Asya

ABD, Japonya’yı Asya’nın Ukrayna’sı rolüne hazırlıyor

Yayınlanma

Rusya ve Çin, Japonya’nın rekor düzeydeki askeri harcamalarına ve silahlanma programına yanıt olarak Japon Denizi’nde ortak deniz tatbikatı düzenledi. ABD, Ukrayna ve Orta Doğu’daki çatışmalar nedeniyle Tayvan meselesine odaklanamazken, Japonya’yı Çin’e karşı potansiyel bir vekil güç olarak hazırlıyor.

Rusya ve Çin, Japonya’nın İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana en büyük silahlanma programını başlattığı bir dönemde, “Deniz Etkileşimi—2025” adıyla ortak bir askeri tatbikat gerçekleştirdi.

1-5 Ağustos tarihleri arasında Japon Denizi’nde düzenlenen tatbikata iki ülkenin donanmalarına ait su üstü gemileri, denizaltılar, kurtarma gemileri ve deniz havacılığı unsurları katıldı.

Rus filosuna Amiral Tributs destroyeri, Çin filosuna ise Şaosing destroyeri liderlik etti. Tatbikatın komuta merkezi Vladivostok’ta kuruldu.

Deniz Etkileşimi serisi tatbikatlar, 2012 yılından bu yana her yıl düzenleniyor. Bu tarih, Japonya’nın silahlı kuvvetlerini ve donanmasını aktif olarak güçlendirmeye başladığı döneme denk geliyor.

İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana en büyük silahlanma

Japonya’nın silahlanma süreci, Rusya ile işbirliğine sıcak baktığı belirtilen eski Başbakan Şinzo Abe’nin öldürülmesinin ardından mevcut Başbakan Şigeru İşiba döneminde hız kazandı.

İşiba hükümeti, ülkenin savaş sonrası en büyük yeniden silahlanma programını başlatan üç kilit belgeyi kabul etti: Yeni Ulusal Güvenlik Stratejisi, Ulusal Savunma Stratejisi ve Savunma Geliştirme Programı.

Bu belgelerle Japonya, savaş sonrası dönemde belirlenen savunma harcamalarının gayrisafi yurt içi hasılanın (GSYİH) yüzde 1’i ile sınırlandırılması kuralından vazgeçti. Yeni hedef, 2027 yılına kadar bu oranı NATO standardı olan yüzde 2’ye çıkarmak olarak belirlendi.

Japonya’nın 2025 yılı savunma bütçesi, 2024’e göre yüzde 7,4 artışla 59 milyar dolara ulaşarak rekor kırdı. 2023-2027 dönemi için planlanan toplam savunma harcaması ise 321 milyar dolar olarak öngörülüyor. Bu rakam, 2019-2023 dönemine kıyasla yüzde 56’lık bir artış anlamına geliyor.

Japonya ve ABD stratejik üste ‘nükleer caydırıcılık’ mesajı verdi

Tomahawk füzeleri ve F-35’ler envantere giriyor

Japonya, artan bütçesini yeni askeri kabiliyetler kazanmak için kullanıyor. Bu kapsamda iki adet “İzumo” sınıfı helikopter gemisi, dikey iniş ve kalkış yapabilen F-35B savaş uçaklarını taşıyabilen tam teşekküllü uçak gemilerine dönüştürüldü.

Lityum iyon bataryaları sayesinde daha uzun süre su altında kalabilen ve daha gizli hareket edebilen yeni “Taigey” sınıfı denizaltılar hizmete alındı.

Japonya, Soryu sınıfı denizaltılar da dahil olmak üzere 20’den fazla denizaltıyla bölgenin en büyük filolarından birine sahip.

Ülke, bin 600 kilometre menzile sahip 400 adet Tomahawk seyir füzesi satın almak için ABD ile anlaştı. Ayrıca Type 12 Kai adlı yerli füzelerin geliştirilmesine devam ediliyor.

Askeri altyapı da güçlendiriliyor. 2018’de, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana ilk kez amfibi operasyonlar için bir Hızlı Çıkarma Tugayı kuruldu.

