.
OpenAI, şirket değerini yaklaşık 1,4 trilyon dolar olarak belirlemiş durumda ve en az 30 milyar dolar toplamayı hedefliyor.
Şirketin en son finansman turu Mart ayında gerçekleşmiş ve 852 milyar dolarlık değerlemeyle 122 milyar dolar toplamıştı.
Konuya yakın kaynaklara göre, BAE fonları bu finansman turuna katılmak üzere bir konsorsiyum kurmayı görüşüyor ve toplam yatırımın 10 milyar dolara kadar bir kısmını üstlenmeyi değerlendiriyor.
BlackRock da konsorsiyumla birlikte finansman turuna katılmak üzere görüşmeler yürütüyor.
Altman, OpenAI’ı halka arz etmenin şirketi kısa vadeli borsa değerlemelerine maruz bırakacağını ve yapay zeka güvenliği konusundaki kararları etkileyebileceğini belirterek, şirketin teknoloji geliştirmeye ve hükümet düzenlemelerine yanıt vermeye odaklandığı için 2026’da bir halka arzın vaktinden önce olacağını ifade etti.
Bloomberg, son finansman turunun tipik bir risk sermayesi finansman sürecinden farklı olduğunu bildirdi.
Normalde, seçilen bir baş yatırımcı, şirketle müzakereye başlamadan önce bir değerleme sunar ve belirli yatırım koşulları önerir.
Fakat OpenAI, pazardaki hakim konumunu kullanarak yatırım öncesi (pre-money) değerlemesini 1,4 trilyon dolar olarak belirliyor ve bu rakamı potansiyel yatırımcılara sabit bir fiyat olarak sunuyor.
Bu arada, ChatGPT şu anda dünya çapında 60’tan fazla pazarda reklam hizmetleri sunuyor ve bu iş kolundan elde edilen yıllık tekrarlayan gelirin (ARR) 1 milyar doları aştığı bildiriliyor.
Dünya Basını2 hafta önceTarihçi Emmanuel Todd: Avrupa Rusya konusunda tehlikeli bir fanteziye kapıldı
Diplomasi1 hafta önceEast-West Forum İstanbul’da toplandı: Çok kutupluluk geri döndürülemez
Diplomasi2 hafta öncePalantir nasıl Ukraynalıları kobay faresine dönüştürdü?
Asya1 hafta önceKuzey Kore’den Batı hava savunmasını zorlayacak yeni taktik
Görüş6 gün önceEast-West Forum: Dünyanın artık kaçınamayacağı bir diyalog
Diplomasi2 hafta önceEast-West Forum İstanbul’da kapılarını açıyor
Dünya Basını2 hafta önceProf. Sachs: Trump’ın Genel Kurul konuşması diplomasi standartlarını sarstı
Rusya2 hafta önceRusya’dan notlar: Siperler, kuryeler ve 9. Duma seçimleri










