Diplomasi

ABD ile Rusya arasındaki son nükleer anlaşma Yeni START sona eriyor

Yayınlanma

ABD ile Rusya arasındaki stratejik nükleer silahları sınırlayan son yürürlükteki anlaşma (Yeni START), 5 Şubat’ta sona eriyor. Tarafların yeni bir mutabakata varmaması durumunda, 1972’den bu yana ilk kez iki süper güç, nükleer cephaneliklerini genişletme konusunda herhangi bir yasal kısıtlamaya tabi olmayacak.

usya ve ABD arasındaki stratejik saldırı silahlarının sınırlandırılmasına ilişkin son yürürlükteki anlaşmanın süresi 5 Şubat’ta doluyor.

Washington ile Moskova arasında son dakikada bir uzlaşma sağlanamaması halinde -ki mevcut göstergeler bu yönde- iki nükleer güç, Richard Nixon ve Leonid Brejnev’in 1972 yılında imzaladığı anlaşmalardan bu yana ilk kez uzun menzilli nükleer silah cephaneliklerini genişletmekte serbest kalacak.

Yeni START (Rusça kısaltmasıyla SNV-3), 2010 yılında dönemin ABD Başkanı Barack Obama ve Rusya Devlet Başkanı Dmitri Medvedev tarafından imzalanmış ve bir yıl sonra yürürlüğe girmişti.

2021 yılında bir kez uzatılan anlaşma için Vladimir Putin, Eylül 2025’te “tarafların müzakere şansı bulabilmesi adına kısıtlamalara bir yıl daha uyulması” teklifinde bulunmuştu.

Donald Trump ise bu teklife o dönem resmi bir yanıt vermemekle birlikte, geçen haftalarda New York Times’a verdiği demeçte, “Süresi dolarsa dolar. Biz daha iyi bir anlaşma yaparız” ifadelerini kullandı.

“Taraflar en kötü senaryoya göre hareket edecek”

İngiltere merkezli Kraliyet Birleşik Hizmetler Enstitüsü (RUSI) uzmanı Darya Dolzikova, Reuters’a yaptığı değerlendirmede, bu tür anlaşmaların yalnızca sayısal sınırlamalar getirmediğini, aynı zamanda tarafları bilgi paylaşımına zorunlu kıldığını vurguladı.

Dolzikova, bu bilgi akışının “karşı tarafın hareket noktasını, endişelerini ve motivasyonlarını anlamak” adına kritik bir mekanizma olduğunu belirtti.

Eski Sovyet ve Rus silahsızlanma müzakerecisi Nikolay Sokov ise yeni bir anlaşma olmaması durumunda ülkelerin, rakibin ürettiği ve konuşlandırdığı silahlar hakkında en kötü varsayımlara göre hareket etmek zorunda kalacağını kaydetti.

Sokov, “Bu kendi kendini besleyen bir süreç. Düzenlenmemiş bir silahlanma yarışında durum son derece istikrarsız hale gelecektir” uyarısında bulundu.

Mevcut anlaşma, her iki taraf için konuşlandırılmış nükleer savaş başlığı sayısını 1550, fırlatma araçlarını (kıtalararası balistik füzeler, denizaltı balistik füzeleri ve ağır bombardıman uçakları) ise 700 ile sınırlandırıyor.

Reuters’ın analizine göre Washington’da konuyla ilgili iki farklı görüş hakim. Yeni bir anlaşmayı destekleyenler, bunun silahlanma yarışını önleme iradesini göstereceğini ve strateji geliştirmek için zaman kazandıracağını savunurken; karşıt görüştekiler, Çin’in artan nükleer kapasitesi karşısında ABD’nin elinin serbest olması gerektiğini ve yeni bir anlaşmanın zayıflık göstergesi olacağını öne sürüyor.

Trump, daha önce herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan Çin’in de dahil olduğu üçlü bir anlaşma istediğini belirtmişti.

Pekin yönetimi ise nükleer cephaneliğinin Rusya ve ABD’den çok daha küçük olduğunu gerekçe göstererek bu talebi reddediyor.

Mevcut tahminlere göre Çin’in elinde yaklaşık 600 nükleer savaş başlığı bulunuyor. Pentagon, bu sayının 2030 yılına kadar 1000’i aşabileceğini öngörüyor.

ABD stratejisinde “İki Rakip Sorunu”

BM Silahsızlanma Araştırmaları Enstitüsü (UNIDIR) Kıdemli Araştırmacısı Pavel Podvig, ABD’nin Rusya’nın teklifine yanıt vermemesinin temel nedeninin, Amerikan uzmanlar ve politikacılar arasında stratejik cephaneliğin genişletilmesi gerektiği yönünde oluşan konsensüs olduğunu ifade etti.

Podvig, Rusya’nın teklifinin kabul edilmemesindeki bir diğer engelin denetim eksikliği olduğunu belirterek, “Denetim, bir devletin taahhütlerini ne kadar ciddiye aldığını gösteren önemli bir sembolik unsurdur” değerlendirmesinde bulundu.

Yeni START kapsamındaki saha denetimleri 2020 yılında pandemi nedeniyle durdurulmuştu.

Ukrayna’daki askeri müdahalenin başlamasının ardından Ağustos 2022’de Rusya, ABD’nin denetim talebini reddetmiş, 2023 yılında ise Devlet Başkanı Vladimir Putin anlaşmaya katılımı askıya almıştı.

Yeni silah teknolojileri dengeyi zorluyor

Podvig’e göre ABD, kendini anlaşma yükümlülüklerinden bağımsız hissetmesi durumunda, yedekteki savaş başlıklarını yeniden hizmete alarak konuşlu başlık sayısını 1550’den yaklaşık 3.500’e çıkarabilir.

Reuters analizi, Yeni START’ın yerini alacak yeni bir anlaşmanın teknolojik ve stratejik zorluklarına da dikkat çekiyor.

Moskova, mevcut anlaşma kapsamına girmeyen Burevestnik seyir füzesi, Oreşnik hipersonik füzesi ve Poseidon nükleer torpidosu gibi yeni nesil silahlar geliştirdi.

Diğer yandan Trump yönetiminin kurmayı planladığı “Altın Kubbe” füze savunma sistemi, Moskova tarafından stratejik güç dengesini bozmaya yönelik bir girişim olarak değerlendiriliyor.

Çok Okunanlar

Exit mobile version