Olası bir savaşta dayanıklılığı artırmak amacıyla yakıt ve mühimmat stokları için 2023-2027 döneminde 112 milyar dolar ayrıldı. Özellikle Tayvan ve Senkaku Adaları yakınlarındaki tehditlere hızlı müdahale için Ryukyu Adaları’nda yeni üsler inşa edildi.

Hava gücünü artırmak için ABD’den 105 adet F-35A ve 42 adet F-35B savaş uçağı tedarik edildi. Ayrıca, 344 milyon dolar değerinde yeni RC-2 elektronik keşif uçakları envantere katılırken, askeri amaçlı uydu ağının geliştirilmesi de sürüyor.

Bannon: Japonya, Tayvan meselesine müdahil olmalı

ABD Başkanı Donald Trump’ın danışmanlarından Steve Bannon, bir mülakatında Japonya’nın silahlanmasının ardındaki amacı açıkladı. Bannon, “Japonya ve Güney Kore, Tayvan meselesindeki hesaplaşmaya doğrudan katılmalı,” diye konuştu.

ABD’nin Ukrayna ve Orta Doğu’daki çatışmalardan henüz çıkamadığı ve bu nedenle Tayvan’a odaklanmakta zorlandığı görülüyor. ABD’nin kendi çıkarları için doğrudan savaşmak yerine Ukrayna, İsrail ve şimdi de Japonya gibi ülkeleri kullanma eğiliminde olduğu ifade ediliyor.

Tarihi anlaşmazlıklar: Kuril Adaları ve Tayvan

Japonya’nın silahlanması hem Çin hem de Rusya tarafından endişeyle izleniyor. Çin, Japonya’nın geçmişteki yayılmacı politikalarını hatırlıyor. Japonya, 1894-1895’teki Birinci Çin-Japon Savaşı’nın ardından Tayvan’ı ilhak etmiş ve 1945’e kadar kontrolünde tutmuştu. İkinci Çin-Japon Savaşı’nda (1937-1945) ise Pekin ve Şanghay gibi büyük Çin şehirlerini işgal etmişti.

Rusya ile Japonya arasında ise İkinci Dünya Savaşı’nın sonunda Sovyetler Birliği’nin kontrolüne geçen Kuril Adaları nedeniyle hala bir barış antlaşması bulunmuyor. Japonya, “Kuzey Toprakları” olarak adlandırdığı İturup, Kunaşir, Şikotan ve Habomai adalarının kendisine iade edilmesini talep ediyor.

Japonya’nın gıda ve enerji bağımlılığı

Japonya, coğrafi özellikleri ve sınırlı doğal kaynakları nedeniyle gıda ve enerji güvenliği konusunda ciddi zorluklarla karşı karşıya.

Topraklarının sadece yüzde 15’i tarıma elverişli olan ülke, gıda ihtiyacının büyük kısmını ithalatla karşılıyor. Benzer şekilde, sanayi ve tarım için gerekli olan petrol, doğalgaz ve gübre gibi kaynakların neredeyse tamamını dışarıdan alıyor.

Rusya’nın Sahalin ve Kuril Adaları gibi bölgeleri, Japonya’nın ihtiyaç duyduğu bu kaynaklar açısından zengin. Rusya, dünyanın en büyük tahıl üreticilerinden biri olmasının yanı sıra Pasifik’teki zengin balık ve deniz ürünleri rezervleriyle de öne çıkıyor.

Sahalin-1 ve Sahalin-2 projeleri, Japonya’nın sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ihtiyacının önemli bir kısmını karşılıyor.

Batı’nın hedefi Rusya’yı Çin’den izole etmek

Batı’nın nihai stratejisinin Rusya ile Çin’i birbirinden ayırmak olduğu görülüyor. Bu strateji çerçevesinde Çin’deki Uygur meselesi, Kazakistan ve Moğolistan’daki protestolar gündeme getirildi ve şimdi de Japonya militarize ediliyor.

Amacın, Rusya’yı coğrafi olarak Çin’den izole ederek Çin’in “stratejik geri cephesi” olmasını engellemek olduğu görülüyor.

Rusya ile Japonya, nükleer silahsızlanma anlaşmasını feshetti

Çok Okunanlar

Exit mobile version