Ortadoğu

ABD ile nükleer anlaşma hazırlığındaki Suudi Arabistan uranyum zenginleştirme hakkı elde edebilir

Yayınlanma

ABD Kongresi belgeleri ve silahsızlanma uzmanlarının değerlendirmeleri, Washington ile Riyad arasında yürütülen nükleer işbirliği müzakerelerinde Suudi Arabistan’a uranyum zenginleştirme hakkı tanınabileceğini ortaya koyuyor.

Associated Press (AP) ajansının ulaştığı Kongre belgeleri ve silahsızlanma uzmanlarının analizlerine göre, Suudi Arabistan, ABD ile imzalanması planlanan nükleer işbirliği anlaşması kapsamında uranyum zenginleştirme hakkı elde edebilir.

Söz konusu gelişme, Washington ile Tahran arasındaki gerilimin sürdüğü bir dönemde nükleer teknolojilerin bölge genelinde yayılmasına dair çekinceleri kuvvetlendiriyor.

Belgelere göre, ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, aralarında Suudi Arabistan’ın da bulunduğu çeşitli ülkelerle 20’ye yakın ticari nükleer anlaşma imzalamayı hedefliyor.

Krallık ile yapılması muhtemel bu anlaşmanın ekonomik büyüklüğünün milyarlarca doları bulabileceği belirtiliyor.

Anlaşma taslağında, işbirliğinin “ABD’nin ulusal güvenlik çıkarlarına hizmet edeceği” ve nükleer teknoloji ihracatında aktif rol oynayan Çin, Fransa, Rusya ve Güney Kore karşısında Amerikan atom endüstrisinin konumunu güçlendireceği ifade ediliyor.

Nükleer silahlanma riski uzmanları endişelendiriyor

Ele geçirilen belgelerde, Trump yönetiminin Suudi Arabistan’a uranyum zenginleştirme teknolojisi sağlama konusundaki riskleri yeterince derinlemesine değerlendirmemiş olabileceğine dair kaygılar yer alıyor.

Taslak metin, uranyum zenginleştirme, nükleer yakıt üretimi ve yeniden işleme gibi “en hassas” işbirliği alanlarında Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (UAEA) ile ikili denetim mekanizmalarının kurulmasını öngörüyor.

Ancak uzmanlar, sıkı denetim ve kısıtlamalar getirilse dahi Suudi Arabistan topraklarında santrifüjlerin bulunmasının, gelecekte askeri amaçlı bir nükleer programın temelini oluşturabileceği uyarısında bulunuyor.

Uranyum zenginleştirme kabiliyetinin sivil enerji üretiminden silah üretimine dönüştürülme potansiyeli, bölgedeki stratejik dengeler açısından kritik bir eşik olarak görülüyor.

Washington bölgesel güvenlik stratejisini güncelliyor

Söz konusu nükleer işbirliği hamlesi, Başkan Trump’ın İran üzerindeki baskıyı artırdığı ve Tahran’ın nükleer programına dair yeni bir anlaşma sağlanamaması durumunda askeri müdahale seçeneğini masada tuttuğu bir döneme denk geliyor.

Washington yönetimi, bölgedeki güvenlik stratejisinin “güncellenmesi” gerektiğini savunurken, Ortadoğu’da nükleer gerilim her geçen gün tırmanıyor.

Çok Okunanlar

Exit mobile version