Ortadoğu

ABD, İran’a yönelik olası saldırı için Ürdün’ü merkez üs olarak kullanıyor

Yayınlanma

New York Times tarafından elde edilen uydu görüntüleri ve uçuş verileri, Ürdün’deki Muvaffak Salti Hava Üssü’nün ABD’nin İran’a yönelik olası askeri planlarında merkezi bir konuma yükseldiğini gösteriyor. Bölgedeki savaş uçağı kapasitesini üç kat artıran Washington, gelişmiş hava savunma sistemleri ve geniş bir lojistik ağ ile Tahran’a yönelik kapsamlı bir harekatın altyapısını hazırlıyor.

New York Times’ın haberine göre, Ürdün’ün orta kesiminde bulunan Muvaffak Salti Hava Üssü, ABD’nin İran’a yönelik olası saldırı planlarında ana merkez haline geldi.

Cuma günü alınan uydu görüntüleri, üste konuşlu ABD savaş uçaklarının sayısının üç kat artarak 60’ın üzerine çıktığını kanıtladı.

Uçuş takip verileri ise pazar gününden bu yana en az 68 kargo uçağının üsse iniş yaptığını gösterdi. Bazı savaş uçaklarının hangarlarda gizlenmiş olabileceği ifade ediliyor.

Görüntülerde, ABD ordusunun en gelişmiş hava platformları arasında yer alan F-35 tipi “hayalet” uçakların yanı sıra insansız hava araçları (İHA) ve helikopterler de görülüyor. Tahran’dan gelebilecek olası bir misillemeye karşı üs çevresine yeni hava savunma sistemleri yerleştirildiği bildirildi.

Amman yönetimi topraklarının saldırı için kullanılmayacağını belirtti

Ürdünlü yetkililer, ABD uçakları ve askeri teçhizatının Washington ile imzalanan savunma anlaşması çerçevesinde ülkede bulunduğunu kaydetti.

Amman yönetimi yaptığı resmi açıklamalarda, topraklarının İran’a yönelik herhangi bir saldırıda kullanılmasına izin verilmeyeceğini vurguladı.

İsrail basınına konuşan Ürdünlü bir kaynak, bu açıklamaların ülkeyi çatışmanın dışında tutma ve tarafsızlık görüntüsü verme amacı taşıdığını belirtti.

İranlı yetkililer ise ABD’nin olası bir saldırısına destek veren bölge ülkelerinin silahlı kuvvetler tarafından hedef alınacağını duyurdu.

Bölgesel güvenlik yapısı ve İsrail’in savunulması planlanıyor

Washington Post tarafından daha önce yayımlanan ve 2022–2025 dönemini kapsayan belgeler, bazı Arap ülkelerinin İsrail’in Gazze’deki faaliyetlerini kamuoyu önünde eleştirirken, arka planda ABD ve İsrail ile askeri işbirliğini artırdığını ortaya koymuştu.

Söz konusu belgelere göre Bahreyn, Mısır, Ürdün, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin de yer aldığı, İsrail’i kapsayan bir “bölgesel güvenlik yapısı” oluşturulması hedeflendi.

Bu yapının temelinde, İran’ın füze ve insansız hava aracı kapasitesine karşı entegre bir hava savunma planı bulunuyor.

Haberlerde, Ürdün’ün İran ile olası bir savaş durumunda İsrail’i korumaya yönelik ABD öncülüğündeki bölgesel yapılanmanın parçası olduğu ifade ediliyor.

ABD Başkanı Trump askeri seçeneklerin devrede olduğunu açıkladı

ABD Başkanı Donald Trump, 19 Şubat’ta yaptığı açıklamada, Tahran’ın nükleer programı konusunda Washington’ın şartlarını kabul etmemesi halinde İran’a yönelik askeri seçeneklerin devreye alınacağını belirterek 10-15 günlük bir süre tanıdı.

Olası bir harekatın, geçen yıl İran’ın nükleer tesislerine yönelik düzenlenen saldırılardan daha kapsamlı olabileceği kaydediliyor. İran’ın ise ABD üsleri ve İsrail’e yönelik balistik ve hipersonik füze saldırıları dahil geniş çaplı misillemede bulunabileceği öngörülüyor.

Uluslararası Kriz Grubu’nda İran uzmanı olan Ali Vaez, “Trump yönetiminin bu kez İran’a yönelik tek seferlik ve sınırlı bir saldırı gerçekleştirmesi çok zor olacak” diye konuştu.

Vaez, “İranlılar, topyekûn bir çatışmayı kaçınılmaz kılacak şekilde karşılık verecektir” dedi.

Umman Denizi ve bölgedeki askeri tahkimat güçleniyor

Ocak sonundan bu yana USS Abraham Lincoln uçak gemisi ve üç güdümlü füze destroyeri Umman Denizi’nde görev yapıyor. İki hafta önce ise USS Gerald R. Ford uçak gemisi ve üç destroyerin daha bölgeye sevk edildiği açıklandı.

ABD ve Avrupa’daki üslerden F-35, F-22, F-15 ve F-16 tipi savaş uçaklarının Batı Asya’ya intikal ettiği; ayrıca 85 yakıt ikmal uçağı ile 170’ten fazla kargo uçağının bölgeye konuşlandırıldığı bildirildi.

Buna karşın Washington’ın Irak savaşlarının aksine kara kuvveti sevk etmeyi planlamadığı belirtiliyor. Uzmanlar, mevcut askeri yığınağın kapsamlı olmakla birlikte kara harekâtı içermemesi nedeniyle belirli sınırları olduğu değerlendirmesinde bulunuyor.

Çok Okunanlar

Exit mobile version